İşçi alımı

+ Yeni Konu aç
Toplam 9 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 9 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

Fotoğraf ve Resim Galerisi Katagorisinde ve Sanat Resimleri Forumunda Bulunan Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir? Konusunu Görüntülemektesiniz.->Salvador Dali İstanbulda İspanyada Salvador Dali Heykeli Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), İspanyol ressam Salvador Dali'nin yağlı boya tabloları, ...

  1. #1
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

    s11
    s11
    Salvador Dali İstanbulda

    İspanyada Salvador Dali Heykeli

    Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), İspanyol ressam Salvador Dali'nin yağlı boya tabloları, çizimleri ve grafiklerinden oluşan yaklaşık 270 eserin yanı sıra el yazmaları, fotoğraflar ve çeşitli belgelere ev sahipliği yapacak. SSM ile Akbank arasında Gala-Salvador Dali Vakfı işbirliğiyle 19 Eylül 2008-19 Ocak 2009 tarihleri arasında düzenlenecek “İstanbul'da Bir Sürrealist: Salvador Dali” adlı serginin sponsorluk anlaşması törenle imzalandı.

    Maybe she's taking a break from cleaning the bare apartment


    SSM Müdürü Nazan Ölçer, imza töreninde yaptığı konuşmada, müzelerinin büyük sergilere ev sahipliği yapmaya devam ettiğini söyledi.

    Ölçer, serginin sponsorluğunu üstlenen Akbank'ın 60. kuruluş yılını yenilikçi yüzünü göstererek kendileriyle birlikte kutladığını dile getirdi.


    Salvador Dali. Galarina. 1944-45. Oil on canvas.

    Picasso ve Rodin'in ardından Dali'yi ağırlayacakları sergiyi müzeleri için önemli dönüm noktalarından biri olarak gördüklerini ifade eden Ölçer, müzenin sahip olduğu altyapının bu büyüklükte bir sergiyi ağırlamaya imkan verdiğini kaydetti.

    Ölçer, sergi kapsamında düzenlenmesi planlanan çeşitli etkinliklerle Dali'yi Türk halkına tüm yönleriyle tanıtmayı amaçladıklarını belirterek, bu kapsamda sergi sırasında Dali ile ilgili olarak Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde “Çağdaş Sanat ve Salvador Dali” ile “Gerçeküstücülük ve Salvador Dali” konulu 2 ayrı ders programının düzenleneceğini bildirdi.


    Salvador Dalí. Portrait of My Father. 1925. Oil on canvas.

    AKBANK GENEL MÜDÜRÜ KURTULUN SALVADOR DALİ RESİMLERİ iÇİN SÖYLEDİKLERİ

    Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul da, sürrealizmin öncüsü kabul edilen Salvador Dali'nin eserlerini Türkiye'de sanatseverlerle buluşturacak sergiye sponsor olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

    Kurtul, yenilikçi güçlerini sadece finans kaynaklı ürün ve hizmetlerde göstermediklerini belirterek, “Sanatın ve sanatçının yanında olmanın sosyal sorumluluk olduğu bilinciyle kültür sanat çalışmalarında da yenilikçi ve vizyoner bakışımızı sürdürüyoruz. Sergiyle 60. yılında Akbank'ın dinamik, yenilikçi, ileri görüşlü ve yaratıcı yönünü daha fazla vurgulama imkanı bulacağız'' diye konuştu.



    Salvador Dalí. Departure (Homage to the Noticiario Fox). 1926. Oil on panel.

    Serginin Gala-Salvador Dali Vakfı'nın bugüne kadar bir ülkeye gönderdiği en büyük koleksiyonlardan oluştuğuna dikkati çeken Kurtul, şunları kaydetti: “Bu serginin sadece Türkiye'de değil, dünyada da ses getirecek bir sergi olacağına inanıyoruz. Dünyada ses getiren ve dış basında yankı bulan bu tip sanatsal aktivitelerin İstanbul'un bir kültür şehri olarak algılanmasında önemli katkıları olacağını düşünüyoruz.”
    Kurtul, Akbank'ın 60 yıldır toplumun gelişimine katkı sağlayacağına inandıkları farklı alanlardaki kültür sanat projelerine destek verdiğini anlatarak, Akbank Sanat Merkezi'nde cazdan tiyatroya, sergiden konsere yılda yaklaşık 700 gösterinin yapıldığı ifade etti.


    Salvador Dali. Portrait of Paul Eluard. 1929. Oil on canvas.

    GALA-SALVADOR DALI VAKFI BAŞKANI MALE

    Gala-Salvador Dali Vakfı Başkanı Ramon Boixados Male de, Dali'nin eserlerini insanlık tarihinin en önemli kültürlerinin buluşma noktası olan İstanbul'a getirmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Male, tarihin en önemli kültürel evrelerinden birini yansıtacak serginin başarılı olmasını diledi.

    Gala-Salvador Dali Vakfı Dali Etüdleri Merkezi Başkanı ve serginin küratörü Montse Aguer Teixidor de, Dali'nin eserlerinin ilk kez İstanbullular'la buluşturulacağını söyledi.

    Teixidor, sergide 33 yağlı boya tablo, 113 çizim ve 123 grafik çalışma olmak üzere 269 eserin yanı sıra çok sayıda karalama, fotoğraf ve belgelerin yer alacağını anlattı.

    Dali'nin farklı dönemlerde yaptığı resimleri antolojik biçimde sergilemeyi düşündüklerini belirten Teixidor, “Sergiyle evrensel ve provokatif sanatçının düşüncelerini, saplantılarını, ikonografisini ve olağanüstü sürreal dünyasını herkesin anlayabilmesini ve daha yakından tanımasını sağlamayı amaçlıyoruz” dedi.

    Teixidor, Dali'nin aynı zamanda bir yazar, düşünür, bilim adamı, tasarımcı ve film yapımcısı olduğunu dile getirerek, sanatçının sanatsal yönlerinden bahsetti.

    Konuşmaların ardından Nazan Ölçer, Zafer Kurtul, Ramon Boixados Male ve Montse Aguer Teixidor arasında protokol imzalandı.

    İmza törenine, İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Luis Filipe Fernandez De La Pena da katıldı.


    (Hürriyet Gazetesinden alıntıdır.)

    Salvador Dali Kimdir?

    Salvador Dali


    1904
    Salvador Felipe Jacinto Dali i Domenech 11 Mayıs'da Katalonya'da Figueras isimli küçük bir kasabada dünyaya geldi.
    1916
    Pichot Ailesi ile yaz tatiline gider ve modern resim sanatıyla ilk tanışması gerçekleşti.



    Salvador Dalí. The Dream.1931. Oil on canvas. 96 x 96 cm.

    1919
    15 yaşında Figueras Belediye Tiyatrosun'da ilk kamusal sergisine katıldı.
    1921
    Annesi öldü.
    1922
    Madrid Güzel Sanatlar Akademisi'ne kabul edildi.
    1923
    İtatsizlik yüzünden bir yıllığına okuldan uzaklaştırıldı.
    1925
    Barselona'da Galeri Dalmau'da ilk kişisel sergisini açtı.
    1926
    Paris ve Brüksel'e ilk yolculuğunu yaptı. Picasso'yu stüdyosunda ziyaret etti. Bir sınava girmeyi reddedince Akademiden atıldı.
    1928
    Paris'e gelen Dali burada André Breton'un çevresindeki topluluğa katılarak tam anlamıyla ilk gerçeküstücülük yapıtlarını verdi.
    1929
    Senaryosu Dali ve Bunuel'e ait olan Un chien andalou (Bir Endülüs Köpeği) adlı filmin prömiyeri yapıldı. Gala Aluard ile tanıştı ve aşık oldu. Resmi olarak Paris'deki sürrealist gruba katılmaya davet edildi.
    1930
    Gala ile beraber İspanya Port Lligat'a yerleşti.
    1931

    The Persistence of Memory (Hafızanın İsrarı) adlı yapıtını resmetti.
    1934

    The Enigma of William Tell (William Tell'in Muamması) Sürrealist Grubu gücendirdi. Gala ile evlendi. New York'a gitti.
    1936

    New York MOMA'da "Fantastic Art, Dada and Surrealism" ( Fantastik Sanat, Dada ve Sürrealizm) sergisine katıldı ve Time dergisine kapak oldu.

    1938
    Londra'da zayıf düşmüş olan Sigmund Freud ile röportaj yaptı. Paris Uluslararası Sürrealistler Sergisi'ne katıldı.

    1939
    En sonunda politik güdülerini desteklemekte isteksiz davrandığı için Sürrealist Grubtan kovuldu.

    1940
    Dali ve Gala sekiz yıl yaşadıkları Amerika'ya göç ettiler. Sırasıyla Virginia, Pebble Beach, California ve New York St. Regis Hotel'de yaşadılar.

    1941
    New York Modern Sanatlar Müzesi'nde (MOMA) Joan Miro ile beraber Retrospektif sergi açtı.

    1942
    The Secret Life of Salvador Dali (Salvador Dali'nin Gizli Hayatı) adlı Dali otobiyografisi yayımlandı.

    1946
    Alfred Hitchcock'un Spellbound filminde bir dizi rüya sahnesi için sahne tasarımı yaptı. The Temptation of Saint Anthony'yi (Saint Anthony'nin Cazibesi) resmetti.

    1948
    Büyü Sanatının Elli Sırrı adlı kitabını yayımladı.

    1949

    The Madonna of Port Lligat (Port Lligat'ın Madonna'sı) adlı Papa tarafından bile takdir edilen, klasik stile geçtiğinin habercisi eserini resmetti. Avrupa'ya geri döndü.

    1957
    Joseph Forest, Page Choisies de Don Quichotte de la Mancha (Don Kişot) adlı 12 orijinal Dali litografı yayımladı.

    1958

    Gala ve Dali İspanya'da dini seromoniyle evlendi.

    1962
    Yayıncı Pierre Argillet ile çeşitli metinlere illüstrasyon çizmek için 10 yıllık bir anlaşma yapar.

    1963

    Paris'de yayımlanan The Divine Comedy adlı derginin bir sayısını resmetti.

    1964

    Journal d'un Génie (Bir Dahinin Günlüğü) adlı kitabını yayımladı.

    1965
    Dali New York'da yayıncı Sidney Lucas ile kontrat imzaladı.

    1967

    Gerona'da Pubol Şatosu'nu satın aldı ve içini yenilemeye başladı.

    1969
    Gala yalnız yaşamak üzere Pubol Şatosu'na taşındı.

    1971
    Cleveland Ohio'da Salvador Dali Müzesi açıldı.

    1974
    Dali ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı.

    1976
    The Unspeakable Confessions of Salvador Dali (Salvador Dali'nin Korkunç İtirafları) İngilizce basıldı.

    1982
    St. Petersburg Florida'da Salvador Dali Müzesi açıldı. Gala Pubol Şatosu'nda öldü.

    1983

    İspanya, Madrid ve Barselona'da ilk büyük sergileri açıldı. Son resmi The Swallow's Tail'i ( Kırlangıç'ın Kuyruğu) tamamladı.

    1989
    Dali 23 Ocak'da Figueras'da kalp yetmezliğinden öldü. İspanya Figueras'da Tatro Müzesi'nde yeraltı türbesinde yatıyor




    Salvador Dalí. Retrospective Bust of a Woman. 1933.


    Salvador Dalí. Portrait of Gala with Two Lamb Chops Balanced on Her Shoulder. 1933. Oil on wood panel. 6.8 x 8.8 cm.

  2. #2
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

    s11
    Salvador Dali Resimleri İstanbulda

    Salvador Dalí. The Enigma of William Tell. 1933. Oil on canvas. 201.5 x 346 cm. Moderna Museet, Stockholm, Sweden.


    Salvador Dalí. Imperial Monument to the Child Woman. 1934. Oil and collage on canvas. 140 x 80 cm. Museo Nacional Centro de Arte Reina Sofia, Madrid, Spain.


    Salvador Dalí. Untitled, Dreams on a Beach. 1934. Oil on wood. 9 x 7 cm. Private collection.


    Salvador Dalí. The Angelus of Gala. 1935. Oil on canvas. 32.4 x 26.7 cm. The Museum of Modern Arts, New York, NY, USA.

  3. #3
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Büyük Mastürbatör Resmide Büyük ihtimal İstanbul'a gelecek

    s11
    Büyük Mastürbatör Üzerine

    Dali'nin Büyük Mastürbatör isimli tablosu


    Sığınaklarımdan biridir kitaplıklar. Şöyle yazmıştım bir denememde yıllar önce:
    (...) Bir kitaplığa girmeliyim, çok zengin bir kitaplığa; hiçbir işim olmamalı da, herkesin işinde gücünde olduğu bir iş gününde, dışarıdaki pırıl pınl ilkbahar güneşine inat, kışın avluya lapa lapa kar yağarken, sonbaharda, kafamı ara sira kaldırıp pencereden, incecikten ağlayan kurşuni gökyüzüne bakarak, kendi başıma, yalnızca kitaplarla baş başa, okumalıyım. Saatlerce, günlerce. Ispanya'nın tarihini, eklem bacaklıların gizinı, Descartes'ın felsefesini, Jules Verne'in diişlerini okumalıyım. "'Tanrım, bana kitap dolu bir ev, çiçek dolu bir bahçe ver" demiş Konfuçyüs. Ben de aynı şeyleri istiyorum. Bu, benim hiç vazgeçemediğim, sık sık aklıma gelen tatlı düşlerimden biridir.


    Şükürler olsun ki, yalnızca düş olarak kalmamış, gerçek de olmuştur zaman zaman. Sokaklar, İzmir'in ya da Paris'in sokakları mutlu, delişmen bir ilkbahar güneşinin aydınlığıyla ya da hüzünlü bir sonbahar yağmuruyla yıkanırken, kendimi kütüphanelere kapattığım olmuştur. 0 saatleri en kazanç-b saaderim, o günleri en tadına doyulmaz günlerim saymışımdır hep.
    Ve Izmir'in Alsancak semtindeki Fransız Kültür Merkezi'nin kitaplığı, o saatleri, o günleri en fazla yaşadığım kitap-bkür. Onun pek büyük olmayan, alçakgönüllü ama yeterince yeşil bahçesinden geçip mermer basamakları çıkmak, kapıdan girip sağa yönelmek ve kendini kitaplann arasında buluvermek güzeldir.

    Descartes'ın, Jules Verne'in, Jean-Jacques Rousseau'nun, Victor Hugo'nun, Balzac'ın yanı sıra Daliyle de birlikte oldum o kitaplıkta. "Nasıl Dali Olunur?" adlı ilginç mi ilginç kitabı, orada bulup okudum. Ve yine orada kayboldu o kitap; aradım aradım, bulamadım bir daha onu.
    Bir başka gün ise, bir başka kitap buldum o kitaplıkta. Raflarda değildi. Dışarıda, kapının önüne konulmuş küçük bir masanın üzerindeydi. Oylece duruyordu ama, eğer gözyaşları olsaydı, mutlaka ağlardı. Çünkü, atılmıştı. Yeni yeni kitaplar gelince onlara yer açılması için, kimbilir kaç yılını verdiği kitaplıkta istenmez olmuştu. Çürüğe çıkarılmıştı, adı kayıt defterlerinden silinmişti. 0 küçük masanın üstündeki bu tür kitaplan isteyen alabilirdi, bir daha geri vermemek üzere alıp gidebilirdi.
    Ve onu alan ben oldum.
    Bir süre durdu benim kitaplığımda, bekledi.
    Sonra bir gece evimde, lambanın altında, o kitabı bu kitabı karıştırırken geçti elime;
    SALVADOR DALI
    QUI
    yazıyordu kapağında. Iç kapağında ise, aynı sözcüklerin altına bir de,
    METHODE PARANOİAQUE-CRITIQUE
    ET AUTRES TEXTES
    sözcükleri eklenmişti. Çevirdim, çevirdim sayfalarını. Orasından burasından okudum. İşte örneğin, rastgele açtığım 15. sayfadan iki tümce:

