Tarımı geri kalmış ülkelerde ve özellikle orta ve küçük tarım işletmelerinde yüksek süt verimli ineklerden çok koyun, keçi ve manda sütleri önem kazanır. Asya ve Afrika ülkelerinde, özellikle kurak iklim ve zayıf otlaklı bölgelerde koyun yetiştiriciliği birinci planda gelir ve süt üretimi bakımından da aynı önemi taşır. Bu genel durumun dışında, kimi Avrupa ülkelerinde ve özellikle Akdeniz havzasında koyun sütü önemli kimi peynirlerin ham maddesi olarak büyük değer kazanır ve yüksek fiyatla satılır. Bu nedenledir ki, bu bölgelerde tipik süt koyunları meydana getirilmiştir.

Fakir tarım işletmelerinde süt ineğinin yerini alması ve peynir yapımında değerli ham madde olan sütü vermesi bakımından sütçü koyunlar dünyanın birçok yerlerinde ilgi toplamaktadır. Türkiye’de peynirden başka, çok sevilen koyun yoğurdu ve birçok bölgelerde tereyağı üretimide dikkate alınırsa koyun sütünün ekonomik önemi daha iyi anlaşılır. Yurdumuzda tüm koyunlar sağılır, fakat elde edilen süt çok azdır. Yabancı ülkelerde sütçü koyun yetiştirmesi üzerinde uzun yıllardan beri durulmaktadır. Son yıllarda bu çalışmalara daha geniş ölçüde yer verildiğini görmekteyiz.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış değerli süt koyunları daha çok Avrupa’da göze çarpmaktadır. Akdeniz havzasında ise süt koyunlarına özel bir önem verildiğini görmekteyiz. Birleşik Amerika’da ve Kuzey Avrupa ülkelerinde bu konu üzerinde durulmamaktadır. Bu bakımdan daha çok Avrupa’da özellikle Akdeniz çevresinde koyunculuğun durumu ve süt koyunculuğuna verilmek istenen yön üzerinde duracağız. Bu arada Balkan ülkelerinde ve Rusya’da süt koyunlarına büyük önem verildiğine işaret etmek isteriz. Her ne kadar koyunun süt hayvanı olup olmayacağı üzerinde tartışmalar yapılmakta ise de Türkiye’de (de süt tipi koyunculuk daha uzun yıllar ilgi ile karşılanacaktır görüşündeyiz.

Akdeniz havzası genel olarak çok çeşitli bağ-bahçe ürünlerinin yetişmesine uygun bir iklime sahip ve daha çok düşük aile işletmelerinin çoğunlukta olduğu bir bölgedir. Fazla işgücü ve masrafla belli bir araziden üzüm, tütün, pamuk, narenciye, incir ve zeytin yetiştirme yolu ile yüksek bir gelir sağlanmaya çalışılır. Bu çevrede geniş koyun otlakları kıt olduğu için büyük sürü koyuncululuğuna ender rastlanır. Ancak Fransa gibi kimi ülkelerde hafif arızalı, kireçli ve verimsiz tarlalar geniş ölçüde koyunculuğa ayrılmaktadır. Hatta Fransa’da kimi yetkili kişilerin ifadesine göre, bu tipi topraklar ancak koyunculuk sayesinde vatan toprağı olabilmekte, aksi durumda terkedilmesi gerekmektedir.

Akdeniz çevresinde süt koyuluculuğu çoğunlukla 3 - 5 başlık ev koyunculuğu şeklinde yürütülmekte ve kimi önemli peynircilik bölgelerinde küçük işletmelerde 40-50 başlık sürülere rastlanmaktadır. Uygun koşullara sahip kimi yetiştiricilerin birkaç yüz koyunluk sürüler beslediği de görülür. Aslında entansif tarım yapılan, yüksek değerli tarla ürünleri ve endüstri bitkileri yetiştirilen bölgelerde koyunculuk yavaş yavaş azalır ve dar bir alana yakışır. Bu ürünler hem daha kazançlı olmakta ve hem de kısa bir dönem içinde yetiştiricinin cebine para olarak girmektedir. Koyunculuk az insan gücü ve az masrafla yürütülebilen bir tarımsal üretim dalı olmakla birlikte genel olarak kurak iklimlerde zayıf toprakların değerlendirilmesi için yapılmaktadır.

Akdeniz. Bölgesinde koyunculuğun durumu ve koyunculukta belirlenen yetiştirme yönleri üzerinde düzenlenen bir sempozyumda İsrail Tarım Bakanlığı Koyun ve Keçi Yetiştirme Seleksiyonu Başkanı Dr. M. Finci konu üzerinde şu açıklamaları yapmaktadır. İsrail koyunculuğun gelişmesi, tarımdaki özel koşulların ekstansif bir yetiştirme olan koyun yetiştiriciliğini nasıl entansif bir hayvancılık kolu haline getirdiği güzel bir örnektir. Bu konuda yetiştirilen kooperatif çalışmaları, yani ayni amaçlar peşinde koşan insanların bir organizasyon içinde toplanarak birbirleriyle yardımlaşmaları en önemli rolü oynamış ve böylece koyunların verimleri arıtırılarak bu yetiştirme kolunun ekonomik gelişmesi sağlanmıştır. Aynı değişikliği İtalya’da görmek olasıdır. Bu ülkede de koyunculukta verim yönü ve işletme bakımından belirli bir değişiklik göze çarpmaktadır. Özellikle koyunları otlatacak otlak ve çayırların azalması, mevsimlere göre yer değiştiren büyük sürü koyunculuğunun (göçer koyunculuk) belirli bölgelere çekilmesine neden olmuş, buna karşılık küçük ve orta işletmelerdeki koyunculukta aile işletmelerinde yürütülen koyunculuğun gelişmesini sağlamıştır.

Yabancı ülkelerde yetiştirilen ve dünyaca tanınmış süt koyunları, Doğu Friz, Romanov, Langhe, Lacaune, Larzak, İvesı ve Sakız ırklarıdır. Bunlardan İvesi ve Sakız ırkları yurdumuzda yetiştirilir. Ayrıca bizim ince yağsız kuyruklu yerli koyunlarımızdan biri olan kıvırcık koyunu da gerek Türkiye’de ve gerekse Balkan memleketlerinde süt verimi önde gelen bır ırk olarak kabul edilmektedir. Ayrıca İspanya’da yetiştirilen kimi değerli sütçü koyun ırkları da vardır.