+ Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 13 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Vitaminler

Genel Kültür ve Sanat Katagorisinde ve Sağlık Forumunda Bulunan Vitaminler Konusunu Görüntülemektesiniz.->E VİTAMİNİ Vücudumuz için hayati önem taşıyan E vitamini yağda eriyen vitamin türlerindendir. Isıya ve yoğun pişirmeye karşı dayanıklıdır. Göz ...

  1. #1
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    icon37 Vitaminler

    .
    s11
    E VİTAMİNİ

    Vücudumuz için hayati önem taşıyan E vitamini yağda eriyen vitamin türlerindendir. Isıya ve yoğun pişirmeye karşı dayanıklıdır. Göz sağlığı için hayati önem taşır. Retina gelişimi için önemli bir oynar. Katarak yapıcı etkilere karşı önemli bir koruyucu biridir. Vücuda alınan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı koruma sağlar. Virüslerden kaynaklanan hastalıklara karşı vücudun direncini yükseltir. Bağışıklık sistemi için önemli vitaminlerden biridir. Yapılan araştırmalar E vitamininin yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarının önlenmesinde olumlu etkisi olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi de bulunur. Toksin maddelerin vücutta yarattığı tahribatı da azalttığı ortaya çıkmıştır. Kırmızı kan hücrelerinin sağlıklı gelişimi ve çoğalması için gereklidir. Kalbe yararlı olan HDL kolesterol oranını yükseltip, zararlı olan LDL kolesterolünü azaltır. Kandaki kolesterol oranını dengeye sokar. Kaslar ve cilt sağlığı için de önemli bir vitamindir. Hava kirliliğinden dolayı akciğerde ve ağızda oluşan olumsuz etkiyi azaltır. Kalp krizine, kansere, Alzheimer’e, katarakta karşı koruyuculuğu olduğu üzerinde ciddi veriler toplansa da, henüz bu konudaki yararlan kanıtlanmamıştır.
    Buğday, pirinç, mısır, darı, çavdar, marul, soya, yerfıstığı, kabak çekirdeği, badem, susam, ceviz, zeytinyağı, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı ve yeşil sebzelerde bol miktarda bulunur.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  2. #2
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    icon37 P vitamini

    .
    Doğada saf halde sarı renkte yaygın olarak bulunmaktadır. Suda çözünür ve C Vitaminine oldukça benzer özellikleri vardır. Genellikle ayni besinlerde bulunurlar. Hepsinin ortak özelliği flavan kökü üzerinde kurulu değişik kimyasal maddeler olmalarıdır. Sitrin, hesperidin, rutin, kateşin gibi bir çok çeşidi vardır. Meyvelerin suyundan ziyade posası olarak bilinen kısmında yer alır. Kılcal damar geçirgenliği üzerine olan etkisinden dolayı geçirgenliğin İngilizce karşılığı olan Permeability kelimesinin ilk harfini alarak P Vitamini olarak isimlendirilmiştir. Kılcal damarlar vücudumuzdaki dolaşım sisteminde atar damar (temiz kan) ve toplar damar (kirli kan) arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır. Hücrelere atar damar ile getirilen oksijen, besin dokularda kullanıldıktan sonra ortaya çıkan karbondioksit ve diğer atık maddeler toplar damarlar ile uzaklaştırılır. Bu alışveriş ancak kılcal damarlar aracılığı ile yapılabilir. Bu da bu damarların dayanıklılığı ve geçirgenliği ile mümkün olmaktadır. İşte P Vitaminin etkisi de burada ortaya çıkar.
    Emilimi de C Vitaminine benzer yöntemle ince barsaklardan olmakta, çok azı depolanabilmektedir. Fazlası idrar ve solunum ile atılmaktadır.
    P Vitaminin Etkileri
    Genellikle C Vitamini ile ortak çalışırlar. Benzer etkiler gösterirler.

    C Vitamininin emilimini arttırır ve onu okside olmaktan korur. Dolayısı ile C Vitamininin etkili olduğu tüm konulara dolaylı yoldan katkı sağlar.
    Kollajen doku denen destek yapının (vücuttaki hücrelerin hem bir arada tutunmasını hem de hücrelerin kendi zarlarının sağlamlığını sağlayan) sağlığı ve dayanıklılığına etkilidir.
    En önemli etkisi kılcal damarların geçirgenliği ve yapısının korunması üzerine olan yararıdır. Kılcal damarların yırtılmasını ve kanamasını önler. Ayrıca bunların dayanıklılığı enfeksiyonlara karşı anlamlı bir koruyuculuk sağlar.
    Alerjik olaylarda etkili histamin maddesinin salınışını azaltır.
    P Vitamini Eksikliği
    Belirtileri C Vitamini eksikliğine benzer. Ayrıca