    Düşmanlarımın, dostlarımın ve genel olarak halkın, ortaya çıkıveren ve resimlerimde aktardığım şekillerin anlamını anlayamadığımı ileri sürmeleri, bana son derece açık seçik göriinüyor. Onları "yapan" ben bile anlamazken, ötekilerin anlamalarını nasıl isteyebilirsiniz?
    Resimlerimi yaparken, kendim de anlamıyorsam, bu, onların hiçbir anlamı yok demek değildir: tersine, anlamları, mantıksal sezgiyle kavranamayacak kadar derin, karmaşık, tutarlı, istem dışıdır.

    Sonra, işte Dali'nin, kitabın numaralanmamış sayfalarından birinde yer alan fotoğrafının üzerindeki satırlar:
    Ciddi bir biçimde matrak mı geçiyorum?
    Olağanüstü doğrular mı söylüyorum?
    Şakalar doğrulara mı dönüşüyor?
    Doğrular iğrenç çocukluklar mı?
    Sürekli bir sorgulama içindeyim: Ne zaman doğruyu söylediğimi,
    ne zaman söyler gibi yaptığımı bilemiyorum.

    Zor bir durum besbelli ki.
    Dali bir deli mi, yoksa bunlar, deli olmayan bir delinin delilikleri mi?
    Dali'nin de, Dali'yi anlatmak, çözümlemek isteyenlerin de en temel sorunları, yanıtlamaları gereken sorular bunlar işte.

    (...) Sayfaları karıştırırken birden bir şiir çıktı karşıma. Yer yer düzyazıya dönüşen uzun bir şiirdi. Hem çok şaşırdım, hem de çok sevindim. Bunun nedenini biraz daha ayrıntılı anlatmalıyım.
    Dali'yi elbette ki bilirim. Ama ne kadar bilirim, işte bunu çok iyi bilmem. Ancak şöyle diyebilirim: Ben Dali'yi, Dali uzmanı olmayan bir aydın kişinin bildiği kadar bilirim. Yani, resimlerini görmüşlüğüm vardır. 0 pide gibi yumuşak, erimiş saatlerini bilirim. O güzelim Milo Venüsü'nün güzelim bedenine çekmeceler yerleştirip onu "Çekmeceli Milo Venüsü" yaptığını bilirim. Sonra, otomobilinin üzerine çim ektiğini ve karısı Gala'yı, çok ama çok sevdiğini bilirim. Onu, Venedik'te dolaşırken rastladığım bir sergisini, iki ayağım bir pabuçta, cebimdeki dövizin sınırlı olmasına karşın gezecek kadar severim. Birçok kişi için olduğu gibi benim için de, Dali her şeyden önce bir ressamdır.
    Durum böyleyken bir gün Paris'te, Quartier Latin'de dolaşırken bir kitapçıda, bu "nev-i şahsına münhasır" ressamın yazdığı bir romanla karşılaştım. Dünyalar benim oldu, çünkü ben böyle şeyleri, yani bir alanda ünlenmiş, birçok kişi tarafından o yönüyle tanınan bir insanın, bir padişahın ya da bir ozanın, bir ressamın ya da bir matematikçinin, bir mimarın ya da bir filozofun, çoğunluğun pek bilmediği bambaşka bir yönünü, bambaşka bir alana olan ilgisini keşfetmeyi, hele o alanda ortaya koyduğu ürünleri çok ama çok severim. Nedenlerini pek iyi çözemediğim tuhaf, gizemli bir tutkudur bu benim için. 0 kadar ki, çok ünlü bir ozanın, çok ünlü bir şiirini, hiç bilinmeyen, kargacık burgacık, pek acemice bir resmine feda edebilirim.
    (...) Sözün burasında yine Dali'ye, onun o atılmış kitabına dönüyorum.
    Sanıyorum şimdi daha iyi, çok daha iyi anlaşılmıştır, o kitapta büyük ünlü ressam Salvador Dali'nin bir şiiriyle karşılaşınca neden o kadar sevindiğim, neden oturup hemen onu Türkçe söylediğim.

    Evet, işte "BÜYÜK MASTÜRBATÖR" karşımda, karşınızda.
    Şunu hemen söyleyeyim: Birçok insan, bu arada, başta Gogol olmak üzere, nice yazar, nice sanatçı gibi, Dali de bir mastürbatördü. Şu farkla ki, o bunun şiirini de yazdı. Dali'nin "BÜYÜK MASTÜRBATÖR" şiiri romantik, lirik, melankolik bir şiir gibi başlıyor: Çit, köylüler, kıvrıla kıvrıla giden bir yol. Ama 14. dizede, "bok" sözcüğüyle karşılaşıveriyoruz birdenbire. Sonra, yine romantikleşiyor, yine lirikleşiyor dizeler.

