DOKUMA MAKİNELERİNDE ÜÇ TEMEL
HAREKETİN İNCELENMESİ
ARMÜRLÜ AĞIZLIK AÇMA MEKANİZMASI

Armürlü sistemde kumanda edilebilen çerçeve sayısı maksimum 36 adet olup desen yapma aralığı kamlı sisteme göre daha geniştir. STAUBLI Rotasyon - Armür Makinası 2670 a ait teknik çizim görülmektedir. Bu armür makinası elektronik bir armür olup çerçevelere kam kolu yerine armür kolu bağlı olup çerçevelerin inip kalkmasını bu kol sağlamaktadır. Çerçeve seçimini magnetten aldığı komuta göre hareket eden bir yay sağlamaktadır.

Şekil : STAUBLI Rotasyon-Armür Makinası 2670

Rotasyon Armür Makinasının Çalışma Şekli

Üzerinde 2 adet kanal açılmış olan (4) nolu disk armür mili ile birlikte kesikli olarak döner. (5) nolu parça (6) nolu parçaya döner mafsalla bağlı olup (4) nolu disk ile kenetlenmesi için bir ucunda çıkıntı bulunmaktadır. (5) nolu parça bir ucundan yay (şekilde belirtilmemiş) ile (6) nolu parçaya bağlı olup (1) ve (1’) kollarının bir ucundan uyguladığı baskı ile (4) nolu diske kenetlenmekte ve baskı olmadığında yayın etkisiyle kenetlenme çözülmektedir. (5) nolu parça (4) nolu disk ile kenetlendiğinde, disk ile (6) nolu parça da döner. (6) nolu parça aynı zamanda eksantrik olup onun dönme hareketi (7) nolu bağlantı kolu aracılığı ile (8) nolu kolun dönme hareketine dönüştürülür. (5) nolu parça ile kenetlenmesi halinde (4) nolu diskin her 180 derecelik çerçeveyi bir konumdan diğerine hareket ettirir. (5) nolu parçanın (4) nolu disk ile kenetlenmesi veya kenetlenmenin çözülmesi elektromıknatıs (2) tarafından hareket ettirilen (3) kolunun (1) ve (1’) kollarını döndürmesi ile gerçekleştirilir. (1) ve (1’) kollarının bir yöndeki hareketi elektromıknatıs tarafından üretilirken diğer yöndeki hareketi yaylarla sağlanır. Şekil 9a’da (1) kolu saat ibreleri yönünde bir miktar döndüğünden (5) parçası üzerinden baskısı kalkmıştır. Dolayısıyla yayın etkisiyle (5) parçası (4) parçası ile kenetlenmiştir. Bu konum çerçevelerin üst ağızlık konumuna karşılık gelmektedir. (4) nolu diskin takip eden 180 derecelik dönüş hareketi ile çerçeve alt konuma hareket ettirilir. Şekil9b diskin 90 derece dönüşüne karşılık gelen konumunu göstermektedir. Bu konum çerçevelerin orta ağızlık konumu
na karşılık gelmektedir. Şekil 9c’de ise (4) diski 180 derecelik dönüşünü tamamlamış ve çerçeve alt ağızlık konumuna ulaşmıştır. Bu konumda (1’) parçası saat ibreleri yönünde bir miktar dönmüş olup (5) nolu parçanın ucuna bastırarak (4) diski ile olan kenetlenmeyi çözmüştür. (1) ve (1’) parçaları bu andaki konumlarında kaldıkları sürece çerçeve alt ağızlık konumunda bekleme yapar. Mıknatısın etkisiyle (1) ve (1’) kolları saat ibrelerinin tersi yönünde bir miktar döndüğünde Şekil9c’deki konumunda (1’) kolunun (5) parçası üzerindeki baskısı kalkar ve (5) parça Şekil : Armürün bazı önemli elemanları
sı (4) diski ile kenetlenir.
(4) diskinin 180 derecelik dönme hareketi ile çerçeve üst ağızlık konumuna hareket eder. (1) kolu saat ibresinin tersi yönünde dönmüş olduğundan (5) nolu parça ile (4) nolu disk arasındaki kenetlenme çözülür. (1) ve (1’) kollarının konumu çerçevelerin üst ağızlık konumuna karşılık gelir. (9) ve (9’) destekleri (1) ve (1’) kollarının dönme hareketini sınırlar. Sonuç olarak (1) ve (1’) kollarının saat ibresi yönünde bir miktar dönmesi çerçevenin alt ağızlık konumuna karşılık gelir. Saat ibreleri tersi yönünde dönmüş konumları ise çerçevenin alt ağızlık konumuna karşılık gelir.

Hangi çerçevenin inip kalkacağını sağlayan ünite magnet adında bir parçadır. Magnet içerisinde çeşitli elektromıknatıslar bulunan ve yaylarla bağlantısı olan bir parçadır. Magnetin hangi yaya çekme hareketi vereceği önceden programlanmıştır. Magnet bu program gereği elektromıknatısın mıknatıslanarak veyahut mıknatıslanmayarak yayın çekilip veyahut çekilmeyeceğini belirler. Bu sayede o yay ile çeşitli şekillerde bağlantısı olan çerçeve aşağı iner veya yukarı kalkar veyahut bulunduğu konumda kalmaya devam eder. Yandaki şekilde magnet, okuyucu kafa, yay ve durdurucu kol görülmektedir. Mıknatıslanma olayının kararlaştırıldığı bölge 1 numaralı parça ile dikdörtgen kesitli olan parçadır.
Şekil : . Magnet

Çerçevelerin Armürle Bağlantısı

Çerçeveler aynen kamlı sistemde olduğu gibi çerçeveye bağlı bağlantı kolları bir takım gereçlerle bir kola –armür koluna- ve bu kol aracılığıyla da armür makinasına bağlanır. Armür kolunun aşağı inmesiyle çerçeve yukarı kalkarken armür kolunun yukarı çıkmasıyla çerçeve aşağı iner yani alt ağızlığa geçer. Burada da tıpkı kamlıda olduğu gibi çerçeveler ağızlığın düzgün açılabilmesi için bu kola farklı yüksekliklerde bağlanır. Temiz bir ağızlık oluşması için kumaş çizgisine yakın olan çerçevelerin az, uzak olanlarınsa çok kaldırılması gerekir. Fakat burada hem ilk bağlanma mesafesi hem de çerçeveler arası mesafe kamlıdan farklıdır. Bunun sebebi armürde kama oranla daha fazla sayıda çerçeve olduğu ve bu yüzden aralığın düşük tutulması gerektiğidir. İlk çerçevenin armür koluna bağlanma yeri armür kolunun üst yüzeyinden 142 mm aşağıda olup sırayla 8’er mm azalarak Şekil : Armür Kolu
134mm, 126mm.. diye devam eder.

Armürün Programlanması

Armür üreten firmalar elektronik armürleri ile birlikte kullanılmak üzere desen tasarım, armür kontrol ve programlama sistemlerini içeren ilave üniteler de sunmaktadırlar. Bugün üretilen dokuma makineleri kendi bilgisayar sisteminde armür programlama ve kontrol modülüne sahip olduğundan armür üreticilerinin kontrol ünitelerine gerek duyulmaz. Ancak dokuma makinaları bilgisayar kontrollü değilse veya kendilerinin Armür programlama ve kontrol ünitesi yoksa armür üreticilerinin armür programlama ünitelerine gerek duyulur. İncelenen makinede bilgisayar kontrolü olmasına rağmen armür programlama için üretici firmaya ait armür programlama sistemi kullanılmaktadır. Şekil 13’te Staubli armür programlama sistemi (Staubli Programming System 18) görülmektedir. Sistem desen tasarımının yapıldığı bir bilgisayar, desen tasarım programı (User Software 18-58III / 18-58IV), taşınabilir programlama cihazı (Portable Programming Device 18-58 II), hafıza kartı (Program Carrier Card (RAM)) ile birlikte veri taşıma terminalari (Pocket Terminal 18-59II) ile armür kontrol biriminden (Dobby Şekil : . Armür Programlama Sistemi
Controller) oluşmaktadır. Desen tasarım
programı kullanılarak veya diğer bir desen tasarım sisteminde (CAD/CAM) tasarlanan desen, taşınabilir programlama cihazı 18 –58 II’ye yüklenir. Bu cihaz 28 çerçeve için toplam 50.000 atkıya kadar 1000 farklı örgü ile 9 ilave dokuma makinesi fonksiyonunun programlanmasına olanak verir. Gerekirse örgü üzerinde 18 –58 II cihazı kullanılarak değişiklik yapılabilir. Örgü daha sonra armür kontrol ünitesine aktarılır. Desen verilerini armür kontrol ünitesine yüklemenin bir diğer yolu da veri taşıma terminali (RAM kartıyla birlikte) 18 –59 II’nin kullanılmasıdır. 18-58 II cihazından örgü verileri öce 18-59 II cihazına aktarılır. Buradan da armür kontrol birimine yüklenir. Yüklenen örgüde bir hata olduğunda düzeltme yapmak amacıyla örgü armür kontrol biriminden 18-59 II cihazına buradan da 18-58 II cihazına geri yüklenebilir. Düzeltme yapıldıktan sonra ters yol izlenerek örgü armür kontrol birimine yüklenir. Örgüyü armür kontrol ünitesine yüklemenin yanında 18-59 II cihazı ile çerçevelerin alt, orta ve üst ağızlık konumlarında seviyelenmesi, çerçevelerin sırayla hareket ettirilmesi, örgünün tersine çevrilmesi, çözgülerin 1/1 veya 2/2 örgüye göre 2 tabakaya ayrılması, atılan atkı sayısının görüntülenmesi, dokuma makinası devir sayısının görüntülenmesi, çalışan programın ID numarasının görüntülenmesi gibi ana dokuma fonksiyonlarının kontrolüne de ek olanak verir. Armür kontrol üniteleri bir ağ üzerinden merkezi bir bilgisayar ile 2 yönlü veri alış-verişi yapabilir.

Bu yaklaşımla yukarıda bahsedilen cihazlara gerek duyulmaksızın örgülerin armür kontrol ünitelerine yüklenmesi ve gerektiğinde düzeltme yapılması için geri getirilmesi mümkündür. Ayrıca ağ üzerinden ana dokuma fonksiyonlarının kontrolü ve izlenmesi de mümkündür.

Aşağıdaki tabloda armür üreticisi firma tarafından incelenen dokuma makinesinde kullanılan armür çeşidine ait bazı veriler bulunmaktadır. Yalnız en alt satırda belirtilen hız dokuma makinasına ait olup kullanılan armür sisteminde dokuma işleminin sağlıklı yapılabilmesi için geçerli olan maksimum değeri ifade etmektedir. Kamlı sistemde maksimum 715 atkı/dak olan hız armür sisteminde 575 atkı/dak ya düşmüştür.

Tip 2670
Sistem, Çalışma Prensibi Pozitif Yöntem, Staubli-Rotasyon Prensibi
Desen Raporu Uzunluğu Kumanda cihazına göre
Kullanım Alanı Şeritli, mekikçikli ve hava jetli dokuma makineleri
Montaj Aşağı konumda
Tasarım Monoblok gövde
Kumanda Bağımsız ya da dokuma makinesine entegre kumanda cihazı üzerinden elektronik olarak
Şase Genişliği, Bölümleme Maksimum. 16, 20, 24 ya da 28 ayak hareketi/12 mm bülümleme
Programlama İmkanları Staubli Programlama Sistemi 18 ile ya da başka sistemlerle
Yağlama, Bakım Yağ banyosu sayesinde az bakım.
Çerçeve tertibatları e22, Staubli Hızlı Çerçeve Bağlama Sistemleri (DRC)
Hız 575 dev/dak

Tablo : STAUBLI 2670 Armür Makinasına Ait Veriler

MEKİKÇİKLİ ATKI ATMA MEKANİZMALARI

Burulma prensibi ile atkının atılması
Sulzer firması tarafından başarılı bir biçimde gerçekleştirilen mekikçikli atkı atma sisteminde, mekikçiğin fırlatılması için gerekli enerji bir burulma çubuğundan sağlanmaktadır. Atkı kamı mili her atkıda bir defa döner. Atkı kamının şekli üstten vuruşlu mekik atma sistemlerindeki atkı kamına benzemekle beraber dönüşünün tersinedir. Kamın dönmesi ile birlikte izleyici makara (5) bir miktar yer değiştirir bu sırada bağlı olduğu şekilli kaldıraç kolunun (11), bir mesnet (12) etrafında saat yönüne dönmesine neden olur. Bu sırada burulma çubuğunun serbest ucu 3 ve 4 nolu kollar vasıtasıyla bükülür. Vuruş kolu (9) burulma çubuğuna, çubuğun serbest ucuna yakın bir yerden bağlanmıştır ve üzerinde 10 nolu vuruş elemanı yer almaktadır. Bu konumda burulma çubuğunun serbest ucundaki dönüş miktarı 30º kadardır. Ve vuruş koluda benzer bir açı kadar döner. Bu durumda mekanizma tamamen gerilim altındadır. Atkı tam dönmeye devam ederken hemen burun kısmı ile olan teması kesilir, fakat burulma serbest bırakılmaz; çünkü bu sırada bağlantı kolu 4’ün ekseni 12 mesnedinin ekseninin sağ tarafına geçilmiştir. Ayrıca kamın üzerinde bulunan diğer bir izleyici (7)




şekilli kaldıraç kolunun dış profilinde bulunan iç bükey kısımla temas halindedir ve ancak 7 nolu role profilin sivri kısmına doğru yaklaştıkça kaldıraç kolunun saat yönünün
Aksine hafifçe döndürülebilir. Kaldıraç kolunun ters yönde hafifçe döndürülmesi sayesinde bağlantı kolunun (4) eksenin kaldıraç kolu eksenini hafifçe sol tarafa geçmesi ve böylece sistemin çözülmesi sağlanır. Çubuğun burulması ani olarak boşalır. Vuruş kolunun ucundaki vuruş elemanı hizasına gelmiş mekiği 65 mm lik bir mesafede ivmelendirir. Vuruş kolu ile sistemin diğer parçaları daha sonra 40 mm lik bir mesafede hidrolik bir tampon yardımıyla sükûnete getirirler. Mekikçik fırlatıldığı anda hızı 24m/s civarındadır.

Bu sistem ok vurucu elemanın ivmesi, mekikçiğe hız kazandırırken üniforma olmaktan çok uzaktadır ve 6630 m/s2 gibi bir maksimuma ulaşır. Bu maksimum değer 15 mm yol aldığı durumda ortaya çıkmaktadır. Frenlemenin maksimum değeri ise 9920 m/s2 olup vurucu elemanının hareketsiz hale geçişinden 12,5 mm önce oluşmaktadır. Hız kazandırma sırasındaki ivme üniforma olsaydı v=24 m/s ve s=65 mm olup v2/2s den hareketle ivme 4430 m/s2 gibi bir değer maksimum değerinin 2/3’ü kadardır. frenleme içinde benzer bir yaklaşımla karşılaştırma yapılabilir. Mekikçiğin 45 g kadar olması sebebiyle hız kazandırma sırasında 262,5 N ve frenleme sırasında 397 N gibi maksimum atalet kuvvetleri ortaya çıkmaktadır.
MEKİKCİĞİN KILAVUZLANMASI:
Mekikciğin ağırlığı çok az olduğundan dolayı kolayca yolundan çıkıp, çözgüleriz, arasına girebilir. Bunu önlemek için atkı atma sırasında çözgüleriz arasına giren bir klavuzlama tertibatı ile mekikçik kılavuzlanır. Tefeye sabit biçimde bağlanmış olan kılavuzlama elemanları, çözgü sıklığını engelleyemeyecek ölçüde mümkün mertebe ince olmalıdır. Diğer yoldan uçan mekikçiğin geçişini engelliyebilecek bir titreşim yapmayacak kadarda rijit yapılmaları gerekir.







Araştırmalar kılavuz sıklığını, mekikçik boyu kadar bir mesafede en az 4 tane olması gerektiğini göstermektedir. Kılavuz açıklığının da tarağa doğru olması icap eder. Böylelikle tefelenmeden önce ağızlığa atılmış olan atkının kayarak kılavuzlardan kurtulması mümkün olur.

MEKİKCİKLİ DOKUMA MAKİNASINDA ATKININ AĞIZCIĞA TAŞINMASI:
Atkının ağızlığa taşınılabilmesi için mekikçik atkıyı ucundan yakalar ve ağızlık boyunca çeker atkının çok küçük bir yarıçapı olması yüzünden, atkının beslenmesi ve mekikcik tarafından yakalanması teknik olarak oldukça küçüktür; beslenme ve yakalanma mekanizmasının boyutsal ve çalışma performansı açısından yüksek hassasiyette olması gerekir.
Sulzer çok mekikcikli dokuma makinasında atkının kontrolü oldukça karmaşıktır; çünkü atkı atıldıktan sonra, her seferinde atkı ipliğinin kesilerek bir sonra fırlatılacak olan mekikciğe beslenmesi zorunludur. Atkı freni, atkı gerilimi düzenleyici ve atkı besleme cihazları bu amaçla geliştirilmişlerdir. Atkı atma mekanizmasının tamamı makinanın sol tarafında bulunmakta, soldan sağa fırlatılarak atkıyı taşıyan her mekikcik daha sonra çözgünün altında hareket eden konveyöre aktarılarak, makinanın soluna getirilmektedir.
Atkı ipliği bobinden sağılarak atkı freninden ve gerilim düzenleyiciden geçirilmiş ve ucu basleyici tarafından tutulmuş haldedir. Fırlatılacak olan mekikcik aşağıdan ve yakalayıcı çeneleri açılmış vaziyette atkı atma pozisyonuna getirilir tam fırlatma pozisyonunda iken mekikciğin çeneleri ipliğin ucuna getirilir. Tam fırlatma pozisyonunda iken mekikçiğin çeneleri ipliğin ucunu kıstırarak sıkıca tutar ve besleyici atkıyı serbest bırakarak bobine doğru sola hareket eder. Vuruş mekanizması atkıyı atmaya hazır haldedir.
Atkı atılmadan önce iplik freni kaldırılarak, mekikçiğin ivmelendirilmesi sırasındada gerilim düzenleyici gevşetilerek, ipliği mümkün olduğunca az gerilmesi sağlanır.
Mekikçik karşıya varınca, fren tekrar ipliği yakar. Mekikçik kumaşın sağ kenarına doğru hafifçe geri gerilir ve bu sayede atkının sarkan k kadar tutunduğunun bir miktar azalması sağlanır. Atkının serbest uzunluğu gerilim düzenleyici tarafından çekilerek gerdirilir.

Çözgünün iki tarafında bulunana tutucu bloklar gerdirilmiş atkıyı yakalamışlardır. Besleyici hareket ederek kumaşın sol kenarına yaklaştığında atkıyı yakar ve bundan sonra kesme bıçakları, tutucu bloklarla besleyici arasında atkı ipliğini keser. Atkı besleyici sol tarafa doğru atkı ucunun aktaracağı pozisyona doğru giderken, gerilim düzenleyici gevşek atkı uzunluğunu gerdirir. Aynı anda sağdaki mekikçiğin tutucu çeneleri açılarak atkıyı bırakıp çözgü altından sola taşınmak üzere konveyöre indirilmesi sağlanır.
Tarak vasıtasıyla atkı kumaşa tefelenirken içe kıvırma mekanizmasının kancaları son atılan atkının uçlarını tutucu bloklardan devralarak bir sonraki ağızlığa salar. Yeni mekik atkı atma pozisyonuna getirilir. Ve bütün kurs devam eder
Mekikciğin gövdesi sertleştirilmiş ve taşlandırılmış çeliktendir. Gövdesindeki oyuğa atkı yakalayıcı yerleştirilerek perçinlenmiştir. Gövdenin arka kısmında iki delik bulunmaktadır. ilk delik atkının transferinden önce çene açıcının girmesi için, ikincisi ise atkı atıldıktan sonra iplik ucunun serbest bırakılmasını bağlayan tezgahın sağ tarafındaki çene ağzının girmesi içindir.
Mekikçiğe arka kısmında tutucu yüzeyleri taşlanarak parlatılmış olan iki çene takılmıştır. Bunlara minimal kuvvetle birbirlerine bastıracak şekilde ön gerilim verilmiştir.
Şekilde, E şıkkındaki şekilde mekikçiğin vuruş için hazırlanışı görülmektedir. Öncelikle mekikçiğin, konveyör zincir vasıtasıyla vuruş tarafına taşındığı pozisyon yer almaktadır. Mekikçik (1), alıcı kutudan dışarıya itildiğinde, zincirdeki çıkıntılı takoz (2) tarafından yakalanarak atkı atma tarafına taşınır ve burada mekikçik kaldırıcısına yerleştirilir.

Kaldırıcı bir çekme çubuğu vasıtasıyla döndürüldüğünde mekikçiği atkı atma pozisyonuna yükseltmiş olmaktadır . Çekme çubuğu bir kamla tahrik edilir.
Mekikçik üst pozisyona yükselirken, açıcı kanca dairesel deliğe girer ve mekikçiğin atkı ucunu yakalayabilmesi için çenelerin açılmasını sağlar. Açıcı başka bir kam tarafından tahrik edilmektedir.
Mekikçik çeneleri açık vaziyette atışa hazır pozisyonda, atkı ipliğini yakalamış durumdaki besleyicinin tutucu kafası, açılmış mekikçik çeneleri arasından geçer. Bu sırada mekikçik ve besleyici enine kesintileri birbirine göre dikey konumdadır.
Çane açıcı mekikcikteki oyuktan geri çekilmesiyle atkının ucu mekikçik çeneleri tarafından sıkıca tutulur. Bu sırada atkı ipliği hem besleyici kafası hem de mekikçik çeneleri tarafından tutulu durumdadır.
Bundan sonraki aşamada harici bir çatal yukarıya doğru hareket ederek besleyici mandallarını dışarıdan bastırır ve besleyici kafasının atkı ipliğini serbest bırakması sağlanır.
Besleyici, çatal ile birlikte geri giderken açık olan mandalları kapalı olan mekikçik çenelerinden kurtulmuş olur. Dokuma makinası atkıyı atmaya hazırdır.
Mekikçik ağızlıktan çıkıp frenlendikten sonra bir eleman vasıtasıyla e yönünde kumaş kenarına doğru itilir. Bu geri hareket Yüzünden ağızlıkta gevşeyen atkı, atış tarafındaki gerilim düzenleyici tarafından gerdirilir atkı freni atkıyı tutar. Bundan sonra kumaşın her iki kenarındaki tutucu bloklar m yönünde hareket ederek atkı ipliğini yakalarlar.
Tutucuların atkıyı yakalamasından sonra, çıkış tarafında (sağda ) bulunan açıcı kanca g yönünde hareket ederek mekikciğin arka taraftaki deliğe girer ve mekikciğin çeneleri açılarak atkının serbest bırakılması sağlanmış olur.


Sulzer dokuma makinalarında bulunacak mekikcik sayısı kumaş eni ile ilişkilidir. Örneğin 2.16 m çalışma enindeki bir makinada 9 adet 3,25 m çalışma enindeki bir makinada ise 20 adet mekikcik sirküle eder.
Atkının atıldığı tarafta kumaş kenarı ile besleyici arasında bulunmaktadır. mekikçiğin vuruştan sonra çıkış tarafında konveyör banda aktarıldığı sırada atkı ipliği vuruşunun yapıldığı taraftan tutulur ve kesilir. Makinanın sol ve sağ tarafındaki tutucu bloklar eş zamanlı olarak atkıyı yakalar ve kumaş kenarına yakın tutarlar. Besleyicinin atkıyı düzgün ve rahat bir biçimde yakalayabilmesi için V şeklinde bir hareketli merkezine n yönünde hareket ederken atkı ipliği yarıya doğru itilir ve istenen pozisyon elde edilir.
Bundan sonra halen harici çatal tarafından mandalları açık olan besleyici p yönünde (atkıya paralele) hareket eder. Besleyici kumaş kenarına doğru olan hareketinin en son noktasına vardığında çatal besleyicisinden ayrılır ve besleyicinin mandalları atkıyı sıkıca kıstırır. Bu sırada atkı kumaş, besleyici ve tutma blokları tarafından tutulmaktadır. Kesme işlemi bundan sonraki aşamada gerçekleştirilir.
Buraya kadar anlatılan olaylar ile bir atkının atılması bitmiş olmaktadır. Ancak kenarlardan çıkan atkı ipliğinin uçları daha ince kıvrılmış değildir.
Henüz tutucu bloklar tarafından bırakılmamış olan atkı uçları gergin olarak belirtilirken, içe kıvırma mekanizmasının kancalı ucu aşağıdan çözgüye girerek atkı ipliğinin altından tutma bloğunun gerisinde bir noktaya kadar ilerler. Bu sırada tutucu hafifçe yukarı kaldırılıp kumaşa doğru itilerek atkının kancaya takılması sağlanır.
Tutucunun atkıyı gevşettiği anda kanca ilk konumuna doğru geri dönüş hareketine başlamıştır. Kanca geriye doğru dönerken kendisine takılan atkı ucunu yeni açılan ağızlığa sokar ve daha sonra ağızlıktan çıkarak çözgünün altındaki ilk pozisyona döner.
Sulzer tezgahında bu anlatılan işlemlerin tezgah hızına göre dakikada 300 defa tekrar ettiği düşünülecek olursa ne derece yüksek bir hassasiyete ihtiyaç olduğu daha iyi anlaşılmış olacaktır. Bütün bu işlemler çalışma hızını fazla etkilemeden halledilmiştir; ama makinanın fiyatı da oldukça yükselmiştir. Tüm çalışmalar esas olarak mükemmel bir atkı gerginliğinin sağlanması yönünde ağırlık kazanmıştır.; çünkü kumaş kalitesini yükseltebilmek için bunun yapılması zorunludur. Atkı ipliğinin her seferinde kesilmesi bu işi her seferinde çok güçleştirdiği için atkı akümülatörleri gibi ilave mekanizmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
. TEFELEME HAREKETİ
Kumaş boyunca ağızlık içerisine atılan her atkı ipliği,arasından çözgü ipliklerinin geçtiği tarak vasıtasıyla kumaşa dahil edilir,yani sıkıştırılır.Bu işleme tefeleme denir.Yeni atkı ipliğinin kumaşa dahil edildiği noktaya da kumaş çizgisi veya kumaş sınırı denir. Tarağın her tefe vuruşunu gerçekleştirdikten sonra kumaş bir miktar sarılırken bir miktar çözgününde sağılması gerekir.
Tefe, mekikçikli atkı atım sistemlerinde dokuma tarağını ve mekikçiğin hareketi sırasında kılavuzluk görevi yapan kılavuz elamanını taşır
Dokuma makinesinde çözgü ipliği gücü tellerinden geçtikten sonra tarak tellerinin arasından geçer.Tarak yan yana ince tellerden oluşmuş ve makinenin bir ucundan diğer ucuna kadar uzanan bir elemandır çözgü iplikleri kumaşta istenen çözgü sıklığına uygun olarak taraktan geçirilir.Tarağın alt kısmında bulunan kılavuzlar ise atkıyı taşıyan mekikçiye yol gösterirler.taşınan her atkıdan sonra tefe yarım dönme hareketi yaparak atkıyı sıkıştırır.Krank mili,bağlantı çubuğu ve yağ banyosunda bulunan dişli kutusunun içerisinde bulunan vuruş kolu aracılığıyla, ana motorun dönme gücü sallanan mile(1) aktarılır.atılan atkı sallanan mil üzerindeki bağlantı kaması (2), tefe (3) ve tarak(4) tarafından vurulur


" 3-Tefe ayağı
" 4-Ana mil ara parçası
" 5-Bağlantı mili ara parçası
" 6-Tefe bağlantısı
" 7-Kavrama
" 8-kavram
" 18-Projektil iade mekanizması
" 36-Civatalar
" 43-Bağlantı mili
" 45-Mesafe pulu
" 46-Ayar bileziği
" 54-Civatalar
" 56-Tahta parçası
Mekikçikli dokuma makinalarında atkının mekikçikle daha hızlı taşınması durumunda kam mekanizmasıyla tefe tahriki yapılır
Tefenin belli bir kütlesi olduğu için salınım mesafesi olabildiğince küçük tutulmalıdır. Mekikçiğin enine kesiti,bu nedenle,ne kadar küçük tutulursa,ağızlıkta o kadar küçük tutulabileceğinden tefenin salınımı azaltılabilir.Tefenin ağırlığını en aza indirmek içinde, tefe üzerine yalnızca kılavuzlama elamanı takılmış bulunmaktadır
Mekikçikli tezgahlarda, atkı ipliğinin kılavuzlanması tefe üzerindeki elemanlardan sağlanıyor olması ve tezgah şasisine bağlı sabit bir sistemden atkı atıldığından tefenin en geri konumda bekleme yapması zorunludur.
Mekikçikli dokuma makinalarında tefenin bekleme peryodu tezgah enine göre değişir.fakat tüm enlerde tefenin harekete başlama açısı 340° dir.Tezgah eninin artışı oranında mekikçik hızı arttırılabilirse tefenin bekleme açısı düşürülebilir.Ancak pratikte üretim avantajı için tezgah eni arttıkça tezgah hızı düşük bir oranda azaltılır.Bu yüzden uzun tezgahlarda daha büyük tefe bekleme açısı oluşmaktadır.Bu nedenle üretimin arttırılabilmesi için tefenin hareket açısı minumum düzeye çekilmelidir
Makine Eni Tefe Bekleme Periyodu
190-220 cm 150° ile 340° arası
280 cm 135° ile 340° arası
330 cm 120° ile 340° arası
360-540 cm 110° ile 340° arası
Dokuma Eni Tefeleme Açısı
190-220 cm 65°
280 cm 57.5°
330 cm 50°
360-540 cm 45°
Tefenin beklemeye başladığı açıyla mekikçiğe vurma açısı aynıdır.

Mekikçikli Tezgahlarda Kamlı Tefe Tahriki
Mekikçikli dokuma makinalarında tefenin tahriki için çeşitli aralıklarla yerleştirilmiş kam çiftleri kullanılmaktadır.Her ünitenin bir çift kamına karşılık gelen bir çiftte sürtünmesiz izleyici role bulunmaktadır.İzleyiciler L şeklinde bir kol üzerinde bulunmaktadır.Bu kol tarağın ve kılavuzun monte edildiği kısa kolları da taşımaktadır.L kolu da yatay bir mile sabit olarak bağlanmıştır.Bu sayede tefe hareketi pozitif olarak kontrol edilmiş olur
Kamın dönmesi sırasında, izleyicilerden teki kamın artan yarı çapını, diğeri ise azalan yarı çapını izleyerek tefenin ileri yada geri hareket etmesini sağlarlar izleyicilerin aynı anda aynı hareketi yapması gerekir ki tarağın vuruş esnasında kumaş çizgisine paralel hareket etmesi sağlansın.


Atkının Tefelenmesi
Son atılan atkı ipliği ile onda bir önce atılmış atkı ipliği arasına ağızlık değiştiğinden çapraz çözgüler girer.Buda tarağın hareketine bir direnç gösterir.
Son atkı ipliği bir önceki atkı ipliğine bir miktar itildikten sonra tefe vurma kuvveti hızla büyür.Bu esnada iki atkı arasındaki boşluk çözgü iplikleri tarafından hemen hemen doldurulmuştur.Tarak hareketine devam ederken kumaş öne itilir, çözgü üzerindeki gerilim artar.Tarak ön ölü konumuna ulaştığında tefe vuruş kuvveti maksimum olur.
Bu mesafeden sonra tefe geri dönme hareketine başlar.Tarak geri ölü konumunda iken üzerindeki tüm basınç ortadan kalkar.
Tefe vuruş kuvveti ipliklerin kıvrım yüzdelerine, iplik çaplarına, atkı sıklığına, çözgü gerginliğine bağlıdır

Tarak genel olarak aşağıdaki görevleri yapar
1-Çözgü ipliklerinin belirli aralıklarla birbirinden ayrılması dolayısıyla çözgü sıklığını ayarlar.
2-Tarağın temel görevi ise atkıyı kumaşa dahil etmektir.
3-Tarağın bağlı olduğu tefe atkıyı taşıyan mekikçiğe kılavuzluk yapmalıdır.

Tefenin hareketi sırasındaysa şu konulara dikkat edilmelidir:
1-Tarak dişleri arasından sürekli çözgü ipliğinin geçmesi dolayısıyla dişlerin şekilleri çözgüye uygun olmalıdır.
2-Tefe hızının çok fazla yada çok az olmamasına önem gösterilmelidir.Çok hızlı bir tefe çözgü gerilmelerini arttırır.Yeterli hızda olmayan tefe ise atkıyı yeterli oranda sıkıştıramaz.
3-Tefe bekleme süresini (açısının) atkı taşımanın sağlıklı yapılabilmesi amacıyla gerekir.
4-Tefenin ön ölü konumda, şeklini hiç değiştirmeden durması gerekmektedir.Sağlam ve rijit olmalıdır.
5-Tarak geri giderken atkı ipliği geriye doğru sıçrama eğilimi gösterir.Bu nedenle çözgü iplikleri arasındaki gerilim uygun bir değerde olması gerekir.Tefe vuruşu genellikle ağızlık kapanıp tekrar değişirken yapılır.
6-Tefe vuruşu esnasında çözgü gerilimi en fazladır kumaş gerilimi en ez düzeydedir.Kumaş geriliminin sıfır olmaması gerekir.sıfır olursa atkının geriye gidişi sırasında aniden gerileceği için bir ses duyulur.Bu da dokumanın uygun koşullarda olmadığını gösterir.Atkı sıklığının değişmesine neden olur
Yukarıda sayılan maddeler uyarınca yapılan ayarlamalar sayesinde çözgü kopuş miktarı azaltılabilir.