İşçi alımı

+ Yeni Konu aç
Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

Ödev ve Tezler Katagorisinde ve Tarih Forumunda Bulunan İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler Konusunu Görüntülemektesiniz.->TÜRKİYE’DE İNKILAP HAREKETLERİ Atatürk’ün inkılap anlayışı radikal ve köklü değişiklikler yapılması şeklindeydi. Özellikle Türk milletini son yüzyıllarda geri bıraktıran kurumları ...

  1. #1
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

    s11
    s11
    TÜRKİYE’DE İNKILAP HAREKETLERİ


    Atatürk’ün inkılap anlayışı radikal ve köklü değişiklikler yapılması şeklindeydi. Özellikle Türk milletini son yüzyıllarda geri bıraktıran kurumları kaldırmak, yerine çağdaş kurumlar getirmek istiyordu. Zaten ulusal egemenlik anlayışına uygun kurulan bir devletin de yeni kurumlara ihtiyacı vardı. Bundan dolayı birbirini takip eden değişik alanlarda çeşitli inkılaplar yapılmıştır.





    Atatürk Devrimleri ya da Atatürk İnkılapları (Kemalist Devrim, Türk Devrimi, Atatürk Reformları, Türkiye Cumhuriyeti Devrimi vb. adlarla da anılır), Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk tarafından öncülük edilen, TBMM'nin açılmasından sonra 1922'de saltanatın kaldırılması ile 1933'e kadar devam eden ve sonucunda teokratik ve çok uluslu Osmanlı Devleti'nin laik,demokratik ulus devlet Türkiye'ye dönüşmesiyle sonuçlanan devrimlerin tümü. Bu devrimler toplumsal, kültürel, legal ve ekonomik bir dizi düzenlemelerdir.

    SİYASİ ALANDA :
    Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922 – Laikliğin ilk aşaması)
    Ankara’nın başkent olması (13 Ekim 1923)
    Cumhuriyet’in ilanı ( 29 Ekim 1923 – Demokratikleşmede önemli bir adım)
    Halifeliğin ilgası (3 Mart 1924 Laikleşmede önemli bir adım)
    Ordunun siyasetten ayrılması (19 Aralık 1924)
    Anayasa’dan “Devletin dini İslam’dır” ibaresinin çıkarılması (10 Nisan 1928)

    Atatürk ilkelerinin anayasaya girmesi (1937)




    SİYASAL ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR




    • Saltanatın kaldırılması ( 1 Kasım 1922)
    • Ankara’nın başkent olması (13 Ekim)
    • Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923)
    • Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924)
    • Siyasi Partiler kuruldu.
    a) Cumhuriyet Halk Fırkası:Cumhuriyet döneminin kurulan ilk siyasi partisidir. Atatürk tarafından 9 Eylül 1923’ de kuruldu.
    b) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası: İlk muhalefet partisidir. Kazım Karabekir ve arkadaşları tarafından 17 Kasım 1924’te .kuruldu. Bu partinin Şeyh Sait isyanı ile bağlantısı olduğu düşünülerek 3 Haziran 1925’de kapatıldı.
    c) Serbest Cumhuriyet Fırkası:Fethi Okyar tarafından 12 Ağustos 1930’da kurulmuştur. Laiklik ve Cumhuriyet karşıtlarının bu partide toplanmaya başlamasıyla kurucusu tarafından 17 Kasım 1930’da kapatıldı.





    Siyasi İnkilaplar resimleri

  2. #2
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

    s11
    EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKİLAPLAR:
    Osmanlı Devleti’nde eğitimde birliğin olmaması ve dini nitelikli olması yenilik yapılmasını zorunlu kılıyordu.

    Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924) : Eğitim ve öğretim birleştirilerek, devlet denetimine ve Milli Eğitim Bakanlığı emrine verildi. Bu kanun çerçevesinde medreseler kapatıldı. (Laiklikle ilgilidir.)
    Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (1926) : İlk ve orta öğretimin esasları tespit edildi. Eğitim-öğretim hizmetleri laik eğitim anlayışıyla modernleştirildi. (Laiklikle ilgilidir.)
    Harf İnkılabı (1 Kasım 1928) : Türkler tarih boyunca Göktürk, Uygur ve Arap alfabelerini kullanmışlardı. Laik Türkiye Devleti’ne en uygunu olarak görülen Latin alfabesi, yeni Türk alfabesi olarak kabul edildi.

    Millet Mektepleri’nin Açılması (1928) : Yeni Türk Alfabesi’ni “halka” öğretmek amacıyla okullar açılmıştır.
    Türk Tarih Kurumu’nun Kurulması (15 Nisan 1931) : Türk tarihini “Milliyetçilik ve Laiklik” ilkeleri esaslarına uygun olarak ele almak, Türkler’in kökenini, hizmetlerini, kurdukları devlet ve medeniyetleri araştırmak amacıyla kurulmuştur.
    Türk Dil Kurumu’nun Kurulması (12 Temmuz 1932) : Türkçe’yi yabancı dillerin tesirinden kurtararak gelişmesini ve zenginleşmesini sağlamak, dilde millileşme ve sadeleşme yoluna gitmek, Türkçe’yi bir bilim ve kültür dili haline getirmek amaçlanmıştır.

    Not : Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’nun kurulması milliyetçilik ilkesiyle ilgilidir.

    Üniversite Reformunun Yapılması (1933) :

    - Darülfünun kaldırılarak yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. (31 Mayıs 1933). Modern bilime açık olan bu üniversitede Hitler Almanyası’ndan kaçan bilim adamları da görev aldılar.
    - Ankara Hukuk mektebi (1925 – İlk yüksekokul), Yüksek Ziraat Enstitüsü (1933)
    - Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi (1936 – İlk fakülte)
    - Güzel Sanatlar Akademisi, Devlet Konservatuarı açıldı.




    EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
    • 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ilan edildi. Eğitim öğretim laikleştirildi. Bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı. Medrese ve okul ikiliğine son verildi
    • 1Kasım 1928’de Latin alfabesi kabul edildi.
    • 15 Nisan 1931’de Türk Tarih Kurumu kuruldu.
    • 12 Temmuz 1932’de Türk Dil Kurumu kuruldu.
    • 1924’te Topkapı Sarayı müze haline getirildi. Aynı yıl Etnografya Müzesi ve Güzel Sanatlar Akademisi açıldı.
    • 1933’te İstanbul Üniversitesi ve Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açıldı.

    NOT: Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’nun kurulması Atatürk’ün Milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.



    ATATÜRK DİYOR Kİ;

    “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”
    “Öğretmenler; Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.”
    “Çalışmak ve başarı aramak her insan için temel ilke olmalıdır.”
    “ Okumadan, öğrenmeden, araştırmadan, yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler önce onurlarını, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da geleceklerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”



    ATATÜRK DİYOR Kİ;
    “Kültür; okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanmak, düşünmek, zekâyı eğitmektir.”
    “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.”
    “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim.”

  3. #3
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

    s11
    TOPLUMSAL ALANDA :
    Kılık – Kıyafet İnkılabı :

    - Şapka Kanunu (25 Kasım 1925)



    - Dini Kıyafetlerle dolaşılmasının yasaklanması (3 Aralık 1934)



    Not-1 : Çağdaşlaşma ile ilgili bir inkılaptır.

    Not-2 : Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Hahambaşı bu kanunun dışında tutulmuştur.

    Tekke, Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925) : Çıkarılan kanunla tekke, türbe ve zaviyeler kapatıldı. Yine aynı kanunla “Şeyhlik, dedelik, dervişlik, seyyitlik, çelebilik, türbedarlık” gibi unvanlar da kaldırıldı. (Laiklikle ilgilidir)

    Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik : Bu alanlarda birliği sağlamak ve batılılaşmak amacıyla değişiklik yapılmıştır. Hicri ve Rumi takvim yerine Miladi Takvim (1 Ocak 1926) kabul edildi.

    Ağırlık ve uzunluk ölçüsü olarak uluslar arası ölçüler olan metre ve gram kullanılmaya başlandı (1 Nisan 1931)

    Devletler arası ilişkilerde düzeni sağlayabilmek için hafta tatili Cuma’dan pazara alındı. (1935).

    Soyadı Kanunu’nun Kabulü (21 Haziran 1934) : Kişilerin sosyal hayatta kolaylıkla tanınmaları, karışıklıkların önlenmesi için herkese Türkçe ve ahlaka aykırı olmayan birer soyadı verilmiştir. TBMM Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını vermiştir.

    Bu kanunla beraber eski toplum zümrelerini belirten unvanlar kaldırıldı. Aynı kanunla Osmanlı nişan ve rütbelerini taşımak da yasaklandı.

    Kadınlara Siyasi Haklar Verilmesi (5 Aralık 1934) : Kadınlara 1930’da belediye meclislerine, 1933’te muhtarlıklara girme hakkı, 5 Aralık 1934’te de milletvekili seçme ve seçilme hakkı bir çok Avrupa devletinden önce verilmiştir.





    TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR
    • 25 Kasım 1925’de “Şapka Kanunu “ çıkarıldı.
    • 30 Kasım 1925’de tekke , zaviye ve türbeler çıkarılan bir kanunla kapatıldı.
    • 1934 çıkarılan bir kanunla din görevlilerinin dini elbiselerle ibadet yerleri dışında dolaşmaları yasaklandı. En yetkili kişi hariç (Diyanet İşleri Başkanı “”gibi)
    • 1925 Yılında Hicri ve Rumi takvimler kaldırılarak Miladi takvim kabul edildi.1 Ocak 1926’dan itibaren uygulamaya geçildi.
    • 1931 Yılında bir kanunla Okka ,arşın vb. yöresel ölçü birimleri yerine Kilo, metre ve litre gibi ölçü birimleri kabul edildi.
    • 1935 Yılında hafta sonu tatili Cuma’dan Pazar gününe alındı.
    • 24 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu kabul edildi.
    • Türk Kadınına Siyasi Haklar Verildi.
    a) 30 Nisan 1930’da belediye seçimlerinde seçmen olma hakkı,
    b) 26 Ekim 1933’te muhtar seçme ve köy ihtiyar heyetine seçilme hakkı,
    c) 5 Aralık 1934’te milletvekili seçilme ve seçme hakkı verildi.
    NOT: Bir çok Avrupa ülkesinde Türk kadınından yıllar sonra milletvekili seçilme hakkı verilmiştir. Türkiye’de 1935 Yılındaki yapılan seçimlerde meclise 18 kadın milletvekili girmeyi başarmıştır.



  4. #4
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

    s11
    HUKUKİ ALANINDA YAPILAN İNKİLAPLAR



    Yenilik Yapılmasının Nedenleri :

    Osmanlı Devleti’nde hukuki birliğin olmaması
    Batı medeniyetine bir an önce geçmek için batı hukukuna yönelme gereği
    Osmanlı hukuk sisteminin, laik devletin esaslarına uygun olmaması
    Osmanlı hukuk sisteminde kadın hakları konusunda eksikliklerin olması
    Mecellenin tamamlanamamış olması

    Medeni Kanunun Kabulü (17 Şubat 1926) :

    Medeni kanun, evlenme, boşanma, miras vb. her türlü ilişkileri düzenlemektedir. Medeni kanun bu yönüyle toplum hayatının düzenlenmesinde önemli rol oynamıştır.

    Türkiye laikliği benimsediği için şer’i hukuka göre düzenlenen mecelleyi uygulayamazdı. Yeni bir kanun hazırlanması da çok zaman alabilirdi. Bundan dolayı Japınlar’ın yaptığı gibi İsviçre Medeni Kanunu’nun alınması kararlaştırıldı. En son hazırlanan modern bir kanundu. Akılcı ve pratik çözümler getiriyordu. Laiklikte önemli bir adım atıldı.

    Buna göre; tek eşlilik, resmi nikah zorunluluğu, kadınlara da boşanma hakkı, mirasta ve şahitlikte eşitlik, kadınların dilediği işte çalışabilmesi, Patrikhane’nin dünya ile ilgili yetkilerinin kaldırılması, din ve mezhep farkının kaldırılması gerçekleştirilmiştir .

    Not : Ayrıca Almanya’dan Ceza Mahkemeleri Usülü, İtalya’dan Ceza, Fransa’dan idari hukuk alınmıştır.





    HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR
    • 20 Ocak 1921’de ilk anayasa Teşkilat-ı Esasiye ilan edildi.
    • Cumhuriyetin ilanından sonra 1924 anayasası ilan edildi.
    • 17 Şubat 1926’da Medeni Kanun ilan edildi. İsviçre’den alındı.
    a) Birden fazla kadınla evlenme yasaklandı.
    b) Mirasta ve boşanmada kadın erkek eşitliği geldi.
    • 8 Mayıs 1928’de Borçlar Kanunu –İsviçre’den
    • 10 Mayıs 1928’de Ticaret Kanunu—Almanya’dan
    • 1Temmuz 1928’de Ceza Kanunu – İtalya’dan alınarak ilan edildi.

