+ Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 9 Sayfadan 123 ... SonuncuSonuncu
Toplam 86 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Yılanlar ve Yılan Türleri, Yılan resimleri, Yılanların Çiftleşmesi,Yılanların Üremesi

Genel Kültür ve Sanat Katagorisinde ve Hayvanlar Alemi Forumunda Bulunan Yılanlar ve Yılan Türleri, Yılan resimleri, Yılanların Çiftleşmesi,Yılanların Üremesi Konusunu Görüntülemektesiniz.->ZEHİRSİZ TÜRLER Coronella austriaca Laurenti, 1768 Avusturya Yılanı Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kırmızımsı kahverengiyle sarımsı kahverengi arasında ...

  1. #1
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Yılanlar ve Yılan Türleri, Yılan resimleri, Yılanların Çiftleşmesi,Yılanların Üremesi

    .
    s11

    ZEHİRSİZ TÜRLER

    Coronella austriaca Laurenti, 1768
    Avusturya Yılanı

    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kırmızımsı kahverengiyle sarımsı kahverengi arasında değişir. Belirginliği az olan beneklerinin rengiyse siyah. Karın bölgesiyse grimsi kahverengiden kırmızımsı renge kadar değişir. Ayrıca burun bölgesinden başlayıp, gözün üzerinden geçen ve boyuna doru uzanan bir şerit bulunur (temporal bant). En çok yedikleri besin kertenkeleler. Bunların yanında kemiriciler, avlayabildikleri kuşlar, küçük yılanları da yerler.



    Tırmanıcı özellikleri var. Sabahları ve öğleden sonraları aktiftir. Öğle uykuları var. Az hareketli ve sakin bir türdür. Kış uykusuna da yatarlar. Bu hayvanlar üreme işlerini doğurarak yaparlar (ovovivipar). Ancak doğurma memelilerdeki gibi olmaz. Yavru anne karnında bir yumurta içinde gelişir (plasenta yok) ve dışarıya öyle bırakılır. Dişiler bir defada 4-13 yavru doğururlar. Ağustos ya da Eylül'de yumurtadan çıkan yavrular 3 (erkekler) ve 4 (dişiler) yılda erginleşir. Boyları 75 cm kadar olabilir.

    Habitat: Ormanlık yerlerin kenarlarındaki taşlıklarda, kumluklarda, çayırlıklarda, çalılık yerlerde yaşarlar. Ağaçlarda da görülürler. Yüksekliği 2350 metre kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Anadolu'nun kuzeyinde (Trakya dahil) daha çok olmak üzere, Orta ve Batı bölgelerinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.




    Coluber najadum (Eichwald, 1831)
    İnce Yılan

    Genel Özellikler: Vücut yapıları diğer yılanlara göre oldukça ince. Sırt bölgesinin rengi arka tarafta kırmızımsı kahverengi ve kahverenginin diğer tonları, ön taraftaysa grimsi. Vücudun ön tarafının yanlarında kenarları beyaz olan iri siyah benekler bulunur. Bu benekler kuyruğa doğru gittikçe küçülür. Baş taraftaki ilk iki benek bazen birleşik olabilir. Benek bulunmayan karın bölgesi, kirli beyaz ya da sarımsı olabilir. Genel olarak fare gibi kemiricilerle, küçük sürüngenlerle, kertenkelelerle ve böceklerle beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Çok hızlı hareket edebilirler ve ağaçlara da tırmanabilirler. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Ekim'le Nisan ayı arasında kış uykusuna yatarlar.


    Haziran ve Temmuz aylarında yumurtlamaya başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 3-5 kadar yumurta bırakabilirler. Yavrular 2 ya da 3 yılda erginleşebilirler (sıcaklığa bağlı olarak). Boyları 140 cm kadar olabilir.

    Habitat: Kuru yerlerde, çalılık ve taşlık alanlarda yaşarlar. Tarlalarda, bahçelerde ve ev yakınlarında da bulunabilirler. Yüksekliği 1700 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Anadolu'nun İzmir-Ağrı hattının güneyinde kalan kısımlarıyla, Trakya ve Doğu Karadeniz bölgesinde habitatın uygun olduğu alanlarda dağılım gösterirler.


    Coluber nummifer (Reuss, 1834)
    s*kkeli Yılan

    Genel Özellikler: Vücudun genel yapısına bakıldığında, boyun kısmının vücudun diğer bölgelerine oranla oldukça ince olduğu görülür. Sırt bölgesinin rengi genel olarak sütlü kahverengi ve kahverenginin diğer tonlarında olur. Sırtta ayrıca, kenarları siyahımsı olan koyu kahverengi, yuvarlağımsı ve ayrı ayrı iri benekler bulunur. Vücudun yan taraflarında, baştan kuyruğa doğru uzanan, sırttakilerden daha küçük olan benekler bulunur.


    Bunlar kuyruk bölgesinde birleşerek bir şerit oluşturur. Gözle ağzın arka kısmı arasında siyah bir şerit de var. Karın bölgesi çok az benekli olup kirli beyaz bir renkte olur. Genel olarak fare gibi kemiricilerle, küçük sürüngenlerle, kuş ve kuş yumurtalarıyla, kertenkelelerle (özellikle Gekolar) beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Oldukça hızlı hareket edebilirler. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Temmuz ayında yumurtlamaya başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 5-10 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular 20 cm kadar olur. Boyları 130 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsünün seyrek olduğu, kurak yerlerdeki taşlık ve çalılık yerlerde, evlerin yakınında yaşarlar. Toprak evlerin çatılarında da görülürler. Yüksekliği 2300 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Marmara, Ege, Akdeniz bölgeleri, İç Anadolu'nun batısında habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.

    Not: Saldırgan bir yapıları var. Rahatsız edildiklerinde ya da savunma amaçlı saldırırlar.




    Coluber ravergieri Menetries, 1832
    Kocabaş Yılan

    Genel Özellikler: Vücudun genel yapısına bakıldığında, boyun kısmının vücudun diğer bölgelerine oranla oldukça ince olduğu görülür. Sırt bölgesinin rengi genel olarak sütlü kahverengi ve kahverenginin diğer tonlarında olur. Sırtta ayrıca, kenarları siyahımsı olan koyu kahverengi, yuvarlak olmayan ve zikzak yapmış (şerit gibi) iri benekler bulunur. Vücudun yan taraflarında, baştan kuyruğa doğru uzanan, sırttakilerden daha küçük olan benekler bulunur. Bunlar kuyruk bölgesinde birleşerek bir şerit oluşturur. Gözle ağzın arka kısmı arasında siyah bir şerit de var. Karın bölgesi çok az benekli olup kirli beyaz bir renkte olur.


    Genel olarak fare gibi kemiricilerle, küçük sürüngenlerle, kuş ve kuş yumurtalarıyla, kertenkelelerle (özellikle Gekolar) beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Oldukça hızlı hareket edebilirler. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Temmuz ayında yumurtlamaya başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 5-10 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular 20 cm kadar olur. Boyları 130 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsünün seyrek olduğu, kurak yerlerdeki taşlık ve çalılık yerlerde, evlerin yakınında yaşarlar. Toprak evlerin çatılarında da görülürler. Yüksekliği 2300 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.

    Not: Rahatsız edildiklerinde ya da kendilerini korumak için saldırabilirler.





