Turizm bölgelerinde yabancı isimler kullanılmasın

8 Mart 2008A.ATürk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, Türk girişimcilerin işletmelerine yabancı isimler koymasının, dildeki yabancılaşma sürecini hızlandırdığını belirtti.

TDK Başkanı Prof. Dr. Akalın, Türkiye'de özellikle turistik bölgelerde iş yerlerinin yabancı isimler altında hizmet verdiğini, turisti cezbetmek amacıyla yapılan bu uygulamanın, turist üzerinde olumsuz etki yaptığını bildirdi. Dünyanın önde gelen turizm ülkelerinde bu tür bir uygulamaya rastlanmadığının altını çizen Akalın, İspanya'da “Otel” kelimesinin bile İspanyolca yazıldığını, bütün iş yerlerinin İspanyolca isimlerden oluştuğunu vurguladı. Akalın, şöyle devam etti:
“Bir Amerikalı, bir İngiliz turist, gittiği ülkede kendi dilinde yazıların yazdığı bir otel tabelası önünde fotoğraf çektirmek istemez. Çünkü ülkesine döndüğünde, 'ben Türkiye'ye gittim' dediğinde, İngilizce bir tabela önünde çekilmiş bir fotoğrafı göstermek istemeyecektir. Bu durumda insanlar gittiği bölgenin kültürünü, tarihini, doğasını, güzelliklerini gösteren fotoğraflar çeker, o bölgeye ait hediyelik eşyalar alır. Türkiye'deki uygulamaya baktığımızda, yabancı ortaklığı olmayan işletmelerin de yabancı isimler aldığını görüyoruz. Turist geldiğinde bakacak ki, tabelalar yabancı, otellerin isimleri yabancı, yemekler yabancı mutfağından, bu ülke ona cazip gelmeyecektir. Bu uygulama ne yazık ki, Türkiye'de sokaklarımızın görüntüsünü değiştirdi.”
İspanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde, müzelerdeki tarihi varlıklarını tanıtan tabelaların bile o ülkenin dilinde yazıldığını anlatan Akalın, bu sayede bilgi almak isteyen turistin rehber tutmasının sağlandığını bildirdi. Akalın, şunları söyledi:
“Böylece rehberlere iş imkanı sağlanmış oluyor. Bu sayede istihdam sağlamış oluyorsunuz. Rehber pahalı geliyorsa katalog satın alıyorsunuz ama bizde tam tersi. Neredeyse Türkçesinden önce İngilizcesini, Fransızcasını, Rusçasını görüyorsunuz. 'Turizmden yeterince gelir elde edemiyoruz' diyoruz. Turist neden para bıraksın ki, siz her şeyi zaten veriyorsunuz. Alfabesi farklı olan ülkeler dışında dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama yok.
Yabancı ortaklığı bulunmayan kuruluşların adları Türkçe olmalıdır. Buralarda Türk mutfağını tanıtan yemeklere yer verilmelidir. Bizim kültürümüzü anlatan değerlere yer verilmelidir. Bu uygulama yabancıları daha da cezbedecektir. Ama maalesef bizde, adeta burası küçük Amerika, İngiltere gibi yabancı adlı iş yerleri cennetine dönüştü.”

100 BELEDİYE TÜRKÇE İŞ YERLERİNE İZİN VERİYOR

TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, TDK'nin yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde 100 belediyenin, bölgesinde Türkçe isimler kullanma kararı aldığını söyledi. İşletme isimlerinin yabancılaşmasına, yasal boşlukların neden olduğuna dikkati çeken Akalın, şöyle devam etti:
“Her etkinin bir tepkisi oluyor. TDK'nin yürüttüğü çalışma neticesinde 100 belediye, bölgesinde Türkçe isimler kullanma kararı aldı. Bunu en son Bodrum Belediyesi de kabul etti. Turistik bölgelerde de artık bu olumsuz gidişe yönelik bir tepki ortaya çıktı. Bu konuda yasal boşluğun doldurulması gerekmektedir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, iş yeri açmak için başvuruda bulunan şahısların her şeyini inceliyor. Kurucusu, sermayesi, şirket türü soruluyor ama işletme adı sorulmuyor. Bir şirket iş yeri açtığında, ne ad kullanacak, satacağı ürünün adı ne olacak sorulmuyor. TDK olarak her yasama döneminde TBMM'ye bu yasal boşluğu giderecek madde önerilerimiz oluyor. Şu an TBMM'de Türkçe'nin yozlaşmasını araştıran bir komisyon kuruldu. Bu yasal boşluk giderilirse, yabancılaşmanın önüne geçilebilecektir.”

YABANCILAŞMA

Akalın, “yabancı tabelaların yoğunlukta bulunduğu kentlerdeki insanlar, bu yabancılaşmadan etkileniyor mu?” şeklindeki soruya da, “Etkiliyor ama bu konuda esnaf, insanların yabancı isim taşıyan iş yerlerine daha çok ilgi gösterdiğini söylüyor” dedi.
Esnaflarla bu konuda bir araştırma gerçekleştirdiklerini belirten Akalın, “sanki içerde satılan mal yabancıymış, sanki daha kaliteliymiş gibi bir düşünce var. Bu birbirini etkileyen, birbirini tetikleyen bir durum. Bundan biran evvel kurtulmalıyız. Türk girişimcilerin işletmelerine yabancı isimler koyması, dildeki yabancılaşma sürecini hızlandırıyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizde olduğu kadar yabancılaşma yok” dedi.