    Ve az sonra da, işte nihayet, şiire adını veren büyük mastürbatör. Bu sözcüğe bakıp da bu şiirin cinsel duyguları gıdıklayıcı, "müstehcen" bir yapıt olduğunu sanmak, boşuna uyarılmaktır, gülünç bir beklentidir. Çiinkü büyük mastürbatör, "çok iri" burunlu, "kocaman gözkapaklı"dır. Dahası, boynunda, üzerinde karıncaların kaynaştığı bir kan çıbanı vardır. Ağzının üstündeki zara kocaman bir çekirge yapışmıştır. Yani, şehvet uyandırmak şöyle dursun, çirkin mi çirkin, iğrenç mi iğrenç, tiksindirici mi tiksindirici bir adamdır büyük mastürbatör.
    (...) Daha ileride ise, daha başka iğrençlikler, daha başka çirkinlikler beklemektedir okuyucuyu. Çürümüş ve herhalde pis pis kokan eşeklerden, adardan, dişi kedilerden, çürümüş iğrenç horozlardan söz açar Dali. Ve bu imgeleri, uzun şiiri boyunca, bıkmadan, usanmadan, kesinti yapmadan birkaç kez tekrarlar:
    Çürümüş eşeklerin
    Çürümüş atların
    Çürümüş dişi kedilerin
    Çürümüş atların
    Çürümüş ağızların
    Çürümüş tavukların
    Çürümüş iğrenç horozların
    Çürümüş çekirgelerin
    Çürümüş kuşların
    Çürümüş ölülerin
    Çürümüş kaygı verici çekirgelerin
    Çürümüş atların
    Çürümüş denizkestanelerinin
    ve özellikle de
    Çürümüş tavukların
    Çürümüş eşeklerin

    Şimdi isterseniz, duralım burada ve düşünelim biraz: Neden bütün bunlar? Şaire, "Şiirinde neden bunları yazıyorsun?" diye sorulmaz. Ama yine de, bu soruyu yanıtlamaya çalışacağım ben.
    Önce şunu söyleyeyim: Şiire, sanata böyle konular, böyle sözcükler, böyle imgeler sokmak Dali'ye özgü bir şey değildir, onunla başlamış bir akım değildir. Evet, bütün ozanlar, her zaman Ziya Osman Saba gibi "temiz", Behçet Kemal Çağlar gibi "hamasi" şiirler yazmamışlardır, iyiyi, güzeli, hep iyide, hep güzelde aramamışlardır. Örneğin Baudelaire, kitabının adını "Güzel Kokan Çiçekler" koymamıştır, "Kötülük Çiçekleri" koymuştur.O kitabın içinde, "La Charogne" (Leş) başlıklı bir şiir vardır ve ozan o şiirinde üzerinde kurtlar kaynaşan bir hayvan leşinden söz eder. Böyle bir şeyin, yani çirkin, iğrenç bir şeyin şiirini, güzelliğini yakalamıştır Baudelaire. Sonra, Rus ressam Soutine'in resimlerinde, insana tiksinti veren çıplak et parçacıklarıyla karşılaşdığı; Marcel Duchamp'ın ise, bir sergiye, hem de önemli bir sergiye, yine belden aşağı bir nesneyle, bir pisuarla katıldığı, daha doğrusu katılamadığı da unutulmamalıdır.
    Bu, daha genel bir açıklama. İşin içinde bir de, İspanyol sanatçının özel durumu, "nev-i şahsına münhasır" özellikleri var. Bana kalırsa bu özellikler, onun kuramından, aklından önce ve belki de onlardan daha çok, onun doğasından, ruhsal sorunlarından kaynaklanmaktadır.
    Biraz daha açayım yukarıda söylediklerimi:
    Salvador Dali, çişli bir çocukmuş. Uzun süre yatağına işemiş. Hem de elinde olmadığından, tutamadığı için değil, hayır, o sıvının bacaklarının arasından akması hoşuna gittiği için. Henüz beş yaşındayken, çok şık üç bayanla kırlara gitmiş. Oralarda dolaşırlarken, kadınlar eteklerini kaldırıp çocuğun önünde fışır fışır işemişler. "BÜYÜK MASTÜRBATÖR" şiirindeki işeyen insanlar, büyük bir olasılıkla bu çocukluk anısından kalmadır.

    (...) Hep biliriz ki, çiş ve kaka pis kokar. Ama Dali, yalnızca onlan değil, kokuşuk olan daha başka şeyleri de sever. Şöyle demiştir bir gün:
    Altı yaşından önce, kokuşmakta olan hayvanlarla karşılaştım ve altüst oldum, on iki yaşına doğru, kokuşuk olan her şeye karşı, gitgide ağır basan bir eğilim duydum. Bu, benim için her zaman iğrenme ile karışık bir görkemdi.

    1909 yılında, yani henüz beş yaşındayken, kuzenlerinden biri, yaralı bir yarasa getirmişti ona. Bir kovanın içine koymuştu onu. Sabah kalktığında, hayvanın ölmek üzere olduğunu, üzerinde karıncaların kaynaştığını görmüştü. Bunu görünce, öylesine çıldırmıştı ki, birden, iğrenç yarasanın kafasını dişleriyle koparıp atmıştı.
    Bir de kirpisi olmuştu çocuk Dali'nin. 0 kirpi de ölmüştü bir gün. Ve çocuk yine çılgına dönmüştü. Dürtüklerken hayvanın leşini, ayağı kaymıştı, düşmüştü leşin üzerine. Burnu ölü kirpinin içine, böceklerin içine girmişti.
    Kimi insanlann, özellikle de bürokratların, yaşarken bile ölüler gibi pis koktuklarını söyleyen bu harika adam, birgün de, "İğrenme, en çok arzu edilen şeylere açılan kapının çok yakınında bulunan bir nöbetçidir." demişti.
    Bütün bunlan anlamak için, mutlaka bu itiraflan duymak gerekmez bence. "BÜYÜK MASTÜRBATÖR" şiirini okumak yeter de artar bile. Evet, şimdi de şiirin asıl konusu, yani mastürbasyon, mastürbatör, hem de büyük mastürbatör. Burada, genelde, kavram olarak, eylem olarak mastürbasyondan uzun uzun söz edecek değilim elbette ki. Ama Dali'nin cinsel dünyasına biraz değinmem, "BUYÜK MASTÜRBATÖR" şiirinin daha iyi anlaşılabilmesi için mutlaka gerekli olmasa da, yararlı bence.
    Şöyle demiştim az önce sözünü ettiğim, "Dali'ler" adlı yazımın bir yerinde de:
    DALİ-SEKS: Dali bir cinsel sapıktı. Eh, onun olması gereken, ondan beklenen de buydu. Mastürbatör ve teşhirciydi. Çocukken, kendini zaman zaman cinsiyetsiz, kimi zaman da kız olarak düşünür, bir penise sahip olmaktan utanırdı. "Dali altı yaşında kendini bir kız çocuğu sandığı zaman da denizin gölgesinde uyuyan bir köpeği görmek için suyun derisini kaldırırken" diye bir resim yapmıştı. Hitler'i bir kadın olarak düşündüğünü, onun bembeyaz olarak düşlediği teninin kendisini çok tahrik ettiğini söylediği için ise, akıldışı şeylere pek o kadar da yabancı olmayan Andre Breton'un aklını başından alayazmıştı.

    (...) Ama öte yandan da, bir zamanlar gerçeküstücü akımın büyük ozanı Paul Eluard'a karılık, esin periliği etmiş, ondan 1930 yılında boşanmış olan Gala'ya, kendine "Gala-Salvador-Dali" adını takacak kadar, ölesiye aşıktı.
    Her ne kadar, akımın kurucusu, kuramcısı Andre Breton ve yandaşlarıyla sürtüşmeye girmişse de, Dali'nin bir gerçeküstücü olduğunu biliyoruz. Onun için de, "BÜYÜK MASTÜRBATÖR"de, öyle bölümler, öyle imgeler de var. Bunları içeren dizeler, betimlemeler, sanatçının resimlerinin sözcüklere dökülmüş biçimi gibi.
    Örneğin, "yüksek dönemeçlerin kıyısındaki/ kutsal kurbanlar/ (...) ve üzerlerinde/ değişik papağan çeşitlerinin/ (...) sırtlarına/ ünlü güllerin/ (...) alacakaranlıklanın/ resimlerinin yapıldığı/ çok sayıdaki hayvan türünü gösteren" dizelerini, kendinizi biraz da Dali'nin yerine koyarak, onun üslübuna öykünerek resimlemeyi denerseniz, ben, ortaya bir Dali resmi çıkacağına inanıyorum.
    "BÜYÜK MASTÜRBATÖR" şiiri, bir köy yolunda yürüyen, işlerine gidip gelen köylülerle, romantik, lirik bir biçimde başlayıp hüzünlü akşam saatlerinden, şiirsel imgelere dönüştürülmüş çeşitli iğrençliklerden, sapıkça bir cinsellikten, gerçeküstü betimlemelerden, "şimalie şanasie" gibi uydurulmuş sözcüklerden geçerek, bir deniz kıyısında, bir plajda iki genç kızla, iki beyefendiyle yorgun argın ve dingin bir biçimde sona eriyor.

    (Prof.Dr.Gürhan Tümer, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 1996)

  4. #4
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Ara Güler'in Objektifinden Salvador DALİ

    s11
    Deli Olmadığını Söyleyen Salvador Dali


    Salvador Dali burnunu burnuma sokarak yaklaştı, gözlerimin içine bakarak, "Ne için benim fotoğrafımı çekmek istiyorsun?" dedi.


    "Salvador Dali'siniz de ondan" dedim.
    Başka bir gün röportaj yapmak için gelen gazetecilere, Katran'ın formülü nedir? diye sordu. Kimse yanıtlayamayınca, bastonunu kaldırarak şöyle dedi:


    "Ben bastonu alır, katrana sokar çıkarırım, elli bin dolar eder. Bunu siz yaparsanız deli derler. İşte aramızdaki fark budur."

    Kaynak: Üç Fotoğrafçı - Sanatçı Portreleri, İKSV

  5. #5
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

    s11
    İstanbulda Bir Sürrealist Salvador Dali

    Salvador Dalí. "Geodesic" Portrait of Gala. 1936. Oil on panel. 21 x 27 cm. Yokohama Museum of Art, Yokohama, Japan.


    Salvador Dalí. Untitled (Woman with Flower Head). 1937. Ink and gouache on paper. 38.5 x 50 cm. Private collection.

  6. #6
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.020

    Standart

    s11
    Gerçeküstücü Dali 'gerçekten' İstanbul'da




    Resim sanatının öncü adlarından Salvador Dali'nin yapıtları ilk kez İstanbul'da sergilenecek. Sergi, 20 Eylül'de Sakıp Sabancı Müzesi'nde açılıyor. “İstanbul'da Bir Sürrealist Salvador Dali” sergisinde, girişte Dali'nin detaylı biyografisi ve yaşadığı dönem boyunca dünyada meydana gelen büyük olaylara yer veriliyor. Sergi, 20 Ocak tarihine kadar sürecek.

    Sanatçının aile fertlerine ait fotoğraflar ile çocukluk fotoğraflarının yer aldığı sergide, Dali'nin ilk gençlik yıllarına ait, ailesini ve yaşadığı yeri resmettiği çizimleri bulunuyor.
    Sanatçının izlenimci ilk döneminde yaptığı eserler ile başlayan sergi, Picasso etkisi ile yaptığı eserler, Sürrealist akımın öncüsü eserleri ile devam ediyor.
    Sergide yer alan tablolar arasında; “Küçük Rom Şişesi ile Sifon” (1924), “Denizin Önündeki Masa” (1924), “Güneş Tutulması ve Bitkisel Osmoz” (1924), “Kumda Yatan Figürler” (1926), “Sürrealist Kompozisyon” (1928), “Ölüm Şövalyesi” (1934), “Görünmeyen Figürlü Sürrealist Kompozisyon” (1936), “Başı Bulut Dolu Adam” (1936), “Sıradan Pagan Manzarası” (1937), “Freud Portresi” (1937), “Aşk Duygusunu İfade Eden 2 Parça Ekmek” (1940), “Napolyon'un Hamile Bir Kadına Dönüştürülmüş Burnu, Gölgesini Özgün YıkıntılarI Arasında Hüzünle Dolaştırıyor” (1945), “Bir Kuğu Tüyünün Atom İçi Dengesi” (1946), “Neron'un Burnunun Yanından Maddenin Çözülmesi” (1947), “Atomik Leda” ve eskizi (1949) de bulunuyor.
    Sergide en dikkati çeken eser ise 1972-1973 tarihli “6 gerçek ayna aracılığıyla geçici olarak yansıtılmış 6 sanal kornea ile sonsuzlaşan Gala'yı arkasında resmeden Dali'nin arkadan görünümü” çalışması.
    Önemli yönetmenlerle sinema eserleri de ortaya koyan Dali'nin “Öldüren Hatıralar” filminde Alfred Hitchcock, “Endülüs Köpeği” filminde Luis Bunuel gibi yönetmenlerle fotoğrafları yer alıyor.
    Serginin nükleer mistizm diye adlandırılan döneme ait bölümünde, “Aziz Jerome” (1960), “Çarmıha Gerilmeyi İzleyen Gala” (1954), “Atlı Moleküler Figür” (1952) ve “Bakkhos Arabası” (1953) izlenime sunuluyor.
    Sergide son olarak Dali'nin, Dante'nin “İlahi Komedya” ve Cervantes'in “Mancha'lı Don Quijote” eserleri için yapılmış illüstrasyonları bulunuyor.

    RESİMLERİNİ DAHA İYİ ANLAMAK İÇİN HAYATINI DA BİLMEK GEREK

    Çok fazla alanda eser üreten Dali, modacılara desen çizmiş, sinemacılarla, tiyatrocularla, bale sanatçılarıyla çok yakın ilişkisi olmuş; onlarla pek çok eser tasarlamış, kitap yazmış, baskı ve gravür gibi alanlarda çalışmış. Bazıları numaralı, bazıları numarasız çok eser piyasaya sürmüş.
    Resimlerini anlayabilmenin, hayatını çok iyi bilmeye bağlı olduğu çokyönlü sanatçının müthiş bilinçaltı dünyası, eserlerinde ön plana çıkıyor.
    Dali, klasik resim eğitimi almış biri olarak eski ustalara göndermeler de yapmış. Michelangelo'ya, Velazquez'e, Picasso'ya, Matisse’e öykünerek yaptığı resimler var.
    Dali’nin ilk görüşte vurulduğu ve bir daha da hayatından çıkarmadığı eşi Gala, pek çok sanatçıya ve yazara ilham vermiş. Gala, Şair Paul Eluard'la evliyken kendisinden 10 yaş küçük Dali'yle birlikte olmaya başlamış. Dali'yi Dali yapan Gala, sanatçının her şeyini parasını, üretimini yönlendirmiş. Aralarında ciddi bir tutku olan çift, çok uzun yaşamış ama önce Gala ölmüş. Gala'nın ölümünden birkaç yıl sonra Dali tamamen içine kapanmış.
    Katalan ustanın, sergide kronolojik olarak sıraya konulmuş eserleri, 1920’lerdeki ilk dönem çalışmalarından Madrid’teki öğrencilik günlerine, 1929’da Sürrealizm akımına dahil olmasından bu akımın kurucusu Andre Breton ile yollarını ayırmasına ve savaş sonrası bilim / mistisizm / klasisizmle ilgili keşiflerine kadar uzanıyor.
    Sergi süresince İstanbullu sanatseverler Salvador Dalí’nin “The Secret Life Of Salvador Dali”, “Pages choisies de Don Quichotte de la Mancha”,”Dante’s Divine Comedy” ve “Dix Recettes d’Immortalite”den seçilmiş illüstrasyonları gibi önemli yapıtlarını görme fırsatını bulacak.
    Ayrıca, “Altı adet gerçek ayna aracılığıyla geçici olarak yansıtılmış altı sanal kornea ile sonsuzlaşan Gala’yı arkasından resmeden Dali’nin arkadan görünüşü” adlı tablo da İstanbullularla buluşacak.
    SSM Müdürü Dr. Nazan Ölçer, Dali'nin eserlerinin, herhangi bir sergideki gibi, sadece duvarlara konulan işlerden ibaret olmaması düşüncesiyle farklı bir işe giriştiklerini anlatıyor. Bunun sebebini de şöyle açıklıyor: “Dalí'nin İspanya'daki müzesi, bir tiyatro binasında kurulmuş. Dalí, geleneksel anlayışı bir kenara itip, müzesini bir tiyatronun binasında kurmuş. Bu anlayışını İstanbul’a taşımamız gerekirdi. Bu nedenle, serginin tasarımında, tiyatroyla sanatı birleştiren biriyle, Metin Deniz'le çalıştık.”
    Dali sergisinin girişi, sanatçının biyografisinin yanı sıra dünyadaki, özellikle de İspanya'daki konumunun vurgulandığı bir sunuşla açılıyor. Bu kısımda, Dali’nin babasını tasvir ettiği orijinal tuvallerden Katalanca özgün mektuplarına kadar pek çok işi görülebilecek.
    Metin Deniz, Dali sergisi için pek çok ilham kaynağına başvurmuş. Bunlar arasında en ilginci, Figueres'teki Dali Tiyatro-Müzesi’nin cephesinde yer alan, burçları yumurtalardan oluşan bir kale surunu andıran “Dali’ce” dış cephe tasarımı. Bu çalışma için tam bin adet heykel üreten tasarımcı, bu formların her birinin müzenin orijinal cephesinde farklı olduğunun da altını çiziyor.

    DUVAR RENGİ KIRMIZI
    Dali sergisinin aydınlatması, ışığa duyarlı eserlerin zarar görmemesi için titizlikle düşünülmüş.
    Metin Deniz, İstanbul’daki sergiyi tasarlarken, duvar rengi olarak kırmızıyı seçmiş. Daha sonra ziyaret için gittiği İspanya'da, Dali yapıtlarının da aynı kırmızı zeminle sunulduğunu hayretle fark etmiş.
    Dali sergisinin ilk yapıtları, 1 ve 6 Eylül'de, özel koliler halinde İstanbul’a indirilmiş. Yapıtlar, müze ısısına uyum sağlaması amacıyla, en az 48 saatlik bir dinlenme sürecine alınmış.
    Deniz, Dali’nin kendine özgü, gerçeküstü cazibesinin tek rakibinin, SSM'nin olağanüstü güzellikteki Boğaz manzarası olduğunu fark etmiş. Bu nedenle, aydınlatma sisteminden Boğaz manzarasına bakan cephelere kadar pek çok görsel unsur, Dali uğruna denetim altına alınmış.
    Tasarımcı, Figueres'te rastladığı üç boyutlu Dali resimlerinden özgün bir örneği, camekanlı haliyle İstanbul'a taşımış. Bundan yola çıkarak, İspanya'daki gibi üç boyutlu bir Dali resmi üretebilmek için, Gala-Salvador Dali Vakfı'nın iznini almayı başarmış.
    Sergiye yerleştirilen iki dilden yazılı metinlerde ve bilgi panolarında, her yaştan ziyaretçinin okuyabileceği büyüklükte harfler kullanlmış.

    ZİYARET SAATLERİ
    Sergi, 20 Eylül 2008- 20 Ocak 2009 tarihleri arasında pazartesi hariç her gün, 10:00-18:00 saatleri arasında gezilebilecek. Ramazan Bayramı’nın ilk günü (30 Eylül 2008) ve Kurban Bayramı’nın ilk günü (8 Aralık 2008) ile 1 Ocak 2009 tarihinde kapalı olacak.
    Bilet Fiyatları
    Tam bilet : 10 YTL
    Grup bileti : 7 YTL
    İndirimli bilet : 3 YTL (öğrenciler, 65 yaş üstü ziyaretçiler)
    İletişim
    Adres : Sakıp Sabancı Caddesi No:2 Emirgan 34467 İstanbul
    Telefon : (0212) 277 22 00
    Faks : (0212) 229 49 14

  7. #7
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Standart

    s11
    Bilet fiyatlarıda çok uygunmuş, şimdi istanbulda olmak vardı anasını satiyim

  8. #8
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

    s11
    salvador dali resimleri


    süper salvador dali tabloları

  9. #9
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Salvador Dali Resimleri İstanbulda, İstanbulda Bir Sürrealist, Salvador Dali Kimdir?

    s11
    salvador daliden ilginç ve güzel resim çalışmaları

+ Yeni Konu aç

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Pratik pasta tarifleri | promosyonbank.com