Baş dönmesi anlamına gelen vertigo, latince bir kelime olup aslında sözlük anlamı kendi etrafında dönmedir. Baş dönmeleri dünyada doktora başvurmayı gerektiren başlıca nedenler arasında. Her yaşta görülebilen baş dönmeleri, tansiyon sorunları ile karıştırılabilir, hatta bir felcin başlayacağı korkusuna yol açar. Zira bazı baş dönmeleri ataklar halinde ortaya çıkar ve bu kriz sırasında ortaya çıkan bulantı ve kusma durumu beyin kanaması olasılığını bile akla getirmelidir. Hastalığın kalıtsal olduğuna ait epey delil vardır. Özellikle 30-50 yaş arası doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen bu sorundur. Vertigo, sadece o kişinin yaşadığı bir hareket illüzyonudur. Fakat hastanın bu yakınmasına paralel olarak kendilerinde başkalarının fark edeceği bir dış değişiklik olmaması onların en büyük derdidir. “Senin sorunun psikolojik“ diyerek hiçbir şey yapılmadan geri gönderilen bu hastaların neredeyse yarısına yakını doktorun söylediği bu cümleyi takiben psikolojik bunalımla tanışmaktadırlar. Bu nedenle hastalık hastası olup devamlı hekimlere taşınan hastalar o anda hissettikleri bu berbat duyguyu tam olarak tarif etmenin imkansız olduğunu söylerler.

Baş dönmesi dışında birçok hastada bir de denge kaybı yakınması vardır. Baş dönmesi ve dengesizlik birbirinden farklı iki kavramdır. Vertigo genelde baş dönmesini tarif etmek için kullanılır. Vertigolu hasta,tıpkı kendi etrafında dönen bir kişinin çevresindeki her şeyin döndüğünü gördüğü gibi o da çevredeki tüm nesnelerin gözünün önünde hızla kaydığını görür. Beraberinde genelde bulantı veya kusma görülür. Gözünü kapattığında bu sorun daha da artarak devam eder. Dengesizlik durumunda ise sersemlik duyusu ve daha hafif baş dönmeleri vardır. Denge kaybı olan kişiler, kendini sarhoş gibi hisseder, etrafını puslu bir şekilde görürler ve yürümek istediklerinde onlara yer ayaklarından kayıyor gibi gelir. Bu anlatılanlar deniz tutması geçiren kişilere benzer sorunlardır.
Bu sorunu yaşayanların kalabalık yerlerden kaçmaları çok tipiktir. Kalabalık alışveriş merkezlerine, metroya, otobüse binmekten kaçınmaları onları zamanla toplumdan soyutlamaya başlar. Uzun süren stres, yoğun çalışma, uykusuzluk durumları, zayıflama amacıyla yapılan sert rejimler, geçirilmiş ameliyatlar baş dönmesi ve dengesizlik krizlerini tetikleyebilir.
Aşırı karbonhidrat ya da protein yüklenmesi de atakları başlatabilir. Mayalanmış gıda veya içeceklere, bazı çiğ meyvelere veya tahıllara karşı hassasiyet olabilir. Kahve, çikolata yüklenmeleri aynı şekilde vertigoyu tetikleyebilir. Bahar ayları ve lodos havalardaki barometrik değişimler, seyahatler özellikle uçak yolculukları hastalığı artıran nedenler arasındadır. Düşük tansiyon, düzensiz uyku, kabızlık, âdet sırasında vücutlarında ödem gelişenlerde vertigo eğilimi söz konusu olabilir. Akşamları ileri düzeyde yorgunluk hissedilmesi ve unutkanlıklar başlaması uzun süren baş dönmesi sorunu yaşayanların ileride karşılaşacakları sorunların habercisidir.
Şiddetli baş dönmesi geçiren bu hastalar farklı branşlarda çalışan uzman doktorlara başvurmaktadırlar. Bazıları acile gidecek kadar kendilerini kötü hissedebilirler. Panik ataktan tansiyon tanısına kadar değişik tanılar alabilir.. Bazen baş dönmesi ve dengesizlik migren yani yarım baş ağrısıyla alakalı olabilir. O ana kadar hiç baş ağrısı geçirmeyen bir kişi şiddetli baş dönmesiyle başvurabilir. Hasta sorgulandığında anne tarafından yakınlarında yıllardan beri süregelen migren atakları olduğu ortaya çıkması hastalığın kalıtsal yapısı olduğunun işareti olabilir. O yüzden hastanın iyi sorgulanması ve dikkatli bir şekilde muayenesi gerekmektedir.
Muayenenin ardından olayın KBB kaynaklı olduğu şüphesi söz konusu olduğunda ileri KBB tetkikleri istenir. Genellikle direkt boyun filimleri, bazı laboratuar analizleri ve gerekirse diğer ayrıntılı görüntüleme yöntemlerine başvurulur.

