+ Yeni Konu aç
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

I.sÜleyman (kanunİ) DÖnemİ

Ödev ve Tezler Katagorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan I.sÜleyman (kanunİ) DÖnemİ Konusunu Görüntülemektesiniz.->I.SÜLEYMAN (KANUNİ) DÖNEMİ Osmanlı padişahlarından I.Süleyman Kanuni Sultan Süleyman ve Muhteşem Süleyman olarak da bilinir. I.Süleyman 1494 yılında Trabzon`da doğdu. ...

  1. #1
    Angelina Jolie aşık çocuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Adana
    Mesajlar
    8.024

    Standart I.sÜleyman (kanunİ) DÖnemİ

    .
    s11
    I.SÜLEYMAN (KANUNİ) DÖNEMİ


    Osmanlı padişahlarından I.Süleyman Kanuni Sultan Süleyman ve Muhteşem Süleyman olarak da bilinir. I.Süleyman 1494 yılında Trabzon`da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa sultandır. En uzun süre başta kalan padişahtır. Osmanlı Devletini dönemin en güçlü imparatorluğu haline getirmiş, ceza, vergi, reaya ve bazı askeri sınıflara ilişkin yeni yasalar koymuştur. Osmanlı kaynaklarında kanun koyuculuğu sebebiyle Kanuni, batı kaynaklarda Magnificent, Magnifique, Grand Ture, Der Prachtige unvanları ile bilinir.


    Süleyman babasının sancakbeyliği sırasında Trabzon`da doğdu . Çocukluğu burada geçti ve ilk öğrenimini burada yaptı. On beş yaşındayken dedesi II. Bayezid tarafından Karahisar (Şebinkarahisar) sancak beyliğine atandı. Amasya`da sancakbeyi olarak bulunan amcası Şehzade Ahmet`in itirazı üzerine bu görevinden alınarak önce Bolu`ya, oradan da Kefe sancakbeyliğine atandı. Buradayken Kırım hanı Mengli Giray ile birlikte babası Selim`e taht mücadelesinde destek sağladı. Selim tahta çıktıktan (1512) sonra Anadolu`da Korkud Çelebi ve Şehzade Ahmet`e karşı mücadele ederken, Süleyman da İstanbul`da saltanat naipliği yaptı. Kendine rakip kardeşlerini saf dışı bırakan Selim oğlunu Manisa sancak beyliğine atadı (1513). Süleyman, Selim`in Çaldıran (1514) ve Mısır seferleri (1517) sırasında Edirne`de Rumeli`yi korumakla görevlendirildi. Babası Selim`in ölümü üzerine 30 Eylül 1520`de tahta çıktı.


    AYAKLANMALAR


    Canberdi Gazali isyanı
    Süleyman, Pir Mehmet Paşa`yı sadrazamlık görevinde bıraktı. Lalası Kasım Paşa`ya vezirlik payesi vererek Divan-ı Hümayun üyesi vezirlerin sayısını dörde çıkardı. Padişahlığının ilk yıllarında Canberdi Gazali isyan etti. Son Mısır Memlük sultanı Tumanbay`ın kumandanlarından olan Gazali, Melikül- Eşref unvanı ile hükümdarlığını ilan etti ve Halep üstüne yürüdü. Şam`ı ele geçirdi, Dürzileri ve Mısır valisi Hayır Beyi de isyana davet etti. İsyanın bastırılmasına 3. Vezir Ferhad Paşa memur edildi. Anadolu, Rum, Karaman beylerbeyleri ve Dulkadir beyi Şeyhsuvaroğlu Ali Bey yardımla görevlendirildiler. Ali Bey, asileri yenerek Halep`i kurtardı. Şam`a çekilen Canberdi, Ferhad Paşa tarafından Mastaba`da kesin yenilgiye uğratıldı ve öldürüldü. Şam beylerbeyliğine Anadolu beylerbeyi Ayas Paşa getirildi.


    Ahmed Paşa isyanı
    Rodos`un ele geçirilmesinden sonra sadrazam Piri Mehmed Paşa emekli oldu. Kurallara aykırı olarak Kanuni`nin has odabaşı İbrahim Ağa veziriazamlığa getirildi(1523). Sadrazam olması gereken ikinci vezir Ahmed paşa da karışık durumda olan Mısır valiliğine gönderildi. Ağustos 1523 tarihinde Mısır`a varan Ahmed paşa , esli Memlük beylerbeyi ile birleşti. Bazı yerleri işgal etti. Kendisini hükümdar ilan etti, kendi adına hutbe okutup, para bastırdı. Eski memlük teşkilatını yeniden kurdu. Yardım için papaya ve şövalyelere baş vurdu. Kahire kalesini eke geçirdi (ocak 1524). Ahmed Paşa bu hareketleri üzerine hain ilan edildi. Ahmed Paşanın yanında bulunan ve padişaha sadık olan Kadı zade Mehmed Bey, İskenderiye`ye kaçan Ahmed Paşa`yı bir çarpışmada yakalayıp öldürdü. Ancak Mısır`da karışıklıklar devam ettiğinden, sadrazam İbrahim Paşa, düzenli bir yönetim kurmak ve karışıklıkları yatıştırmak için Mısır`a gönderildi. İbrahim Paşa Mısır`da gerekli tedbirleri alarak Memlük kanunları ile bağdaşan yeni kanunlar koydu. Ve Hadım Süleyman Paşa Mısır`a tayin edildi.


    Anadolu isyanları
    Mohaç seferi sırasında Anadolu`da arazi tahriri ve vergi meselelerinden dolayı isyanlar çıktı. Bozok Türkmenleri, Süğlün Koca, oğlu Şah Veli ve Baba Zünnun adlı kimselerin idaresinde isyan ettiler. Asiler Karaman beylerbeyi Hurrem paşa`yı yendiler . İsyan daha sonra Rum beylerbeyi Hüseyin Paşa ve Diyarbakır beylerbeyi Hüsrev Paşa tarafından bastırıldı. Elebaşılar ve Baba Zünnun öldürüldü (1527).Daha sonra Adana tarafında Kara İsalu aşiretinden Şah Halife, Kalender Şah (çelebi) adlı kimselerin başkanlığında isyanlar çıktı. Şah Halife isyanını Ramazanoğlu Piri Bey bastırdı. Kalender Çelebi isyanını bastırmaya ise Sadrazam İbrahim Paşa gönderildi. İbrahim paşa, Kalender Çelebi kuvvetlerini yendi ve onu öldürttü.


    ØOsmanlı Devleti, Kanuni Dönemi`nde Anadolu`da ve Mısır`da çıkan isyanları kısa sürede bastırmıştır. Bu durum Osmanlı Devleti`nin gücünü göstermektedir.

    AVRUPA`DAKİ GELİŞMELER


    a)Osmanlı-Macar İlişkileri
    Osmanlı Devleti Yavuz Sultan Selim Dönemi`nde Doğu siyaseti izlemiş ve bu yöndeki sınırlarını güvence altına almıştır. Kanuni Dönemi`ne gelindiğinde Osmanlılar Batıda kendi aleyhlerine başlayan çalışmaları bertaraf ve bu yönde gücünü devam ettirebilmek için Batı siyasetine önem vermiştir.

    Canberdi Gazali isyanından sonra Kanuni Macar krallığına karşı sefer açılmasına karar verdi.

    Nedenleri :
    ¨Macarların Balkan uluslarını Osmanlılara karşı kışkırtması ve bütün Haçlı seferlerine katılması
    ¨Ödemesi gereken vergileri ödememesi
    ¨Bu sırada meydana gelen bazı sınır olayları
    ¨Berham Çavuş`un Macarlar tarafından öldürülmesi


    Yukarıdaki bu nedenler iki devlet arasındaki ilişkileri bozdu. Gerekli savaş hazırlıkları yapıldıktan sonra Sofya`ya varıldı. Sınır kumandanları ile yapılan savaş meclisinde, sadrazam Piri Mehmed paşa Belgrat`ın alınmasını teklif etti. Çünkü burası Macaristan`ın fethi için önemli bir yerdi .Vezir Ahmed Paşanın itirazı üzerine önce Böğürdelen (Şabaç), Zemlin (Zimany) ve başka kaleler alındı. Bir ay süren Belgrat kuşatması sonunda şehir Osmanlılara teslim oldu (1521). Belgrat`ın alınmasından sonra Venedik ile otuz maddelik bir antlaşma yapıldı.(1521)
    Buna göre:

    ¨Venediklilere ticaret serbestliği ve güvenliği tanındı
    ¨Üç yılda değiştirilmek şartıyla İstanbul`da bir balyos bulundurma hakkı tanındı.
    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Serhan/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG]




    Mohaç Meydan Savaşı (1526)
    Belgrat`ın fethinden sonra Osmanlı-Macar ilişkileri iyice bozuldu. Bu arada Avrupa`nın en güçlü lideri olan Alman İmparatoru Şalken, Fransa Kralı I. Fransuva`yı esir almıştı. Fransuva`nın yardım istemesi üzerine Kanuni; hem Osmanlı gücünün gereği hem de Fransuva`yı yanına çekerek Avrupa Hıristiyan birliğini parçalamak amacıyla Macaristan üzerine sefere çıkılmasına karar verdi.


    Macaristan seferi için önce sadrazam İbrahim Paşa gönderildi. Arkadan padişah da yüz bin kişilik kuvvetle nisan 1526 tarihinde hareket etti. Üç ayda Belgrat`a varıldı. Salankamen ve Petervaradin kaleleri alındı. Osmanlıların ilerleyişi karşısında kral Lajoş savaşa hazırlandı, Avrupa`dan yardım istedi. Osmanlı ordusu köprü kurarak Drava nehrini geçti. Asıl hedefin Macaristan başkenti Budin olduğu ilan edildi. 29 Ağustosta Türk ordusu Mohaç`ta göründü, ordunun ağırlıkları geride bırakıldı. Elli bin kişilik Macar süvari kuvvetini topların önüne çekmek, sonrada yandan ve geriden vurmak için bir plan hazırlandı ve başarı ile uygulandı. Merkeze saldıran Macar süvarileri top ateşi ile yok edildi. Kral Lajoş ve belli başlı Macar kumandanları öldü. Mohaç zaferinden sonra Budin`e varıldı, Budin kalesi anahtarları padişaha sunuldu. Dönüşte Segedin ve bazı kaleler alındı .Bu arda Erdel voyvodası Zapolyo Janos`a Macar kralı seçileceği vaat edildi. Üç saat gibi çok kısa bir sürede Osmanlının zaferi ile sonuçlanan savaşın sonunda;
    ¨Macaristan (Budin dahil) fethedilerek Osmanlı Devleti`ne bağlanmıştır.
    ¨Fransa kralı esaretten kurtulmuştur.
    ¨Orta Avrupa`da Osmanlı egemenliği güçlenmiştir.
    ¨Osmanlı Devleti ile Avusturya komşu olmuş ve uzun yıllar devam edecek savaşlar başlamıştır.


    b)Osmanlı-Avusturya İlişkileri
    Mohaç zaferinden sonra, Macaristan krallığı için Osmanlı Devleti ile Habsburg Hanedanı arasında çekişme başladı.

    I. Viyana kuşatması
    Kanuni`nin Macar tahtı için aday gösterdiği Zapolya Janos`a karşılık, bu krallıkta Habsburg hanedanından Viyana arşidükü Ferdinand da hak iddia ediyordu. Zapolya Kanuni`nin desteği ile Macar kralı seçildi .Ancak bu iki rakip arasında mücadelenin başlamasına sebep oldu. Ferdinand 1527`de Macaristan`a girerek rakibini yendi. Budin Ferdinand`ın eline geçti. Bunun üzerine Zapolya Kanuni`den yardım istedi ve böylece Avusturya`ya karşı bir sefer açılması kaçınılmaz hale geldi.


    Kanuni 200 000 kişilik ordu ve 300 topla 10 Mayıs 1529`da yola çıktı. Zapolya ve bazı Macar beyleri Kanuni`yi karşıladılar. Budin tekrar geri alındı. Bali Beyin ele geçirdiği Macar krallık tacı törenle Zapolya`ya giydirildi. Budin`den sonra Estergon kalesi kuşatıldı. Eylül 1529`da Viyana üstüne yüründü ve I. Viyana kuşatması başladı.
    ¨Havanın soğuması
    ¨İnsan ve hayvan kaybı
    ¨Erzak yetersizliği gibi nedenlerden dolayı kuşatmanın kaldırılmasına karar verildi.
    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Serhan/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]



    Almanya seferi (1532)
    Birinci Viyana kuşatmasından sonra Macar Krallığından vazgeçmeyen Ferdinand Budin`i tekrar işgal edince Kanuni Sultan Süleyman yeniden sefere çıktı. Kanuni, Almanya içlerine kadar ilerlemesine rağmen ne Ferdinand nede Şarlken Kanuni ile savaşa cesaret edemediler.1533 yılında Ferdinand`ın isteği ile Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında İstanbul Antlaşması yapılmıştır(1533). Bu antlaşmaya göre:
    ¨Avusturya Macaristan`ın Osmanlı Devleti`ne ait olduğunu kabul etmiştir
    ¨Avusturya, elinde bulundurduğu Macar toprakları için Osmanlı Devleti`ne vergi ödeyecektir
    ¨Avusturya Arşidükası protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılacaktır.


    Antlaşmanın önemi
    ØOsmanlı Devleti Avusturya üzerinde yaptırım gücüne sahip olmuştur
    ØAvusturya, Osmanlı Devleti`nin üstünlüğünü kabul etmiştir.


    Macar Kralı Yonoş`un ölümü üzerine Avusturya Arşidükası İstanbul Antlaşması`nı bozarak Macaristan`ı işgal edince Kanuni yeniden sefere çıktı(1541). Bu sefer sırasında Macaristan toprakları üç parçaya bölündü. Güney Macaristan; Budin Beylerbeyliği kurularak Osmanlı Devleti`ne katıldı ve Budin merkeze bağlı bir eyalet haline getirildi. Orta Macaristan Erdel Beyliği adı ile Osmanlı Devleti`ne bağlandı. Kuzey Macaristan ise Avusturya`ya bırakıldı. Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 1562 yılında bir antlaşma yapılmıştır. Ancak Avusturya`nın saldırılarını sürdürmesi üzerine Kanuni Zigetvar Seferi`ne çıktı(1566).Zigetvar kalesi kuşatıldı. Kale kuşatıldığı sırada Kanuni Sultan Süleyman vefat etti(1566)


    Osmanlı-Fransız İlişkileri
    Kanuni Tebriz`den dönerken yolda Fransız Kralı François I`in Kanuni`ye gönderdiği elçi Jean de la Forest padişahı Şarlken`e karşı savaş açmaya teşvik etmek, Fransa`nın Doğu`daki ticaret imtiyazının devamını sağlamak için yanına geldi. Padişahla İstanbul`a dönen elçi, istediklerini bir ahitname ile elde etmeyi başardı. 1535 tarihli bu antlaşma kapitülasyonların başlangıcı olduğu kadar Fransız nüfuzunun doğuda üç yüz yıldan fazla sürmesini sağlaması bakımından çok önemlidir. Bu antlaşma iki hükümdarın yaşadığı sürece geçerliydi. 1535 ticaret antlaşması eşit haklar üzerine kurulmuştu. Ancak Kanuni`den sonra gelen padişahlar bu hakları yabancılara tek taraflı olarak verdikleri gibi süresiz olarak da uzatmışlardır(1740).






    Kanuni, Fransa`ya kapitülasyonları verirken şunları amaçlamıştır;
    ØFransa`yı kendi yanına çekerek Avrupa Hıristiyan birliğini bozmak
    ØAkdeniz ticaretini canlandırmak
    ØOsmanlı ticaret mallarını Fransızlar vasıtasıyla Avrupa`ya aktarmak
    ØFransız limanlarından faydalanmak


    1535`te yapılan antlaşma ile Fransızlara tanınan ayrıcalıkların başlıcaları şunlardır:
    ¨Fransız ticaret gemileri Osmanlı sularında serbestçe dolaşabilecekler, istedikleri limanlara girebileceklerdir.
    ¨Fransız tüccarlardan diğer tüccarlara göre daha az vergi alınacaktır.
    ¨Osmanlı ülkesinde yerleşmiş bulunan Fransızlar din ve mezhep hürriyetine sahip olacaklardır.
    ¨Fransız tüccarları arasındaki davalara Fransız mahkemeleri bakacaktır.
    ¨Fransız tüccarlarla Türkler arasındaki davalara Türk mahkemeleri bakacak, ancak bu mahkemelerde bir Fransız tercüman bulunacaktır.
    ¨Osmanlı ülkesinde ölen Fransız tüccarların malları yada Osmanlı sularında batan bir geminin mal ve eşyası Fransa`daki varislerine verilecektir.
    ¨Türk tüccarları da Fransa toprakları ve denizlerinde bu haklardan faydalanacaktır.
    ¨Kapitülasyonlar, antlaşmayı imzalayan hükümdarların sağ kaldıkları süre içerisinde geçerli olacaktır.
    Önemi
    ØFransızlar böylece Osmanlı ülkesinde diğer milletlerden fazla çıkar elde ettiler
    ØFransa`ya verilen kapitülasyonlardan zamanla diğer Avrupa ülkeleri de yararlanmaya başladılar. III. Murat döneminde İngilizlere imtiyazlar verilmiştir (1578). Bu ayrıcalıklar 1838 Balta Limanı Antlaşması`yla genişletilmiştir.
    ØKapiyülasyonlardan diğer Avrupa devletlerinin de yararlanmaları ve kapsamının genişlemesi Osmanlı Devleti`ni zor duruma düşürmüştür. Zamanla Osmanlı Avrupalıların açık pazarı haline gelmiştir.

    Avrupalı Devletlerin siyasal İlişkilerinde Osmanlı Devleti`nin Rolü
    Osmanlı Devleti dış politikasını devletin bütünlüğünü ve düzenini bozabilecek faaliyetleri engellemek üzerine kurmuştur. Bunun için Avrupa devletleri arasında birliğin kurulmamasına önem vermiştir. Osmanlı Devleti askeri, ticari ve diplomatik yollarla Avrupa devletleri arasındaki ilişkileri etkilemiştir. Almanya ve Avusturya üzerine düzenlenen seferler, Rusya ve Almanya arasında paylaşılma tehlikesi yaşayan Lehistan`la dostluk kurulması Fransa`ya Venedik`e ekonomik ayrıcalıklar verilmesi bu politikaya örnek olarak gösterilebilir.


    DENİZLERDEKİ GELİŞMELER
    ØII. Beyazid ve Yavuz Sultan Selim Dönemlerinde Avrupa donanmaları ile başa baş mücadele eden Osmanlı donanması, Kanuni Dönemi`nde Avrupa`ya üstünlük sağlamıştır. Karadeniz`den sonra Akdeniz`de Türk denizi haline gelmiştir.

    Rodos`un Fethi (1522)
    Bir Hıristiyan tarikatı olan Saint Jean d`Hospitakiers şövalyelerinin elinde bulunan Rodos, Osmanlıların öteden beri ele geçirmek istedikleri bir yerdi. Süleyman Belgrat`ın alınmasından sonra Rodos işini ele aldı. Şövalyelerin;
    ¨Osmanlıların Akdeniz ticaretini sekteye uğratması,
    ¨Hacı gemilerine saldırmaları,
    ¨Mısır Memluklarına ve Canberdi Gazali`ye yardımları
    Rodos`un alınmasını gerekli kılıyordu. İkinci vezir Mustafa paşa ile denizci Kurdoğlu Müslihüddin Reis padişahı Rodos`un alınması için teşvik ediyorlardı. Kanuni tarikat başkanı (Grand Maitre) Villier de l`İsl Adam`a mektup yazarak şövalyeleri itaate davet etti. Daha sonrada ikinci vezir Mustafa Paşa`yı Rodos`un alınması için serdar tayin etti. Donanma, 1522 haziranında yola çıktı. Kanuni de Marmaris`ten Rodos`a geçti, kalenin kuşatılmasını yönetti. Aralık 1522`de Rodos kalesi teslim oldu. Şövalyelerden ve yerli halktan isteyenler kaleyi terk etti. Rodos halkına beş yıl vergi bağışıklığı verildi. Padişah Rodos`un idaresi ve korunması için gerekli tedbirleri alarak Kurdoğlu Müslihüddin Reis`i sancak beyi tayin etti.
    ØRodos`un alınmasından sonra Alman İmparatoru Şalken şövalyeleri Malta adasına yerleştirmiştir.
    ØRodos`un alınmasıyla Suriye ve Mısır deniz yolu güvenlik altına alınmış, Ege Denizi Osmanlı devleti`nin denetimine girmiştir.

    Barbaros`un Osmanlı Hizmetine Girmesi ve Cezayir`in Osmanlı Ülkesine Katılması
    Akdeniz`de bağımsız hareket eden denizcilerin içinden en ünlüsü Barbaros kardeşlerdi. Önce Doğu Akdeniz`de daha sonra Batı Akdeniz`de faaliyet gösteren Barbaros kardeşler Yavuz`un kendilerine yardım etmesi ve Anadolu`dan asker toplanmalarına izin vermesi ile güç kazandılar. Karışıklık içindeki Cezayir`in İspanya`ya karşı kendilerinden yardım istemesi üzerine İspanyolların elinden Cezayir`i alarak burada bir devlet kurdular (1516). İspanya`da katliama maruz kalan Müslümanları ve Yahudileri gemileriyle kurtardılar.


    Bu sırada Osmanlıların Avrupa içlerine kadar ilerlemesi üzerine Şalken, Osmanlıları Akdeniz`de yenmeyi düşünüyordu. Bu amaçla Venedik, İspanya, Papalık ve Malta Şövalyelerinden oluşan bir Haçlı donanması kuruldu. Donanmanın başına ünlü denizci Andrea Doria getirildi. Kanuni`nin İran seferine çıktığı sırada bu donanma Mora kıyılarına saldırınca Kanuni, Barbaros`u Osmanlı hizmetine çağırdı. İstanbul`a gelen Barbaros, Kaptan-ı Deryalığa getirildi. Cezayir, Osmanlı Devleti`nin bir eyaleti haline geldi (1533).