    Coluber rubriceps (Venzmer, 1919)
    Toros Yılanı, Ok Yılanı

    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi arka tarafları sarımsı kahverengi, baş taraflarıysa grimsi kahverengi olur. Başın üst kısmıysa kırmızımsı kahverengi. Vücudun ön yan taraflarında siyah ya da koyu kahverengi benekler bulunur. Bu benekler arkaya doğru gittikçe küçülür ve kaybolur. Boyun tarafındaki ilk iki benek genelde birleşir ve halka oluşturur. Gözün arka ve ön tarafları siyah renkli. Karın bölgesiyse sarımsı beyaz olup beneksizdir. Genel olarak fare gibi kemiricilerle, küçük sürüngenlerle, kertenkelelerle ve böceklerle beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Çok hızlı hareket edebilirler ve ağaçlara da tırmanabilirler. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Ekim'le Nisan ayı arasında kış uykusuna yatarlar.


    Haziran ve Temmuz aylarında yumurtlamaya başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 3-5 kadar yumurta bırakabilirler. Boyları 100 cm kadar olabilir.

    Habitat: Kuru yerlerde, çalılık ve taşlık alanlarda yaşarlar. Tarlalarda, bahçelerde ve ev yakınlarında da görülürler. Yüksekliği 1700 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.





    Coluber schmidti Nikolsky, 1909
    Kırmızı Yılan
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak genç bireylerde grimsi kahverengi ve uzunlamasına koyu kahverengi ya da siyah benekli. Gençler büyüdükçe benekler kaybolmaya başlar. İyice erginleştikten sonra parlak kırmızı ve beneksiz olurlar. Genç bireylerde karın bölgesi sarımsı beyaz, erginlerdeyse sarımsı beyaz ya da kırmızımsı olur. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kuş ve kuş yumurtaları, kertenkelelerle beslenirler. Daha çok sabahleyin avlanırlar. Çok hızlı hareket edebilirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Dişiler bir defada 6-8 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular iklime bağlı olarak 2-3 yıl içinde erginleşirler. Boyları 160 cm kadar olabilir.

    Habitat: Dere kenarlarında, ovalarda, tarlalarda, bahçelerde, dağ yamaçlarında, bataklık yerlerde, ağaçlık alanlarda yaşarlar. Ağaçlara tırmanabilirler. Dinlenme zamanlarını taş altlarında ve kemirici yuvalarında geçirirler. Yüksekliği 500-1700 metre arasında olan yerlerde bulunurlar.

    Türkiye'deki Dağılım: Doğu, Güneydoğu, ve İç Anadolu bölgelerinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.





    Coluber ventromaculatus Gray, 1834


    Benekli Yılan


    Genel Özellikler: Bu hayvana ilk bakıldığında göze çarpan koyu renkli (siyah ya da kahverengi) benekleri. Bu benekler kuyruğa doğru gittikçe küçülür. Sırtın zemin rengiyse grimsi kahverengi ve tonlarında olur. Karın bölgesi daha açık renkli olur. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Genel olarak küçük kemiriciler, kuş ve kuş yumurtaları, kertenkelelerle beslenirler. Daha çok sabahleyin avlanırlar. Çok hızlı hareket edebilirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Dişiler bir defada 6-8 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular iklime bağlı olarak 2-3 yıl içinde erginleşirler. Boyları 150 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsünün az olduğu kurak, taşlık ve çalılık yerlerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını taş altlarında ve kemirici yuvalarında geçirirler. Yüksekliği 1000 metre kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Şanlıurfa'da Suriye sınırına yakın olan bölgelerde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.






    Eirenis collaris (Menetries, 1832)
    Yakalı Yılan
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverengi ve tonlarından zeytini yeşile kadar değişir. Ense kısmında büyük siyah bir benek vardır. Ortası açık renkli, kenarları siyah olan sırt pulları vardır. Beneksiz olan karın bölgesiyse sarımsı beyaz olur. kış uykuları vardır. Genel olarak böceklerle, örümceklerle, küçük kemiricilerle, seyrek olarak da kertenkelelerle beslenirler. Dişiler bir defada 4-8 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular 10 cm kadar olur ve 2-3 yılda erginliğe ulaşırlar. Boyları 40 cm kadar olur.

    Habitat: Bitki örtüsün seyrek olduğu taşlık, çalılık gibi açık arazilerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını ve kışı taş altlarında bahçelere yakın yerlerde geçirirler. Yüksekliği 1600 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.


    Türkiye'deki Dağılım: Akdeniz bölgesinin doğusunda, Güneydoğu Anadolu'da habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.





    Eirenis coronella (Schlegel, 1837)


    Halkalı Yılan


    Genel Özellikler: Oldukça küçük boyludurlar. Sırt bölgesinin rengi genel olarak açık kahverengi ve tonlarında (sarımsı) olur. Boyun kısmında 1-2 tane halka halini almış büyük koyu kahverengi benekler bulunur. Bu benekler arka tarafa doğru, küçülerek ve belirginliği azalarak devam eder. Çok küçük noktalı olan karın bölgesi, sarımsı beyaz renkte olur. Genel olarak böcekler ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Boyları 35 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsün seyrek olduğu taşlık, çalılık gibi açık arazilerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını taş altlarında geçirirler. Yüksekliği 1000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Güneydoğu Anadolu'da habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.







    Eirenis modestus (Martin, 1838)
    Uysal Yılan
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak açık kahverengi ve tonlarında (özellikle sarımsı) olur. Genç bireylerde, boynun hemen arka kısmında büyük siyah ya da koyu kahverengi bir benek bulunur. Bu büyüdükçe belirginliğini yitirir ve yaşlılarda görülmez. Sırttaki pulların kenarları ortaya göre daha koyu renkli olur. Karın bölgesi sarımsı beyaz olur. Dişiler bir defada 3-8 kadar yumurta bırakabilir (taşlık yerlerdeki oyuklara). Genel olarak böcekler, örümcekler ve solucan gibi omurgasız hayvanlarla beslenirler. Boyları 70 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsün seyrek olduğu taşlık, çalılık gibi açık arazilerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını ve kışı taş altlarında, bahçelere yakın yerlerde geçirirler. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Tüm yurtta habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.









    Eirenis (= Pseudocyclophis ) persicus (Anderson, 1872)
    İran Yılanı
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak sarımsı kahverengi ya da yeşilimsi kahverengi olur. Baş (ensede) bölgesinde siyah bir benek bulunur. Bu benek ensede bulunan halka şeklindeki benekten ince açık renkli bir halkayla ayrılır. Vücudun diğer kısımlarında başka benek bulunmaz. Karın bölgesiyse sarımsı beyaz olur. Genel olarak böcekler, böcek larvaları ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Boyları 40 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsün seyrek olduğu taşlık, çalılık gibi açık arazilerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını ve kışı taş altlarında bahçelere yakın yerlerde geçirirler. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Güneydoğu Anadolu bölgesinde (Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Hakkari) habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.