BAŞ DÖNMELERİNİN NEDENLERİ
Gerçekten baş dönmelerinin yarısı boyun omurga veya adalesi kaynaklıdır. Bu nedenle fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanlarının ilgi alanına girer. Bunu % 40’a yakın oranla KBB hastalıkları izler. Geri kalan % 10 ise diğer nedenleri oluşturur.

A) FİZİK TEDAVİYİ İLGİLENDİREN BAŞ DÖNMELERİ

1-BOYUN KİREÇLENMESİ
Boyun kemiklerinde bozulmalar ve kireçlenmeler bu kemiklerin içinden geçen ve beyin sapı ile beyinciği besleyen damarlardaki kan akımını azaltarak vertigoya neden olabilir. 40’lı yaşlardan sonra insanlarda yıpranma belirtileri başlar. İlk bozukluklar omurgalar arasındaki disklerden başlar. Disklerin içerdiği sıvı miktarı azalır ve giderek kurumaya ve elastikiyetini kaybetmeye başlar. Kuşkusuz bunun sonucu işlevlerinde bazı aksamalar ortaya çıkabilecektir. Amortisör görevi üslenen diskler bu görevi yapamazlar ve omurların giderek birbirlerine yaklaşmalarına neden olurlar. Elbette bunun sonucu dar ve hassas kanallardan geçen sinir kökleri çeşitli baskılara uğrarlar.
Diskin yıpranması sonucu yerinden çıkarak fıtıklarda olduğu gibi ciddi basılara yol açabilirler. Yine boyunda bulunan diğer eklemler, tıpkı vücudun diğer eklemlerindeki kireçlenmelere benzer şekilde çeşitli derecelerde yıpranmalar gösterebilir. Şüphesiz bazı meslek grupları ve boynumuzun yanlış kullanılması bu yıpranmayı hızlandırabilecektir.

Uzun yol şoförleri, başını yukarıda tutarak çalışmak zorunda kalan boyacılar, yere çömelerek çalışan seramikçiler, masa başında ve bilgisayar karşısında devamlı durmak zorunda kalan meslek grupları boyun ağrıları açısından yüksek risk taşımaktadır. Rakiple yapılan spor türlerinde faaliyet gösteren sporcular, geçmişte trafik kazası geçiren kişilerde bu riski paylaşmaktadırlar.

2-FİBROMİYALJİ (FM)
Yoğun adale ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ve vücutta simetrik hassas noktalarla seyreden ve çok yaygın rastlanan bir hastalıktır.
Birçok belirtilerin yanı sıra hastalarda sebepsiz yere baş dönmeleri olabilir. Bu sırada nabzın ve tansiyonun normal oluşu herhangi bir enfeksiyon veya travma olmaması durumunda baş dönmesinin nedenleri arasında fibromiyalji akla getirilmelidir.
Ayrıca sebepsiz bir işitme kaybı da olabilir. Yapılan işitme testleri tamamen normal olduğu halde bazı tiz veya pes sesleri duyamama olayı FM’e özgü sorunlardan biridir. Bazı hastalar sanki etraflarındaki insanların birden “başka dilden konuşuyorlarmış gibi oluyor “ demeleri de ilginçtir. Baş dönmesi ataklar halinde gelip gidebileceği gibi devamlı denizde sallanıyormuş şeklinde kendini gösterebilir. Tedavi yöntemi olarak, fibromiyaljide hassas ağrılı özel noktalar içerisine enjeksiyonlar yapılması, bazı özgül ilaçlar, meditasyon gibi tedavilerin dışında damardan alınan kana ozon verilebilir.

3-YAŞLILIĞA BAĞLI BAŞ DÖNMELERİ
Yaşlılıkta dengeyi sağlamakla görevli organlarda bazı dejeneratif değişiklikler ortaya çıkar. Yaşlılarda, hem işitmenin azalması hem de denge siniri kaynaklı baş dönmeleri ve dengesizlik hissi oluşur. Göz tansiyonu, katarakt gibi durumlarda görme etkilenerek veya yakın okuma sırasında göz yorgunluğu ortaya çıkmasına bağlı olarak baş dönmesi gelişebilir. Göz nedenli baş dönmelerinde bifokal gözlüklerle bu durum düzeltilebilir. Yaşlılarda kas ve eklemlerde bulunan sinir uçlarındaki değişikler omurgada ortaya çıkan eğrilme durumları veya kaslarda zayıflama durumlarında vücudun konumuyla ilgili bilgilerin beyne aktarılmasında sorun başlar.
Diyabet ve ilerleyici romatizmalarda el ve koldaki duyusal sinirlerde ortaya çıkan harabiyet yine vücut pozisyonu hakkında beyne iletilen mesajların azalmasına yol açar. Bu durum baş dönmesi meydana getirir. Ani dönüşler veya eğilip birden doğrulurken, boyunu fazlaca bükerek yukarı doğru bakarken, başta dönme, boşluğa düşer gibi hatta sersemlemiş gibi hisler oluşabilir. Yaşlılara ani dönüş ve hareketlerden kaçınılması gerektiği öğütlenir. Yukarı veya aşağı bakmak, eğilmek, birden doğrulmak şiddetli baş dönmesi yapabileceği için, bundan kaçınmak veya o sırada bir nesneye tutunmak gerektiği anlatılmalıdır. Sabah yataktan süratle kalkılmamalı önce, yatağın kenarında biraz oturulmalıdır. Gece uyanıldığında ışık yakılmalı ve evde merdiven varsa çok dikkat edilmesi gerekir. Yürürken eğer ihtiyaç varsa baston kullanmaktan kaçınmamak gerekir. Zira baston sadece güç almaya değil kol ve bacaklardan beyine doğru bilgi akışının hızlanmasına yardım edecektir.

B) K.B.B. KAYNAKLI BAŞ DÖNMELERİ

1- MENİERE SENDROMU
Vücudumuzda iç kulak hem işitme hem de dengeden sorumlu olan ve içi sıvı dolu bir yapıdır. Meniere hastalığında, işte bu sıvının basıncı artar. Artan basınç, kulak çınlamasına, kulakta tıkanıklık hissine, zamanla işitmede azalmaya ve baş dönmesi hissine yol açar. İşitmede dalgalanmalar ve kulak çınlaması bulgularına çok kez bulantı, kusma, denge kaybı, terleme ve ishal eşlik edebilir. Meniere hastalığında ataklar, çoğunlukla ani başlangıçlıdır. Hastaların çoğunda ataklar, arka arkaya gelir haftalarca sürebilir. Daha sonra birçoğunda normal bir yaşama dönüş olur ve aylarca böyle gider. Hastalarda zamanla gelişen işitme kaybı, işitme sinirinde oluşan hasar nedeniyle ortaya çıkar. Geçirilmiş kızamık veya diğer ciddi infeksiyonlar, göz iltihapları veya bir kulak ameliyatı Meniere Sendromu nedeni olabilir. Bazen bağışıklık sisteminde gelişen bozukluk veya bazı alerjiler de olayı başlatabilir. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, guatrı olanların bazen Meniere atakları geçirdiği bilinmektedir. Bu hastalık, iç kulakta bulunan sıvının dengelenememesi olarak kabul edilmekle birlikte hastalığın gerçek sebebi tam olarak bilinmemektedir.
Bir işitme testi olan odiometi kulaktaki işitme kaybını gösterir. Aslında odiyometri öncesi daha basit olarak hastalara konuşmayı ayırt etme yeteneğinin saptamak için “git “ ve “bit “ gibi benzer kelimeler arasında ayırım yapıp yapamadığının sorgulandığı basit bir işitme testi yapılabilir. Denge fonksiyonunu değerlendirmek için ENG (elektronistagmografi) testi uygulanabilir. Hastaların yarısında etkilenen kulakta denge fonksiyonu azalmıştır. Ayrıca bazı görüntüleme yöntemleri kullanarak kafa içerisinde bulunan olası olumsuzlukları izleyebiliriz. Nadiren işitme ve denge siniri üzerinde meydana gelen bir tümör Meniere'i taklit edebileceğinden bu yöntem ayırıcı tanıda bize önemli yararlar sağlamaktadır.
Hastalıkta çeşitli tedavi yöntemleri önerilebilir. İlk olarak önerilecek “Yanlış yaşam tarzının düzeltilmesi”dir. Ayrıca idrar söktürücü nitelikte bir ilaç kullanılması da Meniere hastalarında baş dönmesi krizlerinin sıklığını azaltabilir. Araba kullanırken özellikle geriye doğru giderken veya park ederken baş dönmesi oluyorsa ol araç kullanmanın çok tehlikeli olduğunu hatırlatırız. Tek başına yüzmeden, özellikle yürüyen merdivenlerden kaçınmak gerektiğini söyleriz. Eğer baş dönmesi atakları günlük yaşamı ileri derecede bozuyorsa operasyon önerilebilir.
2- Basit Pozisyonel Vertigo
İç kulak nedenli en sık baş dönmesi sebebidir. Hastalığın iç kulaktaki kristallerin dökülmesiyle veya oraya kalsiyum çökmesi sonucu oluştuğuna inanılmaktadır. Bu durum ya hiçbir nedene bağlı olmadan gelişebileceği gibi ya da bir virus enfeksiyonunu takiben ortaya çıkabilir. Baş ve vücut pozisyonlarının ani olarak değiştirildiği an ortaya çıkan, bazen bulantının da eşlik ettiği baş dönmesi ve sersemlik hâli görülür. Özellikle yatakta sağdan sola dönerken başlaması çok tipiktir. Ya da özellikle sabahları yataktan kalkarken oluşur. Şikayetler çok kısa sürer. Birkaç dakikayı aşmaz.
Bu hastalıkta işitme kaybı, kulakta basınç hissi veya çınlama gibi Meniere hastalığı olanlarda mutlaka bulunan yakınmalar görülmez. Hastalık çok kez kendiliğinden düzelir. Fakat bazen tekrarlayan ataklar bazı hastaları o derece korkutur ki, hasta senelerce baş dönmesinin olduğu tarafa yatmaktan kaçınır. Tedavide denge sistemini baskılayıcı bazı ilaçlar kullanılır. Ayrıca başa yaptırılacak özel hareketleri kapsayan manevra tedavileri olumlu sonuç verir ve hastalar birkaç gün içinde normale döner.
3-İç kulakta labirent hastalığı
İç kulaktaki denge hücrelerinde bir virüsün başlattığı bu hastalıkta genellikle şikayetler başlamadan önce bir gripal enfeksiyon geçirmektedirler. Ani gelişen baş dönmesi, bulantı, denge kaybı görülür. İşitme tamamen normaldir. Şikayetler, başlangıçta o kadar şiddetlidir ki tek başına yürümeyi beceremezler. Günlük yaşama tamamen dönülmesi için uzun süre geçmesi gerekir. Bu arada psikolojik ve fiziksel stresler, şikayetlerin geçici olarak artmasına yol açabilir. Bu hastalarda denge sistemini bastıran ilaçlar kullanılır.
4- İç ve orta kulak arasında zar yırtılması
Uçağın inişe geçmesi, derine dalma, kafa travması gibi durumlarda ortaya çıkan ani basınç değişikliği sonucu ilk defa başlayan baş dönmelerinde bu hastalık akla getirilmelidir. Ani meydana gelen basınç değişikliği, orta ve iç kulağı birbirinden ayıran zarlarda yırtık meydana getirebilir ve iç kulak sıvısı kısmen orta kulağa doğru akar. Başı hareket ettirmeyle baş dönmesi ve sersemlik hissi ortaya çıkar. Bu yırtık genellikle kendiliğinden iyileşir, hiçbir tedaviye de gerek kalmaz.
5-İç kulaktaki denge sinirinde tümör
İç kulaktaki denge sinirinde ortaya çıkan iyi huylu bir tümördür. Akustik nörinom çok yavaş büyüdüğünden şikayetler çok uzun süre devam edebilir. Baş dönmesi, genellikle görülmez, fakat hastalarda kulak çınlaması ve dengesizlik hissi olabilir. Tanı için emar gibi görüntüleme yöntemlerine başvurmak gerekir. Tümör olduğu kesinleşirse derhal ameliyatla kitlenin yerinden çıkarılması gerekir.

c) DİĞER NEDENLER
1-Multiple Skleroz: Bu hastalıkta beyin sapı ve beyinciğin tutulması sonucunda vertigo ve dengesizlik gibi şikayetler meydana gelebilir. Hastaların zihinsel ve fiziksel yaşamını son derece kısıtlayan bu hastalıkta rastlanan baş dönmelerinin tedavisi için başta kortizon olmak üzere yoğun ilaç ve egzersiz tedavileri önerilmektedir.
2- Psikiyatrik nedenler: Bazen depresyonlarda veya kullanılan bazı psikiyatrik ilaçlar vertigo oluşturabilir.
3-Alerjik nedenler: Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında allerjik bünyeli insanlarda polen ve allerjik ortama bir cevap olarak vertigo atakları oluşabilir.
4-Enfeksiyonlar: Özellikle şiddetli gribal enfeksiyonlar veya zatürre sonrası baş dönmeleri meydana gelebilir. Menenjitde oluşan baş dönmelerinin nedeni beyin zarının iltihaplanmasına bağlı olup bu durumlarda bulantı kusma ve ensede sertlik durumu ortay çıkar.
5-Tansiyon değişiklikleri: Herhangi bir nedenle tansiyonun çıkması veya düşmesi tek başına baş dönmesi nedeni olabilir. Fakat şiddetli vertigo krizlerinde tansiyonun sorumluluğu yok denecek kadar azdır.

BAŞ DÖNMELERİNDE GENEL TEDAVİ PRENSİPLERİ

1- Yanlış yaşam tarzının düzeltilmesi

Baş dönmesi sorunu olan kişilerin hemen hepsinde yemek, ve bağırsak düzeni sağlanmalıdır. Hiçbir zaman öğün atlanmamalı, günde 5 öğün fakat az miktarda yenmeli, kabız olmamak için çaba gösterilmelidir. Bu amaçla, sabah aç karna ılık su içmeli, bağırsakları yumuşak tutacak gıdalar seçilmelidir. Tansiyon ister düşük ister yüksek olsun mutlaka tuz kısıtlanmalıdır. Besinlerle alınan tuz suyun vücutta kalmasına sebep olur. Bu suyun atılması ve hastaların iç kulağında basıncı yükselmiş sıvıyı atarak kulağı rahatlatmak amacıyla tuz kısıtlaması yapılır. Çevremizde bulunan ve gizli tuz içeren gıdalar başta olmak üzere ciddi bir tuz kısıtlaması yapmak gerekir. Tuzlu zeytin, peynir, hazır çorba, konserveler, ketçap, soslar ve tuzlu bisküvitleri diyetten uzaklaştırmak şarttır. Kahve ve kolalı içeceklerden uzak durulmalı, çay bile sorunu artırıyorsa azaltılmalıdır.


Sigara, alkol özellikle mayalı içkilerden bira ve şarap kullanmaktan kaçınmalıdır. Maden suyunun bile dokunduğu kimselerin olduğunu söyleyebiliriz. Sucuk, pastırma ve çikolatadan uzak durulmalıdır. Aslında herkeste birbirinden farklı besinler sorunu tetikleyebilir. Kiminde tatlandırıcılar, kuruyemişler, çiğ bazı meyveler, ceviz, badem, kestane, susam hatta ayran ve bozanın dokunduğu hastalar var.
2-STRESLE MÜCADELE: Stres kontrol altına alınmalıdır. Hastalar düzenli uyku uyumalıdır. Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya dikkat edilmelidir. Aşırı yorgunluk gerektirecek işlerden kaçınmalı, boyun önde yapılan el işleri terk edilmelidir. Vücudun hassas dengesini bozacak her şey vücuttaki stres hormonlarını yükseltir. Duygusal travmaların bile hastalığı tetiklediği unutulmamalıdır.

3-GÜNLÜK YAŞAMIN DÜZENLENMESİ: Hastaların hareketlerini kısıtlaması değil aşırı yorucu işlerden kaçınması gerekir. Yüzme sırasında kulak tıpayla tıkanmalıdır. Arabada veya uçak seyahatlerinde emniyet kemeri çıkarılmamalı ve mümkünse bu sırada kitap, gazete okumaktan kaçınılmalıdır. Motosiklet, bisiklet kullanmaktan, denizde dibe dalmaktan kaçınmak gerekir.

4-DESTEK TEDAVİLER: Ozon ve magnetik alan uygulamaları özellikle çağdaş nedenlerle gelişmiş baş dönmelerinde önemli yararlar sağlamaktadır. Vertigo problemiyle boğuşan ve buldukları çözümler yetersiz olanların alternatif yönelmelere başvurması olağandır. Burada yoga en önde önerilen alternatif tedavidir.

5- FİZİK TEDAVİ VE RAHABİLİTASYON YÖNTEMLERİ: Boyun kireçlenmesi, fibromiyalji, yaşlılık gibi sorunlarda ortaya çıkan baş dönmelerinde egzersiz yöntemlerine ek olarak fizik tedavi yöntemleri olumlu sonuçlar almamızı sağlamaktadır.


alıntı..