1. Ring büküm metodu
Normal yalancı büküm makinelerinde üretilmiş olan ipliklerin elastikiyetleri büküm makinesine yerleştirilen ısıtıcının yardımıyla azaltılır. Bu işlem esnasında ipliğe 40-150 T/m büküm verilir. Burada da çıkış silindirleri giriş silindirlerinden %20 - 25 daha hızlı dönmektedir. Çok yavaş ve maliyeti yüksek olan bu metot 45 - 270 denye inceliğinde Nylon 6, Nylon 66 ve polyester ipliklerinde kullanılır.

2. Çift İplik Büküm Metodu
Yalancı büküm metoduna göre tekstüre edilmiş ipliklerin elastikiyeti çift iplik büküm makinelerinde azaltılabilir. Bunun için büküm makinesinde olduğu gibi ısıtıcılardan geçen ipliklere 40 - 150 T/m büküm verilir. Bu işlemin en iyi tarafı bükümün iplik akışı esnasında gerçekleşmesi ısıl işlemin homojenliği ve ısıl işlem sonunda satışa hazır bobinlerin elde edilmesidir. Bu işlemde 40 - 280 dtex (45 - 70 denye) inceliğinde Nylon 6, Nylon 66 ve polyester ipliklerinde uygulanabilmektedir.

3. Etajlı Büküm Makinesi Metodu
İtalyan Rattİ firmasının geliştirdiği etajlı Ratti makinesinde elastik ipliklere ısıl işlem uygulanmakta ve aynı zamanda 60-100 T/m büküm verilmektedir.Bu metot ile elde edilen uzatılmış iplikler, önceki metotlarla elde edilen set ipliklere göre
daha kabarık ve daha yumuşak olmaktadır.

4. Bobin Aktarma Makinesi Metodu L
Yalancı büküm metodu ile elde edilen elastik iplik bobin aktarma makinesinde ısıl işleme tabi tutulmaktadır. Bobin aktarma makinesine ilave edilen ısıtma aparatı, şu yöntemine göre çalışmakta olup, uzunluğu 160 cm'dir. Makinenin teorik hızı 450 d/dak olup, ısıl işleminden sonra iplikler çapraz bobinlere sarılmaktadır.
Bobin aktarma metoduyla elastikiyetin azalması işleminde önceki metotlarda belirtildiği gibi 50-280 tex inceliğindeki Nylon 6, Nylon 66 ve polyestere uygulanabilmektedir.

Şekil 3. Bobin aktarma metodu

5. Dokuma ve Örme Kumaşların Terbiyesi Metodu
Yalancı büküm yöntemiyle elde edilen iplikler atkı ve çözgüde veya yalnız atkı ya da yalnız çözgüde kullanılmak suretiyle kullanılmak suretiyle dokunur veya örülür. Daha sonra terbiye işlemi sırasında bu kumaşlar çerçevelere gerilir ve ısıl işlemlere tabi tutulur. Böylece istenilen düzeyde uzama elde edilir. Elde edilen ipliklerin gayet iyi boyanma kabiliyetleri olmasına rağmen dönmeye meyilleri fazladır.

HAVA-JETİ İLE İPLİK TEKSTÜRE TEKNİĞİ
Hava-jeti ile tekstüre yöntemi şimdiye kadar bilinen tekstüre yöntemleri içerisinde en kullanışlı ve çok yönlü yöntemdir. Tekstüre yöntemlerinin büyük bir kısmı termoplastik sonsuz ipliklerin ısıl işlemi sırasında yapılan mekanik bir şekil değiştirmeyi kapsar. Bu diğer tekstüre yöntemlerinin aksine hava-jeti tekstüresi tamamen mekanik bir yöntemdir. Bu yöntemde yüzeyinde ilmikler bulunan, hacimli ve düşük esnekliğe sahip iplikler soğuk bir hava akımı vasıtasıyla üretilirler ve bu iplikler görünüş ve fiziksel özellikler bakımından pamuk yada yün ipliği gibi eğrilmiş tabii kısa lifli ipliklere çok benzer. Diğer tekstüre yöntemlerle üretilmiş esneyebilen tekstüre iplikleri hacimliliği, üzerlerine uygulanabilen gerilimin büyüklüğüne göre azalmasına rağmen hava-jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerin geometrik şekli dokuma ve giyim sırasında karşılaşılan gerilimlere karşılık gelen kuvvetler altında değişmeden sabit kalır.
Bu hava-jeti ile tekstüre yönteminin ipliğe kazandırdığı dolaşık ve ilmikli yapıdan dolayıdır.İplik yüzeyi ipliğin özüne iyi bir şekilde bağlanmış, kenetlenmiş küçük ilmeklerle kaplıdır. Bu ilmekler kumaşlar arasında bir yalıtıcı hava tabakasının oluşturulmasına sebep olduklarından, eğrilmiş tabii lifli ipliklerin yüzeylerindeki tüylerle aynı rolü oynar.

l. Hava-Jeti İle Tekstüre İşlemi
İşlem aşırı besleme prensibini içerir. Aşırı besleme bir bobinden alınan çok flamentli sonsuz besleme ipliğinin jete belli bir hızla beslenmesi ve jetten ise bu hızdan daha düşük bir hızla alınması demektir. Bu aşırı beslemeyi elde etmek için iplik önce W 1.1 ve W 1.2 besleme makaralarından geçer. Besleme makaraları, W2 alım makarasından daha hızlı olarak dönerler. Aşırı beslenmiş flamentler jet içinden geçirilir ve tekstüre ucundan dışarı püskürtülür. Burada flamentler bir kompresör vasıtasıyla üretilmiş olan basınçlı hava akımının etkisiyle tekstüre olmuş iplik haline dönüştürülür.
Besleme silindirleri ile jet arasındaki bölge besleme bölgesi olarak adlandırılır. Jet ile çıkış silindirleri arasındaki bölge çıkış bölgesi olarak tanınır. Tekstüre olmuş ipliğin çıkış silindirleri ile alıcı silindirler arasından geçerek kararlılığını arttırır. Bu bölgeye fiksaj bölgesi denir. Besleme ipliği jete girmeden önce ya bir su banyosu içerisinden geçirilerek yada bir ıslatma ünitesi vasıtası ile ıslatılır, ipliği ıslatarak tekstüre etmek, iplik kalitesini arttıran önemli bir etkendir.
Tekstüre jetleri genellikle bir kutunun içerisindedir. Bu kutu sayesinde hem hava jetinin gürültüsü azalır hem de kullanılmış su ve fılamentlerin yüzeyinden tekstüre sırasında akan yağlar kutu içerisinde toplanır.Hava-jeti tekniği ile tekstüre edilen iplikler tamamen değişik bir yapıya sahiptirler. Bu ipliklerin yapıları kesikli doğal liflerle eğritmiş ipliklere çok benzer.

Süzülebilen ipliklerin hacimliliği üzerlerine uygulanan yükün etkisi altında azalmasına rağmen hava-jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerin hacimliliği, oldukça yüksek yükler altında bile hemen hemen değişmeden kalır. Etkisi altında kalınan yükler dokuma ve giyim sırasında karşılaşılacak yükler kadar yüksek olabilir. Bu özellik hava-jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerin dışa çıkan ilmikleridir. Bunlar doğal lifler ile eğrilmiş ipliklerin yüzeylerindeki tüycüklere benzerler. Bu lifler iki kumaş arasında durgun bir hava tabakasının oluşmasına imkan vererek ısı yalıtımı sağlar.Hava-jeti ile tekstüre işlemi değişik ipliklerin elde edilmesine geniş olanaklar sağlar. Öyle ki, yöntem, işlem sırasında filamentlerin harmanlanması bile yapılabilir. Bu çok amaçlılık tekstüreciye, öteki tekstüre ipliklerinin veremediği çalışma alanlarım açar. Ayrıca besleme ipliklerinin termoplastik olma gibi bir zorunluluğu yoktur. Her ne kadar polyester ve polyamid şimdiye kadar en çok işlenen malzeme olsa da polipropilen,cam, viskoz ve asetat reyonları gibi diğer filamentlerde özel maksatlar için kullanılmaktadır. Hava-jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerden, eğritmiş ipliklerin yerini alacak şekilde spor ve günlük elbiseler İçin dokunmuş kumaşlar üretilmektedir. Bazı jetlerin ürettikleri düğümlü yapı biraz abartıldığında hem pamuk hem keten ipliğinin özellikleri ile taklit edilebilir. Bunu yapmak için ince filamentli iplikler daha elverişlidir.İpliğin yüzeyinden dışarı çıkan ilmikler dolayısıyla hava-jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerden yatak çarşafı, kayak elbiseleri yapmak gayet uygundur. Çünkü her iki mamulden de yüksek sürtünme özellikleri istenir.Endüstriyel alanda bu ipliklerden dokunmuş kumaşlar PVC kaplaması için kullanılır. Bunun sebebi de yüzey ilmiklerinin iyi bir yapışmaya olanak sağlamasıdır. Avrupa'daki otomobil üreticilerinin pek çoğu hava jeti ile tekstüre edilmiş ipliklerden üretilmiş kumaşları koltuk kaplamalarında kullanmaktadır. Çünkü bu kumaşlar aşırımaya karşı oldukça dayanıklı, yapısal olarak da stabildirler.
Çeşitli Tekstüre Jetler
Sentetik ipliklerin hava-jeti ile tekstüreciliği yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahiptir. Bu süre içinde işlemde pek çok ilerlemeler kaydedilmiş ve çok çeşitli jetlerin tasarımı yapılmıştır. Hava-jeti ile tekstüre yönteminin kalbi tekstüre jetidir. Jetler tasarım ayrıntıları bakımından farklı olabilirler fakat temel prensipleri tamamen aynıdır. Şekil 4, tipik bir endüstriyel tekstüre jetini göstermektedir.
Şekil 5.İlk Teksüre Jetlerinden Biri
Şekil 5'te gösterilen jetin en eskilerden biri olduğunu ve ilk kez Çekoslovakya'da bir standart eğirme makinesinin üzerinde kullanıldığı ileri sürülüyor. Bu jette giriş deliğinden giren hava, ipliği bir köprüye doğru püskürtür. Burada filamentler ayrılır ve ilmikler oluştururlar.
1954'de ABD tarafından piyasaya sürülen Taslan tipi tekstüre jetleri 1970'li yıllara kadar kullanıldı. Taslan yöntemi çok filamentli ipliğin jet eksenine göre eğik içi boş bir boru ile içerisinden jete aşırı beslenmesi ve basınçlı havanın şekil 5'de gösterildiği gibi paralel bir yol takip ederek jete iletilmesinden oluşur.
Bu jetin başka bir türünde silindirik bir çarpma elemanı kullanılmaktadır. Bütün bu jetlerde tekstüre için "venturi" olarak adlandırılan daralan ve genişleyen geometri kullanılır.
Görüldüğü gibi bütün tekstüre jeti erinde temel prensipler aynıdır, sadece küçük tasarım farklılıkları vardır. Bununla beraber temel bütün tekstüre jetleri yapılarına göre iki sınıf altında gruplandırılır. 1950'lerden bu yana süregelen jet tasarımındaki gelişmeler daha elverişli besleme ipliklerinin geliştirilmesiyle birleşince aşağıda maddeler halindeki ilerlemelere sebep oldu.
1. 600 m/dak'ya kadar artan tekstüre hızı.
2. İnce iplikler İçin 10 bar (mutlak) basınçta 6 m /saat’e kadar varan basınçlı hava tüketiminde azalma
3. Ön bükümlü besleme ipliği kullanımı ihtiyacının ortadan kaldırılması
4. Tekstüre iplik kalitesinde iyileşme.

Hava-Jetli Tekstüre İpliklerinin Özellikleri
Tekstüre iplik kalitesi, pek çok değişkene bağlı olarak değişmektedir. Diğer ipliklere göre % esnemesi daha düşüktür.
Hava tekstüre makinesinin kalbi tekstüre jetidir. Bu jetin sarf ettiği hava miktarı ve imkan verdiği tekstüre hızı metodun ekonomikliğine etki etmektedir. Makinede farklı tekstüre jetleri kullanılabilmektedir.
Tekstüre jetinde iplik takriben %20 - 25 oranında aşırı beslenmektedir. Bu değer ne kadar yüksek olursa tekstüre iplik o nispette hacimli olur. Ancak besleme oranı arttıkça ipliğin stabilitesi azalır.

İplik Kalitesini Etkileyen Faktörler
1. İplik hızı
2. Hava-j etlerinde aşırı besleme
3. Harcanan su miktarı
4. İpliğin cinsi
5. İpliğin inceliği
6. İplikteki filament sayısı
7. Hava basıncı
8. Fiksaj sıcaklığı
9. Stabilize bölgesindeki çekim miktarı
Tecrübelere dayanarak DU-Pont tekstüre jetinde kullanılan polyester ipliği (167 dtex f68,du-pont)
Kaynama sıcaklığı kısalması % 7,9
Sıcak hava kısalması % 13,9
Mukavemet 4,1 cN/dtex
Uzama %29,3
Yağ miktarı %1-0,3

Tekstüre edilmiş olana ipliklerin kalite tesbitinde şu ölçmeler yapılmıştır.
• Kaynama kısalması
• Stabilite
• Uster düzgünsüzlüğü
• İncelik tayini
• Kopma mukavemeti ve kopma uzaması
• Örme ve boyama
Tecrübeler, kaynama kısalması, stabilitenin tayini ve boyanmış örgü numunenin incelenmesiyle, tekstüre ipliğin kalitesi hakkında çabuk fikir vermeye yeterli olduğunu göstermektedir.

Hava Akımı ve Flamentlerin Üzerindeki Etkisi
Standart Hema jetinin 4 kez büyütülmüş dinamik bir modeli kullanılarak hava akımının (Jet içindeki iplik yokken) eksenel hızları ölçülmüş ve bu işlemler göstermiştir ki, hava akımı, tekstürecilikte kullanılan çalışma basınçları altında jet çıkışında ses ötesi hızlara erişmektedir
Şekil 8.
7 bar mutlak basınçta jetin çıkışında kaydedilen tipik bir hız dağılımını göstermektedir ve çıkış kısmının şeklinin hız dağılımındaki bu düzgünsüzlüğe sebep olduğu düşünülmektedir.
Jetten sonra dik açı ile döndürülmeyerek serbest bırakılan filamentler Bock ve Lünenshioss, 'un filamentlerin türbülansı ve ses ötesi akımın etkisiyle açıldıklarını ve jet içinde dağıldıklarını gösterdi. Ayrıca filamentler hava akımı içinde serbest bırakıldıkları zaman normal tekstüre hızından daha hızlı bir şekilde hareket edecekleri de araştırmalar neticesinde gösterilmiştir. Bu durumda aşırı beslemeden dolayı hava akımı içinde serbestçe hareket edebilecek fazla uzunluğu olan filamentler için de geçerlidir.Acar ve diğerleri akım içinde dağılmış olan filamentlerin, farklı bölgelerde bulunan ve bölgesel hava hızın in karesiyle orantılı olan farklı sürüklenme kuvvetlenme maruz kaldıklarını ileri sürdüler. Herhangi bir anda bu farklı kuvvetler bazı farklı filamentlerin diğer başka filamentlere göre daha hızlı olarak hareket etmelerine sebep olmaktadır. Bu filamentlerin ilmik oluşturması ise gayet muhtemeldir, işlem süresince türbülanslı akım dolayısıyla filamentlerin yerlerinin sürekli olarak değiştirildiğinden her bir fılament üzerine etkiyen sürüklenme kuvvetleri de değişebilir ve bu fılamentde iplik boyunca rasgele aralıklarla ilmik oluşturulabilir.
Flament Kesit ve Sayısının Etkisi
Her bir filament, akım içinde akışkan kuvvetlere maruzdur. Bu kuvvetler filamentlerin eğilmesine ve burulmasına neden olur. Bütün filamentler ilmik oluşum ve filamentlerin dolaşarak kısalması sonucunda ortaya çıkan iplikteki gerilme sonucunda aşağıya doğru çekildiklerinden jet çıkışında 90°’lik bir dönüş yaparlar. Akışkan kuvvetleri tarafından oluşturulan bu eğilme ve burulma olayına fılamentlerin katılığı tarafından karşı konulur. Hava-jeti tekstüreciliği için yuvarlak kesitli ince fılamentlerin kalın filamentlerden daha uygun olduğu ileri sürülmektedir. Çünkü bu tür filamentlerin eğilme, burulma ve atalet dirençleri daha azdır. Bu yüzden bu filamentlerin jetten üflenmesi için daha küçük sürüklenme kuvvetleri gerekecek ve ilmik oluşumu sırasında eğilmesi ve burulması daha kolay olacaktır.
Kesiti yuvarlak olmayan filamentler. örneğin bir eliptik kesitli fılament hava-jeti tekstüresi için daha uygun olabilir. Bu tip bir filament daha büyük bir yüzey alanı / hacim oranına sahiptir ve bu yüzden de daha büyük sürtünme sürüklenme kuvvetine maruz kalırlar. Yuvarlak kesitli olmayan filamentler ana çap çerçevesinde eğileceğinden çıkış yönündeki izdüşüm alanları da büyük olacaktır ve bu yüzden bu fîlamentlere etkiyen basınç ve sürtünme kuvvetleri de daha yüksek olacaktır.
İpliği işlem sırasında ıslatmanın etkileri:
İşlem sırasında ipliğin ıslatılması endüstriyel olarak kabul edilmiş ve yaygın olarak kullanılan yöntemdir. Böylece bir tekstüre'nin verimliliği arttırılır ve daha kaliteli iplikler elde edilir. Çok küçük miktarlarda suyun istenilen etkileri doğurduğu çeşitli araştırmalar tarafından gösterilmiştir.
Filamentlere etki eden kuvvetlerin belirlenmesinde ana faktör olan akışkan hızları, az miktarda suyun bu akışa karışmasından dolayı çok az etkilenir. Bu önemsiz etki tekstüreyi olumsuz yönde etkileyecektir. Çünkü hava içinde su, hava akış hızını, azaltır.
Filamentlerin kendi arasındaki ve fîlamentler ile dış yüzeyler örneğin iplik yönlendiriciler ve jet iç duvarları arasındaki sürtünmenin tekstüre sırasında oldukça önemli bir rol oynar. Sonuç olarak hava-jeti ile tekstürecilik arasında fılamentlerin ıslatılmasının bir yağlama etkisi yaparak fılamentlerin kendi aralarında ve fîlamentlerin diğer yüzeyler arasında var olan sürtünmeyi azaltır. Bu yağlama fılamentleri etkiyen net sürüklenme kuvvetlerinde bir artışa ve bunun sonucunda da daha iyi tekstüre anlamına ve daha iyi ipliklerin elde edilmesine yol açar.

Sürtünmede buna benzer bir azalma, besleme silindiri, ıslatma ünitesi ve jetin yeniden düzenlenmesiyle de elde edilebilir.
Ayrıca ıslatma filamentler arasındaki sürtünme azaldığından fılamentlerin birbirini izafi olarak daha çok yer değiştirmelerini sağlar ve dolayısıyla da ilmik oluşumunu kolaylaştırarak üstün kaliteli iplik üretimine sebep olur.

İlmik ve dolanma oluşum mekanizması
Daha önce anlatılan gözlemlere dayanarak, ilmik ve dolaşıklığın nasıl meydana geldiğini gösteren muhtemel bir mekanizma olarak ileri sürülmüştür. Normal olarak hava-jeti ile tekstüreye elverişli iplikte pek çok fılament vardır. Ancak jet içinde sadece birkaç tane filamentin var olduğunu kabul etmek açıklamaları oldukça kolaylaştıracaktır. Herhangi bir anda filamentlerin bazıları üzerine etkiyen daha büyük akışkan kuvvetlerinin etkisiyle, bazı başka filamentlerden bazıları aşırı beslemenin sayesinde ortaya çıkan fazla uzunlukları sebebiyle diğer bazı yavaş hareketlere kayacak ve iplik içinde uzunlamasına yer değiştirecektir. Bu uzunlamasına yer değiştirmenin miktarı, filamentler üzerine ani olarak etkiyen sürtünme kuvveti ve de aşırı besleme oranı tarafından büyük ölçüde etkilenir.
Tekstüre olmuş iplik, alıcı silindirlerin hızıyla belirlenen tekstüre hızında ve jet eksenine dik olarak hareket eder. Filamentlerden pek çoğu ilmik oluşturduğundan dolayı ortaya çıkan ipliğin boyu kısalır ve iplikte tekstürenin de etkisiyle orantılı bir gerilme oluşur. Böylece filamentler bir taraftan hava akımının etkisiyle tekstüre hızından çok daha hızlı olarak jetten dışarı üflenir, diğer taraftan da tekstüre neticesinde ortaya çıkan iplikte gerilme jeti terk etmekte olan filamentlerin önde giden uçlarını iplik akım istikametinde yani jet eksenine dik istikamette çeker. Filamentlerin geri kalan jet içindeki uçları yüksek hızlarda dışarıya doğru üflenirken önde giden uçtan da daha düşük olan tekstüre hızıyla hareket eden ipliğin içinde kenetlenerek aşağıya ve jete doğru çekilir. Bu yüzden üzerine etkiyen akışkan kuvvetlerinin etkisi altında filamentlerin önde giden ve geride kalan uçları arasında kalan kısmı zorunlu olarak eğilerek yaylar ve ilmikler oluştururlar. Bunlar daha sonra da başka filamentlere dolaşır ve tekstüre olmuş iplik içindeki sabit kararlı ilmikleri oluştururlar. İlmik oluşumu ve dolanma ipliğin toplam boyunun kısalması demektir ve neticede iplikteki gerileme artar. Bu gerileme ilmik oluşturan filamentlerin jetin alt kısmına doğru hareket etmelerine neden olur. Çünkü filamentler "önde giden" ve "geride kalan" uçlar arasındaki en kısa yolu takip etmek isterler.
Çok kısa bir an sonra bu dolaşmış filamentleri takip eden kısımda aşırı beslemeden dolayı bir gerilme azalması oluşabilir ve bu fılamentler de yeni ilmik oluşturmak üzere hava akımı tarafından dışarı üflenir. Her bir filament değişik zamanlarda bu işlemlerden geçer ve bu çevrim rasgele olarak kendim tekrar eder.
Bu önerilen işlem sonrası şematik olarak gösterilmiştir. Şekil çok filamentli ipliğin çok daha karmaşık hareketlerim' sadece birkaç filamentle simgeleyen oldukça basitleştirilmiş bir diyagramdır. Şekildeki l numaralı filament diğerlerine göre uzunlamasına en çok yer değiştirmiş en hızlı hareket eden filamenttir ve gevşek bir yay oluşturmak üzere jetin dışına üflenmiştir. Kısa bir zaman sonra şekilde görüldüğü gibi hava akımının etkisi altında filamentlerin karşılıklı olarak dolaşmaları neticesinde l numaralı filament tekstüre edilmiş iplikteki L l ilmiğini oluşturur. Bu oluşmuş olan Ll ilmiği l numaralı filamentteki gerilmeyi arttırır. Neticede bu filamenti yer değiştirmeye zorlar, l numaralı filamentte oluşan gerilme iplikteki toplam gerilmeye katkıda bulunur. Bu toplam gerilme ipliğin jete doğru çekilmesine neden olan gerilmedir. Bu esnada 2 no'lu filament türbilansın ve fılamentin etkisiyle yerini değiştirerek daha büyük akışkan kuvvetlerinin etkisi altına girebilir ve böylece o anda daha hızlı hareket eden filament oluşturur. Hemen bunun ardından da (Şekil 24c) 2 numaralı filament L2 ilmiğini oluştururken, 3 numaralı filament de benzer bir ilmik oluşturma işlemine başlar. •

Yığma metodu
Yalancı büküm metodu ile tekstüre edilemeyen kalın halı ipliklerinde kullanılan bir yöntemdir. 1953 yılında geliştirilmiş olup yalancı büküm metodu gibi günümüzde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bu metotta tekstüre edilecek iplik sevk silindirleri ile bir yığılma odası içine takılır. Ancak daha önceden odaya yığılmış ipliğin geri baskısıyla karşılaşır ve bunun sonucunda kıvrımlı hale gelir.
Yığma metodu tek ipliğin yığılması ve çok ipliğin yığılması şeklinde iki türlü uygulanmaktadır.

Tek ipliğin yığılması metodu
Bu metotta görüldüğü gibi önceden ısıtılmış bir yığılma odacığına sevk silindirleri vasıtasıyla sevk edilir. Burada iplik baskısı ayarlanabilen bir piston ile sıkıştırılır. Bu baskı neticesinde iplik kıvrımlı hale gelir. Oda önceden ısıtılmış olduğundan kıvrımlı iplik bu arada fikse olur. Oda sıcaklığı 180 -220°C olup ipliğin bu odacıkta kalma süresi l dk'dir.
Tekstüre edilmiş ipliklerin düzgünsüzlüklerinin belirli bir seviyede olması isteniyorsa yığılan ipliğin muntazam bir şekilde ısıtılması gerekmektedir. Bu da ancak yığma odacığının her yerinin aynı sıcaklıkta ısıtılmasıyla mümkün olabilmektedir. Aksi halde elde edilen ipliklerin boyanma özelliği farklılıklar göstermektedir. Öte yandan kıvrım sabitliği oda sıcaklığı, fiksaj süresi ve karşı ağırlığın (geri tepme kuvveti) tesiri altındadır.
Yığma metodunun en önemli özelliklerinden birisi yalancı büküm metodu ile tekstüre edilmeyen kalın halı ipliklerinin de tekstüre edilmesidir. Halı ipliği üreten fabrikalarda tekstüre işleme çekim işlemiyle arka arkaya uygulanmaktadır.
Yığma metodu ile tekstüre edilen ipliklerin karakterleri bükümlü form değiştirmiş olanlara göre farklılık göstermektedir. Bunları kıvrımları yay şeklinde veya dairesel olmayıp aksine köşelidir. Diğer taraftan köşelerin dağılışında belirli bir iplik, uzunluğunda homojen değildir, iplik karışık görünüşlü, yünümsü ve hacimlidir. Yumuşak ve kaba görünüme sahiptir.
Yığma metodu ile elde edilen ipliklerin üç tipi vardır:'
1. Standart tip : Genellikle fazla basılmış, %30 kontraksiyonu olan ipliklerdir.
2. İpek görünüşlü : Standart tipe göre daha az basılmışlardır. Kıvrım kontraksiyonu %20’dir
3. Bukle : Eşit olmayan ölçüde basılmış olan bu tipteki iplikler dokumada ve örmede bukle efekti meydana getirirler.
Tek iplik yığma metodu 40 - 3335 dtex (40 - 3000 denye) inceliğinde Nylon 6, Nylon 66 ve polyester ve polipropilen ipliklerin tekstüre edilmesinde kullanılmaktadır. Elde edilen iplikler çorap örme, döşemelik ve halı sanayiinde kullanılmaktadır.

Bir Çok İpliğin Yığılması Metodu
Bu metotta bir leventten yüksek hızda çekilen çok sayıda sevk silindirlerinde bir miktar ısıtılarak yığma metodunda olduğu gibi yığılma odasına gönderilir.
Odacıktan- çıkışta bu ipliklere çekme tatbik edilmez ve iplikler gerilimsiz olarak bırakılır. Daha sonra bu iplikler 120 - 130°C'lik doymuş buharla muamele edilerek bütün kıvrımlar fikse edilir. Fikse edilen iplikler birbirlerinden ayrılarak teker teker bobinlere sarılır. Veya büküm çözgüler halinde hazırlanır. Üretim hızı yüksek olan bu metot ile 200 - 500 denye kalınlığındaki iplikler tekstüre edilmektedir. Fazla hacimli olmayan ipliklerin elastikiyetleri düşük ve geri dönmeye meyilleri yoktur.
Metot genellikle Nylon 6, Nylon 66, polyester ve polipropilenin tekstüre edilmesi için kullanılmakta ve elde edilen iplikler halı, döşemelik, çamaşır ve çorap imalatında kullanılmaktadır.

Kenar verme metodu ile tekstüre
Termoplastik ipliklerin tekstüre edilmesinde kullanılan diğer bir metot Deering Milliken Research Corporation;(ABD) tarafından geliştirilen ve "agilen" patenti ile tanınan kenar metodudur.

Köşeden Çekme Metodu
Bu metotta kıvrım efekti monojflament ve multifilament halinde termoplastik ipliklerin tek yönden keskin bir köşeden sonra bırakılmalarıyla elde edilir.
Bu işlem için iplikler sıcak bir silindir üzerinden sevk edilirken ısıtılır. Isınan iplikler soğuk ve keskin bıçağın üzerinden gergin bir durumda geçirildikten sonra çekim silindiri ile soğutulur.Metoda göre, iplik besleme bobinlerinden bir çift sevk silindiri vasıtasıyla çekilir. İpliğe gerekli olan gerginlik ise kılavuzlar ve iplik treni ile verilir. Daha sonra iplik 1850C’ye kadar ısıtılmış bir silindire gelir. Biraz çekilmiş ve ısıtılmış iplik, soğumadan ısıtılmış silindirin arkasında bulunan keskin bıçak üzerinden belli baskı kuvveti ile çekilir, ipliğin bıçak etrafında şiddetli kıvrılması ile dış tabakalarda çekilme, iç tabakalarda ise büzülme meydana gelir. Isıtılmış durumdaki iplik kesitindeki molekül gruplarının düzenlenme şekli değişir. Moleküllerin oryantasyon dereceleri gelişmiş olan iplikler mamul hale getirildikten sonra ısıl işleme tabi tutulursa (termik ve hidrotermik) kıvrımlar ortay a çıkar.
Keskin bıçak üzerinde gergin duruma geçirilen iplik çekim silindiri ile soğutulur. Daha sonra çift kademeli sevk silindiri' tarafından alınıp ring büküm iğnelerine verilir. Bu arada çekme silindirlerinde iplik ikinci bir yağ tabakası ile yağlanır. Bu yağlamanın amacı ileriki işlemler için ipliğin yumuşak olmasını sağlamaktır.
Genellikle monofilamentlerin tekstüre edilmesinde uygulanan kenar metodunda iplik sevk hızı 70 m/dak'tır. Üretim ise her bir tekstüre kafası için 78 dtex inceliğindeki ipliklerde 88 saatte 11 kg'dır.
Elde edilen iplik yuvarlak kıvrımlı ve hacimli olup kendi etrafında dönmeye meyli yoktur. Kenar metodunun maliyeti ucuz olmasına rağmen sevk silindirleri üzerindeki iplik akışının karışık olması bir dezavantaj teşkil eder. Öte yandan kıvrımlar ilk defa mamul madde üzerinde ortaya çıktığı için mamul kumaş konstrüksiyonunu göz önünde bulundurmak gerekmektedir.
1333 dtex(12 - 28 denye) inceliğinde Nylon 6, Nylon 66, az miktarda polyester ve polipropilenin tekstüre edilmesinde kullanılan kenar metodu özel makineleri ile 1,10 dtex (1000 denye) 'e kadar olan halı ipliklerinin de tekstüre edilmesinde uygulanmaktadır.

Stabilize edilmiş kenar kıvrım metodu
Bu iplik sevki kenar kıvrım metodunda olduğu gibi yapılır. Yani; iplik gergin durumda sıcak silindirlerden ve bıçaktan geçirilir.
Fakat bundan sonra iplik kademeli ara sevk tertibatıyla %20 daha fazla hızlandırılır ve hızla bir defa daha sıcak silindirlerden geçirilir. Bu fazla hızdan amaç ipliğin silindirlerden geçerken büzülmesini sağlamaktadır. Böylece önceden elde edilmiş olan kıvrımlılık geliştirilmiş ve fikse edilmiş olur. İplik daha sonra sarılmak üzere sevk silindirleri vasıtasıyla çekilir.
Çok hacimli ancak dönmeye meyli olmayan ve elastik özellikleri kenar metoduna göre daha iyi olan ipliklerin de elde edildiği bu metotta da 13-33 dtex inceliğinde Nylon 6, Nylon 66 ve polyester ve polipropilen iplikleri tekstüre edilmektedir.

Örme sökme işlemi
Bu metotta kıvrım verme işlem yuvarlak örgü makinesinin iğneleri vasıtasıyla yapılmaktadır. Metot diskontinü ve termofikseli olmak üzere iki şekilde uygulanmaktadır.
Diskontinü metot
Bu metotta kıvrım verme işlemi yuvarlak örgü makinesinde örülerek bir hortum haline getirilir. Örgü hortum bir çarık vasıtasıyla makara üzerine sarılmış otoklavlarda 100-1300C ‘deki doymuş buhar ile 30-60 dk muamele edilir. Bu işlemi takiben hortum soğutulur ve açılır. Örgüdeki iplik örgü kıvrımlarına sahip olduğundan ve bu kıvrım sabitleştiğinden hortumların sökülmesi ile elde edilen iplik kıvrımlıdır. Sökülen iplik tekrar bobin halinde sarılır. Bu işlemler esnasında iplik hızı 700 m/dak 'ya kadar çıkabilmektedir.Elde edilen iplikler dalgalı formlu bir yapıya sahiptirler. Geri bükülmeye meyilli değildirler. Yumuşak ve hoş bir tutumları vardır. Boyanma üzgünlükleri de iyidir. 11 - 5550 dtex inceliğinde Nylon 6, Nylon 66 ve polyester ve poliakrilonitril ve polipropilenin tekstüre edilmesinde bu metot uygulanabilmektedir. Diskontinü metot ile tekstüre edilen iplikler kadın çorabı, örme çamaşır döşemelik kumaş sanayiinde ve halı ipliği olarak kullanılmaktadır.

Sürekli Termofiksaj Metodu
Bu metot başlangıçta diskontinü metodun aynısıdır. Yalnız burada örülmüş olan kumaş, rulo halinde sarılmadan sıcak bir bölgeden geçirilmekte ve böylece fikse edilmektedir. Sıcak bölge iki kızgın plakadan meydana gelmiş olup, hortum bunlara temas etmeksizin aradan geçirilir. İpliklerdeki kıvrımlılığın sabitliğine, plakanın ısı derecesine ve eğlenme zamanı etki etmektedir.
Teksrüre edilen ipliğin özellikleri diskontinü metottaki gibidir. Ancak bu usulde işlemlerde kısalma olduğu için maliyet düşüktür. Dolayısıyla da ekonomiktir.

Dişli çark metodu ;
Bu metotta ipliklerin kıvrımlı hale getirilmesi ısıtılmış olan dişli çark arasında olmaktadır. Bu tekstüre usulü genellikle kimyasal iplik fabrikalannda iplik üretimi sonunda uygulanmaktadır. Bu fabrikalarda henüz sıcak olan iplik soğuk dişliler arasında gerilerek soğutulmaktadır. Böylece ipliklere kıvrımlılık kazandırılmaktadır.
Bu metodun değiştirilmiş şeklinde, üzerinde çok ince kanallar olan bir disk ile elastik ve düz yüzeye sahip olan ikinci bir disk arasında 600 m/dak hızla iplik çekilebilmektedir.
Dişli çark yöntemi ile elde edilen iplikler düzgün kıvrımlıdırlar. Ancak hacimleri pek fazla değildir. Bu nedenle de örtücülük nitelikleri azdır.
Önceleri ince ipliklerin tekstüre edilmesinde kullanılan bu metot günümüzde 1100 dtex (1000 denye) kadar ipliklerin tekstüresinde kullanılmaktadır.
'
Bikomponent Tekstüre Metodu
Bikomponent tekstüre metodu, üretim sırasında tekstürenin yapılması esasına dayanır. Bu metoda en az iki komponentli elementer liflerden meydana gelen bikomponent iplikler oluşur. Bikomponent lifler kimyasal lif üreten fabrikalarda çift ağızlı düzelerde üretilmektedir. Bikomponent iplikleri meydana getiren polimerler aşağıda belirtilen sebeplerden ötürü boy değiştirme özelliğine sahiptir.
a) Farklı rutubet alma
b) Geri halden normal hale döndüğünde farklı kısalma
c) Farklı oryantasyon nedeni ile fikse işlemi sırasında farklı kısalma
Düzelerden çıkan ipliklerin başlangıçta kıvrımı yoktur veya çok azdır. Daha sonra uygulanan termik işlem ile kıvrımlı hale gelirler. Kıvrım derecesi ısıl muamele ile ayarlanır. Bikomponent iplikler diğer tekstüre metotları ile elde edilen ipliklere göre daha elastik ve daha iyi form stabilliğne sahiptir. Bikomponent metot poliamidler, polyester ve poliakrilonitril için uygulanabilmektedir. Komponentlerin farklı kombinasyonları olabilmektedir.
Örneğin;
a) l honopolimer + l kopolimer
(Poliamid + Kopoliamid)
b) 2 kopolimerin farklı oranlarda karışımı
(Poliamid + Polyester)
c) 2 honopolimerin farklı oranlarda karışımı
(Poliamid + Polyester)
Bikomponent metodu ile 15 - 1000 denye inceliğinde iplikler üretilmekte olup bunlar çorap, halı, döşemecilik kumaş imalatında kullanılmaktadır.