    Preveze Deniz Savaşı (1538)
    Savaşın nedenleri
    ¨Osmanlı Devleti ile Roma Germen İmparatorluğu ve Avusturya arasında mücadele olması
    ¨Osmanlı Donanmasının Ege`de Venediklilere ait kaleleri alması ve İspanya ile İtalya kıyılarını vurması
    ¨Osmanlıların Ege Deniz`ini egemenlik altına alması
    ¨Osmanlıların Korfu Adası`nı kuşatması
    ¨Akdeniz`de Osmanlı etkisinin giderek artması
    Venedik, Ceneviz, Malta, İspanya ve Portekizlilerden oluşan ve Andrea Doria`nın komutasındaki Haçlı donanması ile Barbaros Hayrettin Paşa Komutasındaki Osmanlı donanması Preveze`de karşı karşıya geldiler. Osmanlı donanması Haçlı donanmasını ağır bir yenilgiye uğrattı (1538).
    Preveze Deniz Savaşının Sonuçları
    ¨Akdeniz, Türk gölü haline geldi.
    ¨Doğu Akdeniz Osmanlı egemenliğine girdi.
    ¨Venedikliler, Osmanlı Devletine`ne savaş tazminatı ödeyerek barış yaptılar.
    ¨Venedikliler, Mora ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleleri Osmanlı Devleti`ne bıraktılar


    Barbaros Hayrettin Paşa`nın Fransa`ya Yardımı
    Avrupa`da Almanya ile mücadeleye devam eden Fransa, Osmanlı Devleti`nden yardım istedi. Barbaros Hayrettin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Fransa`ya yardıma gitti. Nis kuşatılarak alındı (1543). Bu sefer Barbaros`un son seferi oldu.


    Trablusgarp`ın Alınması (1551)
    Şalken Müslümanlardan aldığı Trablusgarp`ı Malta`ya yerleştirdiği Sen Jan Şövalyelerine vermişti. Kanuni, Trablusgarp`ı fethetmekle Turgut Reis`i görevlendirdi. Karadan ve denizden yapılan kuşatma sonucunda Trablusgarp fethedildi (1551). Turgut Reis Trablusgarp Beyliği`ne getirildi.


    Cerbe Deniz Savaşı (1559)
    Turgut Reis daha önce kendisine bağlı olan Cerbe Adası`nı kuşatınca Türklerin Akdeniz`deki başarılarına son vermek ve Türkleri Kuzey Afrika`dan attırmak için Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanması Cerbe`ye geldi. Yapılan savaşta Haçlılar büyük bir bozguna uğradılar (1559).
    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Serhan/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG]





    Malta seferi (1565)
    Kuzey Afrika`daki toprakların güvenliği için Malta`nın alınması gerekiyordu. Buradaki San Jan Şövalyeleri devamlı Osmanlı gemilerine saldırıyorlardı. Ada kuşatıldı. Ancak savaş sırasında Turgut Reis`in şehit olması üzerine kuşatma kaldırıldı (1565).


    DOĞUDAKİ GELİŞMELER
    Osmanlı-İran İlişkileri
    Kanuni Döneminde Osmanlı-İran savaşları yeniden başladı. Osmanlı Devleti`nin batıda Macaristan ve Almanya seferlerinden yararlanan İran, Doğu Anadolu`da bazı karışıklıklar çıkardı. Ayrıca Safevi Devleti, Venedik ve Avusturya ile Osmanlılara karşı bir antlaşma yaptı. Bu olumsuzluklar üzerine 1534 yılında Kanuni, İran üzerine sefere çıktı. Bu sefer sırasında Tebriz ve Bağdat Osmanlıların eline geçti.


    Kanuni Döneminde 1548, 1553 ve 1554 yıllarında İran üzerine üç sefer daha düzenlendi. 1555 yılında İran`ın isteği üzerine Amasya Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre; Bağdat, Erivan, Tebriz ve Doğu Anadolu Osmanlı Devletine katılmıştır.
    [IMG]file:///C:/DOCUME%7E1/Serhan/LOCALS%7E1/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]


    İran seferleriyle Osmanlı Devleti, Basra Körfezi`ne kadar ulaşarak Hint Okyanusu ile bağlantı kurmuştur. Şam ve Kudüs`ten sonra Bağdat gibi tarihi bir merkez de Osmanlıların eline geçmiştir.


    Hint Okyanusu`nda Üstünlük Sağlama Mücadelesi
    Coğrafi keşiflerin yapılmasından sonra Portekizliler Doğuda sömürgeler kurmuştu. Portekizliler, Kızıldeniz ve Basra Körfezi`ne donanmalar göndererek Müslüman tüccarların ticaretini engellediler, gemilerine el koydular. Arap Yarımadası`nın güneyinde Basra Körfezi`nde ve Hindistan`daki Müslüman devletlere zorluklar çıkarmaya ve onlar üzerinde egemenlik kurmaya çalıştılar. Bu gelişmeler üzerine buralardaki devletler Kanuni`den yardım istediler. Kanuni de; Hint deniz ticaret yolunu açmak ve denetimini ele geçirmek için Hint Deniz Seferlerini başlattı. Bu amaçlarla Hindistan`a 1538, 1551, 1552 ve 1553 yıllarında dört deniz seferi yapıldı. Seferler genellikle Osmanlıların başarısızlığı ile sonuçlanmıştır.
    Seferler:
    Süleyman Paşa (1538) birinci Hint Deniz Seferi
    Piri Reis (1551) ikinci Hint Deniz Seferi
    Murat Reis (1552) üçüncü Hint Deniz Seferi
    Seydi Ali Reis (1553) dördüncü Hint Deniz Seferi
    Osmanlı Devleti`nin Hint Deniz seferlerinde başarılı olamamasının nedenleri şunlardır:
    ¨Hindistandaki Müslüman devletlerin Osmanlılara gereken yardımı yapmamaları
    ¨Sefere gereken önemin verilmemesi ve toprak kazanma amacının olmaması
    ¨Seferlerin daha çok yardım amacıyla yapılması, askeri ve siyasi amaç güdülmemesi
    ¨Osmanlı gemilerinin okyanus şartlarına karşı dayanıklı olmaması
    ¨Okyanuslar konusunda tecrübeli gemicilerin bulunmaması
    ¨Güney Afrika üzerinden Uzak Doğu ticaretini ele geçiren ve zenginliğini buna borçlu olan Portekiz`in Uzak Doğu yollarının önemini iyi kavraması
    ¨Portekiz donanmasının güçlü olması
    Hint Deniz Seferlerinin Sonuçları
    ¨Yemen, Eritre ve Sudan sahilleri ile Habeşistan`ın bir kısmı Osmanlı topraklarına katıldı.
    ¨Arap Yarımadası tamamen Osmanlı Devleti`nin egemenliği altına girdi.
    ¨Kızıldeniz ve Basra Körfezi Osmanlı denetimine girdi.
    ¨Portekiz`in Hindistan`daki faaliyetleri engellenemedi.

  2. #2
    Bakteri

    Üyelik tarihi
    Ocak.2011
    Mesajlar
    2

    Standart

    .
    çooookkkk saolun

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. AtatÜrk DÖnemİ Musikİ Devrİmİ
    Konu Sahibi DoLuNaY_23 Forum Genel Kültür
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 23.Kasım.2007, 12:11
  2. Ii.kiliÇarslan DÖnemİ
    Konu Sahibi aşık çocuk Forum Tarih
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Kasım.2007, 18:20
  3. Osmanli Devletİ'nİn Duraklama DÖnemİ
    Konu Sahibi aşık çocuk Forum Tarih
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Kasım.2007, 17:28
  4. Osmanli Devletİ'nİn Duraklama DÖnemİ
    Konu Sahibi aşık çocuk Forum Tarih
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 22.Kasım.2007, 16:12
  5. Her Hekİme 2 Ünİt DÖnemİ BaŞladi
    Konu Sahibi ĐIRЄZZΛ Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ekim.2007, 01:17

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •