Bakterim.Net

68 gençliği ve katledilişi (hesaplaşma)

Eğitim Katagorisinde ve Kitap Özetleri Forumunda Bulunan 68 gençliği ve katledilişi (hesaplaşma) Konusunu Görüntülemektesiniz.->Oy Dere Kızıldere Böyle akışın nere Bizde hal mı bıraktın Sana can vere vere Dere bizim deremiz Suyu alın terimiz ...



Geri git   Bakterim.Net > Bakteri Eğitim > Eğitim > Kitap Özetleri
    

Kayıt ol Kimler Online Yeni Mesajlar Yardım Üye Listesi Konularım Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 25-01-2009, 17:27   #1 (permalink)
ܓܓBitti Rüya'mܓܓ
 
Mesajlar: 34.380
Rep Puanı: 15374807
Rep Derecesi
StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.StoryLine Çok ünlü.
Standart 68 gençliği ve katledilişi (hesaplaşma)

Oy Dere Kızıldere
Böyle akışın nere
Bizde hal mı bıraktın
Sana can vere vere

Dere bizim deremiz
Suyu alın terimiz
Söyle nedendir dere
Vurulur gençlerimiz


Kızıldere. Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı küçük bir köydü 30 Mart 1972 tarihine kadar. Ama o gün büyük olaylara sahne oluyor; destansı bir direnişe kanlı bir yargısız infaza bir katliama tanıklık ediyordu.

Kızıldere aynı zamanda bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan Devrimci Dayanışmanın simgesi olarak tarihe iz bırakıyordu.
Anadolu bir kez daha zulme ve zalime karşı haksızlıklara ve sömürüye karşı isyan eden; halktan ve haklıdan yana yiğit insanlarını bağrına basıyordu.
"Toprakta tohumda hakça" diyerek isyan eden ve isyanlarıyla Selçuk lu Devleti'nin sonunu getiren Baba İshak'ları Baba İlyas'ları; "Ferman padişahın dağlar bizimdir" diyerek zalime başkaldıran dağları dost bilen boyun eğmeyi değil isyanı seçen Dadaloğlu'nu bağrına bastığı gibi.
Kızıldere’ye türküler yakıyordu Anadolu halkı; İnancı için ölümü kucaklayan ve "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" diyen Pir Sultan Abdal'ların yaktığı türküler gibi.

HER ŞEY ARKADAŞ İÇİN
Çünkü; yollarından dönmeyen; bu nedenle idamlarına karar verilen üç yiğit arkadaşlarını Deniz Yusuf ve Hüseyin’i kurtarmak için ölümü göze alıyorlardı ve gözlerini kırpmadan ölümün üstüne yürüyorlardı. Aralarındaki örgüt ayrılıklarına bakmadan birlikte cezaevinden kaçıyorlar birlikte eylem planlıyorlar ve birlikte direniyorlar ve ölüme birlikte koşuyorlardı.
Aceleleri vardı. 9 Ekim 1971 tarihinde Denizler hakkında idam kararı verilmişti. Karar avukatlar tarafından temyiz edildiğinden Yargıtay aşamasındaydı. Her an Yargıtay’ca karar onaylanabilir ve Meclis’te oylanarak idam gerçekleşebilirdi. İdamın önlenmesi gerekliydi.
İstanbul Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi’nde; başta THKO’nun liderlerinden Cihan Alptekin ve diğer devrimciler hummalı bir faaliyet içerisindeydiler. Denizleri kurtarmak için dışarıda olmaları bunun içinde cezaevinden kaçmaları gerekiyordu. Gece gündüz kaçacakları tüneli kazıyor çıkan toprakları yastıklara dolduruyorlardı. Tünel bitmişti ancak Cihan; tünelin ortaya çıkması riskini dahi göze alarak Mahir’in Selimiye Kışlasından Maltepe Cezaevine getirilmesini bekliyordu.
Beklenen gün geldi iki örgüt THKO ve THKP-C tarihe geçenek büyük bir dayanışma içerisinde ; 29 Kasım 1971 tarihinde kazdıkları tüneli kullanarak; Mahir Çayan Cihan Al ptekin Ulaş Bardakçı Ömer Ayna ve Ziya Yılmaz birlikte cezaevinden kaçtılar.
10 Ocak 1972 tarihinde idam kararı Askeri Yargıtay’ca onaylandı. Mahir ve Cihan Ankara’da buluşarak arkadaşlarını kurtarmanın çarelerini aradılar. Artık onlardaki tek düşünce ne pahasına olursa olsun arkadaşlarını kurtarmaktır. 3 Şubat 1972’de Askeri Yargıtay idamlarla ilgili karar düzeltmesi istemini reddeder karar kesinleşir ve 9 Şubat 1972’de Millet Meclisi Adalet komisyonunda görüşülmesine başlanır. Bu arada cezaevinden kaçan devrimcilerden Ziya Yılmaz 19 Şubat günü yaralı olarak yakalanır Ulaş Bardakçı ise aynı gün İstanbul’da öldürülür. Ankara’da da Denizleri kurtarmaya çalışan THKP ile THKO arasındaki iletişimi sağlayan Koray Doğan 8 Mart 1972’de öldürülür.
Zaman hızla akmakta. Denizlerin idamlarıyla sonuçlanacak süreç hızlanmaktadır.
10 Mart 1972’de Millet Meclisi; 16 Mart 1972 günü de Cumhuriyet Senatosu idam kararını onaylar ve karar 25 Mart 1972 günü Resmi Gazetede yayınlanır. CHP’nin Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu nedeniyle infaz ertelenir.

İDAM’I DURDURMAK
15-16 Mart 1972 günlerinde Mahir Cihan Ömer ile Ertuğrul Kürkçü ve Ertan Saruhan Karadeniz bölgesine geçerler. Fatsa’ya yerleşirler. Ankara’dan giden Sinan Kazım Özüdoğru Hüdai Arıkan Saffet Alp ve Sabahattin Kurt da Fatsa’ya ulaşarak başka bir eve yerleşirler.
26 Mart 1972 günü Mahir Çayan Cihan Alptekin Ertuğrul Kürkçü ve Hüdai Arıkan Ünye radar üssünde görevli ikisi İngiliz biri Kanadalı üç teknisyeni evlerini basarak rehin alırlar ve birlikte 28 Mart 1972 günü Kızıldere’ye gelirler. Aynı yere Sinan Kazım Özüdoğru Ömer Ayna Saffet Alp Sabahattin Kurt Ahmet Atasoy Ertan Saruhan ve Nihat Yılmaz da gelir ve burada buluşurlar.
Kaçırdıkları İngilizlere karşılık Denizlerin idamlarının durdurulmasını istemektedirler:
1. İnfazlar derhal duracak.
2. Hiçbir yurtsever ve devrimci asılmayacak
3. En çok 48 saat içerisinde bu konuda Türkiye radyolarından infazların durdurulduğu hakkında yayın yapılması şarttır.

ÖLEN KİM? YAŞAYAN KİM?
30 Mart sabahı saklandıkları köy muhtarına ait ev kuşatılır bölgeye resmi sivil olağanüstü güçler yığılır “Teslim olun ve rehin aldığınız teknisyenleri serbest bırakın” çağrıları reddedilir. Çünkü onlar kendilerini değil; idama giden arkadaşlarını kurtarmak için oradadırlar. Ağır silahlarla donanmış MİT’iyle CIA’sı ile özel güvenlik güçleriyle binlerce kişi tarafından kuşatılmış köy evi yargısız infazda kararlı bu güçlerin 30 Mart 1972 saat 17:00’deki bombalarıyla yerle bir kurşunlarıyla delik deşik edilir.
Resmi tarihe göre Mahir Çayan Cihan Alptekin Hüdai Arıkan Sinan Kazım Özüdoğru Ömer Ayna Saffet Alp Sabahattin Kurt Ahmet Atasoy Ertan Saruhan ve Nihat Yılmaz katledilir. Ertuğrul Kürkçü ertesi gün samanlıkta sağ olarak bulunur.
Ne var ki dönemin başbakanı Nihat Erim ölümünden sonra yayınlanan anılarında Kızıldere’de kuşatılan devrimcilerin bazılarının yaralı olarak sağ yakalandıklarını ve daha sonra öldürüldüklerini belirtir. Bu konunun basına yansıması üzerine bilgisine müracaat edilen Ertuğrul Kürkçü bu bilgiyi onaylar “Sanırım yakalandıktan sonra verdiğim sorguda bu hususu ifade etmiştim” der.
Şairin dediği gibi "Ölen kim gerçekte yaşayan kim?"
StoryLine isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Thread Tags
ömer ayna resimleri sinan kazım özüdoğru hayranı ol hesaplaşma 68 gençliği ve katledilişi kitabı
Seçenekler Arama
Stil


Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Polat Alemdar'ın gençliği Justicia Fotoğraf ve Resim Galerisi 1 10-09-2008 10:45
Terör örgütünde iç hesaplaşma Mustafa Yurt İçi Haberler 0 29-04-2008 12:25
Kendimle hesaplaşma ĐIRЄZZΛ Felsefe 0 04-11-2007 02:06
PKK'da iç hesaplaşma: 1 terörist ölü bulundu StoryLine Yurt İçi Haberler 0 13-09-2007 18:52
iNTERNETTE ÇiRKiN HESAPLAŞMA Kidman Bilimsel ve Teknoloji Haberleri 0 22-08-2007 20:21


Şu Anki Saat: 17:41


Powered by vBulletin Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.2.0