    Eirenis punctatolineatus (Boettger, 1892)
    Van Yılanı
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverengi ve tonlarında olur. Sırtın ön taraflarında küçük siyah benekler bulunur. Bu benekler arka tarafta birleşerek ince bir şerit oluşturur. Beneksiz olan karın bölgesi sarımsı beyaz olur. Dişiler bir defada 6-8 kadar yumurta bırakabilirler (taşlık yerlerdeki oyuklara). Yumurtadan çıkan yavrular iklime bağlı olarak 2-3 yıl içinde erginleşirler. Genel olarak böcekler, böcek larvaları ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Boyları 50 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsün seyrek olduğu taşlık, çalılık gibi açık arazilerde yaşarlar. Dinlenme zamanlarını ve kışı taş altlarında bahçelere yakın yerlerde geçirirler. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Doğu Anadolu'da Akdamar Adası (Van Gölü İçinde), Van ve Hakkari civarında habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.






    Elaphe hohenackeri (Strauch, 1873)
    Kafkas Yılanı
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverenginin tonlarında olur (grimsi, sarımsı). Sırtın ortasında beyazımsı bir şerit ve bu şeridin her iki yanında, koyu kahverengi (sarımsıda olabilir) ya da siyah benekler bulunur. Bu beneklerin rengi kuyruğa doğru gittikçe açılmaya başlar. Ense kısmında U biçiminde büyük bir benek daha bulunur.


    Başın üst kısmında küçük siyah noktalardan çok bulunur. Şakak bölgesindeki çizgi oldukça belirgin. Kırmızımsı ya da portakal renginde benekler bulunan karın bölgesi grimsi siyah bir renkte olur. Dişiler bir defada 3-7 kadar yumurta bırakabilirler (taşlık yerlerdeki oyuklara). Genel olarak fare gibi küçük kemiricilerle, kertenkelelerle ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Boyları 75 cm kadar olabilir.

    Habitat: Genel olarak açık araziler, ormanlık yerler, tarlalar, bahçeler yaşam alanları içinde. Yüksekliği 2500 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Türkiye'de iki tane alttürü bulunuyor.
    a- Elaphe hohenackeri hohenackeri (Anadolu'nun Sinop Hatay hattının doğusunda kalan yerlerde, uygun habitatlarda )
    b- Elaphe hohenackeri taurica (İç Anadolu'nun güneyiyle, Orta ve Doğu Akdeniz Bölgelerinde uygun habitatlarda)




    Elaphe longissima (Laurenti, 1768)


    Eskülap Yılanı, Küpeli Yılan


    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak siyah ve tonlarında. Gençlerde sarımsı kahverengi ya da grimsi gibi daha açık renkli olur. Sırttaki beneklerin rengiyse beyaz. Başın ense kısmında hilal şeklinde sarımsı büyük bir benek bulunur. Şakak bölgesindeki çizgi (temporal bant) gençlerde oldukça belirgin. Karın bölgesi sarımsı olur.


    Dişiler bir defada 5-8 kadar yumurta bırakabilirler (kütük altlarına, gazeller içine, vs). Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kuş ve kuş yumurtaları, kertenkelelerle beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Avlarını boğarak öldürürler. Ağaçlara tırmanabilirler. Çok hızlı hareket edebilirler. İnsan kolay alışabilirler. Boyları 150 cm kadar olabilir.

    Habitat: En çok bulundukları yerler ormanlık ve çalılık yerlerdeki taşlık alanlar. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Trakya ve Karadeniz (Giresun'dan batısı) bölgelerinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.








    Elaphe quatuorlineata (Lacépède, 1789)


    Sarı Yılan


    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak sarımsı gri ve tonlarında olur. Sırttaki bir ya da iki sıralı beneklerin rengi, koyu kahverengi ya da siyah olur. Şakak bölgesinde çizgi (temporal bant) bulunur. Gençken belirgin olan benekler ve temporal bant, yaşlandıkça belirginliğini kaybeder. Benekli olan (koyu kahverengi ya da siyah) karın bölgesi sarımsı beyaz renkte olur.






    Dişiler bir defada 6-16 kadar yumurta bırakabilirler. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kuş ve kuş yumurtaları, çeşitli omurgasız hayvanlar besinlerini oluşturur. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Avlarını boğarak öldürürler. Akşam karanlığında ve çok sıcak olmayan günün tüm saatlerinde aktiftirler. Ağaçlara tırmanabilirler. Çok sakin hayvanlar olup ancak kendilerini güvende hissetmezlerse saldırırlar. Boyları 150 cm kadar olabilir.

    Habitat: Sık ormanlık olmayan yerlerdeki taşlık ve çalılıklarda, tarlalarda, bahçelerde yaşarlar. Yüksekliği 2500 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Tüm yurtta habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.





    (genç birey)




    Elaphe situla (Linnaeus, 1758)
    Ev Yılanı

    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverenginin tonlarında (sarımsı, kırmızımsı, grimsi) olur. Sırt tarafta uzunlamasına çizgiler (baştan kuyruğa kadar) ya da benekler bulunur. Benekler yuvarlağımsı olup kenarları siyah, iç kısmı tuğla kırmızısı olur. bunlar bazen birleşip zikzak oluşturabilir. Vücudun yan taraflarında, küçük siyahımsı benekler bulunur. Şakak bölgesindeki çizgi (temporal bant) oldukça belirgin.

    Karın bölgesinin ön taraflarında küçük siyahımsı benekler bulunabilir ve karın sarımsı beyaz olur. Karın bölgesi bazen, koyu kahverengi ya da siyah olabilir. Dişiler bir defada 2-5 kadar yumurta bırakabilirler. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kuş ve kuş yumurtaları, çeşitli omurgasız hayvanlar besinlerini oluşturur. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Akşam karanlığında ve çok sıcak olmayan günün tüm saatlerinde aktiftirler. Tavanlara ve duvarlara tırmanabilirler. Saldırmaları ancak kendilerini güvende hissetmediklerinde olur. Boyları 90 cm kadar olabilir.

    Habitat: Çalılık yerler, taşlık alanlar, tarlalar, bahçeler başlıca yaşam alanları. Ayrıca evlerde de çok bulunurlar. Yüksekliği 1000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Anadolu'nun kuzeyinde ve batısında habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.









    Malpolon monspessulanus (Hermann, 1804)
    bu yılan yarı zehirlidir
    Çukurbaşlı Yılan

    Genel Özellikler: Renklenme yaşlı bireylerle gençler arasında farklılık gösterir. Genel olarak gençlerde, baş bölgesi sarımsı kahverengi ve küçük siyah benekli. Sırt kısmı, grimsi ya da kahverenginin tonlarında, beneklerse siyahımsı. Beneklerin kenarlarında bazen beyaz çizgiler bulunabilir. Karın bölgesi beyazımsı siyah noktalı olur. Yaşlandıkça beneklerin tümü belirginliğini yitirmeye başlar ve soluklaşır. Zamanla sırt kısmı yeşilimsi gri kahverengi, karın kısmıysa, gri benekli sarımsı beyaz olur. Şakak bölgesindeki çizgi (temporal bant) oldukça belirgin.


    Dişiler bir defada 4-12 (en büyük bireyler 20) kadar yumurta bırakabilirler. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kuş ve kuş yavruları, küçük yılanlar ve çeşitli omurgasız hayvanlar besinlerini oluşturur. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Boyları 200 cm kadar olabilir.

    Habitat: Bitki örtüsünün seyrek olduğu taşlık alanlar, çalılık yerler, tarlalar başlıca yaşam alanları. Ayrıca bahçeler ve sulama kanallarının yanında da bulunurlar. Yüksekliği 1500 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Karadeniz bölgesi dışında kalan tüm bölgelerde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.





    Natrix natrix (Linnaeus, 1758)


    Yarı Sucul Yılan, Küpeli Su Yılanı


    Genel Özellikler: Sırt kısmının deseni oldukça farklılık gösterir. Genel olarak renk kahverengi, grimsi ve bu iki rengin tonlarında olur. Sırt kısmında iki tane boylamasına uzanan çizgi bulunur. Bu çizgilerin etrafında koyu renkli benekler bulunur. İnce kahverengi benekleri olan başın üst kısmının rengi, grimsi kahverengi. Ense kısmında belirgin bir biçimde bulunan yarım ay şeklinde olan sarı (bazen kırmızı) bir benek bulunur. Vücudun yan taraflarında küçük siyah benekler bulunur. Karın bölgesi genel olarak sarımsı beyaz.


    Ender olarak siyah üzerine sarımsı beyaz benekli görülebilir. En bilinen özelliği yarı sucul olmaları. Gündüzleri aktiflik gösterirler. Yakalandıklarında ısırmazlar ancak kötü kokan bir gaz salgılarlar. Kendilerini savunma amaçlı olarak ölü taklidi yapabilirler. Genel olarak (yarı sucul olduğundan) küçük balıklar, kurbağalar, semenderler ve çeşitli kemiricilerle beslenirler. Kış uykusuna birçoğu bir araya gelerek yatar (nehir kenarlarında). Dişiler bir defada 6-13 kadar yumurta bırakabilirler. 4-8 haftalık kuluçka döneminden sonra yumurtadan çıkan yavrular, iklim şartlarına göre 1-3 yıl içinde erginleşirler. Ortalama boyları 100 cm (en fazla 150 cm) kadar olur.

    Habitat: Genel olarak, nehir, akarsu, dere ve göl kenarlarında, bu yerlere yakın çayırlıklarda yaşarlar. Ayrıca suya da çok fazla girerler. Yüksekliği 2000 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Tüm yurtta habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.




    Natrix tessellata (Laurenti, 1768)


    Su Yılanı


    Genel Özellikler: Biyolojik özellikleri N. natrix türüne çok benzer. Sırt kısmının deseni oldukça bu türde de farklılık gösterir. Genel olarak yeşil ve yeşilin tonlarıyla, grimsi ve sarımsı kahverengi renklerinde olur. Sırt kısmında koyu renkli benekler bulunur. Başın üst kısmında benek bulunmaz. Ense kısmında belirgin bir biçimde (ters "V") bulunan olan siyah bir benek bulunur. Başın arkasında N. natrix'te bulunan yarım ay şeklindeki benek bunlarda bulunmaz. Karnın ön tarafı küçük siyah benekli, genel olarak sarımsı ya da pembemsi beyaz. Arka tarafıysa siyahımsı olup benekleri pembemsi beyaz. Besleneme durumlarına baktığımızda N. natrix'le aynı.


    Küçük balıklar, kurbağalar, semenderler ve çeşitli kemiricilerle beslenirler. Ama ondan daha fazla balık tüketirler. Kış uykusuna birçoğu bir araya gelerek yatar (nehir kenarlarında). Dişiler bir defada 5-25 kadar yumurta bırakabilirler. Yumurtadan çıkan yavrular, iklim şartlarına göre 1-3 yıl içinde erginleşirler. Ortalama boyları 120 cm kadar olur.

    Habitat: Genel olarak, nehir, akarsu, dere ve göllerde su içinde ve kenarlarında yaşarlar. Yüksekliği 2500 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Tüm yurtta habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.



    Spalerosophis diadema Schlegel, 1837


    Urfa Yılanı


    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak sarımsı kahverengi ve tonlarında olur. Bunun yanında yeşilimsi ve gri renkler de görülebilir. Sırtta koyu renkli büyük benekler bulunur. bu benekler baş ve ense kısmında da görülür. Karın bölgesi sarımsı beyaz olur. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kertenkeleler ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Yavruları böceklerle beslenir. Boyları 180 cm kadar olabilir.






    Habitat: Bitkisi az olan yerlerde, yarı-çöl özelliği gösteren bölgelerde, kumlu topraklarda ve bozkırlarda yaşarlar. Yüksekliği 500-1000 metre arasında olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Güneydoğu Anadolu'da (Birecik -Şanlıurfa- ve Ceylanpınar) habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.

    Not: Oldukça az rastlanırlar ve sayıları da oldukça azalmıştır.







    Telescopus fallax (Fleischmann, 1831)
    Kedi Gözlü Yılan
    Genel Özellikler: Sırt bölgesinin rengi genel olarak gri, kahverengi ve bu renklerin tonlarında olur. Sırtta koyu renkli büyük benekler bulunur. Beneklerin rengi kuyruğa doğru gittikçe açılır. Başın üst kısmı da koyu renkli olur. Karın bölgesi sarımsı beyaz noktalı olur. Genel olarak fare gibi küçük kemiriciler, kertenkeleler ve çeşitli omurgasız hayvanlarla beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için yararlıdırlar. Sabahleyin erken ve akşam geç saatlerde avlanmaya çıkarlar. Oldukça dik yerlere rahatlıkla tırmanabilirler. Dişiler bir defada 3-7 kadar yumurta bırakabilirler (taşlık yerlerdeki oyuklara). Boyları en fazla 100 cm kadar olabilir.

    Habitat: Taşlık bölgeler, yamaçlar, güneş alan yerler, yol kenarları, eski evler ve harabeler başlıca yaşama alanları. Yayılış yüksekliğine baktığımızda 1600 metre yüksekliğe kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Güney, Batı ve Güneydoğu Anadolu habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.




    Not: Zehirli olan bu yılanlar insanlar için tehlikeli değil. Zehir dişleri ağzın arkasında olduğu için ısırsalar bile zehri boşaltamazlar. Zehri sadece avlarını bayıltmada kullanırlar.





















  2. #2
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    eek Yılanlar ve Yılan Türleri

    .
    Kara Yılan

    Yılanların Özellikleri:


    Yılanlar Sürüngenler sınıfının, Suquamata (Pullu Sürüngenler) takımından, Ophidia alttakımına bağlı hayvanlardır. Kertenkeleler ise Suquamata takımına bağlı olmakla birlikte, Lacertilia alt takımı olarak yılanlardan ayrılmaktadır.
    Yılan ve kertenlelelerde dişler çeneye yapışıktır, yani çukurlar içinde değildir. Kafada bulunan quadrat kemiği, kertenkelelerin çoğunda yılanların hepsinde oynaktır.
    Vücut silindir şeklinde uzunca biçimlidir, bacaklar bulunmaz ancak bazı ilkel yılanlarda anüs yarığının her iki tarafında mahmuz biçiminde arka ayak kalıntıları bulunmaktadır. Kulaklar körleşmiştir, dış kulak, kulak zarı ve orta kulan bulunmaz ancak, iç kulak vardır, dolayısıyla yılanlar duyamazlar ancak yerdeki titreşimleri hissedebilirler.
    Yılanların göz kapağı yoktur, gözün ön kısmında gözü tamamen örten saydam bir tabaka vardır, bu sebepten, gözü sürekli açık görünür. Dil uzunca yapılı ve ucu çatallıdır, yılanın ağzı kapalıyken bile dilini, dudakların ön kısmındaki bir yarıktan dışarıya çıkartılabilir.
    Yılanları çoğunda sol akciğer bulunmaz (Boidae familyası hariç onlarda da dol akciğer daha kısadır) bununla birlikte sağ akciğer kuyruğa ulaşacak kadar uzundur ve son kısmı hava kesesi biçimindedir, bu depolanan hava özellikle avını yutarken havasız kalmaması için gereklidir. Yılanlarda mide, karaciğer, böbrek de uzun yapılıdır. Böbrek, testis gibi organlar aynı hizada değildirler. Yılanlarda sidik torbası bulunmamaktadır. Hem yılanların hem de kertenkelelerin erkeklerinde, iki çiftleşme organı bulunur (Hemipenis) kloak yarığı eninedir.

    Yılanlar ile Kerenkeleler Arasındaki Farklar:

    Bir çoğumuz böyle bir soru karşısında, "Yılanların ayakları yoktur, oysa kertenkelelerin vardır." diyecektir. Bu pek de doğru bir saptama değildir çünkü hiç ayağı olmayan yılan biçiminde kertenkeleler olduğu gibi, hala arka ayak kalıntıları bulunan yılanlar da vardır. örneğin ülkemizde hiç bacağı olmayan ve yılandan oldukça zor ayırdedilebilen, dört tür kertenkele yaşaktadır. Anguis fragilis, Ophisaurus apodus, Ophiomorus punctatissimus ve Blanus strauchi uzman olmayan kişilerin yılan sanabileceği kertenkelelerimizdendir. ülkemizde maalesef bu zararsız hatta faydalı hayvanlar çoğu zaman yılan zannedilmekte ve insafsızca öldürülmektedir.


    Yılanlar ve Yılan Türleri


    Anguidae Familyasından ayaksız kertenkelelere örnek.
    Yılanları Kertenkelelerden ayıran 3 önemli özellik vardır:
    • Ketenkelelerin kulak delikleri vardır, oysa yılanlar da bu yoktur.
    • Ketenkelelerin açılıp kapanabilen göz kapakları vardır, (Gekkonidae familyası, Ophisops, Ablepharus türleri hariç) yılanlarda ise gözü acılıp kapanmayan sabit bir şeffaf plak örter.
    • Kertenkelelerin alt çenelerinin iki yan parçası (Mandibula) ön tarafta birbiriyle kaynaşmıştır, oysa yılanlarda bu iki kemik, elastik bir parça ile tutturulmuştur

    Yılanların Boyu ve yaşam süreleri:

    Genel olarak yılanların boyu, 10 cm ile 10 m arasında değişir. Daha uzun boyda olanlarının da mevcut olduğu iddia edilsede bu bilimsel olarak doğru değildir. Dünyadaki en uzun boylu yılanlara örnek olarak Anakonda’yı verebliriz (Bilimsel adı: Eunectes murinus) yaklaşık10 metre, en küçük yılan ise Madagaskarda yaşayan Typhlops reuteri dir ve boyu 10 cm kadardır. Türkiye’deki yılanların buyu ise en fazla 2 m - 2.3 m dir.
    Yılanlar, hayvanat bahçelerinde iyi bakılırlarsa 20-30 yıl arası yaşayabilirler, ancak doğal ortamlarında bu yaşı dolduramadan ya avlanırlar, yada öldürülürler.

    Yılanların Duyu organları:


    Daha öncede söylediğimiz gibi yılanlar, sağırdırlar ancak yerdeki titreşimleri hissedebilirler bununla beraber, görme duyguları güçlüdür, özellikle hareketli cisimleri çabuk algılarlar. Hem yakın hem uzağı görebilmeye uygun yapıları varsa da, daha çok yakını görmeye alışkındırlar.
    Koku alma duyuları da çok gelişmiştir, burun boşluğundaki koku epitelinden başka, iki organ daha vardır, ağız tavanında bulunan bu iki delikli organın adı Jacopson organıdır, yılan dili ile topladığı koku moleküllerini dilini içeriye çektiği zaman bu organa deydirir ve kokuyu algılar.
    Crotalidae familyasına mahsus yılanların gözle burun deliği arasında bir çukurluk vardır bu çukurların içi duyusal doku ile kaplıdır ısıya duyarlı bu organı yılan bir termal kamera gibi kullanır ve uzaktaki bir hayvanın ısısını algılayabilir, bazı yılanlarda bu organ o kadar hassastır ki bir santigrat derecenin yüzde birini bile ayırt edebilir.

    Yılanlarda Gömlek Değiştirme:


    Sağlıklı bir yılan yılda en az 2 veya daha sık gömlek değiştirir, değiştirme zamanı gelince deri matlaşır, gözleri örten şeffaf tabaka matlaşır, iki hafta sürebilecek olan bu işlem sırasında yılan faaliyetini kesip bir yere gizlenir. Deri değiştirdikten sonra hayvan tekrar parlak renkli olur. Yılan gömleği elastik olduğundan çektikçe uzar bu bakımdan yılanın boyu hakkında herhangi bir fikir vermez.

    Yılanlarda Üreme:


    Genellikle yumurtlamak suretiyle üreyen yılanların bazıları canlı doğurur (Engerekler). Türüne göre yılanlar 8-50 arası yumurta bırakabilirler, Engerekler ise 3-12 arası yavru dünyaya getirirler. Kuluçka devri 2-3 ay sürer bu yılanın türüne ve ortamın sıcaklığına göre değişmektedir. Yavrular 2 yaşına geldiklerinde cinsel olgunluğa erişirler, daha soğuk bölgelerde ise bu 4-5 sene alır.
    Engerek gibi canlı doğuran yılanlarda yumurtalar ovidukt’lar içinde gelişir, yavru ince ve saydam bir zarfla örtülü doğar. Zar hemen doğuştan sonra yırtılır, bazen de doğumdan önce yırtılmış olur, böyle canlı doğuranlara ovovivipar yılanlar denir. Viperidae (Engerekler), Boidae, Crotalidae Familyalarından yılanlar ovovivipar dır.

    Yılanlarda Zehir:

    Yılan zehrindeki toksik unsurları fizyolojik etkileri bakımından iki gurup altında toplayabiliriz.
    Birinci Grup:Nörotoksin (Neurotoxin) Bunlar sinir sistemi ve iskelet kaslarına giden sinir uçlarında bozukluklar meydana getirir. Bu bozukluklar özellikle beyindeki solunum merkezi ile soluk alıp vermede rol oynayan kaslarda (Bilhassa diyafram) belirgin olarak görülür. Nörotoksinlerin etkisi fazla olduğu durumlarda solunum tamamen durabilir.
    İkinci Grup:Hemolytik (Kan parçalayıcı) toksinlerdir. Diğer bir ismi ise Hemapathogen (Kan hastalığı yapan) dir. Bunlar dolaşım sisteminde bozukluk meydana getirir ve çeşitleri oldukça fazladır. Örneğin: Kırmızı kan hücrelerini tahrip eden hemolysinler. Kan damarlarının çeperindeki endothelial hücrelerini tahrip edip, kanın damardan dışarıya sızmasına neden olan hemorrhagin’ler. Damarlarda kanın pıhtılaşmasına neden olan thrombase (=thrombin). Akyuvar ve zehirle temasa geçen diğer doku hücrelerini bozan Cytolysin’ler. Kanın pıhtılaşmasına mani olan anticoagulin (=antifibrin) ler gibi. Türkiye’deki zehirli yılanlar bu ikinci gruba dahildir ancak zehirleri sağlıklı bir insan için, ölümcül bir etki yapacak güçte değildir.

    Yılanların insanlarla ilişkileri ve faydaları:

    Maalesef insanlarda yılanlara karşı korkunç bir nefret ve ön yargı vardır. Masallar, efsaneler, deyimler hep yılan düşmanlığı üzerine kuruludur. Oysa bilinenin aksine yılanlar insanlar için son derece faydalı hayvanlardır.
    Tarımda, bağ, bahçe ve tarlalarda bulunan köstebek, tarla faresi gibi zararlı kemirgenleri yiyerek beslendiğinden, tarıma faydası dokunmakta ve bir çok biliçli ziraatçi tarafından yılanlar korunmaktadır. Bir farenin bir defada 10 yavru doğurduğunu ve yavruların bir aylık olunca doğurabilecek olgunluğa geldiğini düşünürsek, bir fare ve onun neslinden yılda yaklaşık 15.000
    fare üreyecektir ve her gün bir fare yiyen yılanın faydası daha iyi anlaşılacaktır. Tarlalarındaki yılanları öldüren veya ticari maksatlarla yurtdışına satan kişiler, büyük zararlara uğramış tarlaları fareler tarafından telef edilmiştir. Yurtdışında bir çok yerde fare ve diğer kemirgenlerle mücadele etmek için yılanlar kullanılmaktadır.

    Özellikle Türkiye’deki yılanlar söylenenlerin aksine uysal hayvanlardır ve insanlardan kaçarlar, üzerlerine basmadıkça (ki ayakkabısı olan ve uzun pantolon giymiş birine dişlerini batıramaz) veya bir köşeye kıstırıp rahatsız etmedikçe insanları ısırmazlar. Bu bakımdan onları öldürmek yerine üzerlerine basmamaya dikkat göstermek daha insani bir hareket olacaktır.

    Yılanlar ve Yılan Türleri

  3. #3
    ●яєвєℓℓισυѕ● wampirella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Kasım.2007
    Nereden
    EaStANPuLL...
    Mesajlar
    2.631

    Standart

    .
    nefret ederim yılanlardan nese eline sağlık...

    Tut Elimi Simsiki
    Titreme Kiyamam Sana
    Gözyasin Gözyasim Olur
    Karisir Isyana
    Sakin Bükme Boynunu
    Küsme Hayayata
    Ben Varim Bundan Sonra
    Yeminliyim Sana.

  4. #4
    Bakteri AsLıııı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Mart.2008
    Nereden
    ßurSa
    Mesajlar
    100

    Standart

    .
    Alıntı wampirella Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    nefret ederim yılanlardan nese eline sağlık...

    ~AsLıııı~

  5. #5
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    eek Yılanlar ve Yılan Türleri, Yılanlar Hakkında Bilgiler, Mısır Kobrası

    .
    Yılanlar ve Yılan Türleri

    Walterinnesia aegyptia (Mısır Kobrası)


    Walterinnesia aegyptia (Mısır Kobrası)


    15.09.2000

    Hayvanın tüm vücudu siyah renk ve tonlarında. Zehirli olan bu hayvanın zehir dişleri çenenin önünde. Zehirleri engerek yılanlardan (hematoksik zehir etkisi) farklı olarak nörotoksik (sinirler üzerine zehirleyici) bir etki yapar. En küçük yavrular bile zehirleyebilir. Genel olarak, küçük kemiriciler, kuşlar, diğer sürüngen türleri ve çeşitli omurgasızlarla beslenirler. Avlarını zehirleyip öldürdükten sonra yerler. Gece aktiflik gösterirler. Boyları en fazla 200 cm kadar olabilir.


    Habitat: Bitki örtünsün az olduğu yerlerde, çöl ve yarı çöl özelliği gösteren yerlerde, kum içinde yaşarlar.

    Türkiye'deki Dağılım: Şanlıurfa ve civarında habitatın uygun olduğu alanlarda yaşarlar.

    Not: Zehirli olan bu türün ülkemizde var olduğuna ilişkin ilk bilimsel kayıt Eylül 2000'de (Dr. İsmail H. Uğurtaş tarafından) verilmiştir.
    Konu pismegatron tarafından (26.Nisan.2008 Saat 09:43 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Standart Yılanlar ve Yılan Türleri, Yılanlar Hakkında Bilgiler

    .
    Bazı yılan türlerinin doğum yaptıklarını duydum. Acaba bu doğru mu? Hangi yılan türleri bu şekilde doğuruyor?

    Gerçek bir plasentanın, yani hamilelik esnasında anne ile bebek arasında madde alışverişini mümkün kılan bir yapının varlığının söz konusu olduğu üreme tipi, "vivipari" olarak biliniyor. Genellikle memelilere özgü olarak geçen vivipari, çiftyaşamlılarda (amfibilerde) ve sürüngenlerde (reptillerde) de rastlanan bir üreme şekli. Ancak şunu önemle belirtmek gerekir ki, yavrularını canlı olarak dünyaya getiren tüm yılanlar vivipar değildir. Ovovivipari adını verdiğimiz bir diğer üreme tipinde de yavrular yine canlı olarak dünyaya getirilir. Ancak burada söz konusu olan "doğum", insanlarda görülen doğum ile eşdeğer tutulmamalı. Ovovivipari, yine yumurtlamaya dayanan, ancak yumurtanın olgunlaşıncaya kadar annenin vücudunun içinde kaldığı ve yine vücut içinde açıldığı bir üreme tipi. Yani ovoviviparide bir plasenta oluşumu söz konusu değil ve meydana gelen doğum da "yalancı doğum".
    Bazı yılan türlerinde ise bir plasenta oluşumu ve gerçek doğum söz konusu. Yavrularını bu şekilde doğuran türleri içeren familyalar (aileler) ise şöyle:
    Uropeltidae, Boidae, Viperidae, Elapidiae ve Colubridae.
    Bu familyalardan ilk ikisine ait olan tüm yılan türleri vivipar iken, son üçüne ait türlerin sadece bir kısmı vivipar.

  7. #7
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Typhlops vermicularis Merrem, Kör Yılan

    .
    Yılanlar ve Yılan Türleri,
    Kör Yılan
    Genel Özellikleri: Solucana çok benzerler. Gözleri körelmiş olduğundan "kör yılan" denmekte. Sırt bölgesinin rengi genel olarak, sarımsı kahverengi, pembemsi kahverengi olur. toprak altlarında bulunduklarından saydamsı bir görünüşü var. Karın bölgesiyse sarımsı. Oldukça hızlı hareket edebilirler. Kuyruklarının ucunda insan için zararlı olmayan küçük bir diken bulunur. Genel olarak böcek larvaları, solucanlar ve karıncalarla beslenirler.



    Üremeleri iyi bilinmemekle birlikte, dişilerin bir defada 4-8 kadar yumurta bıraktıkları düşünülüyor. Ortalama boyları 25 cm (en fazla 35 cm) kadar olur.

    Habitat: Yumuşak toprakların içinde, taş altlarında bulunurlar. Nemli yerleri daha çok tercih ederler. Yüksekliği 1500 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.



    Türkiye'deki Dağılım: Doğu Anadolu bölgesi dışında olan bölgelerin hepsinde habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.



    Typhlops vermicularis: (Zehirsiz)

    Typhlops vermicularis MERREM, 1820 (Kör Yılan)

    Biçimsel Özellikler: İnce vücutlu solucana benzeyen bir yılandır. İlk bakışta, baş ve kuyruk kısmının birbirinden ayrılması zordur. Ağız başın altında at nalı biçimindedir. Hayvanın kuyruk uzunluğu, vücudunun çapı ile hemen hemen aynıdır (Yaklaşık 1 cm.). Kuyruğun ucunda ufak bir diken bulunur. Gözler körelmiş olup, plak altındadır ve ancak siyah nokta halinde belli olurlar. Burun delikleri yanlardadır. Rostral plak baş genişliğinin yaklaşık 1/3'ü kadar, bazen de daha azdır. Bu plak başın üstünde yaklaşık takriben göz hizasına kadar uzanmaktadır. Nasal plak kısmen bölünmüştür ve bu plağı ikiye bölen çizgi, 2. Supralabiale�den başlar. Praeoculare mevcuttur. İkinci ve 3. Supralabiale ile tenasta olan bu plak yaklaşık olarak ocular plak genişliğindedir. Başın üstündeki pullar birbirlerine eşit büyüklükte olmalarına rağmen ön sıradakiler biraz daha büyükçedir. Supralabialia sayısı 4 dür. Sırt ve karın pulları cycloid şekilde ve benzer yapıda dizilmiştir. Gövde etrafındaki pul sayısı 21-24 adettir (Kuyrukta ise 12), her bir pulun arka uç kısmında koyu renkli bir lekecik bulunur. Vücut uzunluğu 25 cm civarındadır ancak nadir olarak 35 cm. olabilir. Hayvanın enine çapı ise 1 cm. kadar olabilir. Sırt taraf pembemsi kahverengi veya sarımsı kahverengidir, karın tarafı ise sarımsıdır.


    (Fotograf: Mehmet Kösemen)

    Biyolojik-Ekolojik Özellikler: Nemli toprak içi ve taş altlarında yaşarlar. Buralarda tünelcikler açarak böcek ve küçük solucanları avlarlar, ayrıca karınca yuvalarının yakınında da görülürler. Hareketleri çabukçadır, ele alındığında parmağa dolanarak sıkmaya çalışır ve kuyruk ucundaki dikeni batırmaya çalışır. Üremeleri hakkında fazlaca bilgi yoktur ancak ovipardır dişi uçları sivrive olan 4-8 kadar yumurta bırakır, yumurtaların boyu 12-12.5 mm. civarındadır.. Çiftleşme haziran ayında olur erkek kloakını dişininkine sıkıca temas ettirir ve arka kısmını dişisine 3-4 kere dolar.
    Toprak altında gizli bir hayat sürdüğü için, terraryumda beslenmesi güç bir yılandır. Fakat alışınca bir pens ile küçük bir solucan parçası, karınca veya böcek larvası ile beslenebilir.
    Deniz seviyesinden 1500-1600 metre yüksekliğe kadar olan yüksekliklerde yaşayabilir, Türkiye'nin hemen her yerinde ve Kıbrıs'ta bulunur. Türkiye'de Ege, Marmara, Akdeniz, Güney Doğu Anadolu ve Orta Anadolu'da yaşar. Kuzeyde Trabzon, Amasya, en doğuda ise Mardin'de bulunur.
    Yurtdışında, Afganistan, İran, Kafkasya, Suriye, Rodos, Yunanistan, Güney Bulgaristan, Arnavutluk ve Güney Yugoslavya'da bulunur.
    Kör Yılan, Typhlops vermicularis Merrem


    Yılanlar ve Yılan Türleri Resimleri, Kör Yılan

  8. #8
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Eryx jaculus Linnaeus, 1758. Mahmuzlu Yılan

    .
    Yılanlar ve Yılan Türleri

    Mahmuzlu Yılan


    Genel Özellikler: Boğa Yılanları ailesinden (en büyük yılan türleri ailesi) olan bu türün en büyük özelliği zehirsiz olmaları ve avlarını boğarak öldürmeleri. Benekli olan sırt bölgesinin rengi genel olarak kahverengi ve tonlarında olur. Beneklerinin rengiyse sarımsı beyaz. Karın bölgesi kirli beyaz, bazen küçük koyu benekler olabilir. Besinlerinin büyük bir kısmını fare gibi kemiriciler oluşturur.

    Bunun yanında küçük sürüngenleri, salyangozları da yiyebilirler. Kemiricilerle beslendikleri için fare sayısının artmasını engellerler. Bundan dolayı oldukça yararlıdırlar. Sabahleyin ve akşamüzeri aktiflik gösterirler. Dişiler bir defada 14 cm boylarında 18-20 kadar canlı yavru doğurur (Ağustos ve Eylül). Su ihtiyacını bitkilerin üzerindeki çiylerden karşılar. Rahatsız edilmedikleri sürece insanlara saldırmazlar. Boyları 1 metre kadar olabilir.

    Habitat: Kurak yerlerdeki kumlu, taşlı yerlerde yaşarlar. Aktif olmadıkları zaman taş altları ve kemirici yuvalarında saklanırlar. Kuma gömüldükleri de olur. Yüksekliği 1200 metreye kadar olan yerlerde bulunabilirler.

    Türkiye'deki Dağılım: Trakya, Güney ve Batı Anadolu, Şanlıurfa civarı ve Doğu Anadolu'da habitatın uygun olduğu yerlerde dağılım gösterirler.
    Not: Türkiye'de iki tane alt türü bulunur;
    a- Eryx jaculus turcicus (Oliver, 1801)
    b- Eryx jaculus familiaris Eichwald, 1831

  9. #9
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Yılanlar ve Yılan Türleri hakkında Bilgiler, Amanos yılanı

    .
    47 Numara: Barani, Amanos Yılanı



    Hatay'ın Dörtyol ilçesi yakınlarında 'Rhynchocalamus' cinsine ait yeni bir yılan türü keşfedildi.

    Adnan Menderes Üniversitesi'nden Prof. Dr. Kurtuluş Olgun ve çalışma arkadaşları, TÜBİTAK'ın desteklediği, "Eirenis' cinsi yılanların Türkiye'deki dağılımının araştırıldığı projede biri dişi ve biri erkek olan iki yılanı 2006 yılının mayıs ayında topladı. Laboratuvar çalışmaları sırasında bunların yeni bir tür olduğu anlaşıldı. Bu yılan eirenis cinsinden diş sayısının azlığı ve sistematikte önemli olan frontal plağının geniş ve kısa olmasıyla ayrılıyor. Türkiye ve dünya için yeni olan bu yılana Dokuz Eylül Üniversitesi'nden emekli olan Prof. Dr. İbrahim Baran'ın adı verildi; 'Rhynchocalamus barani'. Türün Türkçe ismi ise Amanos Dağları'nda bulunduğu için 'Amanos yılanı' olarak belirlendi. Rhynchocalamus barani 30 santimetre boyunda ve zehirsiz bir tür. Bu yeni keşifle Türkiye'de daha önce 46 olan yılan türü sayısı 47'ye çıktı. Amanos yılanıyla ilgili bilimsel makale "Zootaxa" dergisinde yayımlandı.


    Türk Yılanı 'Barani'

    Adnan Menderes Üniversitesi'nden (ADÜ) bir ekip, Hatay'ın Dörtyol ilçesi yakınlarında Türkiye'de ve dünyada yeni bir yılan türünü keşfetti. Yeni türe Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden geçen hafta emekli olan Prof. Dr. İbrahim Baran'ın adı verildi. Yılanın bilimsel adı 'Rhynchocalamus Barani' oldu.

    Yeni türe Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden geçen hafta emekli olan Prof. Dr. İbrahim Baran'ın adı verildi.
    KURTULUS OLGUN


    Adnan Menderes Üniversitesinden (ADÜ) bir ekip, Hatay'ın Dörtyol ilçesi yakınlarında TÜBİTAK tarafından desteklenen proje kapsamında yaptıkları arazi çalışmaları sırasında yeni bir
    yılan türü keşfetti. ADÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kurtuluş Olgun ve çalışmaarkadaşları, TÜBİTAK tarafından desteklenen, "Eirenis" cinsi yılanların Türkiye'deki dağılımının araştırıldığı 2006 yılındaki arazi çalışmaları sırasında, Hatay'ın Dörtyol ilçesi yakınlarında incelemelerde bulundu.Bu bölgede aynı türden iki yılan yakalayan ekip üyeleri, laboratuvar ortamında yaptıkları incelemeler sonucu, bu yılanların bilimsel olarak tespit edilmiş yılan türlerinden farklı olduğunu keşfetti. Türkiye'de ve dünyada yeni bir yılan türünü keşfetmenin mutluluğunu yaşayan Prof. Dr. Olgun, ilk kez Türkler tarafından bir sürüngen türü keşfedildiğini belirtti.


    Daha önce Türkiye'de yaşayan kurbağa, kertenkele, kaplumbağa ve yılan türlerinin ya sadece yabancı araştırıcılar ya da Türk ve yabancı araştırmacıların ortak çalışması sonucu keşfedildiğini anlatan Prof. Dr. Olgun, şunları söyledi: "ADÜ Zooloji Müzesinde yaptığımız ayrıntılı incelemeler sonucunda yakaladığımız iki yılanın ağzındaki diş sayısının az olduğunu (6/8 tane), baş plaklarından birinin geniş ve kısa olduğunu tespit ederek bu türün araştırma yaptığımız 'Eirenis' cinsinden farklılık gösterdiğini belirledik.Yaptığımız araştırmalar sonucu söz konusu yılanların 'Rhynchocalamus' cinsine ait yeni bir tür olduğunu ve dünyada 'R. Arabicus' ve 'R. Melanocephalus' olmak üzere iki yakın akrabasının bulunduğunu tespit ettik."


    Buldukları yeni türde vücudun sırt tarafında 17, karın bölgesinde 163-173 arasında pul bulunurken diğer iki yakın akraba türde bu sayıların sırasıyla 15 ve 180-240 arasında değiştiğini anlatan Prof. Dr. Olgun, ayrıca başın üstü ile baş altındaki renk ve desen farklılığının, yeni türde oldukça değişiklik gösterdiğini anlattı.

    YENİ TÜRE PROF. DR İBRAHİM BARAN'IN ADI VERİLDİ

    Prof. Dr. Olgun, yakalanan yılanların Türkiye'de yeni bir tür olduğunu, dolayısıyla sadece Türkiye'de yaşadığının ortaya çıktığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Türkiye ve dünya için yeni olan bu yılana kurbağa ve sürüngen bilimine uzun süredir emek veren, Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nden geçen hafta emekli olan Prof. Dr. İbrahim Baran'ın adını verdik. Böylece yılanın bilimsel adı 'Rhynchocalamus Barani' oldu. İnsanlara zararı olmayan zehirsiz bu yılan türüne ait iki örnek, ADÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Müzesinde daha sonraki araştırmalara ışık tutması için koruma altına alındı.30 santimetre uzunluğundaki bu yılanın ilk kez Türk araştırmacılar olarak benimle birlikte Araştırma Görevlisi Aziz Avcı, Dr. Çetin Ilgaz, Dr. Nazan Üzüm ve doktora öğrencisi Can Yılmaz tarafından bulunması ayrı bir anlam ifade ediyor."



    TÜRK EKİBİN BAŞARISI, DÜNYAYA DUYURULDU

    Rhynchocalamus Barani'ye ait bilgileri içeren makalenin 29 Ocak 2007 tarihinde uluslararası bilimsel çalışmaların yer aldığı "Zootaxa" dergisinde yayımlanmasıyla Türk ekibin başarısının dünyaya duyurulduğunu anlatan Prof. Dr. Olgun, Rhynchocalamus Barani'nin yeni bir yılan türü olarak kabul edildiğini vurguladı. Prof. Dr. Olgun, bu türün, Türkiye'de yaşadığı tahmin edilen 46 yılan türüne 47. tür olarak eklendiğini de kaydederek "Türk araştırmacılara gerekli desteğin verilmesi durumunda yapılabileceklerin bundan daha fazla olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu çalışma bunun iyi bir kanıtı oldu. TÜBİTAK'a bir kez daha
    teşekkür ederim" dedi.



    Amanos Yılanı

  10. #10
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Dünyanın en küçük yılanı

    .
    3100 yılan türünün en küçüğü

    Ortalama 10 santimetre uzunluğunda ve bir spagetti kadar hafif olan dünyanın en küçük yılanı bulundu.

    Karayipler'deki Barbados adasında ormanlık alandaki bir kayanın altında bulunan yılanın dişilerinin yalnızca tek, yekpare bir yumurta yumurtladığı ve yavruların, yetişkinlerin vücut ağırlığının yarısı kadar doğduğu bildirildi.
    Buluşun ayrıntıları, Zootaxa dergisinde yayımlanırken, "Leptotyphlops carlae" adı verilen yılanın, şu ana kadar bilinen 3100 yılan türünün en küçüğü olduğu, ABD'deki Penn State Üniversitesi'nde görevli biyolog Blair Hedges tarafından keşfedildiği belirtildi.

    Blair Hedges, kayayı kaldırıp altına baktığında gördüğü karşısında heyecanlandığını belirterek, daha sonra aynı yılandan başka bir tane bulmak için çevrede yüzlerce kayayı kaldırdıklarını, eşiyle birlikte yaptıkları araştırma sonucunda sadece iki dişi yılan bulduklarını söyledi.
    Hedges, yılanın ak karıncaları yiyerek beslendiğini ve Barbados adasına özgü olduğunu düşündüğünü ifade etti.

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Cevap: 130
    Son Mesaj : 28.Haziran.2012, 13:22
  2. Cevap: 55
    Son Mesaj : 21.Mayıs.2012, 16:19
  3. Beyaz yılan hemde bembayez yılan gördünüz mü ?
    Konu Sahibi кмℓzкη Forum Hayvanlar Alemi
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 13.Ekim.2009, 13:54
  4. Yılanların Özellikleri
    Konu Sahibi кмℓzкη Forum Biyoloji
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 24.Eylül.2009, 22:42
  5. Çok soğuk, sessiz ve ürkütücü ..YıLan TürLeri
    Konu Sahibi єѕяαяєиgιz-мєℓєк Forum Hayvanlar Alemi
    Cevap: 1
    Son Mesaj : 22.Eylül.2008, 10:38

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •