Ağız ve diş sağlığının temel yapı taşlarından birisi salgı bezleridir. Hem sindirimde hem de hastalıklara karşı savunmada büyük rol oynarlar. Kedinizde yeme içme zorluğu ve yanaklarda şişkinlik gözlemliyorsanız bu çoğu zaman ağızdaki bir enfeksiyonu, bir yarayı veya dişteki apseyi işaret eder. Buna bağlı olarak kediniz halsizleşir, keyifsizleşir. Tedavi edilmezse ağızdaki enfeksiyon büyür, kanlı bir hal alır ve kedinizin beslenmesi giderek zorlaştığı için hastalıklara açık olacaktır.
Salya Bezleri Hakkında Genel Bilgiler:
Salya bezleri, salgılarını ağız boşluğuna akıtan, belirli bir yere lokalize olmuş, sindirimde, hastalıklara karşı savunmada ve ağız-diş sağlığında önemli bir rolü olan, toplamda 3 ana grup altında değerlendirilen bezlerdir. Salgıladıkları salya, mukus, su, elektrolit, bazı amilazlar ve bir miktar bakteri içermekte olup, salya bezlerinin iç kısmını kaplayan hücreler tarafından salgılanmaktadır. Kulak altı, alt çene ve dil altında olmak üzere üç bez grubunu oluştururlar.
Neden Salya Salgılanır ?
Kedilerde, sürekli bir salya akıntısı vardır. Salyanın en önemli fonksiyonlarından biri, alınan gıdaların kolay yutulması için, ağız içinde ıslatılması, yumuşatılması ve kolay sindirilmesini sağlamaktır. Diğer bir fonksiyonu ise, diş çürümeleri ile ağız içi bakteriyel enfeksiyonların önlenmesidir. İçeriğindeki bakteri üremesini önleyici maddeler sayesinde, ağızda sürekli bir koruma sağlanmasına yardımcı olur. Kedilerimiz, bu sayede, doğal bir şekilde de, korunmaktadırlar. Kedilerde, nefes alınışıyla, salya buharlaşmasına bağlı olarak, vücut ısısı da korunmaktadır.
Gıdanın kokusu ve görüntüsü de, salya oluşumunu tetikler. Çoğu zaman bizlerin beğenmediği o mama kokuları, kedilerde salya oluşumunu tetikler ve doğal bir korunma mekanizmasını harekete geçirerek, bizim ağız sulanması dediğimiz sonucu doğururlar. Bu nedenle de, kötü kokan mama, kötü mama değildir, kediler bu koku sayesinde o mamayı yerler.

Salya Bezi Hastalıkları:
Kedilerde görülen salgı bezleri hastalıkları genellikle, travmatik ve bazen de enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. (Salya Bezi Yangısı) Herhangi bir çarpma sonucunda ya da yabancı cisim, delinme, batma gibi nedenlerle hastalık oluşabilmektedir. (Salya Bezi Yarası) Dişte oluşan bir apse, ağızdaki bir yara gibi mikrobik olgularda, salya bezi hastalıklarını tetiklemektedir.
Bu Hastalıkların Belirtileri Nelerdir?
Salya bezi yangılarında, sorunlu bölgede, ağrı, sıcaklık, şişkinlik ve bu problemlere bağlı olarak da yememe-içmeme gibi belirtiler gözlemlenmektedir. Şişkinliğin yaygın olduğu zamanda, gıda alma, çiğneme ve yutkunma güçlüğü görülecektir. Bu problemler kedimizin genel durumunda da bozulmalara yol açacaktır. Eski hareketliliğini yitirmesi, uykulu bir hal, mama yememesi, su içememesi gibi semptomlar, kedimizin sağlık sorunları olduğunu açıkça belli etmektedir. Müdahale edilmemesi durumunda, zamanla, apse oluşmakta ve salya ile karışık irin akışı olmaktadır.
Salya bezi yaralarında ise, yeni olgularda, kanama ve kanlı salya akışı görülebilmekte, salya akıntısı, damla damla veya çiğneme sırasında, sürekli bir şekilde olmaktadır.
Ne Yapabiliriz?
Başlangıçta, bölge temizlenir ve sıcak antiseptik kompres uygulanır. Sonrasında, uygun pomatlar günde 2-3 kez sürülmelidir. Genel etkili antibiyotikler uygulanmalı ve vitaminlerde desteklenmelidir. Apse olgularında, olgunlaşan apse hemen açılmalı ve tedavi edilmelidir. Kronik olgularda ise salya bezinin alınması gerekebilir. Bu tedaviler, veteriner hekimi tarafından yapılmalı ve kedimiz, sürekli kontrol altında tutulmalıdır.
Salya Kistleri neden oluşur?
Salya bezleri, salgıladıkları salyaları, kanallar ile, ağza aktarırlar. Bu kanallardaki, mekanik ya da yangısal nedenlerle oluşan tıkanmalar sonucunda, salya, bez içinde veya kanallarda birikebilir. Bu birikme zamanla, salya kistini oluşturur.

Belirtileri Nelerdir?
Salya Kistleri, dil altında, çene altında ve bazen de boynun üst yarımında oluşabilmektedir. Dil altında oluşan salya kistleri, fluktuan (Balona su konulmuş gibi), açık kırmızı-sarımsı renkte, oval ya da yuvarlak şişkinliklerdir. Şişkinlik küçük olduğunda, ağız içinde ve dilin yan taraflarında da görülebilmektedir. Büyük olduğunda ise, dudakları arasından geçerek, ağızdan dışarı sarkar. Gıda alımı ve çiğneme fonksiyonları ile su içme güçlükle yapılır. Boyun kistleri ise, çene altında ve bazen de boynun üst yarımına kadar uzanan, yine fluktuan kıvamda, dışarıdan deri ile örtülü, oval şekilli şişkinlikler oluştururlar. Herhangi bir enfeksiyona sebep olmasa bile, görünüm kusuru olarak değerlendirilirler.
Ne Yapabiliriz?
Dil altında oluşan kiste Ranula denmektedir. Bu türde, şişkinliğin açılması ve direne edilerek temizlenmesi gerekmektedir. Boyun kistlerinde ise, en güvenilir sağaltım (tedavi) ise, bezin total halde alınmasıdır. Burada dikkat edilmesi gereken şey, tekrardan kist oluşumunu önlemek için, tamamının alınması gerekliliğidir.
Kedi severlere Önerileriniz?
Kedilerinizin ağız-diş bakımını kesinlikle aksatmadan yaptırmalısınız. Veteriner hekimleri, hem hayvanınızın, hem de dolaylı da olsa sizin sağlığınızı korurlar. Sağlıklı nesiller yetiştirmek için, doğumdan ölüme, tüm tedavilerini, aşılarını ve bakımlarını yaptırmalısınız. Ev yemekleri vermek yerine, onlar için hazırlanan, tüm vitamin, mineral ve proteinleri kapsamıyla, dengeli, kuru mamaları tercih etmelisiniz. Mama seçimi konusunda da, veteriner hekiminizden yardım alabilirsiniz.
Veteriner Hekimi Ceyda YILMAZ