  5. #5
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up İnkilapların olmadan önceki ve olduktan sonraki durumlarıyla ilgili yazı ve resimler

    s11
    EKONOMİK ALANDA YAPILAN İNKİLAPLAR:

    Mustafa Kemal, askeri zaferlerin, siyasi ve ekonomik zaferlerle devam ettirilmesi gerektiğine inanıyordu. Bu gayeyle ekonomik faaliyetleri bir bütün olarak değerlendirmiş ve Lozan imzalanmadan önce ele almıştır.



    İzmir İktisat Kongresi (18 Şubat – 4 Mart 1923) : Lozan’daki barış görüşmelerinin kesildiği bir sırada, İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Değişik kesimlerden 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin sonucunda “Misak-ı İktisadi” kabul edildi. Buna göre ekonomik kalkınmada tam bağımsızlık öngörülüyor, kaynakların en iyi şekilde değerlendirilmesi ve kendi çabamızla kalkınmanın gereği ortaya konuluyordu.
    Kapitülasyonların Kaldırılması (24 Temmuz 1923) : Lozan’da kesin olarak kaldırılmıştır.

    Aşar Vergisi’nin Kaldırılması (17 Şubat 1925) : Köylünün rahatlatılması ve üretimin artırılması amacıyla aynı zamanda şer’i bir vergi olan aşar kaldırıldı.
    Kabotaj Kanunu’nun Çıkarılması (1 Temmuz 1926) : Türkiye karasularında Türk gemicilerin ticaret yapmasına imkan tanınıyor, denizcilik geliştirilmeye çalışıyordu. (Milliyetçilikle ilgilidir.)

    Teşvik-i Sanayi Kanunu (1926) : Özel sektörü sanayi alanına çekmek ve ona kredi sağlamak için çıkarılmıştır.
    Tarım-Kredi Kooperatiflerinin Kurulması (1928) : Çiftçiye kredi, ucuz alet ve makine imkanı oluşturmaya çalışıldı.
    Birinci 5 Yıllık Kalkınma Planı (1933 – 1938) : Bu dönemde devlet, temel tüketim ve ara mallar sağlamak gayesiyle üç beyaz ve üç siyah projesine ağırlık vermiştir. Un, şeker, pamuk üç beyazı, kömür, demir ve akaryakıt ise üç siyahı oluşturuyordu. Bu temel malların üretilmesi ile döviz tasarrufu sağlandığı gibi, bu maddeler ile dışa bağımlılık da ortadan kalkacaktı.

    Hazırlanan bu plana göre özel sektörün gerçekleştiremeyeceğ i yatırımlar, devlet eliyle yapılmaya başlandı. Plan doğrultusunda dokuma, demir, kağıt, cam ve kimya alanlarında 1937’ye kadar onaltı fabrika kuruldu. Fabrikaların işletmeye açılmasıyla, dışarıdan alınan mallar yüzde elli oranında azaldı. “İkinci Beş Yıllık Plan” ise İkinci Dünya savaşı’ndan dolayı uygulanamadı. Fakat, 1945 yılına kadar süren savaş esnasında Türkiye, dışarıya muhtaç olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmiştir. Sümerbank’ın açılmasıyla elde edilen başarı, kuruluşların açılmasını teşvik etmiş ve maden işleri uğraşacak Etibank kurulmuştur. Böylece sanayide devletçilik ilkesi yerleştirilmeye çalışılmıştır.



    Not : Çağdaşlaşmanın en yoğun olduğu dönem 1923-1934 yılları arasıdır.


+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. alkol kullanımının zararları ile ilgili resimler istiyorum lütfen
    Konu Sahibi battle_45 Forum İlginç Resimler
    Cevap: 11
    Son Mesaj : 14.Mayıs.2011, 19:51
  2. Çingenelerin Yasamıyla ilgili resimler..Cingene resimleri
    Konu Sahibi Seabell Forum Fotoğraf ve Resim Galerisi
    Cevap: 5
    Son Mesaj : 13.Mayıs.2011, 11:48
  3. Kıyamette yer ve gökler yok olduktan sonra tekrar yaratılacak mıdır?
    Konu Sahibi DoLuNaY_23 Forum Din ve İslamiyet
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 30.Ağustos.2008, 15:54
  4. Orhan Pamuk'un Bir Sonraki Kitabında Resimler de Olacak
    Konu Sahibi ĐIRЄZZΛ Forum Türk Dili ve Edebiyatı
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 07.Kasım.2007, 19:39
  5. Abdullah Gul İle ilgili Can Dündar'dan bir yazı
    Konu Sahibi Seabell Forum Off Topic
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 02.Eylül.2007, 16:51

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Pratik pasta tarifleri | promosyonbank.com