İşçi alımı

+ Yeni Konu aç
Sayfa 3 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 32 adet sonuctan sayfa basi 21 ile 30 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Besteciler-Terimler-Kavramlar Sözlüğü

Bakteri Müzik Katagorisinde ve Müzik Hakkında Forumunda Bulunan Besteciler-Terimler-Kavramlar Sözlüğü Konusunu Görüntülemektesiniz.->R RAHMANİNOF, Sergey – (1873-1943) Piyanist, besteci ve orkestra şefi. Rusya’da Oneg şehrinde doğdu. Rahmaninof ilk müzik eğitimini ve piyano ...

  1. #21
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    s11
    R
    RAHMANİNOF, Sergey – (1873-1943) Piyanist, besteci ve orkestra şefi. Rusya’da Oneg şehrinde doğdu. Rahmaninof ilk müzik eğitimini ve piyano derslerini annesinden almıştır. Öğrenimine Petersburg Konservatuvarında başladı. Moskova Konservatuvarında Siloti, Arenski, Taneyef ve Zveref gibilerinin yanında devam etti. Çaykovski’nin etkisinden ömrünün sonuna kadar kurtulamadı ve onun çizdiği sanat yolundan ayrılmadı. “Aleko” adlı operasını 1892’de yazdı. Bu onun hemen hemen ilk eseridir. 1893’de yazdığı “Prelüd de diyez minör” adlı piyano eseri ile tanındı. Bundan sonra Avrupa’da solist olarak konser gezileri yaptı. Moskova Imperial operası ve Moskova filarmonik topluluğu konserlerini idare etti. Amerika’ya ilk defa 1909 yılında gitti. 1917 ihtilalinden sonra bir daha ülkesine dönmedi. 1918’de ikinci defa Amerika’ya gitti. Ölümünden iki ay önce 1943 şubat ayında Amerikan vatandaşı oldu. Müziği şekil bakımından klasik fakat içerik bakımından romantik bir karaktere sahiptir. California’da öldü. Rahmaninof başlıcaları “Aleko”, “Fransesco da Rimini” ve “Tamahkar Yargıç” adlarını taşıyan operalar, senfonik şiirler, “Paganninin Bir Temi Üzerine Rapsodi” adlı bir eser, üç senfoni, üç piyano konçertosu, birçok prelüdler ve şarkılar bırakmıştır.
    RALLENTANDO – (İtal.) Yavaşlayarak.
    RAMEAU, Jean Philippe – (1683-1764) Besteci. Fransa’da Dijon şehrinde doğmuştur, ayrıca müzik yazarıdır. Ilk derslerini fakir bir kilise orgçusu olan babasından almış, sonra İtalya’ya giderek bilgisini ilerletmiştir. Dönüşte birçok Fransız şehirlerinde kalmış. 1732’de Paris’e gelerek yerleşmiştir. Burada yaptığı en önemli görev St. Paul kilisesi orgçuluğudur. 1733’te Lully’den beri Fransız operasının yetkin örneklerinden biri olan “Hippolite et Aricie”yi yazmıştır. Rameau bu eseri ile birçok yenilikler getiriyor, adeta gelenekselleşmiş Lully sanatını yıkıyordu. Bu durum eski Lully operalarının taraftarlarını harekete getirdiyse de, besteci 1760 yılına kadar eser üzerine eser yazarak eleştirileri susturdu. Bu yolda yazdığı diğer sahne eserleri şunlardır: “Les Indes Galantes” (1735), “Castor et Pallux” (1737), “Dardanus” (1739), “Zais” (1748), “Acanthe et Céphise”, “Anacreon”, “Le Temple de la Gloire”, “Les Paladins”. Piyanoda ise devrinin “galant” tarzlı sanat eserlerinin yetkin örneklerini vermiştir: “Piéces de Clavecin”, “Nouvelles suites du piéces de Clavecin” (1736), “Piéces de Clavecin en concerts” (1741). Aynı zamanda bir müzik bilgini olan besteci bu yolda “Traité de l’Armonie” adlı bir eser yazmıştır. Rameau Paris’te ölmüştür. Çağdaşları Bach, Haendel ve diğer besteciler içinde merkezinde yaşaması dolayısıyla rokoko sanatını eserlerinde bütün özelliğiyle yaşatmıştır. 1760’da yazdığı bir yazıda sanat idealini şöyle anlatır: “Gerçek müzik, düşüncelerin ve duygularının bıraktığı izlenimden oluşmalıdır.” Zaten Rameau felsefeyi daima müziğin yanında görerek, buna göre eser vermiştir.
    RAVEL, Maurice – (1875-1937) Besteci. Fransa’da Ciboure kasabasında doğdu. César Franck’tan sonra Fransız müziğinin Erik Satie, Claude Debussy ve Ernest Chausson ile en tanınmış devrimcilerinden biridir. Ravel, Gabriel Fauré’nin öğrencisidir. Özellikle genç yaştan itibaren Debussy etkisinde kalmıştır. Impressionisme okulunun öğrencisi olan Ravel öğretmeninin etkisini yine aynı tarz eserler yazarak kabul etmiştir. Debussy’nin “Images-Çehreler”ine karşılık “Miroirs-Aynalar”, Debussy’nin “La mer – Deniz”ine “Une Barque sur L’Océan”ını, öğretmeninin “İberia” süitine karşılık “Rhapsodie Espagnole”unu yazmıştır. Ravel annesi dolayısıyla özellikle İspanyol müziği etkisinde kalmıştır. 1910 yılı bestecinin hayatında en önemli tarihtir. Sergeyi Diyagilef adlı bir Rus balesi şefi Ravel’e bir bale müziği ısmarlamış, besteci “Daphnis et Chloé” yi yazmış ve bu tarihten sonra parlamıştır. Ravel Paris konservatuvarından yetişmiştir. 1889’da bu okula gelen Ravel doğrudan doğruya Fauré’nin öğrencisi olmuştur. 1895’te ilk eserini piyano için “Habanera”sını, 1899’da “Pavane pour un Infant Défunte”unu ve 1901’de “Jeux d’Eau” adlı eserini vermiştir. Bir perdelik ilk operası “L’Heure Espagnole – İspanyol Saati” 1911’de oynanmıştır. 1914-1917 yılları arasında “Le Tombeau de Couperin – Couperin’in Mezarı” adlı eserini yazmıştır. 1920’de “La Valse”ı bestelemiştir. 1928’de Amerika ve Kanada’ya gitmiş, piyanist ve orkestra şefi olarak eserlerini çalmıştır. Ravel aynı tarihte Oxford Üniversitesi fahri müzik doktoru olmuştur. 1930’da dansöz İda Rubinstein için en tanınmış eseri “Bolero”yu yazmıştır. Bu İspanyol dansı sekiz ölçülük bir temanın değişik çalgılar ve değişmeyen bir ritmle daimi tekrarıdır. Ravel’in tanınmış eserlerinden biri de Birinci Dünya Savaşı’nda sağ elini kaybeden arkadaşı piyanist Paul Wittgenstein için yazdığı sol el için piyano konçertosudur.
    REBEC (Rebek) – Arapların “rebab” denilen müzik aletine çok benzeyen bir çalgıdır. Ortaçağda Avrupa’da kullanılmıştır. Yayla çalınırdı. Kemanın atalarından biridir.
    REGAL – Ortaçağın sonlarında kullanılan bir tür küçük org.
    REGISTER – Orgda çeşitli ses karakterleri. Bunlar çeşitli sayıda olurlar. Büyük orglarda sayıları çoktur. Içerdikleri ses karakterlerinin farklı adları vardır.
    REQUIEM (Rekuem) –Katolik mezhebinin bir tür dini müzik şekli. Ölüm duası.
    RESİTATİF – (İtal. Recitativo) Tek melodi üzerine yazılmış, konuşur gibi söylenen bir tür vokal şekli.
    RHAPSODIE (Rapsodi) – (Yunanca) Homer epopelerinde görülen bir tür nazım şekli. Klasik müzikte büyük şiirlerin şarkıya uygulanmasıyla doğmuş bir tür müzik şekli anlamına gelirdi. Romantik devrinde ise bir tür çalgısal eser şeklidir. Liszt’in 16 Macar rapsodisi bu türün tanınmış örnekleridir.
    RHEINBERGER, Joseph – (1839-1901) Münih’te Kraliyet Müzik Akademisi’nde öğrenim görmüştür. 1859’dan sonra aynı okula kompozisyon öğretmeni olmuştur. 1877 saray müzik örgütlerinin idaresine getirilmiş, burada saray orkestrasını ve koroyu idare etmiştir. Rheinberger özellikle kilise eserleriyle tanınmıştır. Ayrıca operalar yazmıştır.
    RHYTMUS (Ritim) – Kompozisyon tekniğinde ve bir çalgının çalınmasında çok önemli rol oynayan bir ölçüdür. Bir eserin bütün anlamını verir. Dans ve marşlarda belirli ritmler vardır.
    RIEMANN, Hugo – (1849-1919) Berlin, Tübingen ve Göttingen’de müzik ve müzik tarihi öğrenimi görmüştür. Sonra birçok Alman üniversitelerinde dersler vermiş, müzik anlayışı, tarihi, estetiği üzerine eserler yazmıştır. Özellikle “Müzik Sözlüğü” adlı eseri tanınmıştır.

  2. #22
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    RIMSKI – KORSAKOF, Nikolay – (1844-1908) Besteci. Rusya’da Tişvin şehridne doğdu. Eski nesle bağlı müzik okulu (Glinka, Cui, Borodin, Mussorski) ile Yirminci Yüzyıl Rus bestecileri (Glasunof, Liyadof, Greçaninof) arasında köprülük görevi yapmıştır. Bu büyük sanatçı, halkının müziğini parlak bir enstrümantasyonla karakterize etmiştir. Rimski-Korsakof müziğe altı yaşındayken başladı. Ayrıca ailesi tarafından İmparatorluk Bahriye Akademisi’ne verildi. Bu okulda uzun yıllar süren öğrenimi sırasında bazı kompozisyonlar yazdı. 1865’te deniz subayı olarak katıldığı üç yıl süren bir deniz seyahati sonunda ilk senfonisini Petersburg’da idare etti. 1871’de bahriyeden ayrıldı ve konservatuvara öğretmen tayin edildi. Aynı zamanda bahriye bandoları müfettişi oldu. 1874-1881 yılları arasında Balakiref Okulu direktörlüğünü, 1883-1884 yılları arasında saray korosu ve 1886-1890’da Rus Senfoni Orkestrası şefliğini yaptı. Besteci olarak eserlerinde Rus halk müziğine geniş bir yer vermiştir. Rus-Bizans müziklerinin kendi armoni ve ritmlerine büyük etkisi olmuştur. Orkestra eserleri ve operalarında Berlioz, Liszt ve Wagner etkisi görülür. On beş kadar sahne eseri yazmıştır ki başlıcaları şunlardır: “Psikof’lu Kız”, “Mayıs Gecesi”, “Voyvoda”, “Görünmeyen Kiteç Şehrinin Efsanesi”, “Altın Horoz”, “Mozart ve Salieri”. Ayrıca üç senfoni, senfonietta, nefis senfonik şiirler (Sadko, Şehrazad, Sırp Fantazisi, İspanyol Kaprisi) süitler, uvertürler başlıca çalgısal yaratmalıdırlar. Korsakof bazı oda ve piyano müziği eserleri, koro ve “lied”ler de bırakmıştır. Bir otobiyografisi ve enstrümantasyon kitabı vardır.
    RISOLUTO – (İtal.) Kuvvetli.
    ROMANESCA (Romaneska) – (İtal.) Roma melodisi. Onyedinci Yüzyılın vokal ve çalgısal müziğinde kullanılan bir tür tekrarlı bas melodisi.
    ROMANS – Bir tür vokal şekli, onsekizinci Yüzyıldan sonra çalgısal müzik türü olarak da kullanılmıştır. Fr. J. Gossec 1761’de yazdığı op. 5, 2’nci senfonisi için romans şeklinde bir kısım yazmıştır.
    ROSSINI, Gioacchino – (1792-1868) Opera bestecisi. İtalya’da Pezaro kasabasında doğdu. Ilk müzik eğitimini soprano olan annesi ve trompetist olan babasından almış, on beş yaşında Bolonya Konservatuvarına okuması için gönderilmiştir. Kısa bir zaman sonra “opera buffo” tarzında operalar yazmaya başlamış, 1810 yılında ilk operası “Demetris ve Polibic”i oynatmıştır. 1813’te Venedik’te “Tancredi” operası oynanmıştır. Ayrıca “L’Italiana in Algieri” operasını oynatmıştır. 1816’da “Sevil Berberi” Roma’da oynanmış, fakat tutunmamıştır. Rossini bundan sonra Viyana, Londra ve Paris’e gitmiştir. 1830 ihtilalinden az önce Fransa Kralı besteciye “Guillaume Tell” operasını ısmarlamıştır. Bu opera bestecinin son sahne eseridir. Bundan sonra “Stabat Mater”ini tamamlamıştır.
    ROUSSEAU, Jean Jaques – (1712-1778) Filozof, besteci, müzik yazarı. Fransa’da Genf şehrinde doğdu. Ilk müzik derslerini von Warren’dan almış, ayrıca kendi çalışmaları ve Rameau üzerinde yaptığı araştırmalar sayesinde bilgisini ilerletmiştir. 1774’te yazdığı “Les Muses Galantes” adlı operası büyük bir başarısızlığa uğramıştır. Bundan sonra zamanının Fransız müziğini eleştiren bazı kitaplar yazmıştır: “Dissertation sur la musique modern” ve “Lettre sur la musique française” adlıları özellikle önemlidir. Rousseau özellikle Fransız müzik dili ve büyük opera konusu üzerinde durmuştur. “Le Devin de Village” operası bu konulardaki devrimsel fikirlerini yansıtır, ancak bu da birincisinin akıbetine uğramıştır. Fakat filozof bundan da yılmamış, “Pygmalion” adlı bir melodram daha yazmışsa da oynatamamıştır. Müzik bilimi bakımından en önemli eseri “Dictionaire de Musique” adlı sözlüğüdür. Öldükten sonra diğer müzikal çalışmaları, bu arada “Daphnis et Chloé” adlı bir operanın bazı kısımları ve “Les cosolations des miséres de ma vie – Sefil Hayatımın Tesellileri” başlığını taşıyan doksan beş kadar şarkısı yayımlanmıştır.
    RUBINSTEIN, Anton (1829-1894) Piyanist ve besteci. Rusya’da Vikvatinet şehrinde doğdu. Aslen Yahudi bir aileye mensuptur. Kardeşi Nikolaus ile müzik öğrenimini Berlin’de yapmıştır. Ayrıca Rus sarayı piyanisti, imparatorluk Rusyası Müzik Cemiyeti başkanı olmuştur. “Feramors”, “Şeytan”, “Sulamith” adlı operaları, “Babil Kulesi” ve “İsa” adlı oratoryoları, orkestra oda ve piyano müziği eserleri ve “lied”ler, “Elli Yıllık Hatıralar” adlı bir otobiyografi ve “Pedal Kullanma Tekniği” adlı bir eser bırakmıştır.

  3. #23
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    S
    S – İtalyanca “Sinistra” diye adlandırılan ve sol elle çalınacağını bildiren işaretin kısaltılmışı.
    SACHS, Hans (Meistersinger) – (1494-1576) Eski Alman şarkıcılarından. Richard Wagner “Meitersinger von Nürnberg – Nürnberg’li Usta Şarkıcılar” operasında bunların hayatlarını, adetlerini, yarışmalarını konu olarak almış ve Hans Sachs’I da operaya katarak dünyaya ikinci defa tanıtmıştır.
    SAINT – SAENS, Camille – (1835-1921) Besteci. Paris’te doğdu. Yazdığı “Samson ve Dalila” adlı opera ve senfoniler bestelemiştir. Beş yaşındayken piyano çalan besteci, altı yaşında besteciliğe başlamıştır. Bundan sonra konservatuvara gönderilmiş ve orada Gounod yanında öğrenimini ilerletmiştir. Onsekiz yaşında St. Marie ve 1858-1877 yılları arasında St. Madelaine kiliselerinde orgçuluk yapmıştır. Bu arada bazı programlı orkestra eserleri yazmıştır: “Phaeton”, “Cezayir Süiti”, “Hercule’ün Gençliği” ve “Omphale’in Çıkrığı”. 1864-1911 yılları arasında da on iki kadar opera bestelemiştir. Bunların yalnız bir tanesi (Samson ve Dalila) başarı kazanmıştır. Aynı eseri Liszt, Weimar’da temsil ettirmiş ve Almanya’da tanıtmıştır. Saint Saens, 1906 yılında Amerika’ya gitmiş ve San Francisco’da açılan Dünya Sergisinde Fransa’yı temsil etmiştir. Burada koro eseri “Hail California”yı ilk defa çaldırmıştır. 1916’da Güney Amerika’ya bir seyahat yapmıştır. Avrupa’ya döndükten bir süre sonra Cezayir’e gitmiş, burada ölmüştür. Saint Saens’ın çalışmaları arasında orglu senfonileri, senfonik şiirleri, bir viyolonsel ve keman piyano konçertoları, oda müziği eserleri, iki piyano ve orkestra için “Hayvanlar Resmi Geçidi” sayılabilir. Ayrıca “Samson ve Dalila” da tutulmuş bir operasıdır. Koro eserlerinden en çok iki tanesi tanınmıştır: “Noel Oratoryosu” ve “Pométhée’nin Düğünleri”.
    SALIERI, Antonio – (1750-1825) Besteci. İtalya’da Legnago şehrinde doğdu. Venedik’ten Viyana’ya kilise korosu çocuklarının bir seyahati sırasında gelmiş ve bu şehirde kalarak Florian Gassman’dan dersler almıştır. Salieri 1774’te Viyana’da saray bestecisi olmuş, 1788-1790 yılları arasında saray orkestrasını idare etmiştir. Ayrıca yine aynı sarayın koro direktörlüğü görevi verilmiştir. Salieri bir yandan da öğretmenlik yapmış, Schubert’I yetiştirmiş, Beethoven’a vokal tekniği dersleri vermiştir. Salieri bir ara Gluck ile arkadaşlık yapmıştır. Bu besteci ile “Les Danaides” adlı operayı beraber yazmışlardır. Eser 1784’de Paris’te ilk defa temsil edilirken her iki bestecinin isimleri operanın kapısında yanyana asılmıştı. Bu opera çok büyük bir başarı kazanmıştır. Salieri ayrıca Mozart’ın da çağdaşı ve dostu idi. Salieri bütün ömrünü Avusturya başkentinde geçirmiş, 1825’de yine orada ölmüştür. Besteci olarak kırk kadar opera, oratoryolar, oda müziği eserleri, serenadlar ve kantatlar bırakmıştır.
    SALTARELLO – Çabuk tempolu bir tür İtalyan halk dansı. Eski lavta süitlerinde rol oynamış olan “pavane” dansının devamıdır.
    SAMMARTINI, Giovanni Battista – (1701-1775) Milanolu org virtuozu ve bestecisi. Gluck’un öğrencisi olup, “galant” tarzda çalgısal müziğin ilk önderlerinden biri olmuştur. Uzun zaman Londra’da Prince of Wales’in saray müzikçiliğini yapmış, trio sonatlar bırakmıştır.
    SARABANDE – Yavaş tempolu eski bir İspanyol dansı.
    SARASATE, Pablo de – (1844-1908) İspanya’da Pamplena şehrinde doğmuş, öğrenimini Paris Konservatuvarında yapmış, keman virtüözü. Sekiz yaşında İspanya Kraliçesi İsabella’nın huzurunda verdiği konser sonrası kraliçe tarafından bir “Stradivarius” kemanı ile ödüllendirilmiştir. Sarasate öğrenimini bitirdikten sonra Avrupa’da turneler yapmış, 1870’de Amerika’ya giderek konserler vermiştir. Fransız bestecisi Edouard Lalo, birinci keman konçertosunu ve “Symphonie Espagnole”unu onun için bestelemiş, Max Bruch bir keman konçertosu ile “Scotch Fantasia” adlı keman eserini ona ithaf etmiştir. Sarasate çalgısı için pek tanınmış “Zigeunerwelsen – Çingene Havaları” adlı parçasını, “Navarra” adlı kaprisini ve İspanyol danslarını bestelemiştir. Fransa’da Biarritz şehrinde ölmüştür.
    SATIE, Erik – (1866-1925) Fransa’da Honfleur kasabasında İskoçyalı bir anne ve Fransız bir babadan doğmuştur. Müzik öğrenimini Paris Konservatuvarında ve ayrıca da “Schola Cantorum”da yapmıştır bundan sonra Monmartre kahvelerinde piyanist olarak çalışmış ve yine bu sıralarda Debussy ile tanışarak “İmpresyonizm” etkisinde eserler vermiştir. Bunların büyük bir kısmı orkestra ve piyano için yazılmışlardır. 1887’de yazdığı “Sarabande” ve 1891’de bestelediği “Fils des Etoiles” adlı eserleri müzikte bir yeniliğin müjdecisi olarak görülmüşlerdir. “Parade” adlı realist balesi en tanınmış eseridir. Eser ilk defa 1917 yılında temsil edilmiş, metnini Cocteau yazmış ve dekorlarını Picasso çizmiştir. Bu eserin partisyonunda Satie bir de daktilo makinesi kullanmış ve makine herhangi bir çalgı gibi orkestra içinde partisi boyunca çalınmıştır. Besteci, ömrünün sonlarına doğru “Sokrat” adlı senfonik dram yazmıştır ve bu eser ilk defa bestecisinin ölümünden iki yıl sonra çalınmıştır. Satie, Paris yakınında Arcueil adlı küçük bir kasabada ölmüştür.
    SCARLATTI, Domenico – (1865-1757) Alessandro Scarlatti’nin oğlu ve öğrencisidir. Napoli’de doğmuştur. Ilk müzik derslerini babasından aldıktan sonra Roma’da Pasquini ve Gasparini yanında bilgisini çoğaltmış ve orada tanındığı genç Haendel ile dost olmuştur. Aynı zamanda cembalo virtuozuydu. Domenico bugünkü modern piyano tekniğinin babası sayılır. On yedi yaşındayken Venedik’te babasının operalarını oynatmıştır. 1709-1714 yılları arasında Polonya Kraliçesi Marie Casimire’in “maestro di capella”sı olmuş, 1714’te tekrar ülkesine dönerek Roma’da St. Pietro kilisesinde aynı göreve devam etmiştir. 1720’de Portekiz Prensesi Maria Barbara tarafından saray müzikçisi olarak kabul edilmiş ve Lisbon’a gitmiştir. İspanya’da Madrid şehrinde ölmüştür. Piyano eserleri serbest bir tarz ve yetkin bir kontrpuvan tekniği içerir. Cembalo için altı yüz kadar sonatı ayrıca operaları, kantatları ve oda müziği eserleri vardır.

  4. #24
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    SCHERZANDO (Şerzando) – Hicivsel ve esprili.
    SCHERZO (Şerzo) – (İtal.) Neşeli mizahi karakterli müzik parçası.
    SCHILLINGS, Max von – (1868-1933) Besteci ve orkestra şefi. Duren’de doğdu. W. Brambach ve Bonn’da kemancı Königslöw yanında öğrenim görmüştür. 1908’den sonra da Münih okulunun önderi olarak Bavyera başkentinde yaşamıştır. Bu arada Stuttgart’da epeyce bir süre müzik direktörlüğü yapmış, 1919-1920 yılları arasında Berlin Devlet Operası intendantı olarak çalışmıştır. Schillings 1910-1920 yılları arasında birçok müzik birliklerinin başkanlığını yapmış, 1932’de Prusya Sanat Akademisi başkanı olmuş, bundan bir yıl sonra da ölmüştür. Yazdığı operalar ve oynanış tarihleri şunlardır: “Ingvelok” (1899), “Pfeifertag” (1899), ve “Meloch” (1906). Bütün bu eserler Wagner etkisinde olup yeni opera edebiyatının örnekleridir. En tanınmış sahne eserlerinden biri de “Mona Lisa”dır. Ayrıca lied’leri, orkestra ve deklamasyon için “Hexenlied” adlı bir melodramı, “Kral Ödipus” adlı bir senfonik prologu, “Meergruss” ve “Seemorgen” adlı senfonik fantazileri, op. 25 keman konçertosu ve bazı oda müziği eserleri bırakmıştır.
    SCHOBERT, Johann – (1739-1767) Şilezyalı piyanist ve besteci. 1760’tan sonra Paris’te Prens Conti’nin klavsenistliğini yapmış, orada ölmüştür.
    SCHUBART, Daniel – (1739-1791) Şair ve besteci. Iki edebiyat ve müzik gazetesinin yayımcısıdır. Önce orgçu ve müzik öğretmeni olarak Hohensperg’de ayrıca tiyatro şairi ve müzik direktörü olarak Stuttgart’da yaşamıştır. Alman “lied”inin ilk isimlerinden biridir. Yazdığı “Die Forelle-Alabalık” adlı şiiri üzerine Schubart ayrıca aynı adlı “lied”ini bestelemiştir.
    SCHUBERT, Franz Peter – (1797-1828) Besteci. Avusturya’da Lichtenthal kasabasında doğdu. Ilk müzik derslerini babasından, koro şefi Michael Holzer’den ve ayrıca Anton Salieri’den aldı ve genç yaşta öğretmen oldu. 1818’den sonra serbest çalışmaya başladı ve ilk Goethe “lied”ini yazdı. Bunların içinde “Gretschen am Spinnrad”, “Erlkönig”, “Ganymed” gibi çok tanınmış olanları vardı. Diğer eserleri; “Trajik Senfoni”, oda müziği, koro ve piyano parçaları. Bu arada birkaç kere Macaristan’a seyahat ettiyse de tekrar Viyana’ya döndü. Arkadaşları arasında F. von Schrober, şarkıcı Michael Vogli Spaun, şair Mayrhofer, Fr. Lachner, ressam Schwind vardı. 1823’te vereme yakalandı ve hastalığı beş yıl çektikten sonra 1828’de henüz çok genç yaşta öldü. Çalgısal olduğu kadar vokal müziğine ait eserleri özellikle “lied”leri ile meşhurdur. Altı yüz kadar “lied”I buna örnektir. Aynı zamanda birkaç opera da yazan Schubert bu alanda büyük bir başarı gösterememiştir. Başlıca operalarının isimleri şunlardır: “Şeytanın Eğlence Sarayı”, “Alfonso ve Estrella”.Koro parçaları: “Tabiattaki Allah”, “Serenad”, “Gece” ve “Savaş Şarkıları”. Çalgı müziği eserleri şunlardır: “On kadar senfoni (En meşhurları: “Do majör”, “do minör”, ve “si minör, Bitmemiş”) 14 yaylı kuarteti, “Alabalık” kenteti, oktet, 21 piyano sonatı, seyyah fantazisi, “Moments Musicaux”, danslar, valsler (Divertissment a l’Hongroise) dört el piyano için. Hakkında pek çok eser yazılan bestecilerden biridir. Schubert “lied”lerindeki şiirlerinin çoğunu Goethe, Schiller, Heine, Körner ve Shakespeare’den almış ve Müller, Mathison, Kosegarten gibi küçük şairlerin şiirlerini bestelemiştir. Altı yüz kadar “lied”inden büyük bir kısmı albümler halinde basılmıştır. Bunların başında Wilhelm Müller’in seri şiirlerinden “Die Schöne Müller’in – Güzel Değirmenci Kız” ve “Winterreise – Kış Seyahati” adlı albümleri başta gelir. Bunlar arasında “Faust”dan “Gretchen am Spinnrade – Margrit Çıkrık Başında”, “Ganymed”, “Erlkönig”, “Heideröslein – Küçük Çalıgülü” özellikle tanınmışlardır. Ayrıca “Ölüm ve Genç Kız”, “Seyyah”, Sir Walter Scott’un baladından “Maria, Lady of the Lake”, “Kuğuların Şarkısı”, “Alabalık”, “Lied”leri de eserleri arasındadır. Schubert bazı operalar yazmıştır: “Şeytanın Eğlence Sarayı”, “Alfonso ve Estrella”, “İkiz Kardeşler” bunların en tanınmışlarıdırlar. Koro eserleri şunlardır: “Tabiatta Allah”, “Serenad”, “Gece Işığı”, “Gece Şarkısı”, “Savaş Şarkısı”.
    Çalgısal alanda, başta on senfonisi gelir. Bunların içinde “si minör” (Bitmemiş), ve beşinci senfonileri tanınmış eserleridir. Fakat onun bu türde en yetkin eseri Schumann’ın “Dev Eser” diye adlandırdığı “Yedinci do majör” senfonisidir. Ayrıca on dört kuarteti (re minör, “Ölüm ve Genç Kız” adlısı meşhurdur), “Alabalık” kenteti, bir oktet, yirmi bir piyano sonatı (biri tamamlanmamış), orkestra ve piyano için “Seyyah” fantazisi, “Momenta Mucaux”lar, valsler.
    SCHUMANN, Robert Alexander – (1810-1856) Besteci. Almanya’da Zwickau şehrinde doğdu. Aynı zamanda eleştirmen olan Schumann hem Leipzig ve Heidelberg üniversitelerinde hukuk öğrenimi aldı hem de Friedrich Wieck ve H. Dorn’dan dersler alarak ve kendi çalışmaları ile ede etmeye çalıştığı müzik bilgisini edindi. Bunlardan başka ayrıca edebiyatla da uğraşıyor, şiirler yazıyordu. Bu zamanlarda özellikle romantiklere hayrandı ve Lord Byron’un kuvvetle etkisi altındaydı. Müzikte bütün amacı iyi bir piyano virtuozu olmaktı. Bu sıralarda diğer parmaklarını kuvvetlendirmek için orta parmağını bağlayarak çalıştığından parmağı sakat kaldı ve virtuozluk hayatı sona erdi. Bu sefer bestelemeyi denedi. Bu arada ilk yirmi üç piyano parçasını yayımladı. Bunların arasında en tanınmış eserlerinden “Kelebekler”, “Davidsbündler”, “Carnaval”, “Konser Etütleri”, “Etudes Symphonique”, “Kreisleriana”, “Çocuk Sahneleri” ve üç sonat vardır. 1834’ten sonra Friedrich Wieck, L. Schunke ve Knorr ile “Neue Zeitschrift für Musik – Yeni Müzik Dergisi”ni yayınlamaya başladı. 1840’da Jena Üniversitesine felsefe doktoru olduğu yıl Friedrich Wieck’in kızı piyanist Clara ile gizlice evlendi. Bundan sonra lirik “lied”ler besteledi. Ayrıca birden dörde kadar senfonilerini, kentet ve kuartetlerini “Paradeis und Peri” adlı oratoryosunu besteledi. Bir yandan da sanat hakkındaki yazılarını ve eleştirilerini yazıyordu. 1843 yılında Leipzig Konservatuvarına öğretmen oldu. Karısı ile 1844 yılında Rusya’ya kadar bir sanat seyahati yaptı. 1850’de Düsseldorf’da müzik direktörü ve orkestra şefi oldu. Üç yıl sonra ani bir beyin hastalığı sonucunda Ren nehrinde intihara teşebbüs ettiyse de kurtarıldı. Endenich şehri tımarhanesinde öldü. Schumann Ondokuzuncu Yüzyıl müziğine romantik ruhu getiren ilk büyük bestecidir. Piyano sanatında Chopin ve Liszt ile yeni tarzın yaratıcısıdır. Yukarıda saydığımız eserlerinden başka piyano, keman ve viyolonsel için konçertoları, çeşitli oda müziği eserleri, orkestra ve koro için “Manfred”, “Der Rose Pilgerfahrt”, “Goethe’nin Faust’undan Parçalar”, “Kralın Oğlu” ve “Requiem”i ve “Genoveva” adlı bir operası vardır. Schumann çıkardığı dergiden başka diğer gazetelerde de sanat yazıları yazmıştır.

  5. #25
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    SENFONİ – (Yun. Sinfonie, İtal. Sinfonia) Ortaçağda genellikle şarkı, melodi gibi müzik şekillerine bu ad verilirdi. Rönesans ve Barok devirlerinde ise sadece aletlerle sunulan müzik parçası anlamına gelirdi. Sonraları opera, oratoryo ve kantatların baş ve ortalarında çalınan çalgısal kısımlara senfoni dendi. A. Scarlatti ve Lully kilise ve oda senfonileri yazdılar. Bunlar sonat formunda yani iki veya üç kısımlık eserlerdi. Birinci kısım yavaş, ikincisi çabuk ve üçüncüsü yine yavaş olarak yazılırdı. Büyük orkestrayla beraber Onsekizinci Yüzyılda yeni senfoni şekli doğdu, hareketler ve şekil klasik bir hal aldı. Berlin, Mannheim okullarının yetiştirdiği besteciler bu müzik türünde eserler verdiler. Özellikle üç Viyana klasikleri; Haydn, Mozart, Beethoven, bu türün en yetkin bestecileri oldular. Haydn orijinal isimleri içeren 160 kadar senfoni yazdı. Mozart son orkestra eseri olan “Jupiter” senfonisi, Haydn’ın klasik tarzdaki senfonileriyle Beethoven’in her biri yeni bir fikir sunan anlamlı ve konulu senfonileri arasında bir köprü görevi gördü. Beethoven’ın dokuz senfonisinden ilk ikisi Mozart etkisi gösterir. Asıl kişiliğini Napoléon’a ithaf edip sonra vazgeçtiği 3’üncü “Eroica – Kahramanlık” senfonisinde bulmuştur. 5’inci ve 6’ncı “Pastoral” senfonileri birer harikadır. Bunlardan sonra karakteristik Allegretto’su ile 7’nci ve baştan aşağı mizahi bir hava taşıyan 8’inci senfonileri gelir. Son senfonisi olan 1824’te bestelediği 9’uncu senfonisi tam anlamıyla bir deha ürünüdür. Büyük besteci eserin son kısmına Alman şairi Schiller’in “Lied an die Fraude” adlı şiirini besteleyerek ilave etmiş ve insanlığa hem saz, hem insan sesiyle hitap ederek senfoni edebiyatının en güzel eserlerinden birini vermiştir. Beethoven’in erişilmez dehasının ürünü olan şaheserler sanat dünyasının dokuz abidesidirler. Ondokuzuncu Yüzyıl ortalarına doğru edebiyatla başlayan romantizm her sanat dalında olduğu gibi müzikte de etki yaptı. Ve Schubert’le beraber senfoni türünde de kendisini gösterdi. Schubert 9 senfoni yazdı ki bunlardan 8’incisi “Bitmemiş” adıyla anılır. Brahms ve Bruckner gibi Alman besteciler Beethoven’and etkilenerek eserlerini yazmışlardır. Diğer taraftan Fransız bestecisi Berlioz ve Franz Liszt programlı senfoniyi tanıttılar. Programlı senfoni, önceden hazırlanmış bir konuyu program dahilinde, müzik aletleri aracılığıyla dinleyiciye sunmaktır. Bu tür eserler tasvir içerirler. Programlı senfoninin geçmişinin çok eskilere dayanmasına karşın bu yolda ilk bellibaşlı eser veren sanatçı Berlioz’dur. “Symphonie Fantastique”, “Romeo ve Juliette” gibi eserleri bu türe birer örnektirler. Liszt’in “Dante” ve “Faust” senfonileri, “Mazeppa”, “Les Préludes” gibi senfonik şiirleri de bu tarzda eserlerdir. Richard Strauss’un “Till Eulenspiegel’in Şen Maceraları”, “Don Juan”, “Zerdüşt Dedi ki…” senfonik şiirleri de bu tarza birer örnektirler.
    Her ulustan besteciler senfonik eserler yazmışlardır. Bunlardan Rusya’da Çaykovski, Çekya’da Smetana ve Dvorak, İngiltere’de Edward Elgar, İtalya’da Respighi, Finlandiya’da Sibelius en önemlilerindendir.
    SEPTETT – 7 ses için yazılmış müzik parçası. 7 farklı müzik aleti için olduğu gibi, 7 insan sesi için de olabilir.
    SERENAD – (İtal. Serenata) Akşam müziği. Müzik aletleri ve insan sesi için müzik eseri.
    SERIA, SERIOSO – (İtal.) Ciddi. Opera Seria – Ciddi Opera.
    SEVÇIK, Ottokar – (1852-1934) Bohemyalı keman virtuozu. Prag Konservatuvarında öğrenim gördükten sonra Avusturya’ya gelmiş ve Salzburg’da Mozarteum’a konzetmeister olmuştur. Buradan sonra Kief, Prag ve Viyana konservatuvarlarında öğretmenlik yapmış, 1922-1931 yılları arasında Amerika’da kalmıştır. Keman tekniğine ait eserler yazmış, 4.000’den fazla etüd bırakmıştır.
    SEXTETT – 6 ses için müzik parçası. 6 çalgı için olduğu gibi, 6 insan sesi için de yazılabilir.
    SIBELIUS, Jean – (1865-1957) Besteci. Finlandiya’da Tavastehus şehrinde doğdu. Romantik müzikte tanınmış bir sanatçı ve bestecidir. Bir fizik profesörünün oğludur. Önce hukuk öğrenimi görmüş, sonra Helsinki Konservatuvarına devam ederek besteci olmuştur. 1892’de tanınmış ilk senfonik şiiri “En Saga”yı yazmıştır. Sibelius bundan sonra Almanya’ya giderek Viyana ve Berlin’de uzun süre kalmıştır. Bu sıralarda Weingartner ve Richard Strauss ile tanışmıştır. 1900 yılında Paris Sergisine katılan Helsinki Filarmoni orkestrasında orkestra şefi asistanlığı yapmıştır. 1914 yılında Amerika’ya gitmiş, eserlerini çaldırarak tanıtmıştır. Bu seyahat esnasında Yale Üniversitesi kendisine fahri müzik profesörü ünvanını vermiştir. Bestecinin yurt dışında çıkan ilk eseri “Tuenela Kuğusu” adlı orkestra eseridir. Milano’da Toscanini tarafından çaldırılmıştır. Diğer eserleri arasında 1893’te yazdığı “Karelia” süiti, “Finlandiya” (1899), “Pohjola’nın Kızı” (1906) adlı senfonik şiirleri ve orkestra için “Valse Triste – Kederli Vals” sayılabilir. Ayrıca yedi senfonisi, Shakespeare, Strindberg ve Maurice Maeterlinck’in çeşitli sahne eserlerine müzik, “Kuledeki Bakire” adlı bir opera, “Esir Kral”, “Vatanım” ve “Toprak Şarkısı” adlı koro ve orkestra eserleri ve “lied”ler yazmıştır. “Oceanidas – Okyanusun Kızı” adlı tanınmış orkestra eserini 1914 Amerika Norwalk Müzik Festivali için bestelemiştir.
    SKRIYABIN, Aleksandr Nikolayeviç – (1872-1915) Piyanist ve besteci. Moskova’da doğmuş ve müzik öğrenimini yine aynı şehir konservatuvarında yapmıştır. Ilk eserlerini arkadaşı Mutrofan Belayef’in teşviki ile yazmıştır. Ayrıca konser seyahatları yapmış, bu arada 1906 yılında Amerika’ya gitmiştir. Dönüşte 1908-1910 yılları arasında Belçika’da kalmıştır. Bıraktığı sonat, etüd, prelüd ve noktürnleri ile Chopin etkisi derhal göze çarpar. Bestecinin aynı zamanda dini fikirlere ve Hint felsefesine inancının etkileri de eserlerinde gözükür. Piyano yaratmalarından başka “Poem of Ecstasy” ve “Poem of Fire” adlı iki orkestra şiiri vardır. Skriyabin, yine Moskova’da ölmüştür.
    SMETANA, Bedrich – (1824-1884) Besteci. Bohemya’da Leitmeritz’de doğmuştur. Modern Çek müziğinin kurucusudur. Genç Smetana ilk müzik derslerini Prag’da Proksch’den aldı. Franz Liszt ile tanıştı ve onun yardımı ile bir müzik okulu açtı. 1856’da yurt dışına çıktı. Isveç’e giderek Göteberg şehrinde müzik öğretmenliği ve filarmoni topluluğu orkestrası şefliğini yaptı. Burada Liszt etkisinde ilk senfonik şiirlerini yazdı: “Richard III.” (1858), “Wallenstein’in Meskeni” (1859), “Hakon Jarl” (1861). Ülkesine dönüşte bir Prag gazetesine müzik eleştirileri yazmaya başladı. Ayrıca Prag Tiyatrosu orkestrası şefliğini yaptı. Bu yıllarda “Brandenburglular Bohemya’da”, “Satılmış Nişanlı” operalarını yazdı. 1874 yılında ani olarak sağır oldu. “Ma Vlast – Vatanım” adlı senfonik şiirler serisi sağır olduğu döneme rastlar. Besteci bu olaydan sonra on yıl daha yaşadı. Smetana, İsveç’ten döndükten sonra ulusal bir Çek müziği yaratmak istiyordu. Bu yolda yazdığı başlıca operaları şunlardır: “Brandenburglular Bohemya’da”, “Dalibor”, “Libussa”, “Satılmış Nişanlı”, “İki Dul”, “Öpücük”. “Blanik”, “Tabor” ve “Moldau” adlı senfonik şiirleri tanınmış eserlerdirler. Oda müziğine ait eserlerinden biri “Aus Meinem Leben – Hayatımdan” adını taşıyan kuartetidir. Smetana “Milli Çek Müzik” okulunu kurmuş ve ülkesinin müziğini bütün dünya opera konser salonlarına sokmuştur.
    SOLFEJ – (İtal. Solfeggio, Fran. Solfége) Şarkı egzersizlerinde yedi notanın dizi sırayla okunması, Do, re, mi, fa, sol, la, si gibi…
    SOLO – (İtal.) Yalnız. Konçertolarda eser hangi alet için yazılmışsa çalgının o kısmı eşliksiz yalnız çalacağını gösterir ve o alet “solo çalgı” adını alır.
    SONAT – (İtal. Sonata) Onaltıncı Yüzyıl sonların doğru çalgısal yani yalnız çalgılarla çalınan “canzon – şarkı”nın gelişmesi ile meydana gelmiş bir müzik türüdür. Bölümleri şöyle sıralanır: Çabuk kısım, Yavaş kısım, (Adagio, Andante) – Menuett (Scherzo) – Yine Çabuk kısım (Allegro). Bir sonat kısmı veya cümlesi ise şöyledir: Birinci parti iki esas temadan oluşur. Ikinci parti, birincideki temaların serbest şekilde değiştirilmeleriyle yazılır. Üçüncü parti birinci ve ikinci temaların tekrarından ve kısmın final notlarından ibarettir. Her parti arasında köprü görevi gören pasajlar vardır. Sonat her müzik aleti için yazılabilir. Fakat genelde keman, piyano gibi çalgılar için yazılır. Solo sonatlar genelde piyano içindir. Bach’ın yalnız keman için sonatları da vardır. Piyano bu türde en güzel eşlik sazıdır. Senfoni, konçerto ve oda müziği eserleri şekillerini sonattan almışlardır.
    SOPRANO – Kadın ve çocuk sesi. Soprano en ince ses kalitesidir.
    STACCATO (Stakato) – (İtal.) Müzik aletlerinde kesik ve kuvvetli sesler çıkarmak için kullanılan işaret.
    STAMITZ, Johann Wenzel Anton – (1717-1757) Besteci. Mannheim okulunun kurucusu, ve önderidir. Bohemya’da Deutsch-Brod’da doğmuştur. Ilk defa kemancı olarak İmparator Yedinci Karl’ın taç giyme töreninde dikkat çekmiştir. 1745’te Mannheim’a orkestra şefi ve saray oda müziği direktörü olarak gelmiştir. Burada ilk klasik Alman orkestrasını kurmuş ve senfonisini yazmıştır. Başta Stamitz olmak üzere Mannheim’da kurulan bu yeni müzik okulunun diğer sanatçılarını Dük Carl Theodor himaye ediyordu. Franz Xaver Richter ve Christian Cannabich de aynı okulun başta gelen bestecilerindendi. Mannheimlılar, senfoni, orkestra trioları ve konçertoları ile müziğe büyük yenilikler getirmişler, eserleri ile klasik sanat dünyasına uzun süre önderlik yapmışlardır. Orkestraya getirdikleri en büyük yenilik tahta nefesli çalgılara verdikleri önem olmuştur. Vurmalı çalgılar ve 1690’da Nürnberg’li Denner tarafından imal edilen klarnet de orkestraya yine Mannheim bestecileri sayesinde girmiştir. Stamitz şahsen elli kadar senfoni, on orkestra triosu ve birçok oda müziği eserleri bırakmıştır.

  6. #26
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    STRADIVARIUS, Antonio – (1644-1737) Keman ustası. Müzik tarihinde yaptığı kemanlarıyla isim bırakmış olan bu sanatçı usta Cremona’da doğmuştur. Yine bu yolda tanınmış sanatçı olan Nicola Amati’nin öğrencisidir. Stradivarius bütün hayatınca Cremona şehrinde yaşamış ve buradaki atelyesinde keman inşa sanatının en mükemmel örneklerini vermiştir. Yaptığı kemanların seslerindeki parlaklık ve yumuşaklığın esrarı halen çözülmüº değildir. Bugün elde bulunan kemanlarının miktarı pek az olup pek yüksek fiyatla elde edilebilmektedir.
    STRAUSS, Johann (Baba) – (1804-1849) Besteci. Viyana’da doğdu. Joseph Lanner ile zamanının tanınmış bestecilerinden biri olup besteci Johann Strauss’un babasıdır. 1825’de bir orkestra kurmuş, vals orkestralarında viyola çalmış, 1835’ten sonra saray balolarının idaresine getirilmiştir. Johann Strauss güzel valsler bırakmıştır.
    STRAUSS, Johann (oğul) – (1825-1899) Besteci. Viyana’da doğdu. “Radetzky” marşının bestecisi Johann Strauss’un (baba) oğludur. Viyana’da çeºitli dans orkestralarının şefliğini yapmıştır. Strauss yazdığı valslerle tanınmıştır. 1855’ten sonra devamlı olarak on yıl Petersburg’da yaz konserlerini idare etmiş, 1872’de Amerika’ya giderek “Şarap – Kadın ve Şarkı”, “Bin Bir Gece”, “Viyana Kanı”, “Artist Hayatı”, “Mavi Tuana”, “Viyana Ormanları Efsanesi”, “İmperial” valslerini yazmıştır. 1871’de ilk opereti “İndigo ve Kırk Haramiler”I, 1874’te başarı kazanan ve konusunu o zamanki Viyana hayatından alan “Yarasa” adlı operetini oynatmıştır. Ayrıca “Çingene Baron”, “Neşeli Savaş” ve “Venedikte Bir Gece” adlı operetleri vardır. Kardeºleri Joseph Strauss (1827-1870) ve Eduard Strauss (1835-1916) da besteci olup dans müziği eserleri ve operetler bırakmışlardır.
    STRAUSS, Richard – (1864-1949) Besteci. Almanya’da Münih şehrinde doğdu. Saray orkestrasında kornocu Franz Strauss’un oğludur. Ilk müzik derslerini babasından ve onun dostları B. Walter, Franz W. Meyer’den almış, Hans von Bülow tarafından takdir ve teşvik edilmiştir. Besteci olarak eserleri ilk defa kendisi on altı yaşındayken çalınmıştır. Bunlar Sofokles’in “Elektra” ve “Festgesang” adlı bir orkestra eseridir. Birkaç yıl sonra Hans von Bülow Meiningen’de “Serenad” adlı parçasını idare etmiştir. Amerika’da ilk çalınan eseri kendisi yirmi yaşındayken yazdığı “Fa minör” senfonisidir ki 1884’te Theodor Thomas idaresinde “Filarmonik Society” orkestrası tarafından tanıtılmıştır.
    Richard Strauss 1889-1894 yılları arasında Bülow’dan sonra Meiningen saray orkestrasına şef olmuştur. Burada karakteristik çalgısal, dramatik tarzını yavaş yavaş bulmaya başlamış eserler vermiştir. Buradan sonra Münih Saray Operası orkestrasına üçüncü şef olmuştur. 1889’dan sonra Weimar’a birinci orkestra şefi olarak gitmiş, burada beş yıl boyunca daha çok programlı orkestra eserleri vermiştir. Bu arada rondo formunda “Till Eulenspiegel’in Şen Maceraları”, “Ölüm ve Basübadelmevt” ve “Macbeth” adlı senfonik şiirlerini yazmıştır. Ilk operası 1894’de Weimar’da temsil edilen Wagner etkisinde yazılmış “Guntram”dır. Bundan sonra besteci, Cosima Wagner tarafından Bayreuth’a davet edilmiş ve orada Wagner’in “Tannhaeuser” adlı operasını idare etmiştir. 1895’den sonra Berlin Filarmonik Orkestrası konserlerini idare etmiştir. 1896’da Amerika’ya bir sanat seyahati yapmış ve programlı senfonisi “Sinfonia Domestica”yı New York’da ilk defa olarak çaldırmıştır. Ikinci operası olan “Salome” 1905’te Dresden’de temsil edilmiºtir. Bundan sonra şair Hugo von Hofmannsthal ile işbirliği yapmıştır. Şair besteciye beş farklı opera metni yazmıştır ki bunların arasında “Elektra” ve bestecinin en tanınmış eseri olan “Der Rosenkavalier” bulunmaktadır. Ayrıca “Gölgesiz Kadın”, “Intermezzo”, “Mısırlı Helena”, “Arabella”, “Daphne” operaları da vardır. Yukarıdaki eserlerinden başka çalgısal alanda “İtalya’dan” ve “Alpler” adlı iki senfonisi, ayrıca “Bir Kahraman Hayatı”, “Don Juan”, “Don Quichote”, “Zerdüşt Dedi Ki” adlı senfonik şiirleri vardır. Strauss ayrıca Gluck ve Mozart operaları üzerinde bazı çalışmalarda bulunmuştur. 1894'de oynanan ilk operası “Guntram”ın primadonnası Pauline de Ahna ile evli bulunuyordu. Münih’te ölmüştür. Richard Strauss’un Viyana’lı vals bestecisi Strauss ailesi ile hiçbir yakınlığı yoktur.
    STRAVİNSKY Igor – (1882-1971) Besteci. Rusya’da Petersburg şehri civarında Oranienbaum kasabasında doğdu. Ülkesinin ritm ve renkleri Fransız impressionism’inin etkileri ile karıºarak orijinal Stravinski sanatının doğuşuna yardımcı olmuşlardır. Rimski – Korsakof ve ayrıca Debussy’nin öğrenciliğini yapmıştır. Bu değerli öğretmenin ölümü üzerine “Chant Funébre” (1908)ini yazmış, gençlik eserlerinden birini, “Fireworks” adlı parlak orkestra eserini onun kızı için bestelemiştir. Bundan sonra Paris’e gitmiş ve burada bir Rus balesinin direktörü olan Diagilef’le tanışmıştır. Bu bale trupu için “L’Orieseau de feu – Ateş Kuşu”, “Petruşka” ve “Le Sacre de Printemps – Bahar Ayini” adlı balelerini yazmıştır. Bütün bu eserler Rus folklorundan alınan motiflerle bezenmiştir.
    SÜİT - Aynı karakterli dansları içeren eski bir müzik şekli. Süit, Ortaçağ sonlarına doğru bazı dansların sıra halinde çalınmalarından doğmuştur. Böylece dansları gruplandırmak özel bir hava yaratmış ve süit, zamanımıza süregelen bir müzik türü olmuştur. Örneğin önceden, Passamezzo, Pavane, Saltarello gibi dansları içeren süit, 1600 yıllarında Gagliarda, Allemande, Courante danslarından oluşmaktaydı. Onyedinci Yüzyılda en güzel şeklini buldu. Bu yüzyılda süit genellikle şu dansları içeriyordu: Allemande, Courante, Sarabande, Gigue, Süit senfoni ve uvertürlere de etki etmiştir. Bu tür eserlerden Passacaglia, Loure, Gavotte, Menuett, Musset gibi dansları içerenleri vardır. Eskiden süitler genellikle lavta, org, piyano için yazılmışlardır. Orkestra süitleri de bulunmaktadır. Zamanımızda çeşitli dansları içeren bu türden eserler vardır. Bu arada Edward Grieg’in “Peer Gynt – Per Günt” süiti, P. Çaykovski’nin “Cassenoisette –Fındık Kıran” süiti, Eduard Künecke’nin “Dans” süiti meşhur ve popüler müzik eserleridir. Opera eserleri için yazılmış ve birçok dansları içeren bale süitleri de vardır.

  7. #27
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    T

    TANGO – Arjantin dansı. Tango bugün dans müziğinin bellibaşlı türlerinden biridir.
    TARANTELLA – Çabuk tempolu bir Napoli dansı.
    TARDANDO – (İtal.) Yavaş anlamına gelmektedir.
    TARTİNİ, Guiseppe – (1692-1770) Besteci ve kemancı. Corelli ile İtalyan keman okulunun ilk ve en büyüklerindendir. Kemanın bütün güçlüklerini yenmiş ve yüksek virtuozitesi ile zamanında herkesi hayran bırakmıştır. Öğrenimine 1709 yılında on yedi yaşındayken başlamış, teoloji, hukuk ve edebiyat öğrenmiştir. Bir yandan da müzik bilgisini ilerletmiştir. Ilk öğretmeni Czernohorski’dir. 1721’de St. Antonio kilisesinde kemancı ve orkestra şefi olmuştur. 1723-1725 yılları arasında Prag’da kalmıştır. 1728’de tekrar Padua’ya dönmüş ve ünlü keman okulunu kurmuştur. Aynı zamanda müzik teorisine ait yazılar yazmıştır. Pittio Nardini gibi bir kemancıya öğretmenlik yapmış ve bu büyük ustayı yetiştirmiştir. Tartini, besteci olarak 125 keman konçertosu, 150 solo keman sonatı, 50 trio sonatı bırakmıştır. “Şeytan Trili” sonatı en güç ve ünlü eserlerinden biridir ve keman virtuozitesini gösterir.
    TENOR – (Lat. Tenere – Tutmak) En ince erkek sesi. Müzikli sahne eserlerinde tenor sesi genellikle birinci partiyi seslendirir. Operalarda erkek ses yıldızlarına aynı ad verilir.
    TETRAZZINI, Louisa – (1871-1940) Koloratur soprano, İtalya’da Floransa şehrinde doğmuştur. Geçen yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında en tanınmış opera yıldızlarından biriydi. “Afrikalı Kadın” operası ile tanınmış ve özellikle İtalyan ve Fransız operalarında büyük başarı göstermiştir. Tetrazzini bir süre Amerika’da kalmış sonra ülkesine dönerek Roma’da yerleşmiş, ömrünün sonunu dünyanın en tanınmış opera merkezi Milano şehrinde geçirmiş, 1940 yılında ölmüştür.
    THEMA (Tema) – Bir müzik eserinde esas müziksel düşünceyi ve ifadeyi aktaran melodi.
    THOMAS, Ambroise – (1811-1896) Fransa’da Metz şehrinde doğdu. Paris Konservatuvarının öğrencisidir. Bu okulda Kalkbrenner ve Lesueur gibi değerli öğretmenler yanında öğrenim görmüş, 1829’da piyano, 1830’da armoni ödüllerini kazanmış, yine aynı yıl “La Double Echelle” adlı komik operası ve “Hermann et Ketty” adlı kantatı ile büyük Roma ödülünü kazanarak İtalya’ya gönderilmiştir. Burada Roma, Napoli, Bolonya, Venedik ve Trieste konservatuvarlarında öğrenimine devam etmiş, 1836’da memleketine dönerek yazdığı bazı operaları sahnelemiştir. 1846’da “Betty” adlı bir bale yazmış, 1849’da “Le Cald” adlı operası ile büyük bir ün yapmıştır. Sonra beş sahne eseri daha yazmışsa da bunlardan yalnız ikisi “Raymond” (1851) ve “Le Carneval de Venise” (1857) adlıları beğenilmiştir. Fakat Thomas’ın adını asıl dünyaya yayan eseri konusunu Goethe’nin “Wilhelm Meister” adlı nuvelinden alarak bestelediği “Mignon” olmuştur. Eser ilk defa 1866’da Paris’te Opéra Comique’de oynanmış, büyük bir başarı kazanmıştır. Fransız ruhuna uygun bir şekilde duygusal ve şiirsel elemanlarla bezenmiş olan eser çok kez sahnelenmiştir.Thomas’a “Légion d’Honeur” nişanı verilmiş ve Akademi üyeliğine tayin edilmiştir. Son eseri “François de Rimini” (1882) adlı bir opera olmuş, Paris’te ölmüştür.
    TOKKATA – Özellikle orgla seslendirilen ve doğaçlama esası üzerine yazılmış bir müziksel biçim.Füge benzer. Eski bestecilerden özellikle Frescobaldi ve Bachorg için çok güzel tokkata eserler bırakmışlardır.
    TORELLI, Giuseppe – (1650-1708) İtalyan kemancı ve bestecisi. Uzun yıllar Almanya’da yaşamış, Viyana ve Ansbach’da saray müzikçiliklerinde bulunmuştur. Trio sonatları, senfonileri, solo konçertoları ve sonatları döneminin en parlak örnekleridir.
    TRIO – Üç çalgı üzerine yazılmış bir müzik eseri türüdür. İçerdiği çalgılra göre isimlendirilir. Yaylı sazlar triosu, piyanolu trio gibi.
    TROPPO – (İtal.) Çok anlamına gelir.
    TROUBADOURS (Trubadur) – Ortaçağda Onbirinci ve Ondördüncü Yüzyıllar arasında Fransa’da yaşamış gezgin şarkıcılar. Trubadurlar (jongleurs) denilen çalgıcıların eşliğinde dolaşırlardı. Özellikle epik şarkılar (chansons d’histoire), pastureller, (jeux-parties) denilen savaş şarkıları, “estampies, danses royales” gibi dans şarkıları, balladlar, rondolar söylerlerdi. İspanya ve güney Fransa’dakiler daha çok Arapların etkisinde kalmışlardır. Söyledikleri şarkılarda oryantal bir etki görülür.
    TUTTI – (İtal.) Hep beraber anlamına gelir. Konçerto ve koro eserlerinde solonun eşliğinde bulunan çalgı ve seslerin hepsine verilen isimdir.

  8. #28
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    U
    UVERTÜR – Müzikli sahne eserlerinin başında çalınan çalgılı açış kısmı. İtalya’da ilk büyük opera bestecilerinden Scarlatti ile yeni bir şekil aldı. Uvertürler orkestraya uygulanınca senfoni ve süit gibi müzik eserlerinin doğuşunda önemli gerekçe olmuşlardır. Klasik tarzda uvertürler Gluck ile doğdu, Mozart, Beethoven, Cherubini bu tarz eserlerin en büyük ustalarıdır. Mozart’ın “Don Juan”, “Titus”, “Sihirli Flüt” operalarının uvertürleri güzel örneklerdendir.

  9. #29
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    V
    VALS – Üç vuruşlu bir dans.
    VARIATION (Varyasyon-çeşitleme) – (Lat.) Bir tema veya kısa bir melodiyi bir takım elemanların yardımıyla bestelemeye veya seslendirmeye denir. Bu elemanlar: ritmik, melodik, armonik elemanlardır. Eski varyasyon şekillerinden en önemlileri kanon ve fügdür. Barok müziğinde özellikle önemli rol oynamıştır. Baso ostinato denilen devamlı bas partisi şakon ve pasakagliya varyasyonları yapılırdı. Önemli müzik sanatlarından biridir. Kompozisyon uygulamalarında başlıbaşına bir yer tutar. Sonat, konçerto ve senfonilerde önemli rol oynar ve çok kullanılır.
    VERDI, Guiseppe – (1813-1900) Besteci. İtalya’da Le Roncole kasabasında doğdu. Geçen yüzyılın büyük İtalyan operalarınınönemli isimlerinden biridir. Verdi, sahne müziğine birçok yenilikler getirmiştir. Bir köy otelcisinin oğlu olarak doğmuştur. Çok küçük yaşta müziğe başlamış ve ilk bilgilerini doğduğu kasabanın okulundan almıştır. Ayrıca Milano’ya gönderilmiş, La Scala operasının orkestra şefi Vincenzo Lavigna yanında öğrenime devam etmiştir. Çünkü Milano Konservatuvarı kendisinde gelecek görmediği için okula kabul edilmemişti. Milano’daki dört yıllık ilk ikameti sırasında iki senfoni ve bir kantat yazmıştır. Ayrıca ülkesine dönmüş ve burada dört yıl orkestra şefliği yapmıştır. 1836’da Antonio Barezzi adlı bir adamın kızıyla evlenmiş ve tekrar Milano’ya gitmiştir. Burada opera yazmaya başlamış, bu arada oynanan ikinci eseri “Il Finti Stanislao” büyük bir başarısızlığa uğramıştır.Daha sonra sürekli başarılı eserlere imza atmaya başladı. Verdi 1850’den sonra çok sayıda opera yazdı. Hepsi birer müzik anıtı olan bu eserler İtalya’da oynanır oynanmaz bütün Avrupa’ya yayıldı. 1871’de Kahire için en büyük eseri “Aida” operasını besteledi ve yüz bin frank aldı. Bundan sonra bir süre opera türünü terketti ve büyük şair Manzoni’nin anısına ünlü “Manzoni Requiem”ini yazdı. 1887’de tekrar operaya döndü, son iki operası “Othello” ve “Falstaff”I verdi. Seksen sekiz yaşındayken Milano’da öldü. Verdi’nin eserlerinin en güzel örneklerini şunlar oluşturur : “I Vespri Siciliani” (1855), “Simon Boccanegra” (1857), “La Forza del Destino” (1862), “Don Carlos” (1867) ve “Aida” (1871). Sonuncu eser bir tarihsel konuyu, lirik, romantik ve melodik unsurları ile özellikle Verdi sanatının en yüksek noktasını ifade eder.
    Verdi bu eserlerden sonra çalgısal müzik denemeleri de yapmıştır. Bu arada bir yaylı kuarteti ve şair Manzoni’nin anısına bir requiem bestelemiştir. Altmış yaşından sonra arkadaşı besteci ve metin şairi Boito’nun ısrarları üzerine tekrar opera türüne dönmüştür. Baito onun için iki opera metni yazmıştır: Bunlardan birincisi Shakespeare’in “Othello”su olup 1887 yılında ilk defa La Scala’da sahnelenmiştir. Diğeri yine büyük İngiliz şairinin “Windsor’un Şen Kadınları” adlı eseridir ki bunu Verdi seksen yaşındayken bestelemiş, eser 1893’de oynanmıştır. “Falstaff”, onun son eseri olup nefis bir komik operadır. Her iki eserin dramatik unsurlarında mistik olmayan Wagner etkisi göze çarpar. Buna karşın bu eserler yine tipik İtalyan müziği ile bezenmişlerdir. Verdi operaları, opera repertuvarlarının en sevilen eserleridir.
    VIBRATO – (İtal.) Çalgı ve ses müziğinde bir tür sunuş. Yaylı çalgılarda, titrek karakterli bir ses elde etmek için yapılır.
    VIOTTI, Giovanni Battista – (1753-1824) Viyolonselci ve besteci. Fontaneto’da doğan çok ünlü İtalyan viyolonselcisi. Gaetano Pugnani’nin öğrencisidir. Uzun bir öğrenim döneminden sonra gezgin virtuoz olarak başlıca İtalyan şehirlerini dolaşmıştır. Duc de Loubise’nin orkestra şefliğini yapmış, Paris’te uzun süre Feydeau tiyatrosunu yönetmiştir. 1788’de aynı şehirde bir İtalyan operası kurmuştur. Bu opera, ihtilal zamanında kapanmışsa da ayrıca tekrar açılmıştır. Viotti ayrıca Londra’ya gitmiş, orada Haydn ile tanışmıştır. Bir süre de Londra’daki İtalyan operasını idare eden Viotti, bir ara tekrar Paris’e dönmüş son Londra seyahatinden sonra burada ölmüştür. Eski İtalyan keman okulunun en büyük ustasıdır. 29 keman konçertosu, 21 yaylı sazlar triosu, 51 keman düeti bırakmıştır. Eserleri bugün keman konserleri repertuvarına girmektedirler. Viotti öğretmen olarak da Fransız keman okulunun en tanınmış iki yetiştirmiştir. Pierre François ve Pierre Rode.
    VIVACE – (İtal.) Canlı.
    VITALI. Giovanni Battista – ( 1644-1692) Viyoloniselci ve İtalyan barok döneminin en iyi sonat bestecilerinden biridir.
    VOCE – (İtal.) Ses. Mezza voce – Yarım sesle. Sotto voce – Hafif sesle.
    VOKALMÜZİK – İnsan sesi için müzik. Şarkı, opera, oratoryo (Messe, motette, kantat, passion) gibi kilise müzik eserleri bu türün uygulamaları arasındadır.
    VOLKMANN, Robert – (1815-1883) Lommatzsch’da doğmuş, Freidberger ve Leipzig’de Becker yanında öğrenim görmüştür. Prag ve Viyana’da öğretmenliklerde bulunmuş, Budapeşte’de Akademi’ye profesör olmuştur. Başlıca eserleri : 2 senfoni, yaylı çalgılar orkestrası için 2 serenat, “Bayram” uvertürü, oda müziği eserleri. Volkmann özlü ve akıllıca işlenmiş eserleriyle döneminin önemli bestecilerden biri olarak kabul edilmiştir.
    VOLKSMUSIK – (Alm.) Halk müziği.

  10. #30
    ღ♥ღ íňãţçı мéĺéķ ღ♥ღ ραραтуα - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2007
    Nereden
    Ege..
    Mesajlar
    6.197

    Standart

    s11
    W
    WAGNER, Richard – (1813-1883) Besteci. Leipzig’de doğdu. Venedik’te öldü. Asıl babası genç yaşta öldüğü için üvery babası tarafından büyütüldü. O da Weber ve Lortzing gibi sahne, tiyatro ve müzik atmosferi içinde yetişti. Üvey babası ailenin eski bir dostu, tiyatro artisti, ressam ve şair Ludwig Geyer’di. Richard Wagner’in bütün kardeşleri bu yüzden sahneye intisabettiler. Yalnız o ilk zamanlar büyük bir şair olmak hevesindeydi. Müziğe hevesi Dresden’de başladı. Bu hevesin doğmasına Weber operalarının ve Beethoven senfonilerinin büyük etkisi olmuştur. 1827-1831 yılları arasında Leipzig’de Gottlieb Müller’den teori, Thomas kantoru Theodor Weinlig’den kompozisyon dersi almaya başladı ve çok geçmeden “Düğün” adlı bir opera denemesi yazdı. Ayrıca bir piyano sonatı, bir kuartet ve bir uvertür, Goethe’nin “Faust”una yedi kompozisyon ve bir senfoni “Do majör” (1833) meydana geldi. Bunlardan sonra ilk esaslı operası “Die Feen – Periler”i yazdı. Eser tam romantizmin etkisindeydi. Bundan sonra “Aşk Yasağı – Noviza di Palermo” adlı operası Magdeburg tiyatrosunda oynandı ve o kadar kötü karşılandı ki bestecinin tiyatro orkestrası şefliğinden atılmasına sebep oldu. Königsberg ve Riga’da çalıştı. Riga’daki saray orkestrası şefliğinden anarşistlikle itham edilerek atıldı ve mahkum edildi. Wagner bu tarihten sonra karısı artist Minna Planer ile Paris’e kaçtı. Burada büyük bir sefaletle karşılaştı. Edebi parçalar yazıyor ve maişetlerini ancak bu suretle sağlayabiliyordu. Paris’te “Rienzi” operasını ve vatanına genel af üzerine dönüşünde de “Der Fliegende Hollander – Uçan Hollandalı”yı yazdı. Opera şairliğine bu eserle başlamıştır. 1842-1849 yılları arasında Dresden saray orkestrası şefliğini yaptı. Bu yıllar zarfında Beethoven’in dokuzuncu senfonisini uzun mücadeleler sonunda çaldırmayı başardı ve bu suretle bu muazzam eseri unutulmaktan kurtardı. “Tannhaeuser” (1845) ve “Lohengrin” (1847) bu tarihlerde yazıldı. Lohengrin ilk defa 1851’de oynandı ve orkestrayı Franz Liszt idare etti. Yine bu yıllar zarfında bir de oratoryo “Apostel’s Liebesmahl”I yazdı. 1848-1849 yılları arasında Almanya’da siyasi cereyanlara karıştı ve sosyalist hareketinde aynı siyasi mezhebin taraftarı olduğu için takip edildi fakat bu sefer de İsviçre’ye kaçmak suretiyle hapisten kurtuldu. Burada Zürih şehrinde yerleşerek meşhur yazılarını, “Sanat ve İhtilal”, “İstikbalin Sanat Eseri”, “Sanat ve İklim”, “Opera ve Dram”I yazdı.
    Zürih’de en yakın arkadaşı Otto Wesendonck’un evinde karısı Minna ile dört yıl kaldılar. Bu zaman zarfında arkadaşının karısı Mathilde Wesendonck ile büyük bir aşk hayatı yaşadı. Bir yandan da abidevi eseri “Der Ring des Nibelungen”in metnini Siegfried operasının ikinci perdesine kadar tamamladı. Ayrıca tekrar Paris’e gitti. Üçüncü Napoléon’un emri ile “Tannhauser” tekrar sahneye kondu. Fakat şiddetli tenkitlere maruz kalarak üç temsil sonra kaldırıldı. Politika hayatındaki mazisi unutulmuştu. Tekrar vatanına döndü. Bu sefer büyük dahi için çok güç bir hayat başladı. Mali bakımdan müthiş sıkıntı içindeydi. 1861’de Viyana’ya giderek “Lohengrin”i oynattı. 1864’te Stuttgart’ta sefalet içindeyken Bavyera Kralı genç İkinci Ludwig’in sureti mahsusada gönderdiği bir adam kendisini Münih’e davet etti. Artık sıkıntıdan kurtulmuştu. Wagner hayranı kral besteciye istediği yardımı yapıyordu. Bu suretle sanat projelerini gerçekleştirmek imkanını buldu. Saray tiyatrosunda arkadaşı Hans von Bülow ile kendi eserlerini etüd ediyor, beraberce rötüş yapıyorlardı. Bülow’un sahne eserleri için fevkalade bir idare kabiliyeti olduğunu anlamıştı. 1865’te Münih’te Saraya Tiyatrosunda temsil edilen “Tristan und Isolde” fevkalade büyük bir başarı kazandı. 1866’da “Meistersinger von Nürnberg”, 1869’da “Rheingold”, 1870’de “Walküre” bu büyük zaferi devam ettirdiler. Son iki operayı meşhur orkestra şefi Franz Wüllner idare etti. Çünkü bu arada orkestra şefi Hans von Bülow’un karısı ve Franz Liszt’in kızı Cosima ile Wagner sevişmiş, evlenmişlerdi. Hans von Bülow da Münih’ten ayrılmıştı. 1872’de Bayreuth şehrinde fastival temsilleri için bir tiyatro binasının, Wagner’in bu en büyük projesinin temelleri atıldı. Binanın resmi küşadı, Beethoven’in muazzam bir şekilde çalınan ve bizzat Wagner tarafından idare edilen “Dokuzuncu” senfonisi ile yapıldı. 13 ve 16 Ağustos 1876’da ilk temsillerde “Der Ring des Nibelungen” tam olarak Hans Richter’in idaresi altında temsil edildi. Hayatının en büyük rüyası gerçekleşmişti. Dramatik sahadaki düşünce ve ideallerini son eseri “Parsifal” ile gösterdi. Eserin Hermann Levi idaresindeki ilk temsilinden sonra altı ay yaşadı. Yetmiş yaşında Venedik’te bir kalp krizi sonucu öldü. Ölümünden beş gün sonra Bayreuth’da “Wahnfried” adlı evinin bahçesine gömüldü.
    Wagner, “müzikli dram” adını verdiği sahne eserleri yaratarak tiyatro sanatının mükemmeliyeti uğruna mücadele etmiştir. Wagner’e göre bu mükemmeliyet ancak “Gesamtkunstwerk – Topyekün sahne eseri”nin yaratılması ile meydana gelebilir. Bu eser nasıl olmalı? Wagner’e göre şiir (deklamasyon), müzik, resim, mimari ve heykel sanatının bir arada toplanması böyle bir eserin doğması demektir. Bunun örneklerini “Ring des Nibelungen”de ve “Parsifal”de görüyoruz. Halka hitap edecek konuların “Kahramanlık” ve “din” efsanelerinden seçilmesi halkın ruhi ve ahlaki kalkınmasını sağlar, diyerek eski Yunan trajedilerini örnek gösteren Wagner bu yoldaki hedefini de açıklamıştır. Müzik sanatında yaptıkları çok önemlidir. Wagner özellikle orkestra üzerinde durmuş, orkestra renklerinin anlamları ve orkestra dili üzerinde işlemiştir. Melodi bakımından en büyük yeniliği eskiden de bazı besteciler tarafından kullanılmış olmakla beraber ilk defa kendisi tarafından mükemmeliyete ulaştırılmış olan “Melodik an – Leitmotiv”dir. “Melodik an” müzikli dramın inşasında en gerekli yapı elemanıdır. Wagner’in “Leitmov” adını verdiği “Melodik an” muayyen bir motiv olup dramdaki ayrı eşhasa ve olaya tahsis edilmiştir. Bu motivle dinleyiciye olayla ilgili bir kişi veya olayın bizzat kendisi hatırlatılmış olur. “Walhalla”, “Wotan”, “Siegfried”, “Brünnhilde”, “Parsifal” motivleri gibi. Wagner müzikli dram hakkındaki ideallerini ve görüşlerini “Oper und Drama” adlı eserinde açıklamıştır.
    WAGNER, Siegfried – (1869-1930) Besteci. (Richard Wagner’in oğlu). 1869 yılında İsviçre’de Lozan şehri yakınında Triebschen’de Richard Wagner ve Franz Liszt’in kızı Cosima’nın oğlu olarak doğmuştur. Wagner, bu olay için meşhur “Siegfried Idyll” adlı orkestra eserini bestelemiştir. Siegfried bir yandan Humperdinck, J. Kneise ve Felix Mottle’dan müzik dersleri almış, diğer taraftan mimari öğrenim görmüştür. 1896’dan sonra Bayreuth Festival Evi direktörü olmuş ve hayatını müziğe adamıştır. Besteci olarak en başarılı olduğu bölüm masal operalarıdır. “Herzog Wolfang” (1901), “Der Kobold” (1904), “Bruder Lustig” (1905), “Sternen Gebot” (1908), “Banadietrich” (1918), “Heidenkönig” (1915) (ilk defa olarak Kolonya’da temsil edildi) vs. Ayrıca “Arzu ve Saadet” adlı iki senfonik şiir, “Dünya Şeytanlarla Dolduğu Vakit” adlı bir senfonik scherzo bestelemiştir. Siegfried’in ayrıca nefis bir keman konçertosu vardır. Bayreuth’da ölmüştür.

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. kozmetik sözlüğü
    Konu Sahibi lost_baby Forum Güzellik ve Bakım
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 21.Ağustos.2007, 16:23
  2. Öğrenci Sözlüğü
    Konu Sahibi Seabell Forum Komikler
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 20.Ağustos.2007, 19:34
  3. Temel Kavramlar
    Konu Sahibi кмℓzкη Forum Geometri-Matematik
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 13.Ağustos.2007, 19:12
  4. Sro da Terimler Sözlügü
    Konu Sahibi ||¢нαкмαℓιƒє|| Forum Silkroad Online
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 28.Temmuz.2007, 14:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Pratik pasta tarifleri | promosyonbank.com