+ Yeni Konu aç
Sayfa 4 Toplam 6 Sayfadan BirinciBirinci ... 23456 SonuncuSonuncu
Toplam 55 adet sonuctan sayfa basi 31 ile 40 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Kızılderili Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler, Kızılderili Adamlar,Kadınlar

Genel Kültür ve Sanat Katagorisinde ve Fotoğraf ve Resim Galerisi Forumunda Bulunan Kızılderili Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler, Kızılderili Adamlar,Kadınlar Konusunu Görüntülemektesiniz.->Kızılderililer Lakota Sioux Indian Camp Kızılderili Karakalem Resmi Kızılderili (İndians) Resimleri Kızılderililer Çok Asil İnsanlardır Kızılderililer Hakkında Herşey...

  1. #31
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili (İndians) Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    s11
    Kızılderililer
    Lakota Sioux Indian Camp



    Kızılderili Karakalem Resmi


    Kızılderili (İndians) Resimleri


    Kızılderililer Çok Asil İnsanlardır



    Kızılderililer Hakkında Herşey

  2. #32
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili (İndians) Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    Kızılderili Comanche Kabilesinde Anne ve Bebeği


    Kızılderili Clayoquot Kabilesi Kadını


    Kızılderili Chukchansi Kadını


    Kızılderili Blackfoot Kabilesi Kadını


    Kızılderili (İndians) Resimleri

  3. #33
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili (İndians) Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    Kızılderililer

    İndians

    Amerika’nın geniş vadilerinde mutluluk içinde yaşayan bizon medeniyetinin devamı asil bir ırk vardı...
    Güler yüzlü, sevecen ve misafirperverlerdi...
    Bundan çok uzun zaman önce, dünyanın öbür ucundan gelen ‘soluk benizlileri’ de ‘kardeş’ deyip basmışlardı bağırlarına...
    Ama, sevgiye karşı düşmanlık, yardıma karşı nankörlük, mertliğe karşı alçaklık gördüler...
    İşte böyle tarif ediyordu '',Beyazlar bize çok söz verdiler; hatırlayamadığım kadar çok; bir tekinin dışında hiçbirini tutmadılar: Toprağımızı alacaklarını söylediler ve aldılar'' diyen siuların efsanevi şefi Kırmızı Bulut musteng atlarının, kızılderililerin ve bizonların ülkesini
    Bu giriş sonrasında asıl konumuz olan mustanglara dönersek,
    Doğayla uyumlu bir hayatın yaratıcıları, canlı kavramını gerçek manada kavramış ve canlıya gereken değeri bu yönde vermiş Amerikan yerlileri, yani Kızılderililerin bindikleri alacalı atlarının adı mustangdır.
    Kızılderililer kadar bindikleri bu atların, mustanglerinde hikayleri ilginç, bir o kadarda trajiktir.
    Bir Kızılderiliyi nasıl düşünürüz! yanık esmer tenli, uzun saçlı,mağrur, eğersiz bir ata binmiş biri olarak. işin gerçeği asla onları atsız düşünemeyiz. Atla sanki beraber doğmuş gibidirler.
    Çocuken Yakari adında bir Kızılderili çocuğun çizgi filimini izlerdik ve o çocuk ata o kadar ustalıkla binerdiki sanki at onun ikiz kardeşi gibiydi.
    Fakat burada enteresan bir noktaya değinmekte fayda var. Atlar, Kızılderili topraklarında, Amerika kıtasında paleoindian olarak adlandırılan, yaklaşık on bin yıl evvelki periotta yok olmuşlardır. İşin ilginç tarafı bugün soyu tükenmiş olan vahşi atlar, ilk olarak Kuzey Amerika’da ortaya çıktımışlardır. En vahşi olan ilk türlerin kıtaya ilk yerleşenler tarafından öldürüldüğü yada çeşitli iklim değişikliği sebebiyle yok oldukları tahmin ediliyor.
    Fakat bu sure zarfında bu yok oluştan kurtulmak için atların bir kısmının amerika kıtasından don kayıp olmadan bering boğazı vasıtasıyla asya içlerine geçip buradanda avrupaya vardımışları bilim adamlarınca kabul ediliyor.
    Atlar bu yolculukları neticesinde denizin öbür kıyısında evcilleştirilip, antik medeniyetlerin demirbaşları haline gelmişler ve insanlık tarihindeki yerlerini ise almışlardı. Atın Avrupa’ya varışı takribi 3000 yıl evveline dayanmaktadır.Bu tarihten sonra hem bir nakil aracı hemde bir savaş aracı olarak Avrupa’da kullanılmaya başlanmışlardı.
    Atın kendi öz yurduna dönüşü ise Avrupalılar sayesinde olmuştur.
    16’ncı yüzyıldan itibaren Amerika’ya yerleşen Avrupalılar atları yeniden Amerika kıtasına taşıdılar. Amerika kıtasına yerleşen ilk Avrupalıların kurduğu at çiftliklerinden kaçan atlar, doğaya karışarak yeni bir hayat kurdular. Bu tip atlar daha sonra vahşileşerek ‘mustang’ olarak bilinen türü oluşturdu.
    Mustang kelimesi İspanyolca da “sahipsiz, başıboş” anlamına gelen mesfeno kelimesinden gelir. Bu kelime Birleşik Devletlerdeki vahşi atları anlatmak için oldukça uygundur.
    Mustanglar Kızılderililer tarafından evcilleştirilerek binek hayvanı olarak kullanılmaya başlandı. Kızılderilin atlar arasından kendilerine en uygun seçtikleri at cinsi bunlardır işte. Doğayla uyumlu bu iki canlı türü bir birlerini sevgiyle kucaklayıp bir birlerinin dilinden anlayarak uzun yıllar birlikte yaşamışlardır. Öyle ki bu atlar Kızılderililerin simgesi olur.
    Doğayla bu kadar bütünleşmiş bir toplumun beyaz adamın binlerce yıl boyunca yapamadığını kısa sürede yapması yani bu atlarla bu kadar kısa surede haşır neşir olması şaşırtıcı olmasa gerek.
    İşin kötü tarafı Kızılderililerin başına gelen bu atlarında başına gelir. Beyaz adamın doğada özgürce dolaşan hiç birşeye tahamülü yoktur. Sonsuz mavi göğün altında dolaşan Kızılderililer, mustang atları ve bilimum vahşi hayvanlar beyaz adam tarafından yok edildiler ve yok edilmeye devam ediliyorlar.
    Bir gün bu katliamların biteceği umuduyla yazımızı bir yerli Amerikalıların ata sözüyle bitirelim

    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda , son balık öldüğünde paranın yetmediğini anlayacaksınız.



    Sioux Kızılderili Adam

  4. #34
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili (İndians) Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    KIZILDERİLİ SOYKIRIM KARARI
    Kızılderililer` hakkında ne biliyorsunuz? Bizim neslin Kızılderililer hakkındaki bilgisi, tamamen tek taraflı olarak hazırlanmış kovboy filmlerindeki saçmalıkların ötesine geçmez. Kızılderililer posta arabasına saldırırlar, kafa derisi yüzerler; kahraman Amerikan kovboyları da onlarla savaşıp galip gelirler. Bu filmlerde Kızılderililer birtakım vahşi ve ilkel yaratıklar olarak gösterilmişlerdir.


    indians killing buffalo, diorama, museum

    Halbuki Kızılderililer, kendilerini acımasızca katleden Amerikalılardan çok daha medenî ve insancıldırlar. Kızılderililere atfedilen `kafa derisi yüzme` alışkanlığı, bilakis Amerikalılar tarafından Kızılderililere uygulanmış bir işkencedir. ABD başkanlarından Andrew Jackson, At Nalı Dirseği Savaşı sonrasında öldürülen Kızılderililerin derilerinin yüzülmesine bizzat nezaret etmiştir (Sunay Akın, ayrıca Yücel Kaya).


    indian ceremony diorama, provincial musuem

    Sonradan adı nükleer başlıklı füzelere verilen John J. Pershing `En iyi Kızılderili ölü Kızılderilidir` demiştir.

    Bu söz, 1869`da General Sheridon tarafından da tekrarlanmış ve bir Amerikan vezicesi (!) haline gelmiştir.


    Kızılderililerde elleri boş duracak değiller heralde götürecekler yavruyu

    Kızılderili Soykırımı, Nazi Almanyası`nda Yahudilere karşı uygulanan soykırımdan çok daha korkunçtu. Bu soykırım neticesinde bir ırk tamamen ortadan kaldırılmış ve 20 milyon civarında Kızılderili çeşitli işkencelere, tecavüzlere, hastalığa, açlığa ve sürgüne maruz bırakılarak hunharca katledilmiştir. Sadece Creekler, Seminoller ve Çerokiler`den öldürülenlerin sayısı, 2. Dünya Savaşı`nda öldürülen Yahudilerin sayısından fazladır (Yücel Kaya).



    Kızılderili Soykırımı, ABD`nin resmî devlet politikası olmuştur. ABD arşivlerini inceleyenler, bunun çok sayıda belgesine kolaylıkla ulaşabilirler. Amerikan resmî makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişlerdir. Devlete ait binaların bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolmuş taşmıştır.


    Indian With Buffalo Head Dress

    İlk biyolojik silah, Amerikalılar tarafından Kızılderililer üzerinde uygulandı. Amerikalı Lord Amherst, gönderdiği bir direktifte "Kızılderililer aşağılık bir ırktır. Bunları topyekûn imha etmek için bütün metotlar gibi battaniye ile mikrop bulaştırmak iyi bir denemedir" demişti. Böylece, sürgüne gönderilen Kızılderililere güya yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda Kızılderilinin kalleşçe öldürülmesi sağlanmıştır. Kızılderililerin açlıktan ölmesi için başlıca yiyecekleri olan bizonların toptan öldürülmesi de, Kızılderili Soykırımı yöntemlerinden ilgi çekici bir örnektir.



    19. yüzyıl boyunca devam eden bu insan avı , 1886`da son özgür Kızılderili Apaçi reisi Geronimo`nun esir düşmesi ve 1890`daki Yaralı Diz Katliamı ile tamamlanmıştır. Halen ABD`de 600 bin civarında asimile edilmiş Kızılderili, son derece kötü şartlar altında yaşamaktadır.


    The Boy and Short Man-Gros Ventre, 1900.


    Kızılderililerin bizim akrabalarımız olduğunu bilir miydiniz?.. Son dönemde tarihçilerin ve etnologların araştırmalarına eklenen genetik bulgular, Kızılderililerin Asya kökenli olduklarını ve muhtemelen Moğol ırkına mensup bulunduklarını ortaya koymuştur. Ord. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkan, Prof. Dr. Aldülmecit Doğru ve Doç. Dr. Ahmet Ali Arslan, yaptıkları araştırmalarda Amerikan yerlileri ile Türk Dünyası`nın kültürel özelliklerinin benzerlikleri üzerinde durmuşlardır. Özellikle Sibirya Türkleri olan Saha, Tuva, Hakas, Altay, Televit ve Şor Türkleri ile Kızılderililer arasında, dil de dahil olmak üzere birçok kültürel paralellikler bulunmaktadır. Bundan dolayı bazı araştırma cılar Kızılderililerin Türk kökenli olduklarını iddia etmişlerdir.

    Bu tespitler Kızılderili Soykırımı üzerinde durmamızı gerektiren unsurlardan birini teşkil eder.

    Bu arada, Prof. Dr. Turan Yazgan`ın tespitlerine göre, halen ABD`de yaşayan ve sayıları 2 milyondan fazla olan Meluncanlar da Osmanlı-Türk denizcilerinin torunlarıdır. Meluncanlar, kıtaya daha sonra yerleşen Amerikalılar tarafından aşağılanmış ve asimile edilmişlerdir. Ancak, asırlar sonra Türk olduklarının farkına varmışlardır (ABD`de bir türlü etkin lobicilik faaliyeti yapamayanlara duyurulur).


    Görüldüğü gibi sözde Ermeni Soykırımı tarihi olarak gösterilen 1915 ile son Kızılderili Soykırımının yapıldığı 1890 arasında sadece 25 yıl fark vardır. Yani, 92 yıl öncesine gidilebiliyorsa niçin 117 yıl öncesine de gidilemesin?..

    Ermeni Soykırımı iftiraları ile Kızılderili Soykırımı arasında dağlar kadar fark vardır. Selçuklu ve Osmanlı döneminde Ermeniler 1000 yıl her türlü hakka sahip olarak rahatça yaşamışlar, 1. Dünya Savaşı`nda ihanet edip devleti sırtından hançerleyince, dönemin elverdi ği en uygun şartlarda tehcire tâbi tutulmuşlardır. Halbuki, Amerika`da Kızılderili Soykırımı açıkça bir devlet politikası olarak uygulanmış ve ABD`nin kuruluşundan itibaren Kızılderili ırkı sistemli bir şekilde yok edilmiştir.

    Kaynak: Hasan Celal Güzel-Radikal Gazetesi-22.10.2007


    AMERİKANIN EMPERYALİST TARİHİ



    Kizilderili Katliami

    Kizilderililer Amerika'nin yerlileridirler. Koloniciler kitaya varmadan çok önce o topraklarda yasamaktaydilar. Onlar Amerika'nin gerçek sahipleriydi. Dogayi ve insanlari seven, art niyet ve kalleslik kavramlarina yabanci olan bu insanlar, mücadelelerini insanlara degil, dogaya karsi vermekteydiler.

    Onlar bu kavramlari 1492'de San Salvador'a ayak basan denizcilerden gördüler. Insanlarin insanlarla savasabilecegini, bir insanin diger bir insani öldürebilecegini ve onun malina, canina kast edebilecegini beyaz adamlardan yasayarak ögrendiler.

    Oysa Kizilderililer, beyaz adamlari sevgi içinde karsilamislardi. Baska dünyalardan gelen bu insanlara ev sahipliginde kusur yapmamak için güler yüzle bakmislar, kendi yediklerinden fazlasini onlara sunmuslardi.

    Beyaz adamlar Amerikan askerlerinin Irak'ta Felluce'ye girdikleri gibi girdiler Kizilderililerin topraklarina.

    Sahilde biraktiklari gemilerinden çikarak ellerinde atesli silahlarla Kizilderili kamplarina yöneldiler. Nefes alan, hareket eden her seyi öldürdüler. Kadinlara tecavüz ettiler, Çocuklarin kafataslarini keserek gemilerini biraktiklari sahil bölgelerine kadar isaret direklerine çocuklarin kafatasini yerlestirdiler.

    Bir vahset, bir soykirim uyguladilar. Bu soykiriminda milyonlarca Kizilderili yok edildi.

    Konu ile ilgili bazi örnekler vermekte yarar görüyorum.

    Katliama katilmis bir görgü tanigi anlatiyor:

    “Askerlerimiz zorlu bir yürüyüsten sonra tam safak vaktinde oraya vardilar. Kizilderililerin çogu derin uykudaydi. Silahlarini çadirlara sokup onlari kursun yagmuruna tuttular, bundan sonra cesaret edip çadirlarindan çikabilenler pek savasamadilar, savasta sadece bir Ingiliz öldü. Diger Kizilderililer Ingilizlerden yüzerek kaçmak için nehre daldilar ancak çogu suda vurularak öldürüldü. Yaralananlar oracikta boguldu, birçogu da kanolara binerek küreklere asildi. Fakat kürekçiler vuruldu, kanolarin tümü devrildi. Büyük çaglayanlarin yaninda nehrin akintisi çok güçlü ve hizli oldugundan kanolardan düsenlerin çogu nehrin güçlü akintisi ile sürüklenip çaglayanlara tasinarak yüksek kayalari astilar. Buradan asagi yuvarlanarak parçalandilar. Ingilizler daha sonra bazilari nehirde bazilar karaya vurmus olan iki yüzden fazla ceset buldular.”(21)



    Bir baska örnek:

    “Ates açilmasindan sonra kadinlari ve çocuklari korumak gayesiyle bir araya toplayan savasçilar onlari bir daire içine aldi. Aralarinda kadin bulundugunu görünce bunu disari haber vermek için kostu. Ama askerler onu vurdu. Kadinlar ellerinde vurulmamak için bayrakla disariya gönderildiler ancak askerle kadinlari ve çocuklarin hepsini vurdu. Içeriye girdigimde karni yarilarak çikarilmis çocuk gördüm ancak ben onu yaninda yatiyor sandim ama Yüzbasi Soule bunun gerçegini bana anlatti. Çok sayida ölü ve çocuk gördüm.

    Muharebeden kisa bir süre sonra 400 - 500 Kizilderili'yi kafa derileri yüzülmüs bir sekilde gördüm. Kadinlar edep yerleri kesilerek çikartilmisti. Cesetler korkunç bir sekilde dagitilmisti, çok sayida kafatasi parçalanmisti. Kafa derisi yüzülmemis ceset gördügümü sanmiyorum. Bazilarinin da yüzüklerin alabilmek için parmaklari kesilmisti ve kadinlar kadar erkeklerinde edep yerleri kesilmisti. Çatismadan sonraki gün bir hendek içine saklanmis Kizilderililerin arasinda küçük bir çocuk gördüm. Çocuk hâlâ sagdi 3. Alay'dan bir binbasi bir darbede çocugun kafasini patlatti. Yüzükleri almak için parmaklari koparan gümüs küpeleri almak için kulak kesenleri gördüm. Ayni binbasiyi, yüzükleri ve gümüs küpeleri almak için gömülen cesetleri çikartarak bir grup hâlinde bunlari almaya çalisirken gördüm. Öldürülmeden önce kafasi parçalanmis bir kadin gördüm. Cesetlerin çikartilarak, edep yerlerinin kesilerek alindigini duydum ama bizzat kendim görmedim.(22)

    Beyaz adamlar bu vahsetini karaya ayak bastiktan sonra hemen hemen her gün yapmayi sürdürdüler. Kristof Kolomb'un askerleri kitaya çiktiktan kisa bir süre sonra vahsi canavarlar gibi Kizilderililere saldirmaya basladilar. O zamanlar yakalanan bir Kizilderili ya öldürülüyor ya köle olarak satilmasi için Avrupa'ya gönderiliyor veya prangaya vurularak oldukça agir islerde çalistiriliyordu.

    Kristof Kolomb, Ispanya kralina Eylül 1498'de gönderdigi bir mektubunda aynen söyle diyordu:

    “Buradan satilabildigi kadar çok köle gönderebiliriz.”

    Nasil ki Afrika'dan siyah derili insanlar sekerpancari tarlalarinda çalistirilmak üzere topraklarindan kopartilip köle olarak Amerika'ya getiriliyorsa Kizilderililer de ayni sekilde kendi topraklarinda bir esir bir köle olarak çalistirilmak isteniyordu.

    Kolomb Yeni Dünya'ya varmadan önce dünyada toplam 400 milyon insan yasiyordu. Bu insanlarin beste biri bu kitada yasiyordu. Bugün Amerika'da çok az sayida yerli yasiyor.

    Yani 80 milyon Kizilderili'den 70 milyonu ya öldürülmek veya köle olarak satilmak suretiyle Amerika'dan silindi. Avrupalilar bir yandan Amerikali Kizilderilileri köle olarak satmak üzere gemilerle Avrupa'ya tasirlarken bir yandan da Afrikalilari ayni amaçla Amerika'ya tasiyorlardi.

    Avrupalilarin Amerika Kitasi'ni kesfetmelerinden sonra milyonlarca yerli Meksikali kasitli olarak açlik ve salgin hastaliklar yoluyla ölüme terk edildi. Bu durum karsisinda Ispanyollar:

    “Inançsizlari cezalandirmak için Tanri'nin gönderdigi hastalikla mücadele edilmez.” demislerdi.

    Amerika'nin Soykirim Tarihi isimli kitabinda David E. Stannard söyle diyor:

    “Kizilderililerin hamal olarak kullanilmasini kinamiyorum. Ancak bir adamin bir domuza ihtiyaci varken 20 tane öldürüyordu. 4 Kizilderiliye ihtiyaç duydugunda bir düzine aliyordu. Metreslerini omuzlarda tasinan hamklar içinde fakir Kizil Derililere tasitan birçok Ispanyol vardi. Bu uygulamalar esnasinda yerlilerin maruz kaldigi kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksizliklar ve büyük kötülüklerin sayilmasi istense bunun sonu gelmez. Çünkü onlar için Kizilderilileri öldürmek, yararsiz hayvanlari öldürmekte birdi. Ancak baska birçoklari gibi Cieazede Leonun anlatmaya çalistigi husus, büyük laflar yerine tek tek olaylara dayanan ayrintilarla daha da anlasilabilir.”

    Ispanyol fatihler bu bölgeye girer girmez hiç vakit kaybetmeden Inkalarin yol ve köprülerini, zirai setlerini ve kanallarini yakip yiktilar. Agzina kadar dolu zahire ambarlarini ve ardiyeleri yagmaladilar. Hiç gerekmedigi hâlde binlerce lamayi öldürdüler. Sonraki tarihlerde bir Ispanyol memur;

    Askerlerin sadece iligini yemek için binlerce lamayi öldürüp etin kalan kismini israf ettigini” yaziyordu. Baskalari da Ispanyollarin zirai ve hayvansal hayati inanilmaz bir sekilde yok ettiklerini anlatti. Böylece o vadideki ve bölgedeki bütün yiyecekler bitkiler lamnalar ve alpakalar tamamen tükendi.

    Henüz 1539'da Pascual de Andagoya bu sözlere sunlari ilave ediyordu: “Kizilderililer tamamen yok olmak üzereler. Bir haç ile tanri askina verilecek yemek dileniyorlar. Askerler sadece don yagindan mum yapmak için bütün lamalari öldürüyorlar. Kizilderililere ekim yapacak hiçbir sey birakmadilar. Büyükbas hayvanlari olmadigindan ve alamadiklarindan dolayi açliktan ölmeye mahkûmlar.”(20)

    “Amerika neden bu kadar silaha yatirim yapiyor?” sorusunun cevabini simdi çok daha iyi anliyoruz. Dünya'da silaha yapilan yatirimin çok az bir miktari Afrika'da aç olarak yasayan ve ölüme mahkûm edilen Somalililere ayrilsa insanligin ayibi hâline gelen açliktan ölme tarih olacaktir.

    “Onlara neden yardim edilmiyor? Neden Somali'deki çocuklar açliktan ölüyor?” diye kendimize soru yöneltirken, Afrikalilari aç birakan, ölüme terk eden düsüncenin, 70 milyon Kizilderili katlettigini unutuyoruz.

    Bati, o çagdaki anlayis ve politikasini bugün de aynen devam ettiriyor.

    1523'de Meksika'ya ayak basan Papaz Motolinia, beyaz adamin yaptigi vahset için söyle diyordu:

    “Kizilderililerin eger altini yoksa çocuklarini satarlardi. Eger çocuklari da kalmamissa kendi hayatlarini verirlerdi. Bu haraçlari veremediklerinden ötürü Kizilderililer iskence acilari altinda ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. Zira Ispanyollar onlara hayvani bir vahsilikle muamele ediyor ve onlari hayvandan daha asagi görüyorlardi.”

    Kizilderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atiliyor, vücutlarindan yaralara iyi gelebilecek bir yag üretiliyordu. Kizilderili kadinlar sira hâlinde direk ve agaçlara, çocuklari da onlarin ayaklarina asiliyordu.

    Amerika Birlesik Devletleri denildigi zaman aklimiza ilk gelen seyler isgal, katliam, zulüm, kan ve gözyasi oluyor. Çünkü Amerika Birlesik Devletleri tarihinde yönetiminde bulunanlar istisnasiz olarak zulümleri, vahsetleri ve katliamlari ile anilmaktadirlar.

    Amerika Birlesik Devletleri tarihi demek; bugün için tam anlamiyla soykirimin, sömürgeciligin, zulmün, isgalin, soysuzlugun, iskencenin, katliamin tarihi demektir.

    Bugün sahip olduklari güç, teknoloji ve medya sayesinde gözümüzü, aklimizi ve dilimizi baglamaya çalisiyorlar. Yine de dünyanin birçok yerinde muhalif bilim adamlari, düsünen insanlar tepkilerini ve direnislerini cilizda olsa sürdürüyorlar.

    Zira bu tarih, eninde sonunda onlar için hezimetle sonuçlanacaktir. Çünkü zulüm üzerine kurulan hiçbir iktidar ilelebet ayakta duramaz. Amerika bir gün yikilacaktir, yikilirken yani sira ülkelerdeki kendi is birlikçilerini de götürecektir. Bizler uzun bir süredir oradan burnumuza kadar gelen çürüme kokularini aliyoruz. ABD'nin içten içe çöktügünü biliyoruz.

    Uyusturucu maddelerin, kadin ticaretinin, her türlü ahlaksal çöküntünün, buhranlarin, metrolarda ölümlerin, yozlasmanin ve dejenere olmanin, korkularin, belirsizliklerin, suçlarin, cinayetlerin, yalnizliklarin, tedirginliklerin topraklaridir oralar artik.

    Amerika Kitasi'nda yasayan 80 milyon yerlinin 70 milyonunu katledip onlarin topraklari üzerine yerlesen Amerikalilar, dünya kamuoyuna isgal ettigi topraklarin kendi mallari oldugunu utanmadan deklare etmektedir.

    Amerika'nin eski baskanlarindan James Monroe, 1823 yilinda, “Amerika Amerikalilarindir” görüsünü ortaya atmis ve bu görüs Amerikalilarin dis politikasi için bir doktrin olarak kabul edilmisti. Bu doktrin Amerikalilarin bir mesajiydi bir bakima.

    Doktrinle beraber Amerika, devrimler ve savaslarla çalkalanan Avrupa'ya sirtini döndügünü, gözünün Amerika Kitasi'nda oldugunu ve Avrupalilarin bu kitaya müdahalesini kabul edilmez olarak ilan ediyordu.

    Amerikalilar, “Amerika Amerikalilarindir.” demekle dünyayi paylastiklarini deklare ediyorlardi. Avrupa'yi kendi basina birakmislardi her bakimdan:

    “Biz sizin kitaniza karismayacagiz, siz de bizim kitamiza karismayacaksiniz.” mesajini veriyorlardi.

    Bu mesaj sadece Avrupa'ya degildi tabi. Filistin topraklarini isgal eden Israil'in bu gücü nereden aldigini da görebilmekteyiz. Israil, tipki ABD'nin yerli halkin topraklarini isgal edip yerlesmeleri gibi ayni uygulamayi Filistin'e tasiyor ve suç ortagi ABD'de buna göz yumabiliyor.

    Amerika Birlesik Devletleri'nin Ikinci Dünya Savasi'ndan sonra yalnizca Amerika Kitasi ile degil, dünyanin tümü ile ilgilendigini hepimiz biliyoruz. Vietnam, Kamboçya, Kore, Dominik, Domuzlar Körfezi, birinci ve ikinci Irak ve Afganistan vs. savaslar bunun göstergesidir. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birligi'nin çöküsü, Avrupa'daki komünist blogun ortadan kaldirilmasi, Berlin Duvari'nin yikilmasi. Yugoslavya'nin parçalanmasi da bunun göstergelerinden biri. (14)

    Kolomb'un ve adamlarinin San Salvador kumsalina adim attigi tarih, yalnizca beyaz adamin bir kitayi kesfinin degil, Amerika'nin ve onun gerçek sahibi Kizilderililerin soykiriminin basladigi tarihtir. Ve bu soykirim dünya tarihinde emperyalist isgalin (klasik sömürgecilik anlayisinin) da ilk vahsi örnegidir.

    Kristof Kolomb'un 1492 tarihinde kesfinden hemen sonra baslayan Kizilderilileri imha etme, arazilerini ve dogal varliklarini talan etme süreci, 1886 yilinda son Kizilderili savasçisi Apache Sefi Geronimo'nun teslim olmasiyla son buldu.

    Amerika'daki yerlilerin yüzde 93'ü soykirimci Avrupalilar tarafindan imha edildi; uluslari, dilleri, kültürleri yok edildi.

    Kolomb'un yine o meshur seyir günlügünde sunlari yazar:


    “...Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Demir silahlari ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek oldugunu bilmediklerinden, bazilari kiliçlarin keskin tarafini tutunca ellerini kestiler… Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe baglilar ne de puta tapiyorlar. Kötülügü tanimiyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. Hiç silahlari yok... Kizilderililer son derece sade, dürüst ve eli açik insanlar. Herhangi birinden sahip oldugu herhangi bir sey istenince hemen veriyorlar. Kötülügün ne oldugunu hiç bilmiyorlar, çalmiyorlar, öldürmüyorlar. Komsularini kendileri kadar çok seviyorlar. Dünyada onlar kadar tatli dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar.”



    Ama Kizilderililerin yüzlerindeki gülümseme çabuk kayboldu. Çünkü Kolomb defterine söyle yaziyordu:



    “Elli adamla bu halkin hepsini boyunduruk altina alabilir ve onlara her istedigimizi yaptirabiliriz.”


    Araştırma: Yücel KAYA
    Konu pismegatron tarafından (19.Mart.2008 Saat 11:42 ) değiştirilmiştir.

  5. #35
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili (İndians) Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    " Kızılderililer Amerika'nın yerlileridir.Bizim toplumumuza garip gelen yasalarla yaşamışlardır: Hayatlarını günü gününe yaşadılar ve doğa için yaşadılar! Ve hayatta kaldılar ! Bu çeşit yaşam tarzı günümüzde unutuldu.Bu grupta az da olsa Kızılderili kanı var, bu yüzden bu konularla yakından ilgiliyiz..."
    Joey DeMaio


    Gözyaşı Yolu - Cherokeelerin, 1835 tarihli antlaşmayla Mississippi'nin batısına aktarılması planlanmıştı. Ancak Appalachia Dağları'nda altın bulunmasıyla sabırsızlaşan beyazlar General Scott komutasında, 1838'de Cherokeeleri kamplara toplayıp göçe zorladılar. Üç ay süren "Gözyaşı Yolu" yolculuğunda yaklaşık dört bin Kızılderili açlık, soğuk ve hastalıktan öldü. Görev başarılmış, Cherokee toprakları beyaz yerleşmecilere açılmıştı. Ama bu trajediye beyazlar bile tepki gösterdi. Büyük ovalarda yaşayan Kızılderililer ise beyazların sözüne güvenmemek gerektiğini çok iyi anlamışlardı.




    Yaralı Diz - Oturan Boğa'nın öldürülmesinden sonra birçok Kızılderili Koca Ayak'ın yanına kaçmıştı. Bunun üzerine hapsedilmesi istenen ihtiyar reis, dostu Kızıl Bulut'un yanına doğru halkını yola çıkardı. Yaralı Diz Deresi'nde süvariler tarafından etrafı çevrilen çoğunluğu kadın ve çocuktan oluşan gruba, küçük bir sürtüşmenin tetiklediği korkunç bir saldırı gerçekleştirildi. Hemen ölmeyenler, olayına ardından patlayan kar fırtınasında donarak hayatını kaybetti. Koca Ayak'ın 350 kişilik kabilesinden geriye sadece dört erkek ile kırk yedi kadın ve çocuk kaldı. Yaralı Diz kıyımı, günümüzde de Kızılderililer arasında en çok hatırlanan olayların başında gelir.



    Kızıl Bulut (Mahpiu Luta) -
    "Beyaz adamlar bir daha ülkeme gelirlerse, onları cezalandıracağım." Benekli Kuyruk ile birlikte Büyük Ovalar'daki ilk Kızılderili direnişinin önderi olan Kızıl Bulut, Dakota topraklarından geçmesi planlanan Bozeman Yolu ve üzerindeki kalelere karşı büyük bir mücadele yürüterek, askerleri ve beyaz yerleşmecileri Kızılderili topraklarından püskürttü. Askeri mücadelenin sonunda yapılan anlaşma ile (1868) büyük bir siyasi başarı elde etti. Ancak anlaşmadan sonra doğu kentlerine yaptığı ziyaretler sonrasında beyazlara karşı savaş kazanmanın mümkün olmadığına inandı. Hayatının bundan sonraki bölümünü yapılmış olan anlaşmaları korumaya çalışmakla geçirdi. Ancak beyaz yerleşmecilerin tacizine uğrayan gençlerin Oturan Boğa ve Çılgın At gibi savaş şeflerinin etrafına toplanmasıyla halkı üzerindeki etkisini yitirdi.



    Oturan Boğa -
    "Buralarda beyaz adam istemiyoruz. Kara Tepeler benimdir." Gençliğinden itibaren beyazların yerli halk üzerindeki baskısını izleyen Oturan Boğa savaşçı ve lider olarak büyük bir ün yapmıştı. Beyazlarla anlaşma yapmaya sonuna kadar karşı çıktı. 1876'daki Little Bighorn Savaşı'nın önderlerinden biriydi. Savaştan sonra halkıyla birlikte Kanada'ya göç etti ancak buradaki koşulların zorluğu ve ABD hükümetinin baskısı sonucunda dönüp rezervasyona yerleşmek zorunda kaldı. Oturan Boğa rezervasyon yaşamı sırasında da halkı arasında büyük bir otoriteye ve saygınlığa sahipti. Bir dönem Buffalo Bill'in Vahşi Batı Gösterisi'ne katılarak ABD'yi dolaştı ve Kızılderililere yapılan haksızlıklara dikkat çekmeye çalıştı. Kızılderililer arasındaki otoritesi kırılamadığı için 1890 yılında Hayalet Dansı bahanesiyle rezervasyon polislerince öldürüldü.



    Geronimo (Goyathlay) -



    "Her şeyi açıkça bildikleri halde şimdi diyorlar ki, ben kötü biriymişim. Hatta oradakilerin en kötüsüymüşüm. Ben ne yaptım ki? Ağaçların gölgesinde ailemle birlikte yaşayıp gidiyordum." Uzun süre Meksikalılarla savaşarak, mükemmel bir gerilla tekniği geliştiren Apache halkının savaş şefi, toprakları ve onuru için bitmeyen bir mücadele yürüten Geronimo Kızılderili mücadelesinin sembolüdür. Ailesini katleden Meksikalılar ile ölümüne bir mücadele veren Goyathlay, Meksikalıların taktığı Geronimo ismi ile tanındı. Cochise'den liderliğini devraldığı Apache çeteleriyle Arizona, Meksika, Sierra Madre ve Mogollon dağlarında geleneksel yaşam tarzı için mücadele etti. Binlerce askere yıllarca kafa tutan büyük savaşçı zaman zaman teslim olmak zorunda kaldı ancak ilk fırsatta kaçıp tekrar mücadelesine başlamaktan geri durmadı.

    Beyaz Adam gelene kadar Nee-mee-poo Kızılderilileri tüm Washington, Idaho ve Oregon eyaletlerini kaplardı. Şefleri Kara Kartal, yanında hep bir kartal kanadı taşırdı. Fransız ekspedisyonu sırasında, 1808'de, onlara "delik burunlu" anlamına gelen "Nez Perce" adı verildi. Oysa Nee-mee-poo halkı asla burun "piercing"i yapmıyordu. Kabile "altına hücum"un kurbanlarından biri oldu. Kanada'ya kaçmak istediler ama başaramadılar, topraklarından sürülüp rezervasyona tıkıldılar.




    Kızılderililer


    *Atlas Dergisi'nden alınmıştır

  6. #36
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderililer ve Ay Üssü

    .


    1957 yılında Amerika'nın güneyine araştırma
    yapmak üzere üs kuran Nasa 'yı birgün küçük bir
    kızılderili çoçuk farkeder ve koşa koşa epeyce
    uzakta bulunan kamplarına gidip
    Büyükbabasına haber verir.

    -Büyükbaba, beyaz adamlar gelmiş,
    aşağıdaki vadide gördüm...
    Çok kalabalıklar ve birşeyler yapıyorlar.

    Yaşlı kızılderili homurdanmaya başlar,
    belli ki epeyce sinirlenmiştir.

    -Onlarla konuştun mu?

    -Hayır, beni görmediler. Ben büyük
    tepenin üzerinden onları izledim.

    -O zaman yarın yanlarına git ve orada ne
    aradıklarını sor.

    Küçük kızılderili ertesi sabah yola koyulur.
    Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin
    yanına gidip;

    -Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar

    Beyaz adamlardan birkaçı küçük kızılderilinin
    basını okşarlarlar, ona gülümserler ve;

    -Hani geceleri gökyüzünde parlayan birşey var ya,
    biz buradan onu seyrediyoruz.

    -Ay'ımı?! peki ama neden?

    Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine
    gülümseyerek yanıtlarlar.

    -İleride... çok yıllar sonra buradan oraya
    insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat
    kurabilmek için... Anladın mı?

    Küçük kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak
    "Anladım" der ve koşa koşa uzaklaşır.

    Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde
    konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının
    yanına gider ve kendisine söylenenleri
    bir bir anlatır. Yaşlı kızılderili torununun
    anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir,
    bağırıp çağırmaya başlar.
    Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır ,
    hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla ve
    kendi lisanınca yazdığı
    not u torununa uzatarak der ki;

    -Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki;
    " Bunu büyükbabam gönderdi... Oraya, yani ay a
    gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz"

    Küçük kızılderili kendisine söyleneni
    aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine
    notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de
    iletir ve yine koşaradım uzaklaşır.

    Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri
    parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler.
    Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı
    kızılderilinin o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl
    bir mesaj iletmek istedigini merak etmeye başlarlar.
    Bu merak günden güne öylesine büyür ki,
    bir tercüman çağırmaya karar verirler.

    Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve
    merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler
    hala ara ara devam etmektedir.
    Tercüman deri parçasını eline alır , okur ve
    ağlamaya başlar. Herkez şaşkındır, gülüşmeler yerini
    iyiden iyiye meraka bırakmıştır.
    Tercüman yaşlı
    gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;

    -Not aynen şöyle;
    "Bu adamlara dikkat edin,
    elinizden topraklarınızı almaya geliyorlar!"

    Sunay Akın

    Kızılderili (İndians) Resimleri




    Kızılderililer hakkında Bilgiler


  7. #37
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili İnsan Resimleri, Kızılderililer Hakkında Bilgiler

    .
    Kızılderililer ve Bizonlar arasındaki bağ özel ve kutsaldır


    Kızılderili İnsan Resimleri, Sulu Boya Kızılderili resimleri


    Kızılderililer ve Resimleri

  8. #38
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderililer Hakkında Bilgiler, Kızılderili (İndians) Fotoğrafları

    .
    Kızılderililer: Vahşice Katledilip Vahşi İlan Edildiler




    Herşey 1492'de Kristof Kolomb'un Amerika'yı keşfiyle başladı. Tanrı adına diye çıkılan yol, ne acı ki bir ulusun yok edilmesine kadar gidiyordu. Evet Kızılderililer, Kolomb'un günlüğünde söylediklerinin tersine kovboy filmlerinde, insan öldüren, kafa derisi yüzen çocukluğumuzun "vahşi" Kızılderiler'i.

    Tarih bir kurmacadır belkide bu kurmacanın en somut örneği de Kızılderilerin başına gelenlerdir. Bu kadar kadersiz bir ulusa dünya tarihinde pek rastlanmasa gerek.

    Hem toprakları ellerinden zorla alınsın, hem yaşama biçimleri ve inançları zorla değiştirilsin ve bütün bunlara başkaldırmaya çalıştığında da "vahşi" denilerek yokedilsin.

    Güneşe, aya övgüler düzen, toprağı, ağacı, kuşu dinleyen, dünyayı onlarla birlikte algılayan Kızılderililer mi vahşiydi yoksa bir avuç toprak uğruna bir ulusu dahi yoketmeyi göze alan Beyaz Adam mı?



    Onlar doğanın vahşi olduğunu ilk kez beyaz adamdan duydular ve ondan sonra onlar da "vahşi"liğin içinde kaldılar. Önce yüzlerine dostça gülen, ardından bir takım belgeler imzalatıp toprakların bir bölümüne yerleşen ve daha sonra onları topraklarından kovalayan beyaz adamlardan birşey anlamadılar. "Verdikleri sözün sadece birini tuttu çatal dilli soluk yüzlüler; topraklarınızı alacağız dediler ve aldılar".



    Dağların, dağlardaki vadilerin insanlarıydı onlar ama çöllere hapsedildiler. Topraklarını bırakıp beyaz adamın belirlediği çorak topraklarda yaşamaya zorlandılar. Ve beyaz adamın acımasızlığına, vahşiliğine daha fazla karşı koyamadılar ve boyun eğdiler.



    Ve son Kızılderili lideri Gerenimo da teslim olduğunda yüzlerce Kızılderili ulusu, yüzlerce dil, yüzlerce kültür yeryüzünden silinmiş binlerce yıllık birikim, bilgelik yok edilmişti.



    Şimdi onlardan geriye kalanlar kendilerine ayrılan çorak topraklarda kendi kültürlerini koruyarak yaşamaya çalışıyorlar ancak beyaz adamın hala gözü doymuş değil. Zorbalığını ve vahşiliğini asimilasyon politikasıyla devam ettiriyor. Çağdaşlaştırma kisvesi altında bir ulusun kültürü tamamiyle yok edilmeye çalışılıyor. Tıpkı globalleşme, küreselleşme adı altında dünyanın diğer ülkelerine yapılmaya çalışıldığı gibi.



    Ne tezattır ki beyaz adam ürettiği ürünlere yokettiği insanların isimlerini vermekten de geri kalmıyor. Tıpkı arabasına Cherokee, ayakkabısına Nike, Helikopterine Apache ismini verdiği gibi. İnsanın Kızılderililer'e saygılarını ya da özürlerini ifade etmek için böyle birşey yaptıklarını düşünesi geliyor ama.

    "Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir."
    Kolomb'un günlüğünden...



    "Onlara kılıçlarımızı gösterdik. Keskin demir silahları ilk kez gördükleri belli. Kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. ... Bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. Kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmüyorlar. Hiç silahları yok... Son derece sade, dürüst eli açık insanlar. Herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. Kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar öldürmüyorlar. Dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. Her zaman gülüyorlar..."



    KIZILDERİLİLERDE YAŞAM


    Kızılderili'ler hakkında öğrenilecek ilk şeylerden biri, pek çok türleri olduğudur. Bir Kızılderiliyi ilk olarak tepee'si içinde yaşayan, makosenlerinden alın bantlarına kadar boncuklarla parıldayan, tüylerden yapılmış güzel başlığını takan, örgülü uzun siyah saçlarıyla tomohawk'ı, davulu, tam-tam'ı, bıçağı ve hepsinden önemlisi, gösterişli bir şekilde süslenmiş, kol kadar uzun gövdesi olan kırmızı taştan piposuyla düşünürüz.



    1541'de atlı İspanyollar Büyük Ovalar'a vardıklarında Kızılderililer'in kullandığı yegane yük hayvanı köpeklerdi. Kaçan İspanyol atlarının Kızılderililer tarafından kullanılmasıyla birlikte eşsiz bir kültür doğmaya başladı. Göçebeliği yaşam biçimi haline getiren, özellikle Büyük Ovalar'da ve batısında yaşayan Sioux, Cheyenne, Arapaho, Apache ve diğer kabileler için at gerek yaşam biçimini destekleyen hatta oluşumuna katkıda bulunan son derece önemli bir araç, gerekse statü ve zenginlik göstergesiydi.

    İşaret dili Büyük Ovalar'daki Kızılderili kabilelerinin ortak anlaşma biçimlerinden biridir. Klavvolar'ın işaret diliyle mükemmel konuştukları biliniyor. İşaret dili kuzeyde Crowlar'ın yardımıyla Kanada topraklarına kadar uzanmıştı. Benzer bir iletişim örneği olarak duman işaretleri gösterilebilir. Cherokee halkından Sequoya'nın 1809'da geliştirdiği alfabe bilinen tek Kızılderili alfabesidir ve yazılı geleneği olmayan bir dil için dünya tarihinde eşi görülmeyen bir örnektir.



    Avrupalılar'ın gelmesinden önce kuzey Amerika'da konuşulan Kızılderili dilleri 300'den fazlaydı. Bu dillerin en az yarısı belgelenmeden ortadan kalktı ve geri kalanlarda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. şu anda en çok konuşulan diller arasında Navajo (100.000), Creec (70.000), Ojibwa (50.000) ve Sioux (20.000) bulunuyor. Özellikle ticareti kolaylaştırmak amaçlı ortak jargonlar gelişmişse de Kızılderili dilleri bir genelleme yapılamayacak kadar farklı yapılara sahiptir. Sanılanın aksine aynı bölgedeki Kızılderililer bile aralarında anlaşamazdı. Buna karşılık Kuzey Amerika'da birçok yer hala Kızılderili adı taşıyor. Minnesota, oklahoma, Chicago gibi

    Coğrafi bölgelere ve yaşama biçimlerine göre Kızılderililer'in barınma biçimleri farklılıklar gösterir. Eskimolar buzdan iglolarda yaşarken, güneybatıda kerpiç evlerle yerleşik bir düzen, Havasapai gibi kimi izole yerlerde ise son derece zengin bir kanyon yerleşmesi kültürü bulunuyor.

    Doğudaki ormanlık alnlarda ahşap çatılı yapılar ön plana çıkıyor. Özellikle Büyük Ovalar'daki avcı göçebe halkların vazgeçilmez barınağı ise çadırdır (tipi). Bir tipi son derece iyi organize edilmiş bir mekana ve strüktüre sahiptir, kısa sürede oluşturulabilir ve kullanılan malzemeler çok işlevlidir. Örneğin çadır kazıkları yolculuk sırasında yük veya yolcu taşıma amaçlı kullanılabilir.



    Kızılderili kadını kendi toplumunun büyük yaşam çemberinin tam ortasında yer alır. askeri ve yönetsel işlerden dışlanmaz. Aileyi çekip çevirme görevini onu birilerin bağlısı değil tersine bir bütünün parçası yapar. Birçok kabilede mallar kadına ait sayılır, mal ve ünvanlar kadın tarafından ilerler. Kadınlar Cherokee ve Iraquois halklarında aktif olarak yönetim görevi alır. Kızılderili kadını topluluk içinde üstlendiği görev ne olursa olsun bu görevi yerine getirme başarısına paralel olarak onurlandırılır ve mutlak saygı görür.



    Kızılderililer'in geleneksel silahları arasında ilk sırayı ok ve yay alır. Deneyimli bir atıcı dakikada altı tane olmak üzere arka arkaya oldukça isabetli 20 ok atabilirdi. Bu silah Amerikan ordusunun kullandığı Springfield tüfeklerinden daha hızlı olmakla birlikte genel olarak etkisi daha düşüktü. Özellikle at üzerinde yapılan dövüşlerde tercih edilen mızraklar aynı zamanda törensel havası olan silahlardır. Yakın dövüş silahları arasında ise savaş baltası tomahawk ve çeşitli biçimdeki bıçaklar öne çıkar



    Kızılderili müziği hemen her zaman bir rütüelin tamamlayıcısı olarak vardır. Başlıca müzikal ifade ise şarkıdır. Enstrümanlar temel olarak ritm amaçlıdır ve en çok kullanılanları davul ile zırıltıdır (rattle). Kızılderililer'in kullandığı tek melodik enstrüman flüttür. Şamanın çaldığı davul dansın ritmini belirler. Dans da genellikle bir rütüelin parçası olarak ortaya çıkar. En tanınmış danslar Savaş, Dağ Ruhları (Apache) ve Ateş danslarıdır. Ova Kızılderililer'inin Güneş Dansı yaradılışın bir temsili olarak kabul edilir. 1890'lara doğru ortaya çıkan Hayalet Dansı ise beyazların ortadan kaybolmasını ve yaban sığırlarının geri dönmesini sağlayacağı inancıyla çok kısa sürede popüler olmuştur.

    Kabilelerin coğrafi dağılımı geçim yöntemlerini doğa ve iklim koşullarına bağlı olarak etkiler. Büyük Ovalar'daki kabilelerin yaşamları temel olarak buffaloya bağlıydı ve sürülerin peşinde göçebe bir yaşam tarzını getirmişti. Beyaz Amerikalılar'ın Kızılderililer'e karşı zaferi ancak milyonlarca buffaloyu yok etmelerinden sonra gerçekleşti. Güney ve güneybatı halklarının özgün tarımsal yöntemleri ve meyve bahçeleri savaşlar sırasında ortadan kalktı. Atlas okyanusu ve Büyük Okyanus'un kıyı bölgelerindeki halkların geçim kaynakları orman ve su ürünleriydi. Ancak beyazların bu kaynakları sahiplenmesiyle pekçok Kızılderili ölecek duruma geldi, bir kısmı da gerçekten öldü.

    Eskimo dışındaki Kuzey Amerika kabilelerinin ortak inancına göre bir yaratıcı dünyayı yaratmış efsanevi bir lider ise kabileye kültürünü öğretmiştir. Ayrıca doğal olayları kontrol eden ruhlar vardır. bu ruhlarla yaratıcının ortak varlığı tek bir ruhsal güç olan Büyük Ruh Manitu'yu oluşturur. Birçok kabilede ölümden sonra yaşama ve reenkarnasyona inanılır. kızılderililer'e göre evren merkezinde dünya olan çok katmanlı bir yapıdadır. şamanların ruhlarla ilişki kurabildiğine inanılır. kızılderili inancının temelinde yatan tüm yaratıkların kardeş olduğu fikri, doğa ile kurdukları olağanüstü ilişkiyi açıklayabilir.



    Kızılderili Eserleri

  9. #39
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızıldereliler de Yaşam Biçimi, Kızılderililerde Kabileler, Kabile Şefleri

    .
    OTURAN BOĞA


    Oturan Boğa (Tatanka Yotanka , Tatanka Latince'de bizon anlamına gelmekte.) ünlü Kızılderili lideri. Gençliğinden itibaren beyazların yerli halklar üzerindeki baskısını izleyen Oturan Boğa savaşçı ve lider olarak büyük ün yapmıştı. Beyazlarla anlaşma yapmaya sonuna kadar karşı çıktı. 1876'daki Little Bighorn Savaşı'nın önderlerinden biriydi.

    Savaştan sonra halkıyla birlikte Kanada'ya göç etti. Ancak buradaki koşulların zorluğu ve ABD hükümetinin baskısı sonucunda dönüp rezervasyona yerleşmek zorunda kaldı. Oturan Boğa, rezervasyon yaşamı sırasında da halkı arasında büyük bir otoriteye ve saygınlığa sahipti.

    Bir dönem Buffalo Bill'in Vahşi Batı gösterisine katılarak, ABD'yi dolaştı ve Kızılderililere yapılan haksızlıklara dikkat çekmeye çalıştı. Kızılderililer arasındaki otoritesi kırılamadığı için, 1890 yılında Hayalet Dansı bahanesiyle rezervasyon polislerince öldürüldü.



    Kızılderililer, Oturan Boğa



    APAÇİLER


    Apaçi adı bir Zuni kelimesi olan apachu'dan gelmektedir ve anlamı "düşman" dır. Kendi aralarındaki adları N'de ya da Dineh'tir, insanlar anlamına gelir. 1500!li yılların başlarında Athapascan halkından bir grup, anavatanları olan batı Kanada'yı terkederek şimdi Arizona, New Mexico ve dört köşe bölgesi olarak bilinen yerlere indiler. Buralarda Lipan, Jicarilla (İspanyolca'da derin içecek kaplarına istinaden söylenmiş bir kelimedir ve anlamı "küçük sepet"tir), Chiricahua, Tonto, Mescalero ve Beyaz Dağ Apaçileri olarak küçük kabile ve gruplara ayrıldılar.

    Apaçiler göçebe insanlardı ve konik biçimde yapılmış, dört ayakla tepeye desteklenen çadırlarda (wicki-up) yaşarlardı. Avlanır ve yabani bitkiler toplarlardı; çok sonraları mısır ve kabak da ekmeye başladılar. Genellikle geyik derisi elbiseler giyerler, saçlarını uzatır ve açık bırakırlar, başlarına bir bant takarlardı. Erkekler de uzun, uçuşan edep yerlerini örten kalça etrafıyla bacak arsına sarılan örtü giyerlerdi. Yumuşak, hassas deri çarıkları kayalık, dikenli ve engebeli arazilerde çok önemliydi, çünkü binicilikten önce inanılmaz uzun mesafelerde iyi koşuculardı (buna rağmen atı ehlileştirmeyi kısa sürede öğrenmiş ve mükemmel biner hale gelmişlerdi). Temel silahları yaydı ve ateşli silahları aldıktan sonra bile uzun süre bunu kullandılar.

    Apaçi kadınları özellikle gösterişili sepetler örerlerdi, bazıları lifleri arasından bir iğnenin bile geçemeyeceği kadar sıkı dokunurdu. Bebeklerini sırtlarında taşırlardı. Kadınlar aile yaşamında önemli rol oynarlardı; tüm ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilir, gerektiğinde büyücü hekimlik yapabilirlerdi.

    Lipan Apaçileri, önceleri beyazlarla barış içindeydiler. 16. yüzyılda onlarla savaşmaya başladılar. Haşin göçebe istilacılar olarak Lipanlar batı Teksas ve Rio Grande'nin doğusunda kalan New Mexico'nun büyük bölümünü ele geçirmiş ve özellikle Meksika'da madenci veya göçmen haline gelmişlerdir. Cochise, Mangus Colorado ve Goyathlay, Esneyen Adam (gerenimo olarak tanınır) gibi ünlü şefleri vardı. Apaçilerin beyazlara yaptıkları saldırılar planlı değildi, bu kabilelerin çoğu beyaz Amerikalı ve Meksikalı'ların hilelerine, anlaşmaları bozmalarına ve katliamlarına kurban gitmişlerdir. 1880'lere kadar yine de boyun eğmemişlerdir.

    Şimdilerde sayıları ancak 1500-2000 civarında olan Jicarillalar, New Mexico'nun kuzeyindeki yüksek dağlarda yaşamaktadırlar. White Mountain (Beyaz Dağ) Apaçileri Arizona'da ve New Mexico'da yaşarlar. 1905'de sadece 25 Lipan Apaçisi kurtulabilmişti ve bunlar Mescalero Apaçi Rezervasyonu'na yerleştirildiler.


    Kızıl derililer, Apaçhiler

    Apaçhi Kızılderilileri


    Kızılderili Resimleri

  10. #40
    Mavimega pismegatron - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    Torosların Ortasından
    Mesajlar
    15.439

    Thumbs up Kızılderili Kabileleri, Kızılderililerin Kabileleri hakkında bilgiler

    .
    Karaayak (Blackfoot)


    Karaayaklar Algonquian kabilelerine bağlı üç gruptur; Siksikalar ya da Karaayaklar, Bloodlar ve Pieganlar. Siksikalar karaayaklı insanlar anlamına gelmektedir ve bir zamanlar siyah deri çarıklar giymiş olabilirler. Bloodlar ise muhtemelen isimlerini yüzlerine sürdükleri vermilyon(kırmızının bir tonu) rengi boyalardan almışlardır. Piegan'ın anlamı ise az ya da kötü giysi giymiş insanlardır.

    Bu kabileler Kanada'dan yola çıkıp Kootenay ve Shoshoni'yi geçerek Montana'ya inmişlerdir. Kunduz aramak için av sahalarına giren tüm beyazları öldürdüklerinden, beyazlar ve kürk avcıları onlardan çok korkarlardı. Bizon sahasının kuzey sınrında yaşamalarına rağmen, Karaayaklar da diğer ova Kızılderilileri gibi çadırlarda yaşamış ve bizon avlamışlardır.

    Pieagan'ların en temel törenleri güneş dansı ve savaşçı toplulukları tarafından düzenlenen Tüm Dostlar festivaliydi.


    Karaayaklar (Blackfoot)


    Karaayak Adamları (Blackfoot) Resimleri



    CHEYENNELER



    Cheyenne adının anlamı Fransızca chien, "köpek" kelimesinden gelmektedir. Bunun nedeni ise köpek yeme ayinleridir. Cheyenne'ler kendilerini Tis-Tsis-Tas (insanlar) adıyla çağırırlar. İki ya da üç asır kadar önce Büyük Göller Bölgesi'nden büyük çayırlıklara gelen bir Algonquian kabilesidir. Çadırlarda yaşayan bizon avcıları, usta biniciler ve cesur savaşçılardı. Batıdaki Sioux kabileleriyle çok yakındılar ve Küçük Boynuz'da Custer'a karşı birlikte savaştılar.

    Son savaşlardan sonra Kör Bıçak ve Küçük Kurt komutasındaki bir grup, eski av toprakları olan Montana'daki Topal GeyikRezervasyonu'na doğru efsanevi bir yürüyüş yaptı. Diğer bir grup olan güneyli Cheyenne'ler ise Oklahomada kaldılar.



    CHEYENNELER


    CHEYENNELER

    CHEYENNELER DE YAŞAM

    Yaşlı bir wintu kadını diyorki: :msn_embarrassed:
    Beyazlar hiçbir zaman toprağa ya da geyiklere ya da ayılara aldırmadılar. Biz Kızılderililer bir hayvanı öldürdüğümüz zaman, onun bütün etini yiyoruz. kökleri kazdığımızda küçük çukurlar açıyoruz. Ev yaptığımızda küçük çukurlar açıyoruz. Biz çekirgeler için otları yaktığımızda hiçbir şeyi mahvetmiyoruz. biz, meşe palamutlarını ve fıstıkları sallayarak düşürüyoruz. Ağaçları baltalayıp devirmiyoruz. Biz yalnızca kurumuş ağaçları kullanyoruz. Ama beyazlar toprağı deşiyorlar, ağaçları söküyorlar, herşeyi öldürüyorlar. Ağaç diyor ki, "Yapma. Acıyor. Canımı yakma" Ama onlar, onu baltalayıp kesiyorlar. Toprağın ruhu, onlardan nefret ediyor... Kızılderililer asla bir şeyin canını yakmaz, ama beyazlar herşeye zarar veriyorlar... Kaya diyor ki, "Yapma. Canımı yakıyorsun" Ama beyazlar hiç umursamıyor... Beyaz adamın ona dokunduğu her yer acıyor.

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Manyak Adam Resimleri, Çılgın Adamlar, Deli Adamlar, Üşütük Adamlar
    Konu Sahibi pismegatron Forum İlginç Resimler
    Cevap: 120
    Son Mesaj : 28.Temmuz.2012, 00:22
  2. Kızılderili Sözleri
    Konu Sahibi Ŧคภtครtเợ Forum Off Topic
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Mayıs.2008, 11:37
  3. Kızılderili Resimleri ile Kızılderili Kitabesinden
    Konu Sahibi Mustafa Forum İnsan ve Hayata Dair
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 26.Aralık.2007, 11:08
  4. ON Kızılderili Yasası
    Konu Sahibi İmPoSsİbLe LOVE Forum İnsan ve Hayata Dair
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 08.Kasım.2007, 14:17
  5. Kız Kulesi'ndeki Kızılderili
    Konu Sahibi ραραтуα Forum Kitap tanıtımları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 27.Eylül.2007, 13:19

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •