ÜRETİM

Yıl boyunca heyecanla beklediğimiz üretim sezonu kanarya üreticilerinin ,daha güzel ,daha kaliteli ve değişik renklerde yavrular üretecekleri umuduyla dolup taştıkları zaman dilimidir.
Üretim sezonu kanaryaların tüm enerjilerini yavru üretimine harcadıkları bir dönem olmasından dolayı senenin en zor dönemidir;Özellikle de dişi kanaryalar için. Doğa öyle bir düzen kurmuştur ki eğer kuş formda değil ise o sene fazla yavru vermeyecektir.Tüy döneminde özensiz bir bakım ve üreme sezonuna girişte ne kadar özen gösterilirse gösterilsin istenilen sonucu vermeyecektir.Yıl boyunca yapılacak doğru bakım başarılı bir üretim sezonu için en önemli anahtardır. Yetiştirici ilk önce ihtiyacını belirlemeli, hangi ırkı besleyeceğine karar vermeli. Eğer amaç sadece yarışmalar için kuş yetiriciliği yapmak ise farklı türler yerine, sadece bir veya iki ırk yetiştirmek daha mantıklı olacak ve başarımıza yardımcı olacaktır.Kuş satın alırken kuşların ırk özellikleri araştırılmalı ve kuşların bakıcı özelliklerinin ne derecede olduğu öğrenilmelidir, ona göre kümes ve kafes seçimi yapılmalıdır. Kuşun sağlığı tüylerinde gizlidir. Sağlıklı bir kuşun tüyleri parlak ve temizdir.

Işıklandırma
Işık üretim sezonunun en önemli faktörlerinden biridir.Tüy dökümü boyunca ışıklar, sabah 8 den akşam16 ya kadar ayarlanmalı ve böylece kuşların bol bol dinlenmeleri sağlanmış olur. Üretim sezonu başlamadan önce ışıklandırma süresi artırılmaya başlanır.Bu üzerinde dikkatle durulması gereken bir konudur.Doğada kuşlar günde 2 dakikalık bir ışık artışı ile sezona hazırlanırlar. Eşe atılmadan önce kuşların günde minimum 13 saat ışık alıyor olmaları sağlanmış olmalıdır. Günde 2 dakika ışık süresini uzatmak pek pratik olmadığına göre, ayarlamayı haftalık veya on beş günlük olarak düzenleyebilirsiniz.Işık süresine çok hızlı değişiklikler yapmak kuşları tüye sokabileceği için dikkat edilmelidir.Tabi bütün bu yazılanlar suni ışıklandırma kullanıldığı zaman uygulanabilir ve bunun için piyasada yararlanabileceğimiz cihazlar mevcuttur.

Bu arada doğru ışık kaynağı kullanmakta çok önemlidir. Gün ışığına en yakın lambalar (Akvaryumcularda bulunabilen ultraviole flüoresanlar en uygunları gözüküyor.) tercih edilmelidir. Bu konuda yapılan araştırmaların hepsinde normal lambalar altında barındırılan kuşlarda dişi ve erkek genital organların normale göre küçük oldukları gözlenmiş ve hatta normal ışıklandırma ortamında üretilemeyen bazı kuş türlerinin de doğal güneş ışığına yakın ışık veren ortamlarda üretilebildiği gözlenmiştir. Bunun sonucunda daha çok kalsiyum emilimi,daha parlak ve doğal renkler,daha başarılı üretimi sağlamak mümkün olacaktır.
Kalsiyumun daha fazla depolanması sonucunda yumurtlayamama problemleri ile de daha az karşılaşılacaktır.
Kuş odasında gece lambası kullanılması da çok faydalı bir uygulamadır. Tasarruflu lamba diye adlandırdığımız lambalar ,kuşların rahatça uyuyabilecekleri bir ortam sağlamanın yanında bir şekilde yuvadan ayrılacak olurlarsa yuvayı kolayca bulabilmelerini de sağlayacaktır.
Araba farlarının da direkt olarak kuş odasına gelmemesinin sağlanması da önlenmelidir.Bu durumda kuşlar yuvadan kalkabilir ve hatta bazıları sağa sola çarparak yaralanabilir.


Üretim öncesi:
Muhtemel yavru mevsimi şubat ve mart aylarıdır. Kuşların kış dinlenmesinden çıktıkları düşünülerek yetiştiriciler kuşları hemen eşe atmak isterler. Asıl konu kuşların sadece yem ile formda tutulamayacağıdır. Bu soğukta duran kuşlarımızdan çok şey beklemek demektir. Salmada duran kuşlara ezik yulaf, kalın yem ve nijer ağırlıklı karışık yem ve yumurta mamasıyla beslenmesi tavsiye edilir.
En az eşe atmaya 2 hafta kala erkekler ayrılıp tırnaklar kesilmelidir.Uzun tırnaklar yüzünden bir sürü yumurtanın delinmesi ve yavru kayıplarının önlenmesi açısından bu noktada çok önemlidir.

Önceden tek kafeslere ayrılan erkekler genellikle salmadan yakalanan erkeklerden daha formda olurlar. Tırnakları kesildikten sonra erkeklerin altlarına bakılıp hazır olup olmadıkları kontrol edilir. Erkekler eşe atılmaya hazır oldukları zaman altlarının kızarık ve L veya kanca gibi olduğu gözlenir.dişilerin altları ise daha yuvarlak ve düzdür.Bu esnada genç dişilerin erkeklerle karıştırılmaları da bazen mümkün olmaktadır.Erkekler iki hafta tek tek kafeslere ayrıldıktan sonra sıra dişilere gelmiştir.Erkeklerin yanına atılmadan evvel dişilerinde tırnakları kesilmelidir.Dişileri eşe atmadan evvel altlarının şiş,yuva yapmaya istekli olduklarından emin olmalıyız.Hazır dişilerin kafeste kağıt parçalarıyla yuva yapmaya çalıştıklarını da görürüz. Yumurta verimi için Yılbaşından itibaren haftada 1 kere; eşe atmadan 1 ay önce haftada 2 kere aşağıdaki ilaçlar hayvanların içme suyuna verilir.
İnjikom-E 2lt. suya 5cc.
Catasol 2lt. suya 10cc.

Yuvalar
Piyasada çok çeşitli yuva örnekleri bulunmaktadır.İçlerinde keçe kullanmanın yumuşak bir zemin yaratmada ve yavruları sıcak tutmada faydalı olduğunu söyleyebiliriz.Keçeleri bir yapışkan yardımı ile veya bir tel yardımı ile yuvaya sabitlemeliyiz.Yuva malzemesi olarak kıl,keten ip gibi malzemeler kullanılabilir, fakat ince malzemelerin yavruların ayağına dolanarak sakat kalmalarına neden olabilirler.


Yumurtalar
Eğer kuşların her ikisi de formda ise dişi, 2-7 gün içinde mavimsi renkte yumurtalar yumurtlayacaktır. Her gün yumurta alınıp yerine yalancı yumurta bırakılır(Bu işlem yumurta kabuğunun yeterince sertleşebilmesi için sabah saat 8 gibi yapılmalıdır.).Yumurtalar alındıktan sonra genişçe bir saklama kabına alınmalı (Gölge bir yerde). Dişi 3. yumurtayı yumurtlayınca, tekrar gerçekleriyle değiştirilir ve böylece bütün yumurtaların aynı günde çıkmaları sağlanmış olur.Son yumurtadan sonra erkekte tercihe göre dişinin yanından ayrılabilir.Dişi 3 veya daha fazla yumurta yapar.Yavrular 13-14 üncü günlerde çıkmaya başlarlar.Son yumurta diğerlerinden biraz farklıdır.

Rutubet oranının düşük olduğu dönemlerde yavrular çıkmadan bir iki gün evvel dişiler ılık su ile bir sprey yardımı ile ıslatılabilir veya banyo verilebilir.Böylece yavruların yumurtadan çıkarken yapışıp ölmeleri önlenmiş olur.

İnanılmaz Yumurtanın İçi
“ Embriyonun Gelişme Kronolojisi”
Bir kanarya yumurtasının içinde bulunan embriyonun gelişmesindeki en kritik etken ısıdır. Eğer sıcaklık optimum kuluçka döneminin altına düşer veya üstüne çıkarsa, hayat sona erer. İster inanın, isterse inanmayın ama her tür kuş için bu optimum sıcaklık düşüşü 37.5°C-37.78°C gibi çok dar bir aralık olarak belirlenmiş sıcaklık sadece yarım derecedir. Kuluçkaya yatmış bir tavuğun vücut sıcaklığı 41.6 °C iken, kuluçkaya yatan bir dişi kanaryanın ki 43.3° C ‘ye ulaşabilir ancak her iki türün yumurtalarının iç sıcaklığı asla 37.7°C’yi geçmemelidir. Dişi bunu sürekli dönerek ve yerini değiştirerek sağlar. Yumurtanın yüzeyi direk temasından dolayı daha sıcak olabilir ancak dişi yumurtalarını çok dikkatli bir şekilde döndürdüğünden, yumurtanın iç kısmı sürekli 37.7°C’da kalır.
Döllenmiş bir yumurtanın disk oluşumunun gelişmesi, yumurtanın dişinin ılık vücudundan çıkmadan daha önce bile başlar. Döllenmenin ilk iki saati içinde, yarısı dişiye ait ve yarısı erkeğe ait DNA içeren bu yeni oluşmuş hücre, iki hücre oluşturmak üzere bölünür. Hücre bölünmesi devam eder ve böylece yumurta sarısının üst yüzeyinde üzerinde daha sonra embriyoya dönüşecek birbirinden farklılığı olmayan bir top yerleşir. Yumurta kuş yuvasının üstüne çıktığında, dahili sıcaklığı 26.7°C nin altına düşer, hücre bölünmesi durur ve yumurta uyku konumuna geçer. (Bu 10- 18.3°C arasındaki soğuklukta sakladığınız yumurtaların çıkması için önem taşımaktadır). 26.6°C nin üzerinde saklanan yumurtalarda bu hücrelerin büyümesi yavaş olur bu da ileride zayıflamaya ve embriyoya dönüşen hücrelerin ölümüne neden olmaktadır. 4.4°C altındaki sıcaklıkta saklanan yumurtaların da döllenmiş hücreleri ölür.
Dişi bir kuş kuluçkaya yattığında ve yumurtalar doğru dahili sıcaklığa ulaştığında, bir dizi olay hızlı bir şekilde ortaya çıkar. Bu olağan üstü bir gelişmedir!
Birinci Gün:
10 cu saat- embriyo görülür
11 ci saat- beslenme ile ilgili (sindirim) sistem ortaya çıkar
12 ci saat- omurga kemiklerinin gelişimi başlar
13 cü saat- baş şekillenmesi başlar
15 ci saat- kalp ve gözlerin şekli ortaya çıkar
21 ci saat- kulak oluşumu başlar
İkinci gün:
-kalp atmaya başlar
-bacaklar ve kanatlar büyümeye başlar
-dil ve burun delikleri şekillenmeye başlar
Üçüncü gün
-üreme organları ve cinsiyeti oluşur
Dördüncü gün
-gaga oluşmaya başlar
Beşinci gün
-alt ve tüy hücreleri oluşur
Altıncı gün
-Gaga sertleşmeye başlar
Yedinci gün
-Kuluçka döneminin yarısı tamamlanmıştır. Yukarda belirtilen tüm doku ve organların gelişmesi ve büyümesi devam eder.
Sekizinci gün
-bacak yapısı ve ayak tırnakları ortaya çıkar
Dokuzuncu gün
-kritik bir olaydır çünkü embriyo kafasının ve kollarının yumurtanın sonuna gelecek şekilde pozisyonunu değiştirir.
Onuncu gün
-Kemikler, ayak tırnakları ve gaga sertleşir
-Gaga hava hücresine doğru döner
On birinci gün
-Sarı kese vücut boşluğunda emilmeğe başlar
On ikinci gün
-Kanarya yavrusu hava hücresi dışında yumurtanın tüm alanını kaplar
On üçüncü gün
-Yumurtanın içindeki karbon dioksit seviyesinin artması ile boyun spazmları tetiklenir ve böylece yavru hava hücresini kırarak ilk nefesini alır. Yavru hava hücresindeki oksijeni tüketmesi ile birlikte karbon dioksit seviyesi tekrar artar. Karındaki büzülmeler yavrunun vücudunun sarı keseyi emmesini sağlar. Boyun, karın ve sırt adalesindeki spazmlar ortaya çıkar ve bu da yavrunun yumurta üzerinde bir delik açmasına yardımcı olur.
On dördüncü gün
-yeni bir kanarya yavrusu
Kanarya embriyosunun gelişimi ilerleyen, sistematik ve aşama- aşama oluşan bir süreci içermektedir. Yavrunun vücudunun her bir parçasının gelişmesi için kesin bir zaman çizelgesi bulunmaktadır. Bunun için bu dişi kanaryaları halinden memnun olacağı ve en az rahatsız ederek sessiz bir ortamda bulunmasını sağlayın. Bunları uygun miktarlarda su ve mama ile besleyin. Bunun karşılığında onlarda sizi ileride potansiyel bir ‘yarışmacı’ ya sahip olacağınız yeni jenerasyon minik sevimli yavruları ile ödüllendirecektirler.

Yumurta maması
Dişler ,yavru büyütebilmek için normal yemlerinin dışında mamaya da ihtiyaç duyarlar.Haşlanmış(katı) yumurta rendelendikten sonra hazır mama ile iyice karıştırılır.Mama taze olarak yapılacağı gibi, bir iki günlük ihtiyaç hazırlanıp buzdolabında da saklanabilir.Tabi verilmeden evvel oda ısısına gelmeleri beklenmelidir. Dişilere yavru besledikleri sürece en ideali günde 3-4 sefer tüketebilecekleri kadar mama vermektir.Mamanın üzerine haşhaş tohumu serpmekte faydalı olur. Mama kaplarının da günlük temizliklerinin yapılması bakteri üremesi için uygun bir ortam oldukları için çok önemlidir. Annenin hastalanıp yavruları terk etmesi veya yavru ve ana ishalleri genellikle mama kaplarının hijyen eksikliğinden kaynaklanır.


Bilezik takma.
Düzgün kayıt tutabilmenin en kolay yolu bilezik takılarak sağlanabilir.Ayrıca yarışma kuşları için bilezikli olma zorunluluğu bulunmaktadır.5 gün veya yaklaşık yavrular gözlerini açtıkları zaman bu iş için en uygun zamandır.


İkinci yuvalar
Yavrular 15 günlük olunca dişi tekrar yumurtlama isteği gösterir.Erkek ayrıldı ise dişinin yanına atılır ve 2. bir yuva kafese yerleştirilir. Yavrular 19-20 günlükken dişi tekrar yumurtlamaya başlar.yavrular 21 günlük olunca artık anneden ayrılabilecek çağları gelmiş demektir.


Yavruların ayrılması
Yavrular erkekle birlikte küçük bir salmaya alınırlar.Tünekler alçağa takılır.Günde 3 sefer mama verilir. Bir hafta sonra mamanın üzerine tohumlar serpilebilir.Yavaş yavaş mama azaltılır ve günde bir kereye düşürülür.Bu geçiş dönemi 3 haftayı bulur.Bu arada çimlendirilmiş tohumlarda verilmelidir.

Genetik kuralları aklımızdan çıkarmadan üretim yapmalıyız. Amacımız örnek kuşlar yetiştirmek olmalı herhangi iki kuşun yavrusunu almak değil.

KAFES VE SALMALAR

Kuşların üretilmesinde ideal boyutlar


Derinlik(35 cm): Bu sayede kafes daha çok ışık alır, köşelere kadar ışık girer dolayısıyla verimi olumlu etkiler ve derinliği az olduğundan, kuş tellere yakın olduğundan kuşların güzelliği, iriliği ortaya çıkar, seyri zevkli olur.

Genişlik:En az 70-80 cm olmalıdır. Çünkü kuş kafeste derinlik veya yükseklik yönüne değil sadece enine doğru hareket eder. 50x50x50 ebadında çok geniş ve yüksek gözlerde kuşların mutlu olabileceğini düşünmek doğru değildir. Aynı zamanda bu 80 cm gözlerde 2 ye ayrılabilmelidir. Yavru zamanında eşleri birbirine aşık etmede ve yavruları ayırıp annenin tüyleri yolmasını engellemede kullanılır.

Yükseklik: 40 cm idealdir. Çünkü bizlerde salmalar genelde 4 katlı olduğu için daha yüksek olması tavsiye edilmez. Çünkü en üstteki ve en aşağıdaki kuşların gözlemini yapmak oldukça zordur. 30 cm sehpanın üstüne 1.60 cm 4 katlı salma, toplam 1.90 cm, bir insan boyu kadardır.

Kafesin iç renginin açık mavi veya açık yeşil olması da tavsiye edilir. Görünüm ve verim açısından tabanına yarım tavla zarı büyüklüğünde gürgen parçaları da serebiliriz.Talaş uçtuğundan tercih edilmez. Bu minik tahta parçalarını kuşların hareketleri de dağıtmaz, bu tahta parçaları kuşların pisliğini hemen emdiğinden aynı zamanda çok sıhhidir. 3 ay boyunca hiç değiştirilmese de olur.Verim almak istiyorsak elimizi mümkün olduğunca kafesin içine sokmamalıyız. Normal standart kafes 6 kapılı olmalıdır, bu kapılar dışardan yem ihtiyacını giderebilmemiz içindir. 1. kapı yumurtalı mama veya meyve içindir. 2. kapı karışık taneli yem için, 3. kapı 365 gün devamlı verilen yulaf için, 4. kapı tabanda kırık tahta serili olduğundan, hayvanların taş ihtiyaçlarını giderebileceği “grift” dediğimiz taş için kullanılabilir.Bu taşların kafeste bulunması kuşlarınızın sağlığı için mutlaka gereklidir, Çünkü kuşlarda diş yerine taşlık vardır.Bu taşlıklarında yediklerini bu “grift” sayesinde öğütmüş olurlar, aldıkları gıdadan maksimum faydayı sağlamış olurlar. İkinci faydası da yem tüketimi bu sayede yarı yarıya düşer. Çünkü taşlık iyi görev yaptığından 1-2 tane yem ile kuş iyice sindirim yaptığından doyuma ulaşır. Eğer bu taşlar olmazsa kuşlar fazla yem tüketerek sindirim sistemlerini bozarlar.


CeDe Mineral bu hususta en iyi etkiyi sağlar. 5.ve 6. kapılar ise yuvaları asmak için kullanılır.


Tünekler: En az iki adet tünek olmalıdır. Yukarıdaki köşeleri yuvarlatılmış ve düz, aşağıdaki ise yuvarlak tünek olmalıdır bu sayede hayvanların ayaklarını tek düze basmaktan kurtarırız. Aynı zamanda yukarıdaki düz tünek eşleşme için idealdir. Yukarıdaki tünek ile tavan arasında en az 20 cm fark olmalıdır. Kümeste yavruları ve tüydeki anne babaları koymak için büyük salmalar olmalıdır.


KUŞ ODASI (KÜMES): Kuşları eşe atacağımız ortamı seçerken şunları göz önüne almalıyız.
Büyüklüğü: Eşe atacağımız çift sayısı ile kümesin büyüklüğü ile orantılı olması gerekir ufak bir yere 50 çift kuş atılırsa onlardan verim beklememiz hayal olur. 20 metre karelik normal tavan yüksekliğinde bir yere 30 çift (maximum) kuş atmamız hayvanlarımızın sağlığı açısından uygun olur.


Havalandırma: Olabildiğince fazla tek yönden havalandırma penceresi açılmalıdır. Kışları soğuk girecek endişesi ile pencerelerin devamlı açılıp kapanması yanlış bir tutumdur. Kümesteki hava mümkün olabildiğince temiz tutulmalıdır.

Temizliği: Kümesi temizlerken fırçayı çok yavaş kullanıp toz kaldırmamalıyız. Çünkü kafeslerden uzaktaki mikroplar tozlarla kuşlara zarar verebilir. Aynı zamanda yavrular kalktığında, sezon sonunda muhakkak genel temizlik yapılmalıdır.

Isı: Kümes direk ışık görürse gece ile gündüz arasında ısı farkı açılır. O yüzden muhafazalı kümes ısı faktörü için gereklidir. İlk başlarda ısıtıcı kullanmak istemesek bile, buna mecbur kalabilme ihtimalini göz önünde bulundurarak, ısıtma sistemini kurmalıyız.Çünkü kanaryanın ideal yaşam ısısı 20 derecedir. Mart ayı özellikle hayvanlarımız açısından oldukça riskli bir dönemdir. Bu dönemde ısı bizim için mutlaka gerekli olacaktır. Çünkü 15 derece düşük sıcaklıklarda büyüyen yavruların, yavru ishalinden ölme ihtimali yüksektir. Yalnız yapay ısıtıcıyı çalıştırdığımızda, kümesin havasını kurutma ihtimalini de göz ardı etmememiz gerekir. O yüzden “hidrometre” (nemölçere sahip olmamız gerekir.

Dezenfektan: Kümesin ortasında hava akımının olmadığı bir yere “Strips” (Bit mücadele ilacı) 6 haftada bir Ardap ile kümes ve kuşlar kafesler dezenfekte edilir. Ardap bitleri engellediği gibi, bilinen en iyi bit mücadele ilacıdır. Senede bir kere (yavrudan sonra olabilir) Mümkünse kuşlar başka yere taşınarak sözgelimi 20 metrekare bir kümes için bir Ardap ın tamamı sıkılarak kümesin camlarını kapılarını 3 gün kapayarak genel mikroplara karşı mücadelede başarılı olabiliriz. Kümeslerinin girişlerine tabla içersinde kireç koyan üreticilerde vardır ancak bu davranışları doğru değildir, Uçucu toz halinde olan kireç hayvanlarımızın sağlığını tehdit edebilir. Bunun yerine leğenin içine sünger koyularak onun üzerine Vanodin (1 litreye 1 kapak ) dökülmeli ve kümese giren çıkanlarda ayakkabılarını bunun üzerine basarak girmelidirler. Gene aynı oranlarda Vanodinli suyla haftada 1 kez kümesin içi püskürtme yoluyla dezenfekte edilebilir. Yalnız bu yöntemi de sürekli olarak kullanmamız mikropların bağışıklık kazanmalarına sebep olabilir.