Pick Slide : Penanın kenarının tellere köprü ile üst eşik arasında ileri yada geri yönde sürtülerek ses çıkartılmasıdır. Penayı hızlı veya yavaş sürterek, kesikli veya bir defada sürterek farklı sesler elde edilebilir.

Nut : Üst eşik. Gitarın birinci perdesinin başında bulunan kemik, grafit gibi malzemelerden yapılan parçadır. Tel üst eşik ve köprü arasında salınım yapar.

Locking Nut: Kilitli üst eşik. Kilit sistemli gitarlarda bulunur. Telin üst eşik pozisyonunda sabit kalmasını sağlar. Çeşitli metal malzemelerden üretilir.

Hammer On : Basılan perdedeki notanın kendisinden sonra gelen perdeye pena vurulmadan sadece parmağın klavyedeki basıncı ile ses çıkarılması hadisesidir. Amaç pena sesinin sesi keskinleştirmesini önleyerek daha yuvarlak ve akıcı bir hava yakalamaktır. Daha çok hız soloları, buğulu ezgiler veya ara geçişlerde sık kullanılır

Pull off : Basılan perdedeki notanın kendisinden önceki perdeye pena vurulmadan sadece parmağın klavyedeki basıncı ile ses çıkarılması hadisesidir. Amaç pena sesinin sesi keskinleştirmesini önleyerek daha yuvarlak ve akıcı bir hava yakalamaktır. Daha çok hız soloları, buğulu ezgiler veya ara geçişlerde sık kullanılır. Hammer on tekniğinin tersi olarak ifade edebiliriz.

Bend : Gitar telini çekerek notanın yarım ses veya tam ses yukarı götürülmesidir. Bu teknik iyi kullanıldığında ileri götürülecek nota değeri ile profesyonelce oynamak milimetrik nota kaymaları sağlayarak ilginç tınılar yakalamak mümkündür. Gitar teknikleri içerisinde en yerleşmiş olanlardandır.

Tapping : Pena kullanmadan sol el klavyede nota basarken sağ el parmaklarının da nota basmak için kullanılmasıdır. Daha zengin ve akıcı ezgiler, hız soloları vs için kullanılır. 8 parmakla yapılan teknikleri bile bulunmaktadır.

Legato : İçerisinde pena vuruşu bulunmadan ardarda dizilmiş hammer on ve pull of gibi hareketlerle akıcı buğulu hız soloları, ezgi ve geçişlerde kullanılan tekniktir. En fazla kullananlardan birisi Satriani dir. (Özellikle eski albümlerde çok çok fazla kullanmıştır.). Tüm enstrümanlar için tarif edecek olursak ise : birden çok notadan oluşan bir pasajın notalarını birbirinden ayırmadan birbirine bağlı çalmaya yarayan tekniktir.

Sweep Picking : Sol el parmakları klavyede basarken sağ eldeki penanın kesintisiz bir şekilde telleri aşağı ve yukarı doğru süpürme hareketiyle penalamasından oluşan tekniktir. Klasik müzik te sık kullanılan bu teknik var olmasına rağmen Yngwie Malmsteen ile gitarda ün kazanmıştır.

Artifical Harmonic : Gitarda belirli perdelerde çıkarılan harmonic sesin pena ve parmak yardımıyla yapay olarak her perde de çıkarılması hadisesidir. Pena vuruşu yapılırken özellikle baş parmak ucunun tele hafiçe dokunması sağlanır. Bu sayede gitar sololarında duyduğumuz o yırtıcı çığlıklar elde edilir.

Mute : Sol el klavyede nota basarken ilgili tellerin köprüde sağ el iç ayası ile kapatılarak karanlık ve sert bir ses elde edilmesidir. Trash, metal vs sert müziklerde ritm için veya yumuşak ezgilerdeki ritmik arpejlerde sık kullanılır.

Slide : Sol el parmağının bastığı bir perdedeki notadan sonra aynı parmağı telden hiç kaldırmadan basılı haldeyken ileri veya geri perdelere doğru kaydırılması hareketidir.

Amplifikatör: Elektrogitar manyetiğinden gelen,kulağın duyamayacağı düzeydeki sesi alarak,preamfi katında işleyerek poweramfi katındada kulağın duyacağı düzeye getirip speakerlar yardımıylada bu sesi veren elektronik cihaz.

E-Bow: Gitar için kullanılan elektronık bir keman yayı olarak isimlendirilebilir..Pille çalışır ve gitarist sağ eliyle tellerin üstüne doğru tuttuğu zaman bubölgede manyetik bir alan oluşur ve teller titreşerek
"sustaın" oluşturur..E-bow un sağladığı sustaın sonsuz sayılabilecek niteliktedir..

E-Bow,Gitardan çıkan sinyalin üstünde direkt bir değişiklik yapmaz
gitarda sesin oluşumuna etki eder ve gitarın sesini değiştirir..
Kendine özgü bir ses üretir bunun yanında flüt ,keman ve çello gibi değişik bir çok ensturmanın sesine benzer sesler ürtmek mümkündür...

Bridge: Köprü (Manyetik konumunu tarif etmek için de sık sık kullandığımız gitarın tellerinin gövdede sonlandırıldığı ve entonasyon ve tel yükseklik ayarı gibi ayarları da yapmamızı sağlayan ekipman. Sabit köprü ve floyd rose gibi farklı işlevleri olan türleri vardır.

Fingerboard, Fretboard : Gitarın klavye kısmı.

Fret : Gitar perde demirleri. Farklı ölçü ebatlarda medium, jumbo vb.

Tuner, Tuning machine : Gitarın akort burguları.

Headstock: Gitarın sapının sonlandığı, üzerinde truss rod ayar yuvası ve gitar akord burguları ve üretici firma logosunun bulunduğu kısım.

Truss Rod : Sapın tel gerginliğini karşılaması için klavyenin altına sap içine yerleştirilmiş sap eğriliğinin de ayarlanabildiği ve tel yüksekliği vb problemlerde çoğu gitarda Headstocküzerinden problem gidermede vazgeçilmez ancak tecrübe yoksa asla kurcalanmaması gereken parça

Pickguard : Gitarlarin ön yüzünde bulunan gövdeye vidalanmış manyetikleri tutan ve gitarın gövdesini el ve pena darbelerine karşı koruyan estetik olarakta tercih edilen farklı materyallerden imal edilebilen koruyucu/dekoratif parça.

Pickups :Gitar üzerindeki manyetikler.

Pickup Ring : Manyetik etrafını dikdörtgen bir çerçeve ile saran ve gövde üzerinde tutan estetik görünümü olan parça.

String : Gitar teli

Potans : Gitardaki ton veya volume düğmeleri için kullanılan volume veya ton düğmelerinin içindeki mekanik/elektronik aksam.

Potans Düğmesi : Potansın kafasına takılan gitar üzerinde volume ve tonu kontrol etmekte kullandığımız basit anlamıyla düğmeler.

Switch : Manyetiklerin tek veya kombinasyonlarla birlikte kullanılarak sesi iletmesi için kullanılan belirleyici ayar düğmesi. Selector diye de geçebilmektedir.

Finishing : Gitarın gövde boyasının en üst tabakasına yapılan işlem. Vernik, cila, wax (mum) vb işlemleri içermektedir. Son kat boya dan sonra yapılan işlemlerdir.

Wax : Gitarın son kat boyasından sonra uygulanan finishing işlemlerinde kullanılabilen parlatıcı ve koruyucu madde.

Polish : Basit ifadeyle cila.

Lacquer : Basit ifadeyle vernik.

Poly (polyurethan) : Polyurethan bazlı boya. Daha çok Fender lerde göze çarpar. Bu boya türü oldukça dayanıklı ancak ağacın kurumasına ve tellerin titreşiminin ağaca iletilerek geri dönüşünü mani bir takım dezavantajları varmış.

Humbucker: İki adet single coil manyetiğin yanyana bağlanmasıdır basitçe. Bağlantı yapılırken, oluşan 2 bobin arasındaki manyetik alan birbine zıt olacak şekilde yapılarak hum veya dip gürültüsü dediğimiz istenmeyen dalgalar filtrelenir. Ton olarak single coil'e göre sesi daha tok ve bas verir. Yani senin çiftli olarak tanımlıdığın Manyetik çeşidi oluyor.

Distortion: Gürültü olarak türkçeye çevirebiliriz. Referans ses dalgalarının gereğinden fazla güçlendirilerek bozulmasına sebebiyet vererek elde ettiğimiz efektir.

Gain: benzer şekilde bozulma manası vardır, bu şiddeti arttırıp azaltarak değişik tonlar yakalanmaya çalışılır.