    Kılcal damar yırtılmaları ve kanamaları,
    İnflamasyon denilen dokuların şişme ve kızararak ağrılı bir hal alması oluşur.
    P Vitamini Fazlalığı
    Vücutta anlamlı miktarda depolanmayıp fazlası atıldığı için herhangi bir zararlı etkisi gözlenmemiştir.
    P Vitaminin Tedavide Kullanımı
    Yıldızı son yıllarda parlamaktadır. Gerçi ilk varlığı anlaşılmasından bu yana yaklaşık 65 sene geçmiştir ama günümüzde etkileri daha anlaşılır ve incelenebilir olmuştur. Aşağıdaki kullanım konularında etkinliğini bilimsel olarak ortaya koyacak yeterli çalışma olmamasına karşın yine de;

    Soğuk algınlığı gibi C Vitamini etkisinin arzu edildiği durumlarda,
    Diş eti kanamaları, ciltte kolaylıkla oluşan morluklar, kanamalı sindirim sistemi ülserleri gibi kılcal damar sorunlarında,
    Rutin denilen cinsi özellikle hemoroid, varis kanaması, ani düşükler, fazla adet kanaması (menoraji), doğum sonrası kanamaları, burun kanamaları, şeker hastalarının kolay oluşan kanamaları ve gebelik durumlarında,
    Alerji, astım, eklem şişme ve iltihapları, şeker hastalığına bağlı göz sorunları ile radyasyonun zararlı etkilerini azaltmak için kullanılmaktadır.
    P Vitaminin Gereksinimi
    Günlük alınması gereken miktarlar için günümüzde kesin bir rakam yoktur. Ayrıca tek bir çeşit olmadıklarından hangisinin ne kadar gerekli olduğu da ayrı bir konudur. Rutin, hesperidin, quersetin gibi türleri daha faydalı görülmektedir. Her bir çeşidinden 50 şer mg veya hepsi bir arada olduğunda 125-250 mg. kadarı olumlu etkiler için yeterli görülmektedir.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  3. #3
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    icon37 K vitamini

    .
    Asıl adı naftakinondur. Doğada K-1 ve K-2 olarak iki şekilde bulunur. K-1 vitamini bitkilerde olan, iki form halinde, filokinon ve fitomenadion olarak adlandırılan cinsidir. K-2 ise barsaklardaki bakteriler tarafından da üretilen, bir çok çeşidi bulunan bir grup menakinon denen organik bileşenlerdir. Sentetik olarak üretilen cinsine de K-3 menadion denilir ve doğal olanlardan 2 kat daha güçlüdür. Yağda eriyen bir vitamin olması sebebi ile barsaklardan yağlarla emilerek karaciğere gelir. Isıya dayanıklıdır. Alkali, kuvvetli asitler, radyasyon ve okside edici ajanlar tarafından etkisizleşir. Fazla E Vitamini alınması, K Vitaminin emilimini bozar. Yoğurt, kefir asitlenmiş süt barsaklardaki bakterilerin K Vitamini üretmesini arttırır. Barsak bakterilerinin aleyhine olan antibiyotikler K Vitamini üretimini engeller.
    K Vitaminin Etkileri
    Karaciğere gelen K Vitamini burada üretilen bazı pıhtılaşma faktörlerinin yapımında rol alır. (İnsan vücudunda kanayan bir dokudan kan kaybının önlenmesi amacıyla pıhtılaşma mekanizması denilen bir sistem devreye girer. Pıhtılaşma olayı ise bir dizi reaksiyonlar sonucunda oluşan ve faktör adı verilen maddeler ve hücreler aracılığı ile oluşan doğal tıkaçlar ve yamalardır. Faktörler Romen rakamları ile numaralanırlar.) Bu faktörler ;
    II. Faktör veya protrombin
    VII. Faktör
    IX. Faktör
    X. Faktör
    Ayrıca K Vitamini Potasyum ve kalsiyum ile beraber protrombinin trombin haline dönmesine etkilidir. Bu trombin maddesi de fibrinojenden fibrin tıkaçlarının oluşmasını sağlar. Diğer bir yönden kumarin maddesi ile rekabete girer. Çünkü bu madde de tam aksine protrombinin aleyhine çalışarak pıhtılaşmayı önleyici özelliktedir. Aspirin gibi salisilatlar K Vitamini gereksinmesini arttırırlar.
    K Vitamini Eksikliği
    K Vitamini vücutta önemli miktarlarda depolanmaz. Zira günlük gereksinim diye bir miktar pek söz konusu değildir. Çünkü insan vücudu normalde kanamaz, ancak bir neden sonucu kanama olur ve ihtiyaç miktarı o zaman ortaya çıkar. K-2 vitamini barsaklardaki bazı bakteriler tarafından üretilebilmektedir. Ancak barsakları ilgilendiren kolit, ileit, spru, çöliak, gibi hastalıklar ve bazı ameliyatlar, genetik ve edinsel karaciğer hastalıkları buna yol açabilir.
    Bu vitaminin eksikliğinde net olarak kanamaya eğilim artmakta ve kişiler kolaylıkla kanama sorunu ile karşılaşırlar.
    Pıhtılaşma süresi de doğal olarak uzamaktadır.
    Yetersiz beslenme ile eksikliği nadirdir. Daha sık olarak yeni doğan bebeklerde barsakları bakteri içermediğinden ve oldukça steril besinler aldıkları için ayrıca karaciğerlerinde de bu pıhtılaşma faktörlerinin yapımı henüz yeterli olmadığından, görülebilir.
    · Yeni doğan bebeklerde göbek kanaması bu nedenle oluşur. Bunun önüne geçmek için doğumdan hemen sonra K Vitamini iğnesi yapılması gerekir. Daha sonra barsakları flora dediğimiz bakterilerine kavuşunca bu durum kendiliğinden çözümlenir. Anne sütü K vitamini açısından fakirdir.
    Antibiyotikler barsakta K Vitamini üreten bakterilerin de ölmesine yol açarlar.
    Ayrıca salisilat gibi bazı ilaçlar (Çocuklarda kullanımı çok nadir, daha ziyade erişkinlerde) K vitaminin etkisinin tam tersi etki gösterirler. Bunların etkisiyle K vitamini eksikliği oluşur.
    Eksikliği göbek kanaması dışında, burun kanaması, idrar ve dışkıda kan bulunması, küçük darbelerde bile morarma ve kanamalar olması, kanayan bir dokuda kanamanın durmaması ve kabuk oluşamaması gibi belirtilerle anlaşılır.
    Ayrıca beyin ve diğer iç organ kanmaları ile rahim içi kanama sonucu düşükler de meydana gelebilir.
    Doğal olarak bu belirtilerin yegane sorumlusu bu vitaminin eksikliği değildir. Başka nedenler de bu arazların oluşmasının sorumlusu olabilirler. Yazılanlar K Vitamini eksikliğinde oluşabilecek sorunlardır ve çoğu oldukça nadir görülebilecek durumlardır.
    K Vitamini Fazlalığı
    Fazlalık doğal K vitamini ile oluşmaz. Yiyecekler ile alınan K-1 ve barsaklarda üretilen K-2 Vitaminlerin fazlası kolaylıkla atılabilir. Fakat sentetik ve suda eriyen anolog (benzeri) menadion, konakion gibi K-3 tipindeki sorunlara yol açabilir.
    Bu vitaminin fazlalığı da eksikliğinin tam tersi etki yapacaktır.
    Aşırı pıhtılaşma ve bunun da sonucunda damarlarda tıkanmalar meydana gelir.
    Karaciğer fonksiyonlarında bozulmalar oluşur.
    Kandaki alyuvarların parçalanmalarına yol açılır.
    Kızarma, terleme ve göğüs sıkışması meydana gelir.
    Yeni doğan bebeklerde sarılık ve safra boyalarının (Pigmentlerin) beyin ve omurilikte birikmesine neden olur.
    Keza fazlalık oluşması eksikliği gibi nadiren olabilecek bir durumdur.
    K Vitamini Gereksinimi
    Bu gün için alınması gerekli günlük miktarı ilan edilmemiştir. Ortalama bir beslenme ile günde asgari 75 - 150 mikrogram alınmaktadır. Günlük 300 mik.gr yeterlidir. Önerilen kilo başına 2 mik.gr.dır. Yeni doğan bebeklere 10 miligr. Lık tek bir enjeksiyon, gerektiğinde kg. başına 1 - 2 mg. la devam edilir. Bu miktarlar onların özel durumu ve ihtiyaçlarının farklı olmasındandır. Bir çok vitamin reçetesiz satılmasına karşın yurt dışında K Vitamini reçetesiz satılmamaktadır.
    K Vitaminin Doğal kaynakları
    En çok karaciğer, peynir, tereyağı, marul, lahana gibi besinlerde bulunur. En zengin yeşil çay ( 100 gr.da 700 mikrogr. ) iken siyah çayda 0 dır. Çiçek yağı, patates, ekmek gibi besinlerde yok denebilecek kadar azdır.
    Besin 100 gr.da mikrogramİnek sütü3Peynir 35Tereyağı 35Yumurta 10Kırmızı et 7Karaciğer 90Pirinç 0Mısır 5Sebzeler 15 - 600Muz 2Şeftali 8Çilek 0Portakal 1


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  4. #4
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    icon37 C vitamini

    .
    Vitamini (diğer adıyla Askorbik Asit), bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, kemik ve dişlerin gelişimi gibi pek çok fonksiyonda görev alan önemli bir vitamindir.

    C Vitamininin başlıca yararları: Vücutta kemiklerin, dişlerin, cildin ve eklemlerin gelişmesini ve güçlenmesini sağlar. Yaraları iyileştirir ve dokuları yeniler. Kanser ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalıklara karşı direnci artırır. Enerji üretiminde ve strese karşı hormonların yapımında görevlidir. Özellikle çocuklar için büyümeye ve gelişmeye yardımcı olur. Kanı zehirlerden temizler. Tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını azaltır. Böbreküstü bezlerinin çalışmasını arttırarak erkeğin erkeklik gücünü sürdürmesini sağlar.

    İhtiyaç duyulan C Vitamininin tümü dışardan alınmak zorundadır. Başta turunçgiller olmak üzere, yeşil yapraklı taze sebzelerde, maydanozda, kabakta, soğanda ve domateste bol miktarda bulunur.

    C vitamini eksikliği: C vitamini eksikliği'nde sık hastalanma, enerji azlığı, kıl diplerinde kanamalı döküntüler, vücudun kolay morarması, burun kanaması, yaraların geç iyileşmesi, dişeti kanamaları görülür.

    Günlük Vitamin İhtiyacı: 75-100 mg.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  5. #5
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B12 VİTAMİNİ

    Suda eriyen B12 özellikle sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir. Folik asit ile birlikte doğum defektlerini önlemekte önemli rol oynar. Yine folik asit ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını önleyici rol oynamaktadır. Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü olabileceği düşünülmektedir. Normal büyüme gelişmede olumlu rol oynar. Sinir hasarlarında tedavi edici rol oynar. Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır. Mide bağırsak sisteminin bir kısmı cerrahi olarak çıkartılmış hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Vejeteryanlarda ve birtakım emilim bozukluğu olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini güçlendirir. DNA molekülünü sentezler ve kırmızı kan hücrelerini üretirler.
    Hangi besinlerde bulunur?
    B12 vitamini folik asit ile birlikte alınmalıdır. Karaciğerde, sütte, yumurta akında, peynirde, balıkta, ette ve karideste bol miktarda, bitkilerde ise son derece az miktarda bulunur. Dana eti, dana karaciğeri, böbrek, midye, dil balığı, ringa balığı, uskumru, sardalya B12 vitamini içeren yiyeceklerdir. Sebzelerde ise B12 vitamini bulunmaz.

    Eksikliği nelere yol açar?
    B12 vitamin eksikliklerinde zihinsel ve sinirsel fonkisyonlar bozulabilir ve kulak çınlaması, hissizlik gibi belirtileri görülür. Yaşlı insanlarda depresyonun en önemli nedenidir. Yaşlandıkça B12 vitamininin emilimi için gerekli olan mide asitimiz giderek düşer. Besinlerin emilim yeteneğini kaybeden yaşlı insanlarda, B12 gereksinimi giderek artar. Bu nedenle 50 yaş üzerindeki insanların B12 vitaminini harici alınması önerilir. Diğer suda eriyen vitaminlerden farklı olarak vücut dokularında depolanabilir. Bu yüzden eksiklik belirtilerinin ortaya çıkması yıllar alabilir. Ağır vitamin B12 eksikliğinde ise sinir fonksiyonlarının bozulduğu kronik hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Yaş ilerledikçe vitamin B12 eksikliğinin görülme sıklığı artmaktadır. Araştırmalar 65 yaşın üstündeki kişilerin yaklaşık % 40'ında vitamin B12 eksikliği olduğunu göstermektedir. Bu yaşlarda görülen bazı zihinsel bozukluklar ve depresyonun bu nedenle oluşabileceği düşünülmektedir. Alzheimer hastalığına benzer belirtiler verebilir ve eksiklik uzun yıllar sürerse zihinsel bozulma geriye dönüşümsüz hale gelebilir. B12 vitamini eksikliğinin, iyileşmesi mümkün olmayan sinir tahribatlarına neden olması dolayısıyla, hayvansal ürünlerin hiçbirini yemeyen vejeteryanların, mutlaka ayrıca B12 vitamini alması gerekir. Hafif derecede B12 eksikliği çok sık görülür. Uyuşukluk, unutkanlık, sabahları yataktan yorgun kalkma gibi belirtiler HIV pozitif kişilerin yüzde 35 inde vitamin B12 eksikliği olduğu bulunmuştur. Yararı tam olarak kanıtlanamasa da AİDS tedavisinde vitamin B12 eklenmektedir.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  6. #6
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B7 VİTAMİNİ

    biyotin, literatürde, h vitamini veya b7 vitamini olarak da adlandırılan ve güncel haberlerde karşımıza sıklıkla "güzellik vitamini" adıyla çıkan bir vitamindir. kimyasal formülü c10h16n2o3s olan biyotin, suda çözünen bir b kompleksi vitaminidir. kalın bağırsaktaki bakteriler tarafından da üretilen biyotin sağlıklı bir yaşam için gerekli olan önemli bir vitamindir.

    yağ, protein ve karbonhidrat metabolizmalarında koenzimdir. aynı zamanda hücre gelişimine katkıda bulunur, kanın şeker seviyesini ortalama düzeyde tutmaya yardımcı olur. özellikle kemik iliği için çok önemli olmasının yanı sıra sağlıklı sinir dokuları için de gereklidir. biyotinin son zamanlarda "güzellik vitamini" olarak anılmasının en büyük sebebi saçlara ve tırnaklara olan pozitif etkisidir. bugün bu özelliği yüzünden, biyotin birçok kozmetik ürününde bulunmaktadır.

    biyotin yetersizliği eğer müdahale edilmez ise çok tehlikeli olabilir. biyotin hem bağırsaktaki bakteriler tarafından üretildiği, hem de genel olarak yiyeceklerde yeterli oranlarda bulunduğu için biyotin yetersizliği, doğuştan gelen bir faktör yoksa, sıklıkla rastlanılan bir durum değildir. yine de biyotin yetersizliğinin semptomları olarak şunları sıralayabiliriz:

    kuru ve pullaşan deri
    solgunluk
    iştahsızlık
    kas ağrıları
    kolayca kopan, kırılan saçlar
    saç dökülmesi, kellik
    eğer zamanında önlem alınmazsa semptomlar artar ve ciddi nörolojik veya müsküler bozukluklara yol açabilir. son zamanlarda yapılan araştırmalar biyotin eksikliğinin hafif derecede depresif davranışlara yol açabileceğini kanıtlamıştır


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  7. #7
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B6 VİTAMİNİ

    vitamini bir çok enzimin oluşumuna katılır. Örneğin, demirin hemoglobin yapısına katılmasını sağlayan enzimlerin içinde de bulunurlar. Ensefalopati ve polinevrit gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde B6 vitamini etken madde olarak kullanılır.
    Pyridoxine olarak da adlandırılan B6 vücutta depolanmayan ve suda eriyen bir vitamindir. Diyetle veya ek vitamin olarak mutlaka alınmalıdır. Üç farklı formu vardır. Alkol, aldehit ve amin. Hayvansal ve bitkisel besinlerde düşük yoğunlukta bulunur.
    Yararları
    Vücutta diğer birçok vitaminden daha fazla hayati fonksiyonları destekleyici rol oynar. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır. Hormonlar, kırmızı kan hücreleri, sinir hücreleri, enzimler ve prostoglandinlerin oluşumunda rol oynarlar. Ayrıca B6 vitamini iştahımızı, ağrıya karşı duyarlılığımızı, uyku düzenimizi, ruh durumumuzu etkileyen serotonin adlı maddenin yapımında da etkili olmaktadır. B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, kolesterol birikimine engel olarak kalbi korur, böbrek taşı oluşumunu engeller. karpal tunel sendromu, adet öncesi gerginlik sendromu, artritler, allerjiler , geceleri oluşan bacak kramplarının tedavisinde de kullanılır. B6 vitamini bir çok enzimin oluşumuna katılır. Örneğin, demirin hemoglobin yapısına katılmasını sağlayan enzimlerin içinde de bulunurlar. Ensefalopati ve polinevrit gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde B6 vitamini etken madde olarak kullanılır.
    Hangi besinlerde bulunur?
    Başlıca Vitamin B6 kaynakları arasında muz, avakado, tavuk eti, patates, ıspanak, bezelye, bira mayası, havuç, yumurta, balık ve bütün hububatlar gelmektedir. Tavuk, balık, ıspanak, patates, muz, kepekli ekmek, kuruyemiş diğer önemli kaynaklarıdır.
    Günlük ihtiyacınız nedir?
    Günlük 500 mg’a kadar güvenli olabilir ancak günlük 2 gramlık dozla sinir sisteminde geriye dönüşü olmayan bozukluklar ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca beyinde L-Dopa nın etkisini azaltabildiğinden L-Dopa tedavisi gören parkinson hastalarında kullanılmamalıdır.
    Eksikliği nelere yol açar?
    B6 vitamini eksikliği son derece enderdir. Bu durumda deri, sindirim sistemi ve sinir sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkar. Dudak ve dil çatlaması, egzama gibi fiziksel belirtiler görülür. B6 vitamini eksikliğinde ani uykusuzluk ve santral sinir sisteminin çalışmasında bozukluklar oluşmaktadır. Eksikliğinde depresyon, kusma, anemi (kansızlık), böbrek taşları, dermatitler, uyuşukluk, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak sık hastalanma görülebilir.. Yeni doğanlarda B6 vitamini eksikliğine bağlı olarak aşırı sinirlilik, huysuzluk; bazende kasılma nöbetleri görülebilir.
    Fazlasının zararları
    Fazla dozda alınması, yaşlılarda bağışıklık sistemini güçlendirmek ve bazı sinir sorunlarını tedavi etmekte kullanılırsa da, 6 ay süreyle günde 100 miligramdan fazla kullanmak sinirleri tahrip edebilir. Günde 2 bin miligram üstündeki dozlarda, sinir sistemi tahripleri çok daha kısa sürede olabilmektedir.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  8. #8
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B5 VİTAMİNİ

    Pantoteneik Asit adıyla da bilinir. Doğada çok yaygın olarak canlı her hücrede bulunur. Vücutta depolanmaz, suda eridiği için kolaylıkla atılır. Günlük olarak alınmalıdır. Nemli sıcağa, oksidayon ve redüksiyona dayanıklı olmasına karşın asit (sirke, limon), alkali (kabartma tozu) ve kuru ısıya (fırında pişirme) karşı dayanıksızdır. Tahılların içindeki B-3 Vitamini öğütülme sırasında % 50 oranında kayba uğrar. Ettekinin 1/3 ü pişirilme esnasında yok olur.
    B-5 Vitaminin Etkisi


    İnsan için hayati önemi olan maddelerin oluşumuna etkilidir.

    ADP (Adenozin difosfat ) ile birlikte koenzim A yı oluşturur. Bu madde insan yaşamında gerekli olan bir çok işlem için olması şart olan bir enzimdir.
    Enerji üretiminde rol alır ( piruvatın, yağ asitlerinin oksidasyonu)
    Asetilasyon işlemi denilen bir kimyasal olayın yapı taşıdır.
    Yağ asitlerinin, kolesterolun, fosfolipidlerin sifingosinlerin yapımını sağlar.
    Böbrek üstü bezine etki ederek kortizon gibi steroid hormonların yapımını sağlar. Bu hormonların katkısı ile yaşlanma ve cilt kırışıklıkları üzerine olumlu etkiler yapar.
    Antistres özelliği ile ruhsal yapı üzerine etkilidir.
    Sindirim sisteminin işleyişine katkı sağlar.
    Kandaki alyuvarların ve savunma maddelerinin yapımına faydalıdır.
    B-5 Vitaminin Eksikliği


    Doğada bol olduğu için eksikliğine pek rastlanmaz. Ayrıca bir miktar barsaklarda da yapılmaktadır. Eksiklik rafine ve işlenmiş yiyeceklerle beslenme ile antibiyotik etkisiyle barsak bakterilerinin de ölmesi sonucu ortaya çıkar.

    Halsizlik, bitkinlik ve yorgunluk hissi ilk oluşan yakınmadır.
    Topuklarda yanma ve ağrı,
    Mide asitlerinde azalma ile iştahsızlık, kusma, barsak bozuklukları ve krampları gibi sindirim şikayetleri,
    Ruhsal güçsüzlük, strese dayanıksızlık, isteksizlik, uykusuzluk, depresyona gidiş yakınmaları,
    Kan şekerinde düşme, ellerde titreme, kalp çarpıntısı,
    Cilt bozuklukları, akne oluşumu,
    Tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları,
    Alerjik yakınmalarda artış,
    Büyüme üzerine olumsuz etkiler,
    Hayvanlarda tüylerin beyazlaşması ( İnsanlarda ? ) görülebilir.
    B-5 Vitaminin Fazlalığı
    İdrarla atıldığı için vücutta birikmez. Toksik etkisi gözlenmemiştir. İshal ve diş hassasiyeti yapabilir.
    B-5 Vitaminin Tedavide Kullanımı
    Bir çok nedene yönelik kullanılmış ve hala da kullanılmaktadır. Bazı konularda kullanımı tartışmalıdır. Tek başına tedavi edici yönünden daha çok tedaviye destek amacıyla kullanılması uygun olacaktır.

    Allerji tedavilerine destek amacı ile,
    Stres ilişkili ruhsal sorunlar,
    Sindirim problemleri, özellikle iştahsızlık ve kolit hastalığında,
    Yanık tedavisine destek için,
    Alkol kullanımının fazla olduğunda kullanılmaktadır.
    B-5 Vitamini Gereksinimi
    Günlük gereksinim için kesin rakam vermek zordur, kişilerin özel durumları sonucu değişik miktarlara gereksinimi olabilir. Fakat minimal fonksiyonlar için 6-10 mg. olduğu söylenebilir. Normal bir beslenme ile bu miktar kolaylıkla karşılanabilir
    kaynak:msxlabs.org


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  9. #9
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B3 VİTAMİNİ

    3 vitamini sağlıklı sinir sistemi için gereklidir.

    Karbonhidrat protein ve yağın vücutta kullanılmasını gerçekleştirir.

    Enerji üretimine yardımcıdır.

    Pelagrayı önler. B3 eksikligi ile oluşan hastalık olan pellegra tedavi edilmezse ölümcül sonuç doğurur.

    Kan dolaşmını düzenler.

    Kolesterolü düşürürücü etkisi vardır.

    B3 vitamin cinsiyet hormonlarının sentezinde görev alır.

    Şizofrenik sorunlarda yararlı olabileceği düşünülmektedir.

    B3 Vitamin Eksikliği
    Yüksek oranda Niasin B3 vitamini eksikligi ile pellegra hastalığı oluşur. Depresyon, yorgunluk, hafıza sorunları, mide ve bağırsakta sorunlar ve cilt proplemleri görülür.

    Sinirlilik, iştah kaybı, dişetinde hassaslık gibi sorunlar oluşabilir.

    B3 vitamininin fazlası kaşıntı, kızarıklığa yol açabilir, karaciğeri etkileyebilir. Çok yüksek miktarlarda alımı ciddi riskler taşıyabileceğinden önerilen kullanım miktarlarına uyulması gerekir.

    B3 vitamin eksikliği kanser riskini artırır.

    Alkoliklerde B3 eksikliği görülür.

    Vitamin B3 hangi besinlerde bulunur ?
    Süt
    Peynir
    Yumurta
    Et
    Patates
    Kahve
    Ton balığı
    İncir

    Günlük ihtiyaç ne kadardır?

    Vitamin B3 kullanımı kadınlar için 15, erkekler için 19 mgdır.

    Hamileler bu vitamini dr un önerdiği doza uygun olarak kullanmalıdır.

    Suda eriyen vitaminlerden olan vitamin B3 ısı ve ışığa karşı dayanıklıdır.

    B3 vitamininin nikotinik asit ve nikotinamid olmak üzere iki formu vardır.

    uyarı: Mide ülseri, gut, karaciğer sorunları ve diyabeti olanlar nikotinik asit kullanmamalıdır


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

  10. #10
    Bakteri Gümüş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ağustos.2008
    Mesajlar
    35.097

    Standart

    .
    B2 VİTAMİNİ

    Riboflavin denilen maddedir. Dayanıksız olup, ısı, güneş ışığı, alkol, kafein, östrojen ile etkisizleşir. Vücutta karaciğer ve böbreklerdeki çok az miktarın dışında depolanamadığı için günlük olarak karşılanmalıdır. Barsaklarda bakteriler tarafından bir miktar üretilebilmektedir. Bu nedenle yetersiz alımlara karşın bazı kimselerde eksiklik belirtileri oluşmayabilir. Vücuttaki enzim olaylarına katılır. Stres gibi durumlarda gereksinimi artmaktadır.
    B-2 Vitaminin Etkileri
    Nükleotid denilen maddelerle birleşerek enzim sentezine girerler. Bu enzimler aracılığı ile oksidasyon-redüksiyon işlevlerini yaparlar.

    Enerji üretiminde rol oynar. FMN ve FAD kısa isimli enzimlerle hidrojen taşıyıcılığı yapar.
    Kısa zincirli yağ asitlerinin yakılmasını sağlar.
    Hücrelerin gelişmesine ve solunumuna etki ederek oksijeni daha iyi kullanmasını sağlar. Bu yolla görme ve saç, cilt ve deri sağlığına yararlı etkisi olur.
    Bazı amino asit ve glutathion redüktaz (Kandaki alyuvarlarda) maddesinin yapımına katkıda bulunur.
    B-2 Vitaminin Eksikliği
    Amerika'da yapılan araştırmalarda insanların yedikleri ile yeterli düzeyde alamadıkları vitaminlerin en başında B-2 Ribofalavin gelmektedir. Buna karşın eksiklik belirtileri bu denli sık görülmemektedir. Bunun da barsaklarda az miktarda da olsa üretilen B-2 Vitaminine bağlı olduğu düşünülmektedir. Tek başına bu vitaminin eksiklik belirtilerinin görülmesi nadirdir, genellikle diğer vitaminlerin de eksikliği ile birlikte olur. Yetersiz beslenme (B-2 vitamini zengin besin maddelerini yememek; zayıflamak, mide-barsak ülseri, şeker hastalığı için diyet yapmak ve fast-food ile beslenmek) barsaktan emilimin bozulması ve ateş, hipertiroidi, gebelik, emzirme, fazlaca alkol alımı gibi artan ihtiyaçların karşılanmadığı durumlarda söz konusudur.

    Dilde kızarma, yanma hissi, ağız çevresi ve dudakta kızarma, tahriş ve çatlaklar,
    Gözlerde kaşıntı, yanma hissi ve iltihaplanma, katarakt oluşumu,
    Deride kepeklenme, saçların dökülmesi,
    Çocuklarda büyümenin yavaşlaması,
    Kilo kaybı, canlılıkta azalma, sindirim sorunları
    Genital bölgede deri sorunları oluşur.
    Hayvan deneylerinde ilk göze çarpan büyümenin durmasıdır. Hayvanlarda cilt, göz, saç problemleri ile üreme gücünde azalma oluşmaktadır.
    B-2 Vitaminin Fazlalığı
    Dışarıdan gereğinden fazla alınsa da idrar ile atıldığı için zararlı bir etki oluşmaz. Sadece idrarın rengi ve kokusu riboflavin renk ve kokusunu alır.
    B-2 Vitaminin Tedavide Kullanımı
    Tek başına bu vitamin tedavi amaçlı kullanılmaz, genellikle diğer vitaminlerle beraber verilir. Yine de etkili olduğu düşünülen alanlar;

    Enfeksiyon hastalıkları ve uzun süren antibiyotik tedavileri,
    Fazla alkol alan ve düzensiz beslenen kişiler,
    Ağız çevresi, göz ve genital bölge de oluşan cilt sorunlarında,
    Yorgunluk, stres, baş ağrısı şikayetlerinde,
    Büyümenin desteklenmesi istendiğinde kullanılır.
    B-2 Vitaminin Gereksinimi
    Yaşa metabolizma hızına, yiyeceklerle alınan protein ve kalori miktarına göre değişmektedir. Ayrıca insan vücudu tarafından barsaklarda yapıldığı da düşünülmektedir. Besinlerle alınan miktar 1.2 mg.ın altında kalınca depolardaki vitamin kullanılmaya başlanır. Bu depolardaki de yeterli değildir. İlaçların içersinde 10 mg. doz yeterlidir.


    Sen yaralı ben yaralı dertler bize tek sıralı
    Yaralarımız kabarır gün batarken akşamları

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Vitaminler Kansere Karşı Korumuyor(muş)
    Konu Sahibi Gümüş Forum Bilimsel ve Teknoloji Haberleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Aralık.2008, 23:56
  2. Gebe kadınlara genellikle hangi vitaminler fazla olarak verilmelidir?
    Konu Sahibi MαζдŦŷǻŁĨ Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Mart.2008, 11:24
  3. vitaminler hakkında
    Konu Sahibi ĐIRЄZZΛ Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 31.Ekim.2007, 03:14
  4. Vitaminler Hakkinda Sik Sorulan Sorular
    Konu Sahibi ๑H@NDSOME๑ Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 01.Ekim.2007, 01:03
  5. Kozmetiklerdeki vitaminler gerçekte ne kadar etkili?
    Konu Sahibi ๑H@NDSOME๑ Forum Sağlık
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 29.Ağustos.2007, 00:55

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •