+ Yeni Konu aç
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Romatoid Artrit Hastalıgı Nedir? Nasıl tedavi edilir?

Genel Kültür ve Sanat Katagorisinde ve Sağlık Forumunda Bulunan Romatoid Artrit Hastalıgı Nedir? Nasıl tedavi edilir? Konusunu Görüntülemektesiniz.->Romatoid Artrit Romatoid artrit nasıl bir hastalıktır? Romatoid artrit (RA), en sık görülen iltihabi eklem hastalığıdır. Eklemlerin iç yüzünü döşeyen ...

  1. #1
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    icon37 Romatoid Artrit Hastalıgı Nedir? Nasıl tedavi edilir?

    .
    s11
    Romatoid Artrit

    Romatoid artrit nasıl bir hastalıktır?
    Romatoid artrit (RA), en sık görülen iltihabi eklem hastalığıdır. Eklemlerin iç yüzünü döşeyen "sinovyum" adlı dokunun (zarın) iltihabı ile başlar ve kıkırdak, kemik, tendon (kiriş) ve bağlarda harabiyet yapabilir. Giderek ilerleyen hastalık, eklemlerin yanında iç organları da etkileyebilir. Genellikle birden fazla eklemi tutar, uzun sürelidir (kronik), ancak ataklar arasında uzun süreli sessiz dönemler de görülebilir. Nedeni tam olarak bilinmeyen bu hastalık, kişiden kişiye de büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Genellikle genç-orta yaşlı erişkinlerin hastalığıdır ve kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla görülür.





    Diğer eklem hastalıklarından nasıl ayrılır?
    Romatoid artriti diğer eklem romatizmalarından ayıran en önemli özellik, bazı laboratuvar testleri ve hangi eklemleri tuttuğudur. RA genellikle el bileği ve elin bir çok eklemini tutar, ancak tırnaklara yakın uçtaki eklemler (baş parmak hariç) çok etkilenmez. Osteoartritte (kireçlenme) ve sedef hastalığına bağlı gelişen iltihaplı romatizmada ise, tam tersine tırnağa yakın bu eklemler hastalanır.

    RA'da dirsek, omuz, boyun, çene, kalça, diz, ayak bileği ve ayak eklemleri de tutulabilir. Boyun dışında omurganın diğer bölgelerinde tutulum nadirdir. Genellikle, vücudun her iki yanındaki eklemler birlikte hastalanır. Yani, sağ elde birkaç eklem şişerse, büyük olasılıkla sol el eklemlerinde de şişlik ve hareket kısıtlılığı olacak demektir.

    Romatoid artritin nedeni nedir?
    RA'da bağışıklık sistemi bozulmuştur. Vücudumuz kendi dokusunu yabancı gibi algılayıp buna karşı savaş başlatır. Eklemlerde iltihap hücreleri toplanır ve bu hücrelerden dokulara zarar verecek maddeler (enzim, antikor, sitokin) salgılanır.


    Genlerin rolü var mı?
    RA doğrudan anne-babadan çocuğa geçen genetik bir hastalık değildir. Ancak RA'ya yatkınlık hali genlerle geçiş gösterebilir. RA'lı birçok hastada HLA-DR4 adı verilen belirli bir genetik belirleyicinin bulunduğu gösterilmiştir.



    Enfeksiyon, romatoid artriti başlatır mı?
    Birçok araştırmacı ve hekim RA'nın başlangıcında enfeksiyonun rolü olabileceğini düşünmektedir, ancak kanıtlanmış değildir. RA bulaşıcı bir hastalık değildir. Ortamda çok yaygın olarak bulunan bir mikrobun, RA'ya yatkınlığı olan kişilerde bağışıklık sistemini bozarak hastalığa neden olduğu varsayılmaktadır.


    RA'nın belirtileri nelerdir?
    RA kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Hemen hemen hastaların tümünde, eklem bulguları dalgalanmalar göstermekle beraber, kronik bir şekilde devam eder. Bazı kişilerde hastalık daha hafif seyreder; sadece zaman zaman ataklar olur. Bazılarında ise daha ağır seyrederek zaman içinde ilerleyici harabiyet yapar.

    Eğer RA hastalığınız varsa, tutulan eklemlerinizde ısı artışı, şişlik, duyarlılık, kızarıklık ve ağrınız olacaktır. Özellikle sabah saatlerinde belirgin olan eklem hareketlerinizde güçlük, tutukluk hissedebilirsiniz. Biz buna sabah tutukluğu – katılığı diyoruz. Süresinin uzun oluşu hastalığınızın aktif olduğunu göstermektedir. Gün içinde genelde daha iyi olduğunuzu göreceksiniz. Hastalığınızın uzun sürmesi durumunda eklemlerinizde şekil bozuklukları oluşabilir.

    RA özellikle ataklar sırasında genel bir halsizlik yapabilir. İştah azalması, kilo kaybı, bazen hafif ateş, enerjide azalma, kansızlık görülebilir. Hastaların yaklaşık %20'sinde, vücudun basınç gören bölgelerinde, cilt altında, "nodül" adı verilen sertlikler gelişebilir. Sıklıkla dirsekte olabilirse de vücudun diğer bölgelerinde, hatta iç organlarda da görülebilir.



    RA tanısı nasıl konur?
    RA tanısının erken dönemde konulabilmesi çok önemlidir. Çünkü, bu dönemde tedaviye başlanması, kalıcı eklem hasarını en azda tutar. RA tanısı için, hekim tarafından ayrıntılı öykünüzün alınması ve fizik muayenenizin yapılması gereklidir. Belirli laboratuvar testleri ve röntgen incelemeleri istenebilir. "Romatoid faktör" adı verilen testin pozitifliği tanıyı destekler. Yüksek eritrosit sedimentasyon hızı, düşük hemoglobin (kansızlık) diğer laboratuvar bulguları arasındadır. Unutulmaması gereken, bu testlerin yalnızca yol gösterici olduklarıdır. Kesin tanı, hastanın hekim tarafından bir bütün olarak değerlendirilmesi ile konur.


    RA nasıl tedavi edilir?
    Halen RA'nın kesin tedavisi yoktur. Kullanılan yöntemler ağrıyı gidermeye, iltihabı ve eklem hasarını azaltmaya ya da durdurmaya ve hastanın fonksiyonları ile yaşam kalitesini artırmaya yöneliktir.

    RA'da ilaç tedavisi 2 grupta incelenebilir;
    1. Yakınmaları gidermeye yönelik kısa etkili ilaçlar; aspirin, steroid olmayan anti-romatizmal ilaçlar, ağrı kesiciler, gerektiğinde kortizon.
    2. Uzun etkili ilaçlar; metotreksat, leflunamid, klorokin-hidroksiklorokin, altın tuzları, siklosporin, sülfasalazin, D-penisilamin, azatiopürin, etanersept, infliximab ve adalimumab gibi.

    Bu ilaçların tümünün, belli aralıklarla izlenmesi gereken; kan hücrelerinde düşüklük, böbrek ve karaciğer değişiklikleri gibi yan etkileri vardır. Bu etkilerin çoğu ilaç cinsini ve dozlarını ayarlayarak kontrol edilir. Hastanın bu konuda bilinçli olması büyük önem taşır.



    Tedavi hastaya özel planlanır; bunda da hastalığın şiddeti, eşlik eden sağlık problemleri ve bireysel özellikler ve gereksinimler ön planda tutulur. İstirahat, RA hastalarının tedavisinin en önemli parçasıdır. Özellikle akut alevli dönemlerde ilgili eklemlerin istirahati önerilir. Akut dönem dışında, hastanın kendini iyi hissettiği zamanlarda dengeli olarak verilmiş egzersizler hastaya yarar sağlar.

    Yine eklemlerin fonksiyonlarının korunmasında, deformitelerinin (şekil bozukluklarının) engellenmesinde "splint" adı verilen bazı basit araç-gereçlerden yararlanılabilir. Splintler deformiteleri önlemekte oldukça etkilidirler. Ayrıca, bazı kuralları uygulayarak da deformiteleri önlemeye yardımcı olabilirsiniz:

    a. İş yaparken küçük eklemlerden çok büyük eklemlerinizi kullanmaya dikkat edin. Örn; Kapı açarken elinizle değil kolunuzla itin, ya da kavanoz açarken parmaklarınızla değil elinizle açın.
    b. Yükü tek bir eklem yerine birden fazla ekleme dağıtmaya çalışın. Örn; bir kitabı kaldırırken bir değil iki elinizle tutup kaldırın.
    c. Eklemlerinizi en "doğal" pozisyonunda kullanmaya çalışın. Aşırı bükme ve zorlanmalardan kaçının.
    Bazı hastalarda deformiteleri düzeltmek, ağrıyı azaltmak ya da eklemleri kullanabilir duruma getirmek için cerrahi gerekebilir.

    Tedavi kararlarının tüm aşamalarında hekim ve hasta arasında sıkı bir işbirliğine gereksinim vardır.


  2. #2
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    Romatoid Artrit

    Romatoid artrit kronik bir eklem hastalıktır. Eklemleri simetrik bir şekilde tutar. Zamanla eklemlere kalıcı hasarlar verir ve sakatlıklara yol açabilir.
    Romatoid artrit kötü sonuçları olan ve hafife alınmaması gereken bir hastalıktır. Romatoid artritli kişilerin yaşam kaliteleri ciddi derecede düşer. En sık 35-50 yaşlarında, kadınlarda görülür.

    En çok hangi eklemleri tutar?

    Romatoid artrit en çok el bileği ve parmaklardaki küçük eklemleri simetrik bir tarzda tutar. Yani hem sağ hem sol el birlikte tutulurlar.
    En sık tutulan eklemler "proksimal interfalangeal eklemler"dir. - bir odaya girmek üzere kapıyı çalarken kapıya vurduğumuz eklem- Romatoid artrit de öncelikle bu eklemle kapımızı çalar. Etkilenen eklemler şişer, ağrır ve kızarır. Zamanla eklemlerde harabiyet başlar. El bileğinin şekli bozulur. Eklemlerin hareket aralığı giderek kısalır ve geri dönüşü olmayan bir şekilde elin fonksiyonları bozulur. El bileği ve parmaklar eski hareketlerini yapamaz hâle gelirler.
    Romatoid artritte omurgalar, diz, ayak bileği eklemleri de tutulur.
    Sabah tutukluğu nedir?

    Sabah kalkınca bir süre eklemlerde tutukluk hissedilmesi ve bir saat sonra açılmasıdır. Romatoid artritin en önemli bulgularından biridir. Sabah tutukluğu, mekanik kökenli değil iltihabi bir eklem hastalığının var olduğu anlamına gelir. Romatoid artrit iltihabi bir eklem hastalığıdır.
    Eklem hasarı dışında nelere yol açar?

    Eklem dışı bulguları da vardır. Örneğin romatoid artrit zemininde yorgunluk, güçsüzlük, iştahsızlıkla birlikte bir takım deri, akciğer, göz bulguları ortaya çıkabilir.
    Romatoid artritin nedeni nedir?

    Hastalığın nedeni bağışıklık sisteminin vücudun sağlıklı eklem dokularına saldırmasıdır. Bunun sebebi hâlâ araştırılmaktadır. İltihap hücreleri eklem yüzeyini örten "sinovyal membran"da birikir ve ekleme hasar verirler. Eklem hasarı ilerledikçe zamanla iltihap bitişikteki kemik dokusuna da sıçrayabilir.
    Genetik yatkınlığı olan kişilerde romatoid artrit daha kolay ortaya çıkmaktadır.
    Nasıl teşhis edilir?

    Romatoid artrit teşhisi için özel bir test yoktur. Klinik değerlendirilmeyle ve muayene bulgularıyla teşhis konulur. Ancak eşlik edebilecek diğer hastalıklar için tahlil gerekli olabilir.
    Görüntüleme yöntemleriyle eklem hasarının derecesi belirlenebilir. Röntgen filmi ve MR istenebilir.
    Tedavisi nasıldır?

    İlk önce hastaya hastalığıyla ilgili eğitim verilir. Fizik tedaviyle birlikte eklemlerini en verimli şekilde kullanması ve günlük yaşam aktivitelerini yapması sağlanır.
    Romatoid artritin ilerlemesini engellemek için bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanılır. Kortizon ve metotreksattan yeni çıkan biyolojik ilaçlara kadar çok farklı türde ilaç seçenekleri vardır. Tedavi hastalığın derecesine göre belirlenir. Hepsinin yaptığı iş aynıdır: Hastalığın ilerlemesini engellemek.
    Eğitim, yaşam tarzı değişiklikleri ve düzenli ilaç kullanımıyla oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Pek çok romatoid artrit hastası hiçbir ağrı duymaksızın veya sakatlık çekmeksizin yaşamlarını rahatça sürdürmektedir. En önemli nokta tedaviyi aksatmamak ve doktorunuzla iyi iletişim kurmaktır.
    Sağlıklı ve mutlu günler dileriz.

  3. #3
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    İltihaplı Romatizma




    Romatoid artrit nedir ?

    Halk arasında “iltihaplı romatizma” olarak adlandırılan, en sık rastlanan sistemik bağ dokusu hastalığıdır. Romatizmanın vücudumuzda en sevdiği bölgeler el ve diz eklem bölgeleridir.

    Kalıtımsal mıdır ?

    Kalıtsallığa yatkınlığı vardır. Yani anne babasında romatoid artrit olanlarda meydana gelme sıklığı, olmayanlara göre daha fazladır.
    Kalıcı mıdır ?
    Romatizma zaten vücudun içinde yaşayan ikinci bir varlık gibidir. Çünkü immünolojik bir durumdur. Her insanda romatoid etken vardır. Bu etken hiçbir zaman ne ilaç kullanmakla, ne değişik tedavi metodlarıyla, ne akupunktur tedavisiyle yok olur. İstediğiniz ilacı kullanın, akupunktur da dahil istediğiniz tedaviyi yaptırın, hiçbir zaman hayat boyu yok olmaz.
    Romatizma faktörü, kalp gibi, böbrek gibi, karaciğer gibi vücudun ayrılmaz bir parçasıdır.
    Kimlerde görülür ?
    Romatoid artrit, genellikle 25 – 50 yaş arasındaki bayanlarda görülür.
    Kırk yaşından sonra daha sıklıkla görülür. Topluma oranladığımızda her yüz kişiden iki kişide görülebilir. Diğer bir deyişle, bir milyar dörtyüzbin kişiden beşyüz bin kişide bu durum açığa çıkmış ise, kalan diğer ksımda bu durum fibro miyalji olarak, kireçlenme vb. olarak dile getirilir.
    Neden herkeste ortaya çıkmaz ?
    Bunun nedeni kişinin bağışıklık sisteminin güçlü oluşudur. Örneğin kişi,
    -Genç iken vücut direnci iyidir. Bağışıklık sistemi kuvvetlidir.
    -Herhangi bir sebeple çok ilaç kullanıp bağışıklık sistemi zayıflamamıştır.
    -Doğal yollardan ekolojik gıdalarla beslenmiştir.
    -Yediği içtiği gıdalarda kimyasal katkı maddeleri yoktur ya da çok azdır.
    -Aldığı gıdalarda kanserojen maddeler bulunmaz.
    -Çok streli ve anormal dereceli iş ortamında çalışmıyordur.
    Bu şekilde vücudunu ve immün sistemini iyi koruyan kişilerde romatizma faktörü meydana gelmez. Romotid etken yine vücutta vardır ama belirti vermez. Adeta fırsat kollar. Ne zamanki yaşlanma gibi ya da yukarıdaki yaşama tarzında bir vesileyle zayıflama olur, işte o zaman “Ben buradayım” diyerek ortaya çıkıverir.
    Hastalığın iki dönemi vardır.
    Hastalığın “aktif” ve “inaktif” diye bilinen iki dönemi vardır. Bu iki dönemi bildiğimiz bir olguyla anlatmaya çalışalım. Örneğin “deprem” dediğimiz doğa olayını ele alalım. Depremin olduğu an aktif andır. Bir hareketlilik başlar. Her taraf sallanır. Bir süre sonra derpem durur. Aktif bölüm bitmiştir. Deprem durduğunda ortaya binaların yıkıntısı ve darmadığın olmuş bir görüntü kalır. Bu görüntü ise inaktif durumdur. İnaktif duruma ise aktif durum sebep olmuştur. Bu durumu romatoid etken için ele aldığımızda vücudumuzda rahatsızlık şöyle gelişir:
    Aktif dönem
    Akit dönemde, kişinin vücudunda genel bir ısı artışı olur. Bu artış ile birlikte eklemlerde belirli şişilikler yani ödem meydana gelir. Bu şişlikler belirli süre sonra yavaş yavaş ortadan kalkar. Aktif bölüm sona ermeye başlamıştır. İnaktif bölüm başlamıştır. Aktif dönem vücutta harabiyetin, şekil bozukluklarının ortaya çıkması için hareketliliğin olduğu dönemdir.
    İnaktif dönem
    İnaktif dönem, bozuklukların görüldüğü dönemdir. “İnaktif dönem” dediğimiz dönemde, mafsallarda deformite adını verdiğimiz bazı şekil bozuklukları meydana gelir. Bu bozukluklar vücutta şekilenmeye başlar.
    -El bileklerinde, parmaklarda büyüme iliği deformitesi,
    -Kuğu boyun deformitesi,
    -El bileğinde çarpıklık deformiteleri oluşması,
    -Dizin tam açılamaması, ya da tam kapanamaması,
    -Dizde şişliklerin kalıcı hale gelmesi. Kalıp şeklinde bir kireçleme dokusu meydana gelmesi söz konusu olur.

    Sebepleri nelerdir ?

    Fibromiyaljideki sebeplerin hepsi burada da geçerlidir. (Bkz. Fibromiyalji)
    İlave olarak, şunları sıralayabiliriz.
    Kişi çok genç yaşta birtakım rahatsızlıklar geçirmiş olabilir.
    Birtakım eklem ağrıları, boyun ağrıları yaşamış olabilir.
    İklim değişikliklerinden etkilenebilir.

    Belirtileri nelerdir ?

    Şikayetler, halsizlik, iştah ve kilo kaybı gibi genel belirtilerle başlar.
    Aylar sonra sabah uyuşukluğu gibi şikayetler belirir.
    Dizle ayak bileği arasındaki baldır bölgesinde, inceden inceye bir sızı başlar.
    Bağırsakta gaz olur.
    Midede şişkinlik olduğu zaman sırtında bir yük hisseder.
    Sabahleyin zor uyanır. Uyandığında dinlenememiş hissi vardır.
    Yıllar süren kronik yorgunluk sendromları yaşanır.
    Parmak eklemleri gibi küçük eklemlerde ve çoğunlukla el sırtında şişme, ağrı ve hareket azlığı olur.
    Deri altında bu hastalığa özgü olan nohut büyüklüğünde kitleler gelişebilir.
    Bir süre sonra bu eklemlerde kalıcı şekil bozuklukları ortaya çıkar.
    Bu şikayetler büyük eklemlere doğru ilerlemeye başlar.
    Genellikle tek taraflı olmak üzere diz ve omuz eklemlerini tutarak buralarda şişme, ağrı ve hareket kısıtlığına yol açar.
    Bunlar romatoid artrit öncesi ve ilermesi sonucu olaşan belirtilerdir.

    Teşhisteki zorluk

    Romatoid artritin teşhisi altıncı vaka dediğimiz şekil bozukluklarının meydana gelmesinden önce, klinik tetkiklerde pek tespit edilemez.
    Bu dönemde yapılan tetkiklerde, kan testlerinde, diğer incelenen tetkiklerde % 80 olayında romatoid artrit bulguları bulunamaz.
    Sınırda romatoid artrit durumu vardır. Yani bu tetkikler bir süre sonra yapılsa ortaya çıkabilecek iken, sınırda olunca tetkikle ortaya çıkmaz. İşte burada hastayı yakından tanımanın, hastanın şikayetlerini önceye dönük iyi dinlemenin ve hekim olarak tecrübenin çok önemli rolü vardır.
    Çünkü bu sınırdaki dönemde ellerde şişlik yoktur. İltihap yoktur. Ateş yoktur. Şekil bozukluğu yoktur. Ama buna rağmen yukarıdaki belirtiler varsa hasta zaten bu deformasyona adaydır. Deformasyon olmadan önce, 100 kişiden 70’inde yapılan tetkiklerdeki pozitif sonuç hekimi yanıltmamalıdır.
    Eğer bu sınırdaki şahsa ilave olarak bir de akupunkturel teşhisle yaklaşılırsa şahsın imminülojik bir rahatsızlığı olduğu derhal belirlenir.
    Ve vücutta zaten potansiyel olarak var olan rahatsızlığın sınırda olduğu tespit edilir. Açığa çıkmaması için immün sistemi kuvvetlendirilir. Hasta altıncı safhaya gelmeden rahatlatılmış olur.

    Koruyucu önlemler ve akupunktur tedavisi

    Hafızamızda yer alan klişe bir söz vardır:
    “Kanserden korkma geç kalmaktan kork!”
    Bu sözü romatoid artrit için şöyle belirleyebiliriz:
    “Romatoid artritten kurtulmaya değil, romatoid artrit olmamaya çalış!”
    Anlaşılıyor ki romatoid artrit olmamak için vücudun direncinin ve bağışıklık sisteminin bozulmamasına özen göstermek gerekiyor.
    Bunun için ne yapabiliriz?
    Doğal ve ekolojik gıdalarla beslenmeliyiz. Abur cubur ayakta ve acele yemekten sakınmalıyız.
    Giyimlerimizde vücudumuzu sarıp sıkmayacak, hava almamızı engellemeyecek tarzda bol ve pamuklu, bayanlar için ipekli de olabilir türde giysiler giymeliyiz.
    Ayak tabanlarını zorlayacak derecede yüksek topuklu ayakkabılar giymemeliyiz.
    Ani hareketlerle eklemlerimizi zorlayacak pozisyonlardan sakınmalıyız.
    Okulda duruş ve oturuş bozukluklarına karşı eğitim almalı ve vermeliyiz.
    Vücutta biriken elektriğin zemine boşaltılmasını engelleyecek tarzda altı lastik ayakkabılardan uzak durmalıyız. Bunlar vücutta durağan stres dediğimiz birikimlere sebep olur.
    Bu ve benzeri önlemlere ilaveten, yılda bir kez 15 – 20 seans akupunktur tedavisi en iyi koruyucu yöntemdir.

    En etkin koruyucu tedavi : Akupunktur

    Ne demiştik? Romatoid artirt olmadan önce korunmaya bak!
    Korunmadan amaç neydi?
    Vücudun bağışıklık sistemini, immün sistemini güçlendirmek.
    Peki akupunkturun en önemli özelliğinin bu sistemleri güçlendirmek olduğunu hâlâ bilmiyor musunuz?
    Evet akupunktur, vücuttaki denge sistemini koruyan en etkin tedavi metodudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
    Vücudun tüm organizmasını canlandırır,
    Vücut dinç ve zinde kalır.
    Öyle olunca da, kendini her türlü deformasyona karşı korumuş olur.
    Akupunktur tedavisi olan kimseler eğer sınırda romatoid artrit ise bu sürenin ileri gitmesi % 80 – 90 önlenmiş olur. Tıpkı sınırda behçet, sınırda şeker hastalarında olduğu gibi, sınırda romatoid artrit hastaları da % 90 şikayetten kurtulur.
    Eğer henüz aktif durum yoksa, böyle bir tehlikeye karşı koruyucu tebdir alınmış olur.
    Eğer inaktif dönemde tedavi olunursa, akupunkturun ödem dağıtıcı özelliği sayesinde, ciddi süreli bir tedavi sayesinde vücuttaki şişliklerin yavaş yavaş düzelmesi sağlanır. Bağışıklık sistemi dengeye alınır. İmmün sistemi güçlendirilir.

    Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alır.

    Romatoid artritli hastanın romatoid faktörden kaynaklanan rahatsızlığı mı var? Hayır! Her hasta böyle olmayabilir. Diyelim ki romatoid hastası ama hastaya tüm bu rahatsızlıkları için ilaç verilecek. Peki hasta ne yapacak? Bunca ilacın yan etkisiyle perişan olmayacak mı? Vücut bir bakıma zehirlenmeyecek mi? Hastaya tüm bu faktörler hesaba katılmadan yaklaşılabilinir mi?
    Bildiğimiz tıbbi tedavide hastaya yatak istirahatinin yanı sıra aspirin ve benzeri ağrı kesiciler veriliyor. Bu ilaçlar belirli derecede etkili olmakla birlikte yan tesir olarak mideye, karaciğere, böbreklere müthiş zarar verebiliyor. Buna rağmen yine de tedavide yetersiz kalındığında maalesef kortizana başvuruluyor. Bu da yetmedi mi, daha ileri safhada bağışıklık sistemini baskılayan kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar veriliyor.
    Oysa kişi, akupunktur ile tedavi olmaya başladığında ne oluyor?
    Öncelikle, kullanmak zorunda kaldığı bu tür ilaçları artık ya hiç kullanmıyor, veya en az seviyede kullanmak lüksünü yakalıyor.
    Akupunktur tedavisi sayesinde rahatsızlık bağışıklık sistemini baskı altına alamıyor.
    Vücut akupunktur tedavisinin yardımıyla, hastalığa direnç gösterip onun gücüne karşı güçle cevap vermeye başlıyor.
    Akupunktur vücudu bir bütün olarak ele alan tedavi yöntemidir. Dolayısıyla yukarıda saydığımız tüm rahatsızlıklar bir anda tedavi edilmeye başlıyor.
    Yani, hastanın sadece romatoid artrit tedavisi değil aynı zamanda var ise, tansiyonu, safra kesesinde tembelliği, karaciğerde yağlanması, sinüziti, kabızlığı, ülseri hep birden tedaviye alınmış oluyor.
    Basit bir mantıkla olaya yaklaştığımızda, hastanın kabızlığı iyileşince yarı yarıya hasta rahatlamış oluyor.
    Ülseri iyileşirse, sinüziti geçerse, alerjisi ortadan kalkarsa hasta rahatsızlığa karşı daha bir güç kazanmaz mı?
    İşte akupunktur tedavisiyle hasta, hem ilaç kullanarak diğer organlarını yormamış oluyor hem bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
    Bunun yanında akupunkturun ödem çözücü özelliğiyle vücutta inaktif dönemde meydana gelmiş olan şekil bozuklukları da yavaş yavaş düzelmeye başlıyor.
    Bu bile romatoid artritteki müthiş başarı değil de nedir?
    Maraş Akupunktur ve Lazer Tedavi Merkezi olarak onsekiz yıllık tecrübelerimizle, bu tür şikayetle bize gelen birçok hastamız kliniğimize tekerlekli sandalyede gelmişken, belli bir tedavi sonrası yürümeye başlamışlar, ceket giyemeyecek durumda olanlar bugün otomobillerini kullanır hale gelmişlerdir.
    Bu akupunkturun en etkin tedavi metodu olduğunun en açık dedilidir.

    Romatoid artritle birlikte yaşamak

    Kişinin romatoid artritle barışık halde yaşaması mümkün mü?
    Elbette mümkün. Ancak bu konuda hastaya hekimin yardımcı olması gerekir.
    Bunun için hastanın rahatsızlık öncesinden başlayıp tüm yaşayışı A’ dan Z’ ye bir hikaye olarak dinlenir.
    -Yaşama standardı
    -Alışkanlıkları,
    -Hobileri,
    -Spor ve jimnastik türleri,
    -İş yeri durumu,
    -İşi gidip gelirken kullandığı ulaşım araçları,
    -Yeme içme alışkanlıkları,
    -Giydiği kıyafetin sağlık yönünden uygunluğu,
    -Giydiği ayakkabının sağlık yönünden uygunluğu,
    Ayrıca romatoid vakasından başka ne gibi rahatsızlıkları olduğu?
    -Alerjik bünye olup olmadığı?
    -Midesinde herhangi bir problemi olup olmadığı,
    -Böbrek, safra kesesi, karaciğer gibi organlarında rahatsızlık olup olmadığı,
    İmmünolojik düzeninde sorun olup olmadığı,
    Tüm bu sorulara verilen cevaplar rahatsızlığı dengede tutmada veya ortadan kaldırmada etkileyici faktörlerdir.
    Bu bulgular, normal laboratuar tetkiklerine ilaveten akupunktur teşhisi ile de elde edilir. Çünkü akupunktur teşhisi birçok rahatsızlığı henüz laboratuar belirtileri ortaya çıkmadan teşhis edebilmektedir.
    Romatoid artrit ameliyatı hekim ayıbı mı ?
    Romatoid artrit rahatsızlığı olan birini, bazı özel durumlar haricinde, iyi takip etmeyip, hastalık ileri safhaya geldikten sonra da ameliyatla buna çözüm aramak hekimin ayıbıdır. Hekimin hastasıyla ilgisizliği demektir.
    Çünkü iyi takip edilmeyip gerekli önlemler alınmazsa, eklem yerlerindeki deformasyonun o boyuta geleceği, şekil bozuklukları olacağı bellidir.
    O elin zamanı geldiğinde fonsikyon yapamayacağı bellidir.
    Dolayısıyla rahatsızlık o safhaya gelene kadar bir takım önlemin alması gerekir. Şekil bozukluğu olduğu zaman, cerrahi operasyonlar yapılıyor. Bunlar hastaya iyilik değil, ilgisizlik sonucu meydana gelen ayıbı ortadan kaldırma telaşıdır. Önemli olan eklem o boyuta getirilmemelidir.

  4. #4
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    ‘Romatoit atriti ciddiye alın’

    Eklemlerde ağrı, şişlik, katılık ve fonksiyon kayıpları şeklinde baş gösteren iltihabi bir hastalık olan romatoid artritin (RA) ciddiye alınması gerekiyor.


    Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Ramotoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurullah Akkoç, bütün hastalıklarda olduğu gibi romatoid artritin de erken teşhisin önem taşıdığını vurgulayarak, kişilerin kendi eklemlerindeki değişiklikleri takip ederek, mutlaka doktora başvurmalarını istedi.


    Prof. Dr. Nurullah Akkoç, İzmir’in Narlıdere ve Balçova ilçelerinde 2 bin 800 kişiyle yapılan araştırmada, romatoid artritin, “her 100 kişiden 0,5-1’inde” görüldüğünü tespit ettiklerini bildirdi.


    Araştırmaya katılanların yüzde 36’sının hasta olduğunu bilmediğini gözlemlediklerini anlatan Akkoç, “Bu hastalık, tüm ırk ve etnik gruplarda görülmektedir” diye konuştu. Prof. Dr. Akkoç, hastalığın genetik ya da bulaşıcı olmadığını, 30 yaşın üzerindekilerde daha sık olmakla birlikte çocuk ve gençlerde de görüldüğünü, özellikle kadınlarda erkeklerden 2-3 kat daha sık ortaya çıktığını kaydetti.


    TANI TEDAVİSİNDE TAKIM ÇALIŞMASI


    Romatoid artritin (RA) hastalığının tanı ve tedavisinin, hasta ile birkaç farklı sağlık uzmanının oluşturduğu bir takımın çabasını gerektirdiğini kaydeden Akkoç, iyi bilgilendirilmiş ve kendi tedavilerine aktif olarak katılan hastaların daha az ağrı yaşadığını ve daha az sıklıkta doktora başvurduklarını bildirdi.


    HASTALIĞIN ÖZELLİKLERİ


    Bütün hastalıklarda olduğu gibi RA’da da erken teşhisin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Akkoç, hastalığın özelliklerini, “Hassas, sıcak, şiş eklemler, etkilenen eklemlerde simetrik tutulma, el bilekleri ve el parmak eklemlerinde iltihap, yorgunluk, nadiren ateş, sabahları veya uzun süreli istirahat sonrası 30 dakika veya daha uzun süreli katılık” olarak sıraladı. Hastalıkla ilgili ilk belirtilerden itibaren, kişilerin kendi eklemlerindeki değişiklikleri çok iyi takip ederek, mutlaka doktora başvurmalarını isteyen Prof. Dr. Akkoç, son yıllarda geliştirilen çok önemli ilaç ve tedavi yöntemleri bulunduğunu, bunlar sayesinde hastaların günlük yaşantılarını daha kolay sürdürebildiklerini bildirdi.

  5. #5
    Bakteri

    Üyelik tarihi
    Mart.2011
    Mesajlar
    1

    Standart

    .
    tesekkürler.

  6. #6
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    tedavi sureci cok zorlu..Hasta olanlara Allah yardım etsin..

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ocak.2008, 13:51
  2. Gut Hastalıgı Nedir? Nasıl Tedavi edilir?
    Konu Sahibi Seabell Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 14.Ocak.2008, 13:50
  3. Aft Nedir? Nasıl tedavi edilir?
    Konu Sahibi Seabell Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Ocak.2008, 15:52
  4. zatürree hastalıgı nedir? nasıl tedavi edilir?
    Konu Sahibi Seabell Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Ocak.2008, 13:30
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj : 11.Ocak.2008, 13:27

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •