Ateş ve Çocuklar

Yıllar önce, çocuk hekimleri ve anne babalar, ateşi, başlıbaşına bir hastalık olarak ele alırlar, ateşi düşürmek için ellerinden geleni yaparak, bu işlemin sorunu çözeceğini düşünürlerdi. Oysa bugün, çok iyi biliyoruz ki, "ateşi yükseltmek" vücudun enfeksiyonla savaşımı için gerekli bir yoldur.
Günümüzde, artık, normal ateşin ne olduğu konusundaki görüşlerimiz değişmiştir.
Artık ateş, 38 C nin üzeridir. Önceleri sınır, 37 C idi.
Şunu hatırlatalım ki, çocuklarda ateş, erişkinlere göre daha yüksek olma eğilimindedir. 39.5-40 C gibi değerler çocuklarda sık sık görülür. Altında yatan etken ne denli ciddi olursa olsun, ateş, kendi başına zarar verici değildir. İnanılanların aksine, 41.2 C ye kadar ateş, çocuklarda beyine zarar verici değildir. Nadir olarak, özellikle ateşin çok hızlı yükseldiği durumlarda, 4 -5 yaş altı çocuklar ateşli havale -febril konvülziyon- geçirebilirler. Ailelere göre ateşli havale bir felakettir, oysa gerçekte çocuğa kalıcı hiç bir zarar vermez. Yine de, özellikle ateşli havale geçiren çocuk ailelerinin, benzer durumda ne yapabilecekleri konusunda önceen doktorlarından görüş almasında ve gerekli durumda soğukkanlılıkla uygulamasında yarar var.
Aşağıdaki bulguların varlığında, zaman geçirmeden doktorunuzu aramalısınız:

  • 3 aylıktan daha küçük bebeklerde 38.3 C yada üzeri ateşin varlığı
  • Parasetamol -Calpol, minoset, termalgine, paranox-S, tylol - yada ibuprofen -İbufen, Pedifen- verilmesine rağmen 4-5 saat içinde düşmeyen 40 C üzeri ateşin varlığı
  • 3 ay- 3 yaş arası çocuklarda 24 saatten uzun süren ateş varlığı
  • Ateşle birlikte solunum /nefes alma problemleri, döküntü, ense sertliği, kusma, dalgınlık, anlamsız konuşmalar görülmesi, halüsinasyon varlığı
  • Dehidratasyon bulgularının varlığı
  • Çocuğun "hasta" görünümlü olması
Bulgular konusunda anne-babada kuşkular olması, ve ne yapılması gerektiği konusunda bilgi sahibi olunmaması. Aramaktan ve soru sormaktan çekinmeyin, sıkıntı duymayın, sorunuz size bile aptalca gelse de, sorun. Bir kaç ateşlenme sonrasında, kendinizi çok daha rahat hissedeceksiniz.

ÇOCUKLARDA ATEŞ

Bebeklik ve çocukluk çağında ateşin varlığı aile ve doktoru en çok telaşlandıran fizik belirtilerdendir. Yaşamın ilk 2 yılında gün içinde vücut ısı değişikliği belirgin bir özellik göstermez. 6 ay ile 2 yaş arasında gün içinde 0.6 C dalgalanma olabilir. 2 yaş ile 6 yaş arasında bu değişkenlik 0.9 C dir. 6 yaşın üstündeki çocuklarda ise 1.1 C fark gözlenir. Çoğunlukla vücut sıcaklığının en yüksek olduğu dönem öğleden sonra veya akşamüstü saatleridir.
Ateş nedeni olarak sayabileceğimiz çok uzun bir liste vardır. Ancak bebeklik ve süt çocuğu ile oyun çocuklarında ateşin en sık nedeni çeşitli sistemleri tutan enfeksiyonlardır.
Solunum sisteminden, mide-barsak sistemine kadar birçok sistem enfeksiyonu, ateşe neden olur. Bunun yanında bağ dokusu hastalıkları, neoplastik hastalıklar (kanser), sıvı kaybı, ilaçlar, aşılar, nörolojik bozuklular, kan hastalıkları, kanamalar, çevre ısısının çok yüksek olması gibi diğer etkenler de ateşe neden olur.
Ateşli olduğunu düşündüğümüz veya ateşini saptadığımız hastaya ilk yapılacak onu çıplak hale getirmektir. Ateş düşürücü ilacını verdikten sonra izleme sırasında hastayı her an ılık duşun altına sokmaya hazır olmalıyız.
Süt çocukları yüksek ateşe daha dayanıklı iken, yaş büyüdükçe ateşe karşı toleransımız azalır. Ateşli bir çocuğu daha da sarıp sarmalarsak havale geçirme riskini kendi elimizle davet etmiş oluruz.
Yüksek ateş havale eşiği dediğimiz tolerans eşiğini düşürünce hastada bilinç kaybı, titremeler, gözlerde kayma, ağızdan salya gelmesi ile seyreden ve bir kaç dakika süren havale gelişir ( febril konvulsiyon).
1-1.5 yaşında 39-40 C ateşle havale geçiren bir çocukta yaş büyüdükçe daha düşük ateşte bile havale geçirme riski vardır. Havale sırasında beynin oksijenlenmesinde azalma olduğundan beyin hücreleri zarar görür. Bu nedenle bir kez ateşli havale geçiren hastada izleme sırasında diğer geçireceği ateşli durumlarda havalenin yinelememesi için tıbbi tedavi uygulamaları vardır.
3 kez ateşli havale geçiren hasta mutlaka Çocuk Nörologu tarafından değerlendirilmeli ve epilepsiye gidiş (sara) yönünden beyin elektrosu (EEG) ile kontrol edilmelidir.Üşüme ve titreme ile eli-ayağı buz gibi olan çocuklarda bilinki kısa sürede ateş yükselecektir.
Vücudun otonom savunma sistemiyle el ve ayaklardaki damarlar büzülerek buradaki kan yaşamsal dokulara gönderilmektedir. Bu büzülmeler nedeniyle el- ayak soğuktur. Ateş yükselince el-ayak tekrar ısınır. Bu nedenle üşüyorum, titriyorum, üstümü ört diyen çocuğunuzu ateşi yükseleceği yönünde ikna ederek tersine üstünü soymaya çalışın.
Çocuğun bulunduğu ortamın ısısı, nem oranı ateşle mücadelede önemlidir. Yaşadığınız ortamın sıcaklığını 24 C nin üzerine çıkarmamaya çalışın. Aynı şekilde nefes olmayı ağırlaştıracak kadar nemli ve buharlı ortamlarda terlemeyi azaltacağı için ateşin düşmesini önler veya geciktirir.
Çocukluk çağı enfeksiyonlarının birçoğunda etken virüstür. Kullanılagelen antibiyotikler ise virüsleri öldürmez, onlar bakteriler içindir. Virüsler için geliştirilen antibiyotikler özeldir ve oldukça pahalıdır ki zaten az sayıdadır.
Çocukluk çağı hastalıkları olarak bilinen kızamık, su çiçeği, kabakulak gibi hastalıkların hepsinin etkenleri virüstür ve hepsi ateşle seyreder ve de hiçbiri için özel ilaç yoktur.
Özellikle döküntülü hastalıklar grubunda yer alan kızamık, kızamıkcık, 5. ve 6. hastalık ateşle başlar ve ateşin yüksek olduğu dönemde döküntüleri olur. Bunlara ezbere verilecek ilaçlar özellikle antibiyotikler klinik tabloyu olumsuz etkileyebilir.
Ateş düşürücü olarak kullanılan ilaçlar ın hiçte masum olmadıklarını bilmeliyiz. Toplumumuzda en sık olarak kullanılan Aspirin in etken maddesinin beyin ve karaciğer yağlanması ile seyreden Reye sendromuna neden olmakla suçlanması ancak bu konuda yeterli bilimsel destek olmaması nedeniyle özellikle ilk 3 yaştaki çocuklarda ve de özellikle grip- nezle gibi virüs enfeksiyonu geçiriyorlarsa aspirinden uzak durmalıyız. 'Banyo yaptırdım, bir bebe aspirini verip yatırdım' diyen anneleri bu konuda uyarmalıyız.
Diğer ateş düşürücü olan paracetamol ve ıbuprofen gruplarının yüksek dozda ve uzun süre gereksiz kullanımları karaciğer zehirlenmesine yol açmaktadır. Sonu -gin ile biten ateş düşürücüler ise tansiyon düşürmekte ve çocuğu sersemletmekte, derin uykuya neden olmaktadır ki bu bağlamda hastanın izlenmesi çok önemlidir.
Sonuç olarak ateşi yükselen çocuğumuzu hemen soymalı, ılık duşa tutmalı, büyük damarların geçtiği koltuk altı, kasıklar gibi bölgelere ıslak kompressler uygulanmalıdır. Bu sırada doktoru ile temasa geçilmeli ve onun önerileri doğrultusunda ilaç tedavisi yapılmalıdır.


ATEŞ NEDİR?

Vücut ısısının normalin üzerine çıkması ateş olarak tanımlanır. Normal vücut ısısına ait sınırları belirlemek zordur. Genel olarak makattan ölçülen normal vücut ısısı 36.1 - 37.8 Cº olarak kabul edilir.

Çocuklarda vücut ısısı, erişkinlerden daha yüksektir ve ateşin gün içinde belli bir ritmi vardır. Akşam üstü saatlerinde,makattan ölçülen ateş, 38.5 dereceye kadar çıkabilmektedir. Çocuklarda en yüksek vücut ısısı saat 17-19 arasında,en düşük ısı ise saat 24- 06 arasında olmaktadır. Gün içinde 1.1 dereceye kadar değişiklik labilir.Yaşlar büyüdükçe vücut ısıları erişkin düzeylere doğru düşer. Vücut ısısı ağızdan, makattan, koltuk altı ya da kulaktan ölçülebilir. Koltuk altı ısısı, gerçek vücut ısısından biraz daha düşüktür. Çocuklarda, ağızdan ölçüm gerçek vücut ısısını yansıtır ancak sıcak veya soğuk gıda yemiş olmasından ya da solunum hızından etkilendiği için pek tercih edilmez.Makattan alınan ölçüm de ağızdan alınandan 1 Fº, koltuk altı ısıdan ise 2.5 Fº daha yüksektir. Küçük çocuklarda ateş, makattan ölçülmelidir.

Neden ateşimiz çıkar?

Kimi bakteri ya da virusların salgıladığı maddeler ya da kendileri, vücudumuzu uyararak endojen pirojen dediğimiz maddelerin artışına yol açar.Bu pirojenler de beyinde hipotalamusta etki ederek önceden ayarlanmış termostat derecesini yükseltirler.Bu da ateşe neden olur.

Ateşin yükselmesi vücutta nelere yol açar?

Ateşin yükselmesi sırasında titreme, perifer damarlardaki geçici daralmaya bağlı olarak eller ve ayaklarda soğuma gibi belirtiler ortaya çıkar. 37 derecenin üzerindeki her 1 derecelik artışta aaaabolizma hızı %10-12 artar. Buna bağlı olarak kalp atışları hızlanır, sıvı ve kalori ihtiyacı artar.Tüm bunlar da kalp ve solunum sistemine ek yük getirir. 6 ay-6 yaş arası çocuklarda ateşli havaleye yol açabilmekte; ayrıca çocuklarda huzursuzluk, sayıklama, halüsinasyon gibi etkiler yapabilmektedir.

Ateşle nasıl mücadele edebiliriz?

İlaçlar

Soğuk uygulama


Çocuklarda Ateş

Ateşi Nasıl Kontrol Altına Alırız?

Çocuk ve bebeklerde ateş görüldüğünde evde alınabilecek basit ve temel önlemler önemlidir. Ateşin tedavisi yanlızca ateş düşürücü ilaçlarla değil, aynı zamanda uygun yaklaşımlarla desteklenmelidir. Bu destek yaklaşımlar ateş düşürücü kullanmak kadar önemlidir.
Ateşli bebeğin bulunduğu ortamın ısısı 21-22 C arasında tutulmalıdır. Oda ısısının ayarlanması için havalandırmalar ve vantilatörler kullanılabilir, ancak bebeğin direkt olarak hava akımının karşısında olmamasına dikkat etmek gerekir.

  • Çocuğun üzerindeki fazla giysiler çıkartılarak az ve gevşek giysilerle çocuğun ısısının düşürülmesine yardımcı olmalı.
  • Ateşli çocuğun kalori gereksinimi artar, bu nedenle aç kalmamasına dikkat ederek beslenmesi desteklenmeli. Ancak beslenme için aşırı zorlanmamalı.
  • Yüksek ateşi düşürebilmek için ılık su (29-32 °C) ile ıslatılmış bir bezle vücut keseler tarzda silinir.
  • Yüksek ateşte vücudun daha fazla sıvıya ihtiyaç duyması nedeniyle bol miktarda sıvı almasını sağlamalı. Verilecek sıvının çok sıcak veya çok soğuk olmamasına dikkat etmeli.
  • Doktorun tavsiye ettiği bir ateş düşürücü (antipiretik) kullanarak ateşi kontrol altında tutmalıdır. Ateş düşürücüler çocuğun yaşına ve kilosuna bağlı olarak farklı miktarlarda kullanılırlar; bu nedenle bir hekime danışarak kullanılmalıdır.
  • Banyoya girebilecek konumdaki çocuklar, ılık su ile ve keseler tarzda silinerek duş yaptırılabilir. Saçların çok ıslatılmamasına dikkat edilir.

Ateşli Çocuğa Neler Yapılmamalı?


Ateşi yükselen çocuklarda yapılması gereken bazı basit işlemler ateşi almakta çok yardımcı olurken bazı yanlış uygulamalarda tedavinin uygun olarak yapılmasını engellemektedir.
Bu YANLIŞ UYGULAMALAR kısaca şöyle sıralanabilir :

  • Çok soğuk ve belli bölgelere konup bırakılan bezler titremeye neden olarak ateşin daha da yükselmesine yol açar
  • Alkol ve sirke ile vücudu silmek
  • Üşüyebilir korkusu ile giysilerini çıkartmamak ve daha çok giydirmek
  • Çok sicak veya çok soğuk içecekler vermek
  • Yanlış ateş düşürücü kullanmak
    - Aşırı dozda veya eksik dozda ilaç kullanmak
    - Uygun aralıklarda ateş düşürücü kullanmamak
  • 12 yaş altındaki çocuklarda viral enfeksiyonlar olduğunda doktora danışmadan ilaç kullanmak.

Acil Durumlar


Ateşi yükselen çocuklarda ve özellikle bebeklerde aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçı ateşe eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden bir doktora gidilmelidir. Çünkü; ciddi bir hastalığın da belirtisi olabilen ateşe aşağıdaki belirtiler de eklenebilir ;
  • Ateş özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde görülüyorsa
  • Ateş bebek ve çocuklarda 40 °C’nin üzerinde görülüyorsa
  • Bebek ve çocuklarda ağlama, inleme ve dokunulduğunda huzursuzlanma varsa
  • Ateşin yanında uyku eğilimi varsa
  • Ciltte döküntüler oluşuyorsa
  • Zor nefes alıp verme başlıyorsa
  • Yutkunma güçlüğü çekiliyorsa
  • Daha önce “havale” geçirmiş ise
  • Genel görünümünde kötülük varsa
  • Boyun kısmında sertleşme varsa
  • Devamlı kusma, diyare (ishal) oluyorsa

Diş Çıkarma Dönemleri


Bebek doğana kadar görülmemelerine rağmen dişlerin oluşumu doğumdan önce başlar. İlk dişler ana rahmindeki yaşamın altıncı haftasında ve ikinci dizini de beşinci ayda olmak üzere harekete geçer. İlk dişler yani süt dişleri genellikle 5. ve 10. aylar arasında çıkar ve 30. ayda da sonlanır. Dişlerin oluşumu ve çıkması normal bir süreçtir ve fizyolojik bir olaydır. Ancak diş etinde lokal doku değişikliklerine neden oldukları için bölgesel iritasyona yol açabilmektedirler. Bunun için diş çıkartma dönemlerinde hemen hemen her bebekte görülen başka problemler olmaktadır. Bu dönemde ;
  • Sert nesneleri ısırma isteği olur, diş etleri kaşınan bebekler bunu azaltmak için sert cisimleri çiğnemeye çalışırlar, bu da hassas diş etinin yaralanmasına neden olabildiği gibi o bölgede enfeksiyonlar için zemin hazırlayabilir
  • Acı hissi ve ağrı oluşur.
  • Aşırı tükürük ve salya salgılaması oluşur.
  • Uykusuzluk ve halsizlik olur
  • Huzursuzluk ve ağlama nöbetleri oluşur
  • Hafif veya orta derecede ateş oluşur. Buna kulak enfeksiyonları eklenebilir.
Bütün bu belirtiler dişlerin çıkmasından sonra kısa sürede biter ancak diş çıkartma dönemleri aileler için oldukça rahatsızlık verici bir süreçtir.

Ağrı ve acı hissini giderici ilaçlar ve bebeğin diş etinde meydana gelebilecek enfeksiyonları önlemek için de antiseptik (mikrop kırıcı) bileşikler faydalı olabilmektedir.
Diş çıkarma döneminde görülebilen ateşin de giderilmesi için güvenilir bir ateş kesici olan parasetamol kullanılabilir.