KAYIP KIZDAN AĞLATAN VEDA MEKTUBU
EDİRNE’de 3 ay önce sevgilisinden ayrıldıktan sonra içine kapanan 17 yaşındaki Zeynep Şantay, odasına bıraktığı duygu dolu veda mektubunun ardından 20 gün önce evini terk etti.
Zeynep Şantay’ın gözü yaşlı ailesi her yerde kızlarını arıyor. Edirne Kız Meslek Lisesi 11’nci sınıf öğrencisi olan Zeynep Şantay, kendi isteği ile bu yarı yıl tatilinde okuldan ayrılma kararı aldı. Eğitimini yarım bıraktıktan sonra babası 44 yaşındaki Sebahattin Şantay’a ait büfede çalışmaya başlayan Zeynep Şantay, 17 Mayıs günü babasına “eve gidiyorum” dedikten sonra ortadan kayboldu.
Büfeyi kapattıktan sonra eve gelen ve kızının evde olmadığını öğrenen Sabahattin Şantay, temizlik işçisi anne 43 yaşındaki Nagihan Şantay ve üniversite sınavına hazırlanan abla 20 yaşındaki Arzu Şantay hemen polise gitti. Ancak aradan geçen 20 güne rağmen Zeynep’e ulaşılamadı. Kızının 17 Mayıs tarihinde kaybolduğunu belirten anne Nagihan Şantay, “Kızım o gün sabah erkenden babasının işlettiği büfeye gitti. Burada akşam saatlerine kadar çalışan kızım daha sonra eve gitmek için büfeden ayrılmış. Ancak eve hiç gelmedi.
Ben ve eşim işten geldikten sona hemen polise gidip kayıp ilanı verdik. Eve tekrar gelip kızımın odasına girdiğimde bize yazdığı mektubu bulduk. Kızım daha önce Özkan isminde birisini sevmişti ve ona kaçmıştı. Babası bu ilişkiyi onaylamadığı için daha sonra gidip Zeynep’i eve getirmişti. Yine Özkan’a kaçmıştır diye onlara da gittik. Ancak orada olmadığını öğrendik. Zaten 3 ay önce erkek arkadaşı Özkan ile ayrılmışlar. Bir arkadaşı onu otogara giderken görmüş, elinde bir valiz varmış. O günden beri kızımdan haber alamıyorum” dedi.
ANNESİNİN KOYNUNDA UYUDU
Kızının son zamanlarda mutsuz ve sinirli olduğunu anlatan Nagihan Şantay, “Geceleri odasına kapanıp ağlıyordu. Gidip sordum. Kızım derdin ne niye ağlıyorsun. Anlat bana, derdini paylaş dedim. Çok mutsuzum, moralim çok bozuk dedi. Zorladım ama söylemedi. Bu gece birlikte uyuyalım yanımda yat dedi. Sarıldı öptü beni o gece beraber uyduk. Ancak şimdi kızımı tüm aramalarımıza rağmen bulamıyoruz. Tek isteğim kızımın iyi olduğunu öğrenmek. Eve gelmese de bizi arayıp ben iyiyim demesi bile şimdilik bize yeter. Ne olur kızım ara bizi, dön evine” dedi.
AİLEYE DUYGU DOLU MEKTUP
20 gündür haber alınamayan Zeynep Şantay ise, ailesine bıraktığı mektupla, şimdiye kadar paylaşamadığı tüm duygularını anlattı. Ailesinin kendisi ile ilgilenmediğinden, dertlerini paylaşmadığından yakınan Zeynep, mektubunda şunlara yer verdi;
“Nerden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Şu an bildiğim panik içinde olup beni aradığınız. Eminim yine Özkan’a gittiğimi sanacaksınız. Onunla birlikte olduğumu düşüneceksiniz. Hiç gerek bile olmayan şeyler yapacak, onların kapısına dayanacaksınız ama beni bulamayacaksınız. Çünkü ben bu sefer ne ona, ne de başkasına gideceğim. Bu kez sadece kendi başıma gidiyorum, bekli de en doğru karar budur. Hayatımda çok kez yanlış yaptım, yanlış insanlar, yanlış arkadaşlar buldum, pişman olmadım diyemem ama, en büyük pişmanlığımı kaçıp geri geldikten sonra yaşadım. Evet sizi çok üzdüm, en çokta babamı hayal kırıklığına uğrattım ve bunun için hala da üzülüyorum. Yapmaz dediği, beklemediği şeyleri yaptım. Ama çok sevdim be babacığım. Annemi biraz da olsa sevdiysen daha iyi anlarsın beni. Aynı şeyleri sen de yaşamışsın, sevmişsin ve annemi kaçırmışsın. Onun için neleri göze almışsın. Gözlerini karartıp sevdiğin kadın için neler yapmışsın bu ne suç ne günahtır. Ama neden biz günah olmayanların günahını çekiyoruz. Sizinle hiç oturup dertleşemedim. Bir sorunumu bir sıkıntımı söyleyemedim. Ne siz karşınıza çekip bir arkadaş gibi konuştunuz ne de ben sizden yakınlık görüp anlatabildim. Sizinle konuşamadım. Hep başkasına sığındım başkalarını kendime yakın buldum. Anne hep derdin, anadan yakın dost olmaz diye, doğru ama sen benimle dost olmayı başaramadın. Hep ablamı dinledin onun sevdiğin insanlara değer verdin, oturup konuştun. Ben ne zaman sorunlarımı anlatmaya çalışsam her seferinde bir şeyler buldun azarladın, sövdün, yeri geldi dövdün. Demir kürek ile nasıl dövdüğünü hatırlarsın demi. Bütün gece kolumun ağrısından ağlamıştım. Sen de ölsen bile umurumda değilsin demiştin. Beni hep kendinizden uzaklaştırdınız. Beni hep küçük gördünüz oysa biliyorsunuz ki şu küçücük yüreğim neler yaşadı, neler çekti. Gecelerce yastıklara basıp ağladığımı hiç unutmuyorum sizde sakın unutmayın.
Fırat KESKİNKILIÇ/EDİRNE, (DHA)