OSMANLI KUMAŞLARINDA RENKLER VE DESENLER

Osmanlı “saray kumaşları” çok zengin malzeme ve desen içeren, sultan ailesi ve saray mensupları için dokunan kumaşlardır. Osmanlı sanatında özel öneme sahip bu gruba, Osmanlı Sarayı'nın tefrişatı amacıyla dokunmuş kumaşlar da dahildir.
Osmanlı kumaşlarında renk ve desen zenginliği dikkat çekicidir. XIV. yüzyılda oldukça büyük motifler ve çok canlı renkler içeren Türk kumaşlarında iri kozalak, çınar yaprağı, nar motifleri belirgindir. XV. yüzyıl Osmanlı Sanatı, Beylikler dönemi Sanatı'ndan İmparatorluk Sanatı'na geçilen ve Klasik Osmanlı Sanatı'nın temellerinin atıldığı bir dönemdir. Süsleme repertuarında Selçuklu Sanatı'ndan devralınan rumîler, XX. yüzyıla kadar tüm dekoratif sanatlarda değişik kompozisyon düzenleri içerisinde kullanılmıştır. Hayvan postlarından esinlenilmiş, güç ve iktidarı simgeleyen motifler özellikle çatma kaftan kumaşlarında uygulanmıştır. Saray Sanatı süsleme motifleri arasında Uzakdoğu kökenli Çintemani (Çin bulutu) motifi de yer alır. İlk örnekleri 1472 tarihinde Fatih Sultan Mehmet'in yaptırdığı Çinili Köşk çinilerinde görülen çintemani yüzyıl boyunca Türk süsleme sanatının tüm dallarında kullanılmıştır.
XV. yüzyılda bazı kumaşlarda İtalyan kumaşlarının etkisi açıkça görülür. İki ülke arasında öteden beri süregelen ticarî ve siyasî ilişkiler bu dönemde sanatsal yakınlığa da zemin oluşturmuştur. Gentile Bellini'nin Boston Gardner Müzesi'nde bulunan “Bir Türk Nakkaşı” adlı tablosundaki kaftan deseninde rumîlerden oluşan girift bir kompozisyon hakimdir.
XV. yüzyılın ikinci yarısına ait pars beneği ve kaplan çizgisi deseni XVI. yüzyıl başlarında da kumaşları süslemiştir. Üçlü benekler, lâle, karanfil bu devrin diğer önemli motifleridir. Geleneksel rumi motifleri XVI. yüzyıl kumaş desenlerinde fazlaca kullanılmıştır. Uzakdoğu kökenli hatai grubuna dahil stilize çiçekler, Kanunî Sultan Süleyman döneminde hançer yaprağı denen kıvrık yapraklarla birlikte değişik kompozisyonlar içinde yer almış ve dokuma tekniği çok zor olan kemha kumaş desenlerinde başarıyla uygulanmıştır. XVI. yüzyılın ikinci yarısında görülen bütün uslûplar, XVII. yüzyılın ilk yarısında da saray sanatının çeşitli dallarında başarıyla uygulanmıştır. XVII. yüzyılda Holanda resminde çiçek ressamlığı çerçevesinde kendini gösteren ve bilhassa lâle kültürü diyebileceğimiz büyük bir çiçek sevgisi, her sanat eserinde çok değişik kompozisyonlarla görülür. Türk kumaş sanatının en büyük başarısı, XVI. yüzyıl ortalarından itibaren bütün sanat dallarındaki eserleri süsleyen, gözleme dayanan natüralist uslûptaki çiçek ve bitkisel bezemelerdir. Bunlar oval madalyonlar içinde yer alırlar. Kullanılan renkler arasında en önemli olan kırmızı ve tonlarıdır. Asırlar boyu solmama özelliğine sahip bu rengin bazı tonlarının sırrı halâ çözülememiştir. Kırmızıdan sonra en çok kulanılan renkler mavi, yeşil, siyah,bej, beyaz, bazı yerlerde altı rengini ifade edecek tatlı sarı ve bal rengidir.
XVIII. yüzyılda bütün sanat dallarında bir gerileme kendini göstermiş; Batı'nın makineleşmiş dokuma ürünlerinin ithal edilmeye başlanmasından Osmanlı dokumaları büyük zarar görmüştür. Buna rağmen Sultan III. Ahmet (1703-1730) ile I. Mahmut ( 1730-1754) dönemlerinde ve özellikle Lâle Devri'nde (1718-1730) güzel ve kaliteli kumaşlar üretilmiştir.

Yararlanılan kaynaklar
-Başlangıcından Bugüne Türk Sanatı, Prof. Dr. Şelale Yetkin, Türkiye İş Bankası Yayınları
-Türk Kumaş ve Kadifeleri, Tahsin Öz
-Türk Sanatı, Oktay Aslanapa