GİRİŞ Sayın Kanarya sevenler bu Siteyi hazırlamamın amacım ötüm kanaryacılığının günden güne azalmasıyla birlikde yerine şekil ve renkçiliğin ön plana geçişinden dolayı kanarya severlerin dikkatini çekip ötümcülüğü layık olduğu yere getire bilmek içindir.Kanaryam güzel kuşum ben sana vurulmuşum sözleriyle şarkılara bile konu olan bu küçük sevimli canlılar eskiden o güzel sesleri ve nağmeleri için beslenirdi günümüzde bu güzel sesleri ikinci plana atılmış şekilleri ve renkleri ile ön plana çıkmıştır.Avrupalıların Osmanlı padişahlarına hediye olarak getirdikleri kuşlar için topkapı sarayında ve gülhanede kuşhaneler yapılarak yıllarca severek bakılıp beslenilmiş.İş dahada lileriye götürülerekden ayrı bir ırk olarak İstanbolin kanaryası denilen bir kanarya türü üretmeyi başarmışlardır. Oysa ki biz ejdat yadigarı bu kuşu günümüze kadar muhafaza edip saklıyamadık. İşte bu sıraladığım sebeplerden dolayı ötüm kuşu olan MALİNUAyı ülke malinuacılığı leriye taşıya bilmek için çocukluğumdan bugüne kadar beslemiş olduğum kanaryalar üzerinde bildiklerimi , gördüklerimi , duyduklarımı ve deneme yanılma metodlarıyla öğrendiklerimi sizlerle paylaşmaktır amacım. Yazım hatalarından dolayı özür diler saygılar sunarım.

HÜSEYİN İPEK



KANARYANIN TARİHCESİ :Afrika kıtasında bulunan Canari adalarından ispanyol denizcilerin onbeşinci yüzyılda kendi ülke kırallarına getirdikleri bu kuşlar,diğer ülke kırallıklarınada hediye edilerekden günümüze kadar gelmiştir. Bilhassa Almanlar bu kuşları ses yönünde , İngilizler ise şekil yönünde geliştirmişlerdir.
ÖTÜM KANARYALARI :Amarikalıların Singer,Almanların Harz Roller,İspanyolların Timbrado,Balçikalıların Malinois kanaryalarıdır.
BELÇİKA CANARİ MALİNOİS ( WASSERSCHLAGER ) TARİHCESİ : Malinua iki asır önceleri Belçikanın kömür madenlerinde guruzi patlamalarına karşı önceden haber veren günümüzün yangın sensörü olarak kullanılmıştır.Daha sonraları bu kuş bulunduğu ortam ile kendi özelliklerinide birleştirerek yıllar sonra genetik mutasyona uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. İsmindende anlaşılacağı üzere (Wasserschlager) Su vurucusu manasına gelmektedir diğer bir adıyla bu kuşlar Sukuşu diyerekde anılmaktadır.Su seslerini alış sebebleri kömür madenlerinde akan küçük su derecikleri,damlayan sular,madencilerin kömür kırmadaki çekiç sesleri ve buna benzer bilumum sesleri hafızasına ,belleğine almalarıdır.Madenlerden yeryüzüne çıkan bu küçük sevimli kuşlar meraklılar tarafından geliştirilmiş (:-):-):-):-)l ,fülüt,Çan,Bülbül vb) sesler .varolan Su sesleriyle birleştirilince harikulade bir orkestıra çıkmıştır bunuda cenabı mevlanın insanlara sunduğu bir lütuf.olarak şahsen düşünüp şükrümüzü diğer nimetlerde olduğu gibi hamdü sena etmeliyiz. ÜLKEMİZDE ŞUANKİ DURUMU: Wasserschlager'lerde Su sesi olmazsa olmaz bir kuraldır yani oluyorki bir kuşda Su sesi yoksa Wasserchlager olark anılmıyor belçika ve diğer ülkelerde bile bu tip kuşlar yarışmalardan diskalifiye ediliyor,oysaki ülkemizde yapılan bazı illerdeki iptidai yarışmalarda su sesi ağırlıklı öten kuşlara makaralı ötüyormuş muamelesi yapılıyor böyle oluncada bu kuşun yurt dışındaki orjinal yarışma şablonunun dışına çıkılmış olup başka bir kulvarda yarışan kuşlar topluluğuna sahip olunuyor. Ülkemizde hatta o illerin adıyla anılan malinualar ülkemizi Avrupaya yaklaştırmak yerine daha çok uzaklaştırmış oluyorlar. Ben derimki artık malinua yarışmalarında bülbülcü abilerimiz jüriden artık kalkıp yerlerini ehli olanlara (uluslar arası COM hakemlerine ) bırakınız ki ülke malinuacılığı gelişsin aksi taktirde dışarıya açılamayız , ancak kendi aramızda oyalanır gideriz.

FİZYOLOJİK YAPISI: Boyu onbeş ile onyedi santim aralığında ,başı mümkünse tepesi düz,gözleri orta irilikde olup parlak ve koyu siyahdır , göğsü hafif kabarık ve çok az dalgalı olup fizik ve duruşu zarif , kanatları yapışık,kuyruk balık kuyruğu gibi çatallı olup sarı ve beyaz renklerde olup bu renklerin arasında küçük siyah lekecikler mevcuddur bu lekelerin çok oluşuna olumlu bakılmaz , farklı bir başka renklerde bulunmazlar, zaten mevcut beyaz renkleri bile çok sonraları aileye zor zahmet dahil edilmişlerdir . CİNSİYET : Erkeklerin renkleri dişilere gore daha koyu sarıdır, altlarına üflenerek bakıldığında erkeklerinki ( Fİ ) yapmış şedildedir,Erkekleri öter Dişileri ötmez.,Erkekleri daha hareketli ve görkemlidir.

TEMEL BESİNLERİ Sadeyem % 30 Şalgam (rapiskayla benzeşir buna dikkat edin şalgam açık,rapiska daha koyudur ) % 5Yulaf % 5 Keten % 10 Sıhat Tohumları (MaviHaşhaş,Nijer,Kırmızı Turup,Beyaz Marul ,Anason Tohumları ) SU : Kendi içtiğimiz içmesuyu na ilaveten ( Bir litre suya bir kapak Depomin minarel takviyesi veya madensuyu). Dezenfektan olarak( mantar ve bakterilere karşı Bir litre suya bir damla Vanodin veya bir tatlı kaşığı sirke) katılarak haftada bir verilebilir. Suda siterilazasyon çok önemlidir,bir çok kanarya ölümleri sudan kaptıkları mikroplardan kaynaklanmaktadır ( Kolibasili ) gagalarıyla yırttıkları kagıtları,yemleri ve benzeri şeyleri suluğun içine taşıyarak suyun kirlenmesine yolaçıyorlar onun için sulukları hergün kontrol edip eski sularını tazelemeliyiz. Bunun önüne geçebileceğimiz bir yöntemde Suluklarda uygulıyacağımız nipelli suluk sistemidir ben şahsen kendim kafeslerde değilde salmalarda bu sistemi uyguluyorum durumdan çok memnunum asmış olduğum bir suluk birhafta gitmekte olup buda beni sıksık su değiştirme yorgunluğundan alıkoyuyor.Yeri gelmişken nipelli suluğun yapılışını anlatayım : Bir adet plastik pet şişe alın bunun kapağını elinizdeki nipelin çapında düzgünce oyunuz ve bu nipeli içine yeyleştiriniz daha sonra pete su koyarak kapağı kapatıp pedin alt tarafını yukarı getiriniz yukarda bulunan bu kısma her iki tarafdan ğeçireceğiniz tel halkayı duvara veya bir kenara monte edeceğiniz bir askıya takarak işi halletmiş oluyorsunuz,kuşun tüneyip su içe bileçeği yüksekliğide kendiniz ayarlayınız.Yalnız burda dikkat edilmesi gereken husus nipeli alırken pilastik olan değil( civcivler için ) biraz daha büyümüş (piliçler için) :-):-):-):-)l olanında en küçünü alıp uygulayın şayet diğerini alırsanız suyunuz basınçlı olmadığından sürekli damlama yapar buda suyu gereksiz yere tüketir ve zemini ıslatır,oysa diğeri kuşlarınızın ihtiyacı kadar su tüketimi yapar ve kuru bir zemin oluşturur.Yinede takıldığınız konuda yardımcı olabilirim. MİNARALLER : Kum,istiridye kabuğu,mangal kömürü,mürekkep balığı kemiği parçacıkları sürekli kumluğunda bulunması gerekir aksi tatdirde mideleri bulunmadığından taşlıklarında bunları öğütemediklerinden hem sindirim sistemi rahatsızlıkları oluşur,hem yedikleri gıdalardan besin olarak faydalanamazlar. VİTAMİNLER : Vitaminleri genelde meyve ve sebzelerden temin etselerde gerektiğinde vitamin takviyesi yapabiliriz(Vitaform Normal zamanda Bir litre suya bir çay kaşığı iki gram hastalıkda iki çay kaşığı dört gram ) verilirse normal zamanda vitamin ihtiyaçlarını doğal gıdalardan almaları daha sağlıklı olur. MEYVE: Elma,Armut,Üzüm,İncir,Kivi vb, SEBZELER: Marul,Lahana,Hindibağ,Havuç,Tere,ve Kereviz yaprakları vb saydığımız besinleri kuşlara sunarken çok iyi yıkayıp kirden ve zehirli tarım ilaclarından arındırarak soğuk ve ıslak olmadan iyice kurulayarak ogün bitirecekleri oranda vermeliyiz. Meyve ve sebzeleri kuşların dışkısına bakark ishal olmadıkları dönemlerde haftada iki kez az olmak kaydı ile verilmesi uygundur aksi taktirde ishal olan kuşlarin durumu vahimleşir. MAMA : Mamayı hazır alabileceğimiz gibi kendimizde hazırlıyabiliriz.Malzemeleri sıralıyacak olursak( Bayat ekmek,Peksimet,Bisküvi,Galete,İnce İrmik,Mısır ununu ,Haşlama yumurta beyazı ve sarısını mikserde çekerek Süt ve Balık yağını çok az,katarak,Havuç,Elma ve Kaba’ğı rendeliyerek) bu saydıklarımızı belirli oranlarda karıştırıp kuşlara verebiliriz burada dikkat edilmesi gereken sebze veya meyve katacak olursak bu karışımdan süt ve balık yağını katmamalıyız,Kuluçka mevsiminde mama herzaman bulundurulmalı diğer zamanlar haftada bir veya iki kere yeterliolacaktır yine dikkat etmemiz gereken unsur bu mamalar sıcak ortamda çabuk bakterileşip bozulacağından kısa zaman içerisinde bitirecekleri oranda vermeliyiz aksi taktirde zehirlenip ölümcül vakalarla karşılaşabiliriz bu gibi hallerden çekinenler kuşlarına piyasada mevcut olan hazır kuru mamayı bozulma kaygısı olmadan gönül rahatlığıyla verebilirler. RUHSAL GIDA : Bu size ilginç gelebilir ama ben kendimce gerekli gördüğüm için bu maddeyi ekleme ihtiyacı duydum İnşallah bundan sonra kuşlarla ilgili yazı yazanlar bu maddeyi geleneksel olarak takip ederler.Kuşların beslenmesi ile ilgili herşeyi sıraladık unuttuğunuz bir konu var oda kuşların ruhsal ve bedensel sağlıkları açısından onlara gerekli şefkati,hoşgörüyü gösterip onlarla iletişim kurmaktır aksi taktirde kendilerini mutsuz olarak görürler vebal altına girmiş oluruz ,bakabileceğimiz kadar kuş beslemeliyiz yoksa bunun günahına girmenin hiçbir bir manası yok,bu konuda varsa hatalarımız ve eksikliklerimiz birbirimizi ikaz etmeliyiz bu kainatın sorumsuzca yaşıyan kulları değiliz,bu hayvanların Cenabı Allah tarafından insan oğlunun koruması altına verildiğini unutmamalıyız. Hüseyin İPEK

BAKIMI VE EĞİTİMİ .Toplu halde bakılıyorsa adetleri fazla ise osenenin çıkan yavruları kendibaşlarına bakabilecek zamana geldiklerinde ebebiyenlerinin yanlarından ayrılarak salmalara,kuşhanelere salınırlar.
Bu yerleştirmede erkekleri dişilerden ayrılarak bir birlerinin sesini almıyacak yerlerde muhafaza ederken ayrılan onbeşerli erkek guruba bir hoca kuş salarız, burada topluca uçan kuşlar yerin genişliğinden ,uçum alanının rahatlığından çabuk palazlanıp hem gelişmiş olurlar hemde hocalarını ilk ders eğitimi olarak dinlemiş olurlar.Yine bu ortamdada salmaların loşlaştırılmasında fayda vardır.
Sonbaharın yaklaşımıyla havaların serinlemesiyle birlikde ilk ara tüyünden çıkan kuşlar altı aylık olduklarında ,erkekler tahtadan yapılmış :-):-):-):-)l telli,tek kapılı iki tünekli,dışarıdan askılıbir adet yemlikli ve bir adet suluklu 21cm X 20 cm X 15 cm ölçülerindeki kafeslere alınarak yeni yerlerine alıştırma cihetine gidilir.Yeni ders kafeslerine konan kuşlar gurupdan ayrılışlarının ürkekliğiyle çok panik ve korku içindedir, bu yüzden geçiş devresinde kafesleri yanyana koyup birbirlerini görmeleri sağlanır, bir haftalık bir sürede yeni yerlerine alışan kuşların aralarına koyacağımız plaka bibirbirlerini görmelerini engellemiş olur ,ancak yem ve su içmeye gittiklerinde birbirlerini görme fırsatı bulurlar bir haftada bu şekilde kalacak olan kuşlar iki haftalık olunca aradaki plaka önedoğru çekilerekden hiçbir şekilde birbirlerini göremiyecekleri vaziyete getirilir kuşlar artık birbirlerinin seslerini duymakta olup ders yapmaya (ötmeye) başlarlar.Artık ortamın bir ay içerisinde kademe kademe loşlaştırılması ve karartılması uygulamasına geçilir.Böylelikle kuşlar ötümden daha çok dinleme konumuna geçerler yemlerini ve su tüketimlerini hergün kontrol altında tutmalıyız,aynı zamanda,sürekli tabanda duran,hasta,sinirlilik halleri görünenler derhal gurupdan çıkarılmalıdır. Buvaziyette sindirilmiş olan kuşlar yemlik,suluk ve tüneklerinin yerlerini ezberlediklerinden fazlaca bir sıkıntı yaşamazlar isede tamami ile karartmadan ziyade çok hafif loşlaştırma idaaldir.
Artık egitim zamanının başlamasına sıtart verile bilir, bunun içinde elimizde hocalık yapabilecek kuşlarımız varsa aralarına yerleştirilir eğer yoksa kaset veya sididen dinleti yaptırıla bilinir bunun içinde sürekli aletlerin çalması bizi rahatsız edebileceği gibi kuşlarıda sitrese sokar sürekli çalmanın fayda yerine zararları vardır kuşlarda bezginlik yaratır,O yüzden dolayı zaman ayarlı pirizlerle bunları sabahın tan ağırırken olan vaktine,öğlenleyin,ikindide ve akşamın gün batımı öncesine ayarlarsak yarım saat aralıklarla dört kez çalması kanaatimce yetaerlidir.Eğer iyibir hoca kuşunuz yok ise kötü diye bildiğiniz kuşu hoca diye koymaktansa koymamak eniyisidir. Eğitim süreci kuşlar hocayı veya dinledikleri sesleri taklit etmeyebaşlarlar gün içerisinde zaman zaman kuşları aydınlığa çıkartarak yeteneklerini ve performasyonlarını ölçmeli ve notlarımızı tutmalıyız .Bu antıramanları hergün yapmalıyız.bu şekilde geçireceğimiz bir aylık kadar süreçde en iyi öten kuşları sürekli en üste tutarak sürekli bir yerdeğişimi yapmalıyız sürekli aynı şekilde kalan kuşlar yanlarında alıştıkları arkadaşlarını sürekli duymak istediklerinden buda bize başarısızlık getirir yer değişiminin temel sebebi budur.İyi güzel öten kuşları sürekli üsten aşşağı doğru yerleştir meliyiz , kuşlar kainatdada aynen böyledir ders yapan hoca kuş sürekli diğerlerinden daha zirvededir. Bu süreçde ötümlerini sıksık yarıda kesen turlarını laikiyle tamamlamıyan sürekli bileziğiyle oynayan negatif nağmeler çıkaran kuşlar ders eğitimi alan gurupdan çıkarılır dişarıda izlenir kayda değer bir gelişme olursa tekrar guruba dahil edilir. Kasım ayında kuşları artık tektek tanımış oluruz kendi kulağımıza göre en bol nağmeli uzun devirli öten kuşları kendi aralarında tim (dörtlü kolleksiyon) olarak kendi aralarında masa kuşu onun üstünde üçüncü kuş,onun üstünde ikinci kuş ve en üste kafa kuşu olarak alıştırmalıyız ki müsabakada başarılı olunsun. Bunu açacak olursak kafa kuşu ve masa kuşu aradaki kuşları tetikleyici (öttürücü) kuşlardır. Artık bundan sonrası yarışma şartlarına ,kurallarına ve Allaha kalmıştır.
( Hüzün ve sevinç kardeştir ,yarışma bir vesiledir umut kesilmedikçe başarı gelecektir.) Hüseyin İpek

MALİNUALARDA ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR ISI -.IŞIK.- BESİN..!!! IŞIK :Malinovaların bulunduğu ortam hafif loş olmalı. ISI .Oniki santigırat dereceyi geçmemeli. , ani ısı değişimi ve ceryan kuşları hasta eder yoksa yazdan soğuğa alıştırılmış kuşlar kışıda soğukda geçire bilirle herhangibir sakıncası yoktur. BESİN :Fazla kızıştırıcı yemler(Kenevir,Turup,Nijer) ve baharatı fazla yeşillikleri (Tere,Roka,Turup) ötüm zamanında vermemeliyiz. Bu üç unsuru kuşların durumuna göre ayarlamalıyız çok kaçırırsak dikilirler sert öterler, heptende kısarsak dengesiz besleneceklerinden sağlıkları bozulabilir .Eğer genetik yoldan iyi genlere sahip bir kuş soyundan kuşumuz geliyorsa yukarıdaki uygulamalarıda yapıyorsanız başarının gelmesi kaçınılmazdır. Nasıl sokak atından yarış atı olmuyorsa iyi soya sahip olmıyan kuş dan ötüm kuşu olmaz..Ama iyibir kuş erbabının elindeyse ergeç başarı gelecektir başarılar kolay gelseydi lezzetide olmazdı herhalde. WASSERSCLAGER'İN NAĞMELERİ VE PUANLARI KLOKENDE : 12 Puan (Yavaş damlıyan,su içersinde sıkıştırılmış havanın dışarı çıkarken havayla birleştiğinde su baloncuğunun patlamasının çıkardığı ses.) BOLENDE : 9 Puan (Fokurduyan su sesi) ROLLENDE :9 Puan (Kulkedenin ve Bolendenin hızlandırılmışı) FÜLÜTEN :9 Puan (Kısa Fülüt sesi)
FÜLÜTENROL : 6 Puan (Uzun Fülüt) BELLEN :6 Puan (Çıngırak,çan sesi) BELROL :6 Puan (Seri çıngırak ve çan sesi) STAALTONE : 9 Puan (:-):-):-):-)l sesi.) CHORR/ KNOR : 6 Puan (Gurklama sesi) WOETEN : 6 Puan (Parçalı bulbul sesi) TJOKKEN : 6 Puan (Bülbül sesi) SCHOKKEL :3 puan (Ninni gibi akan su sesi) ONVOORZİENE : Harici turlar. BUNLARDAN ALINAN PUANLAR 3 İLE ÇARPILIR OLUMSUZ NEGATİF NAĞMELER VE SESLER 3 İLE ÇARPILIR VE YEKÜNDEN DÜŞÜLÜR HAKEMLERİNDE KANAAT NOTU VARSA 3 LE ÇARPILIR VE YEKÜNE DAHİL EDİLİR. ÇIKAN YEKÜN SONUÇ PUANIDIR. NEGATİF PUANLAR OPHAAL-RİET : -3 Puan (Gürültü) HOGE SPİTSE : -3 Puan (Tiz sesler) SNETTER :-3 Puan (Tıslama sesi) TJİP-TJEP-TSİET : -3 Puan (Cıvıltı sesi) TJAP :-3 Puan (Çap,çup,çop sesleri)

MALİNUA LARIN EŞLEŞTİRİLMESİ : Erkek kuşları dişilerden biray evelinden eşleştirmeye hazırlamalıyız.Eşleri eşleştirmeden önce içlerinde iç parazitler varsa bunları atmaları için gerekli ilaç tedavisi yapmalıyız veya ikidiş sarımsağı ortadan keserek bir litdelik suda ikigün bekleterek verir bu uygulamayı bir hafta sürdürürüz..Aynı zamanda yumurtaların doluluk oranını arttıra bilmek için bir ay öncesinden E vitamini takviyesi yapmalıyız şayet (E) vitamini veremiyorsak (E) vitamininin yerini tutacak yeşil bitkilerin uç sürgünlerini veya filizlerini vermeliyiz. Bir erkeğe iki dişi düşecek şekilde yapılan eş tayini idealdir bu eşleştirilmeye sağlıklı ve bir yaşına girmiş kuşlardan aynı istikamette ötün kuşlardan seçmeliyiz .Eşleşecek kuşlar arasındaki ötüm farklılığı fazla olacak olursa çıkan yavrularda ötüm istikameti sağlıklı olmıyacaktır yani ötüm melezi gibi bir olayla karşılaşırız.Erkek kuşun ötümüyle durumunu tesbit edebiliyoruz fakat dişiye gelince orjinal dişisi değilse bunu anlamamız ancak şansa ve deneme yanılma metoduna kalıyor,her başarısızlıkda bizi bir yıl gerisine attığı gibi iyi damızlık neslimizide rizke atmış oluyoruz..Bundan dolayı dişi kuşda büyük hassasiyet gösterip üretici diye bildiklerimizden bu kuşları damızlığımıza dahil edersek neyaptığımızı daha iyi anlamış oluruz.Eşleştirme sonrası nasıl bir yavrular almak istediğimizi önceden belirleyip ona göre damızlık eşler seçmeli ve bundan sonrada ona göre eşleştirme medodları uyğulamalıyız . (Aile içi, Aile dışı,Aileler arası veya farklı Melezler istiyorsak farklı karakterdekileri birbirleri ile çaprazlamalıyız) Bu uyguladığımız metodlar neticesinde yavru kuşların soy takibi yapabilmemiz için mutlak Bilezik takma cihetine gitmeliyiz bunuda açacak olursak Bilezik KÜNYE demektir bunun üzerinde(Hangi Ülkenin, Hangi Üreticinin ,Hangi Yılın,Hangi yılın Hangi Numaralı kuşu) olduğu bilgileri vardır.Buda yapılan üretimin bize ciddiyetini gösterir. Anavatanı olan belçikalı yetiştiricilerin dört ailelik kümesleri var olup mendelizim yasası veya benzer çaprazlama metodlarıyla kendi kümesleri dahilinde yıllarca üretim yaparlar .Avrupada şampiyon yetiştiriciler bile kan deyişimiyle ilgili kardeş kümesleri vardır çok ihtiyaç duyarlarsa buradan temin ettikleri kuşlarla kandeyişimini sağlarlar öyle gelişi güzel önlerine her çıkan kuşu veya ne olduğunu bilmedikleri kuşları alıp damızlıklarına dahil etmezler aksi taktirde mevcut olan iyi kanlarını bozmuş olurlar.Kuşların genetik yapıdanda uyumlu olmaları aranılan bir özellikdir. Malinuvalardan yavru almak diğer ırk kanaryaları kadar zor değildir yavrularına genelde bakarlar fazlaca bir problem çıkarmazlar.Eşlerin ilk birleşmesinden itibaren ilk bir iki hafta içerisinde dişi yumurtlamaya başlar genelde dört ile altı arası yumurtlar bu yumurtaların sayısını dörde düşürmek çıkacak olan yavru sayısının rizkini azaltır,aksi taktirde anne bütün yumurtaları tam çeviremiyeceğinden dolayı,çevirse bile yavruların çıktığını varsayalım bu seferde hepsini beslemekde problem yaşıyabileceği ihtimaliyle dört sayısı iyidir. (Yavruların aynı zamanda çıkmalarını istiyorsak her yumurtanın yumurtlanış sabahı üzerinden iki saat geçmeden aslının dikkatlice kırmadan alınıp serin bir yerde yem veya kum birikintisinin üzerinde sivri tarafı dik gelecek şekilde yumurtayı bırakırız hergün bu yumurtaları kendi ekseni istikametinde bir tur çeviririz .Eğer dört yumurta bırakmak istiyorsak dördüncü yumurtayı yumurtladığı sabahı diğer üç sahte yumurtayı alıp yerlerine hakikilerini kalemle işaretleyip koymak gerekir ) (Kalemle işaretlememizin sebebi dört yumurtayı koydukdan sonra beşinci ve altıncıyı yumurtlayacak olursa bunları ayırd edebilmemiz içindir).Bundan sonra kuluçga gün sayma süreci başlamış olup geçicek olan oniki ile on yedi gün arası yumurtalardan yavrular çıkacaktır .Bu kuluçganın son günlerine doğru döllü , embiriyosu canlı olan yumurtaların renkleri zamanla koyulaşır , hatta bu yumurtaları ışığa tutarakdan bakacak olursak içinin,kandamarlarını ve ceninin koyuluğunu hissede biliriz mayalanmamış olan ise ışığı geçirgen bir vaziyette şaffaftır. Hepbirlikde çıkan kuşlar eşit fiziki boyutlarda olduğundan ebebiyenlerinin kendilerine taşımış oldukları mamadan eşit faydalanırlar oysaki aralarında doğum günü itibariylegün ferkı olan yavru kuşlarda fiziki farkda olacağından ilk çıkan yavrular iri ve boylu olduklarından kendilerine taşınan mamaları hep onların kapacağından diğer küçük kardeşler cürümsüzlüklerinden gereği kadar baslenememe puroblemi yaşıyarak, belkide öleceklerdir. Yeni çıkan yavrular gözleri kapalı ve tüysüzdürler,bir iki günde gözleri açılan yavrular ilk bir hafta içerisindede tüylenmeye başlarlar altıncı günde bilezikleri ayaklarına takılır isede bu bileziği iki gün iyi takip etmek gerekir aksitaktirde anneleri tarafından yabancı cisim olarak görülen bilezikleri aneleri tarafından ayaklarından çıkarılıp atılır bu gibi hallerde tekrar kuşun ayağı büyümeden bileziği tekrar takmak gerekir (Bilezik kuşun gelişimiyle ilgili olarak beş ile yedinci günler arasında en ideal takılma günleridir,bunun dışında hayvanın ayağını zorlayacağından sakatlanma puroblemleri yaşanır dikkat).İkinci haftayı dolduran yavrular yuvada kanat çırpmaya başlarlar ve üçüncü haftayı dolduran yavrular yuvayı artık yavaş yavaş terkederler ve kafes dahilinde ebebiyenlerinin bakımıyla beslenirler ve aynı zamanda mamayada gaga atmaya başlarlar buzaman zarfında kırılmış keneviri ve yunuşatılmış yemleride sunmamız gerekir artık bir aylık olmuş olan yavrular , kabuklu yemleride kırmaya başladıkların’dan artık kendi başlarına bakabilecek duruma erişmişlerdir. İkinci
kuluçgaya mani olmamaları için ebebiyenlerinin yanından alınarak onlara uygun başka
salmalara yerleştirilirler. Artık bundan sonar genç bir kanarya olma adayıdırlar ilerliyen zaman içerisinde erkekler boğazlarını kabartarak bıcırdanmaya başlarlar geçeçek altı ay eğitim zamanına kadar bir arada durabilirlersede kendi aralarında geçimsizlikler olabileceğinden fazla kuşun daralana sıkıştırılmaması gerekir.Kuşlar büyük salmalarda ve kuşhanelerde birbirlerinin tüylerini çekiştirerek kavga etmemeleri için eniyi formül onbeş santim aralıklarla bölmeli tüneklerdir. Kuşlarımızın daha iyi palazlanıp gelişmeleri için gıdalarına dikkat ettiğimiz kadar billhassa yazın banyolarınada dikkat etmemiz gerekir haftada iki kere banyo verip billhassa bite karşıda mücadele vermemiz gerekir kümesimizde bitimiz olmasada diğer bitli kümeslerden alabileceğimiz kuş ve malzemeler tarafından bize bit taşındığı ğibi viral ve bakteriyel hastalıklarında taşınacağı ihtimallerini göz ardı etmemeliyiz. Her üreticinin kendine has metodları varsada bunlarda benim doğrularımdır ,bu saydıklarıma katılmıyanlar olabilirsede o fikrede saygı duyarım ben kendi üretim ve yetiştirme metot larımı sizlerle paylaşmamdaki gaye sizlerede bir ışık tutabilbe hevesinden başka birşey değildir. Göynünüzde hayal ettiğiniz kuşa ulaşabilmeniz temennisiyle ALLAH'A emanet olun der, Saygılar sunarım..
BELÇİKA CANARİ MALİNOİS (WATERSLAGER ) HÜSEYİN İPEK

MALİNUACI (34-A-602)
hipek34@mynet.com
0533 471 26 58