+ Yeni Konu aç
Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Psikolojinin Alt Dalları ve Psikolojide Yaklaşımlar (Ekoller)

Bakteri Eğitim Katagorisinde ve Ödev ve Tezler Forumunda Bulunan Psikolojinin Alt Dalları ve Psikolojide Yaklaşımlar (Ekoller) Konusunu Görüntülemektesiniz.->PSİKOLOJİNİN ALT DALLARI Günümüzde Psikoloji genişlemiş ve Psikolojide çeşitli alt dallar oluşmuştur. DENEYSEL PSİKOLOJİ Davranışın temelinde yatan nedenleri anlamak için ...

  1. #1
    Rakı'n Kek -1- riot! - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    apartman.
    Mesajlar
    10.763

    Standart Psikolojinin Alt Dalları ve Psikolojide Yaklaşımlar (Ekoller)

    .
    s11
    PSİKOLOJİNİN ALT DALLARI





    Günümüzde Psikoloji genişlemiş ve Psikolojide çeşitli alt dallar oluşmuştur.



    DENEYSEL PSİKOLOJİ

    Davranışın temelinde yatan nedenleri anlamak için araştırma yapar. Davranışın fizyolojik temelleri olan; duyum, algı, dikkat, bellek, öğrenme gibi konularda deneyler yapar.

    Örneğin: Motivasyonun öğrenme üzerindeki etkisi

    Yorgunluğun dikkat üzerinde etkisi



    KLİNİK PSİKOLOJİ

    Bir kurumda bakılmayı gerektiren duygusal, davranışsal bozuklukları olan, toplumla uyumları kopmuş anormal insanların davranışlarını inceler. Teşhis eder ve tedavisini bilimsel olarak yapar.



    NOT: Psikolog ile Psikiyatrist farklıdır.

    Psikiyatrist: Tıp doktorudur. İlaç tedavisi yapabilir.

    Psikolog: Bilim doktorudur. İlaç tedavisi yapmaz.



    SOSYAL PSİKOLOJİ

    Bireyin grup içindeki davranışlarını inceler. Bireyin topluma, toplumun bireye etkisini konu edinir. Moda, reklam, propaganda, kamuoyu, insan ilişkileri vb. Sosyal Psikolojinin konularıdır.





    GELİŞİM PSİKOLOJİSİ

    Döllenmeden ölüme kadar bireyin yaşa bağlı davranış değişikliklerini inceler. Birey ne zaman konuşur. Algılama ne zaman başlar. Çocuğun düşünmesinde meydana gelen sistematik değişimler nelerdir. Bireyin çevre ile ilişkisi hangi yaşta nasıl olur, gibi konular Gelişim Psikolojisinin konularıdır.

    3 ana bölüme ayrılır:

    Çocuk Psikolojisi ( Döllenmeden ergenliğe kadar )

    Ergenlik Psikolojisi ( Ergenlikten yetişkinliğe kadar )

    Yetişkin Psikolojisi ( Yetişkinlikten ölüme kadar )

    Hayvan Psikolojisi ( Hayvan gelişimini inceler )





    EĞİTİM PSİKOLOJİSİ

    Psikolojinin eğitim alanlarına uygulanmasından doğmuştur. Okul ortamını ve eğitim sürecini en verimli duruma getirmeyi amaçlar. Okulda öğrencilere testler, mülakatlar uygulayarak öğrencilerin okulla ilgili sorunlarını anlamaya çalışır ve çözümler üretir. Hangi konu kime nasıl verilmeli? Öğretmen nasıl yetiştirilmeli? Eğitim ortamında en yüksek başarı nasıl sağlanmalı? Eğitim programları nasıl düzenlenmeli? Gibi konular üzerinde durur.





    DANIŞMANLIK PSİKOLOJİSİ

    Hafif duygusal, kişisel sorunları olan bireylerin davranışlarını inceler. Bireye yaşamını kolaylaştıracak bilgiler vererek, ilgilerini ve yeteneklerini açığa çıkaracak kararları almasına yardımcı olmayı amaçlar. Çeşitli testler, mülakatlar uygulayarak bireylerin meslekleriyle, eğitimleriyle ilgili sorunlarını anlamaya çalışır. Bireylerin yaşamlarıyla ilgili en doğru kararı vermelerinde yardımcı olur.





    PSİKOMETRİK PSİKOLOJİ

    Psikolojide araştırma sonuçlarının sayılarla ifade edilmesidir. Bu alt dal diğer Psikoloji dallarına testler hazırlar. Mevcut testlerin kullanışlılık düzeyini kontrol eder.


    PSİKOLOJİDE EKOLLER



    EKOL:

    Herhangi bir alanda Bilimde, Sanatta ve Felsefede aynı konuyu işleyen, aynı yöntemi kullanan ve aynı amacı paylaşan insanların oluşturduğu birliğe denir.

    Aynı olguyu açıklamaya çalışan farklı yaklaşımlar her bilimde olmuştur. Özellikle doğa bilimlerinde, bu farklılıklar zamanla aşılmış ve yerlerini, evrensel olarak kabul gören genel-geçer yaklaşımlara bırakmışlardır. Psikolojide ise başlangıçtan beri var olan görüş ayrılıkları varlıklarını bugün de devam ettirmektedir. Bunun nedeni:

    Doğa bilimlerini kesin sonuçlara ulaştıran deney yönteminin kullanılmasındaki sınırlılık.

    İnsan davranışlarının olağanüstü, çok yönlü ve karmaşık olması.

    Psikoloji’nin oldukça yeni ve genç bir bilim olması.





    YAPISALCILIK ( Strüktüralizm )


    Konusu: İnsan bilincinin (zihnin) yapısı ve işleyişi

    Yöntemi: İçe bakış (iç gözlem)

    Temsilcileri: Wilhelm WUNDT, Edward TİTCHENER



    Yapısalcılar insan zihninin öğelerini ve bunlar arasındaki ilişkiyi, yani zihinsel süreçleri ( duyum, algı, bellek, düşünce, duygu, irade, dikkat gibi) incelemişlerdir. Onlara göre insanın ayırt edici özelliği, düşünen ve düşünerek davranışta bulunan bir varlık olmasıdır. Öyleyse, insan davranışlarının anlaşılmasının önkoşulu, insanın düşünme ve anlama yeteneğinin kavranmasıdır.

    Yapısalcılar, Kimya biliminden etkilenmişlerdir. Nasıl ki; Kimya maddenin en küçük birimi olan atomu bulunca, kimyasal olayları anlamak kolaylaştıysa, Psikolojide zihin ve zihinsel süreçleri en küçük parçalarına ayırarak insan bilincini anlayıp, açıklayacaktı. Bilinci içe bakış yöntemiyle incelemişlerdir. İçe bakış, bireyin kendi kendisini gözlemlemesi demektir. Bireye ( ses, ışık, koku gibi ) uyarıcılar verilerek bireyin bu uyarıcılar karşısında hissettiklerini anlatması istenir.

    NOT: Birey sorulan sorulara yanlış cevaplar verebilir. Buda araştırmanın ob jektif olmama durumunu ortaya çıkarır.



    DAVRANIŞÇILIK ( Bihevyorizm )


    Konusu: Dışardan gözlenebilen, ölçülebilen davranışlar

    Yöntemi: Deney

    Temsilcileri: John Watson, İvan PAVLOV, Frederic SKİNNER, Edvard THORNDİKE



    Davranışçılar, yapısalcıların incelediği bilinci somut olmadığı için bilimin konusu olamayacağı ve kullandıkları içe bakış yönteminin yeterince objektif olmadığını söyleyerek eleştirmişlerdir. Davranışçılar araştırmalarında, doğuştan getirilen kalıtımları (yetenek, zeka, eğilim, iç dürtüler vb.) hesaba katmazlar. Davranışlar üzerinde eğitimin ve çevrenin etkili olduğunu savunurlar. Uygun uyarıcı, uygun çevre, uygun eğitim verilirse istenilen davranış ortaya çıkar. Bundan dolayı bunlara U – T psikologları denmiştir.



    NOT 1: J. Watson kendisine bir çocuk verildiğinde onu isterse bir doktor, isterse bir hırsız yapabileceğini söyler.

    NOT 2: İlk hayvan deneylerini davranışçılar yapmıştır.





    İŞLEVSELCİLER ( Fonksiyonalizm )


    Konusu: Çevreye uyum sağlayan davranışlar, Bilinç ne işe yarar

    Yöntemi: İçebakış, Deney, Gözlem

    Temsilcileri: W. James, J. Dewey



    Yapısalcılar, bilinç nedir? Derken, İşlevselciler bilin ne işe yarar? Sorusuna cevap aramışlardır. İnsanın çevreye uyum sağlayan davranışlarıyla ilgilenirler. Önemli olan davranışın kendisi değil, ne işe yaradığıdır. Davranış organizmanın çevreye uyumunu sağlamalıdır. Asıl amaç, algılama, düşünme, duygulanma ve irade gibi bilinç olaylarının hayatta karşılaşılan sorunların çözümlenmesine nasıl yardımcı olduğudur.



    NOT: İşlevselciler, sayesinde psikolojinin hayata uygulanması ile Çocuk Psikolojisi, testler, Eğitim Psikolojisi gibi yeni alanlar doğmuştur.





    PSİKANALİZM ( Psikodinamik, Psikoanalitik, Dinamik, Derinlik, Bilinçaltı )


    Konusu: Bilinçaltına itilen olumsuz düşünceler, duygular

    Yöntemi: Serbest çağrışım, Telkin, Hipnoz, Rüya analiz, Mülakat, Test, İçebakış

    Temsilcileri: S. Freud, A. Adler, J.G. Jung



    Freud’a göre “cinsellik” ve “saldırganlık” insanların doğuştan getirdikleri iki temel eğilimdir. Bu iki güdü insanoğlunun toplum içerisinde yaşamasını zorlaştırır. Bunun yanında kişi kendisini rahatsız eden duyguları ve düşünceleri bastırarak bilinçaltına atar. Ama bunlar insanı rahatsız etmeye devam eder. Zamanla birey bu bastırılmış duygu ve düşünceleri çeşitli rüyalar, dil sürçmeleri, unutmalar şeklinde dışa vurur.

    Psikanalistlere göre kişilik üç bölüme ayrılır;



    İD - İlkel istekler

    EGO - Bilinç, Düzenleyici

    SÜPEREGO – Toplumsal değerler



    Freud’a göre insanın davranışlarını anlamak için bireyin bilinçaltını çözümlemek gerekir.



    GESTALT ( Bütünlük) EKOLÜ


    Konusu: Davranışlar bir bütündür.

    Yöntemi: Tümdengelim

    Temsilcileri: Wertheimer, Koffka, Köhler



    Diğer ekollerin parçacı yaklaşımını eleştirirler. Davranışları bir bütün olarak incelemişlerdir. Davranışları ancak bir bütün olarak incelediğimizde doğru anlayabileceğimizi ileri sürmüşlerdir. Doğal gözleme önem vermişlerdir. Algı ve öğrenme alanında önemli çalışmalar yapmışlardır.





    HÜMANİST (İnsancıl) YAKLAŞIM


    Konusu: İnsan kendine özgü özellikleri ve ihtiyaçları olan özgür bir varlıktır.

    Yöntemi: İçebakış, Empati

    Temsilcileri: Maslow, Rogers, Sartre



    İnsanı temele alan hümanist yaklaşım, varoluşçuluk felsefesinden etkilenerek doğmuştur. Onlara göre insan sadece beslenme gereksinimi olan bir varlık değildir. İnsanın güven, sevgi, saygı gibi psikolojik ve toplumsal gereksinimleri de vardır. Birey önce güven daha sonra sevgi, saygı gereksinimlerini karşılarsa olumlu kişilik özellikleri ile biçimlenir. Her birey kendine özgü özellikleri olan bir varlıktır. Psikoloji insan davranışlarını incelerken bireyler arası farklılıkları göz önünde bulundurmalıdır. Çünkü her birey kendi seçimlerinde özgürdür.





    BİYOLOJİK YAKLAŞIM


    Konusu: Davranışlardaki biyolojik yapı

    Yöntemi: Deney

    Temsilcileri: A. Meyer



    Davranışların kökeninde biyolojik özelliklerin etkisi vardır. Davranış, uyarıcıların beyni etkilemesiyle başlar. Oradan sinirler aracılığıyla kaslara geçer ve gözlenebilir davranışlar olarak ortaya çıkar. İnsanın davranışlarını anlamak için beyindeki sinir sistemini, insanın biyolojik çalışma sistemini bilmek gerekir.





    BİLİŞSEL YAKLAŞIM


    Konusu: Bilişsel faaliyetler

    Yöntemi: Deney

    Temsilcileri: J. Piaget


    Davranışın kökeninde bilişsel faaliyetler vardır. Biliş insanın hayatı anlamaya, tanımaya yönelik etkinliğidir. Davranışın kökeninde (duyum, algı, bellek, dikkat, öğrenme) gibi bilişsel faaliyetler vardır. Birey bu faaliyetleri kullanarak çevresi ve kendisi hakkında bilgi edinir ve davranışta bulunur.


    PSİKOLOJİDE YÖNTEMLER





    Betimsel
    Tarama
    Klinik
    Deneysel

    İstatistiksel

    Yöntemler
    Yöntemi
    Yöntemler
    Yöntemler

    Yöntemler




    YÖNTEM

    Bilimlerin doğa ve toplumsal olayları anlamak ve açıklamak için izledikleri sistemli ve düzenli yoldur.



    BETİMSEL YÖNTEMLER



    GÖZLEM:

    Herhangi bir nesneyi, olayı, durumu izlemeye gözlem diyoruz. İki tür gözlem vardır.



    Doğal gözlem:

    Herhangi bir nesneyi, olayı kendi doğal durumunda izlemeye denir. Doğal gözlemde gözlenen gözlendiğinin farkında değildir. Gözleme konu olan organizma bunun farkın da olursa yapay davranışlarda bulunabilir.

    Örnek: Bir öğretmenin bahçede oynayan herhangi bir çocuğu, ona fark ettirmeden izlemesi.



    Sistematik Gözlem:

    Şartları ve ortamı araştırmacı tarafında oluşturulan, araştırmacının denetimi altında gerçekleştirilen gözlemdir.

    Örnek: Maymunları kendi doğal ortamlarında izlersek buna doğal gözlem denir. Aynı maymunları laboratuar ortamında gözlersek buna sistematik gözlem denir.



    İyi Bir Gözlem İçin Gerekli Olan Şartlar:

    Araştırmacı olaya kendi duygularını katmamalıdır.

    Gözlenen kişi gözlendiğini fark etmemeli, fark ederse doğal davranmayabilir.

    Araştırmacı iyi yetişmiş, elindeki verileri en iyi şekilde kullanabilmelidir.

    Araştırmada yeterli derecede araç – gereç kullanılmalı, bu araştırmanın objektifliğini arttırır.





    TARAMA YÖNTEMİ



    ANKET:

    Bireylerin belirli bir konudaki görüşlerini, tutumlarını tahmin edebilmek için oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır.



    TEST:

    Bireylerin ( zeka, yetenek, kişilik, bilgi vb.) özelliklerini ölçmek amacıyla oluşturulmuş standart soru kağıtlarıdır.





    KLİNİK YÖNTEMLER



    Davranış bozukluğu gösteren bireyleri teşhis ve tedavi etmek amacıyla uygulanan yöntemlerdir.



    Mülakat: Kişiliği değerlendirmek amacıyla yapılan karşılıklı konuşmadır.

    Biyografi: Bireyin davranışlarının nedenini öğrenmek için, bireyin geçmiş yaşantılarını anlatmasıdır.

    Telkin: Sözle etkileyip davranışları yönlendirmektir.

    Hipnoz: Sözle ya da bir nesne aracılığıyla bireyi yapay bir şekilde uyutmaktır.

    Serbest Çağrışım: Bireyin hiçbir şeyden etkilenmeden aklına geleni anlatmasıdır.





    DENEYSEL YÖNTEMLER



    Gözlemlerden elde edilen varsayımları ispatlamak veya çürütmek amacıyla olgular arasında neden – sonuç ilişkisi kurmak suretiyle gerçekleştirilen yöntemdir.



    Bir deneyde iki grup vardır:



    1) Deney Grubu: Üzerinde araştırma yapılan, şartlarında değişiklik yapılan gruba deney grubu denir.



    2) Kontrol Grubu: Karşılaştırma yapmak için, şartlarında herhangi bir değişiklik yapılmayan gruptur.



    Bir deneyde iki değişken grup vardır:



    1) Bağımsız Değişken: Etkisi araştırılan değişkendir. Bağımsız değişken olayın nedenidir.



    2) Bağımlı Değişken: Bağımsız değişkenden etkilenen değişkendir. Deneyin sonucudur.



    Örnek:

    Ücret tarifesinin üretim miktarı ve kalitesi üzerindeki etkisini incelemek için bir fabrikada çalışanlardan, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, yapılan iş ve çalışma süresi bakımından birbirine denk iki grup oluşturuluyor. Gruplardan birindeki bireylere ürettikleri parça başına, diğerindekilere ise haftalık olarak sabit miktarda ücret ödeniyor.

    Bu deneyde parça başına ücret alan grup deney, haftalık ücret alan grup ise kontrol grubudur. Ücret ödeme şekli bağımsız değişken, verimin artıp artmaması bağımlı değişkendir.



    Örnek:

    Süt İçersen Sağlıklı Olursun Çalışırsan Başarırsın

    Bağımsız bağımlı bağımsız bağımlı

    değişken değişken değişken değişken


    İSTATİSTİKSEL YÖNTEMLER



    İSTATİSTİK

    Araştırma sonuçlarının sayısal verilerle ifade edilmesidir. Ölçme araştırmaya kesinlik katar. Araştırma sonuçlarının daha somut, daha anlaşılır, daha nesnel olmasını sağlar.



    Korelasyon:

    İki değişken arasındaki bağıntıya korelasyon denir.



    Pozitif Korelasyon: İki değişkenden biri artarken diğeri de artıyor, biri azalırken diğeri de azalıyorsa buna pozitif korelasyon denir.

    Örnek:

    Enflasyon fiyat

    Artar artar



    Negatif Korelasyon: Değişkenlerden biri artarken diğeri azalırsa, biri azalırken diğeri artarsa buna negatif korelasyon denir.

    Örnek:

    Enflasyon alım gücü

    Artar azalır



    Nötr Korelasyon: İki değişken arasında hiçbir ilişkinin olmama durumudur.

    Örnek:

    Kel olmak basketçi olmak





    Korelasyon Katsayısı

    İki veri arasındaki ilişki katsayılarla gösterilir. Korelasyon katsayısı 0 ile +1 ve 0 ile -1 arasında değişen değerler alır. +1 ve -1 ilişkinin en yüksek olduğu noktalardır. 0 ' da ise ilişki nötrdür. Yani iki değişken arasında hiçbir ilişki yoktur.


    Enflasyon artarsa, fiyat artar
    Pozitif Korelasyon (Doğru Orantı)



    Kel olmak ile Zeki olmak
    Nötr Korelasyon





    Enflasyon artarsa, alım gücü azalır
    Negatif Korelasyon (Ters Orantı)
    CoB Fan Club






    Dünyanın tek izlenmeyen ama reyting rekorları kıran kanalı Rakı'n Kek TV yakında sizlerle!

  2. #2
    Asistan Coexistence - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Aralık.2010
    Nereden
    Şanlıurfa
    Mesajlar
    501

    Standart

    .
    Çok teşekkürler, ödevim için gerekeni buldum ..

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Sosyoloji Dalları
    Konu Sahibi кмℓzкη Forum Sosyoloji
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ekim.2007, 23:39
  2. Sosyolojinin Dalları
    Konu Sahibi кмℓzкη Forum Sosyoloji
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Ekim.2007, 23:20
  3. Ekoller SistemLer
    Konu Sahibi ραραтуα Forum Müzik Hakkında
    Cevap: 17
    Son Mesaj : 21.Eylül.2007, 12:09
  4. ReŞat Nurİ GÜntekİn-kızılcık Dalları
    Konu Sahibi StoryLine Forum Kitap Özetleri
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 19.Ağustos.2007, 19:27
  5. Gine Yeşerdi Fındık Dalları
    Konu Sahibi нιqн νσℓтαgє Forum defg
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 04.Ağustos.2007, 23:18

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •