Büyü gerçekten varmıdır? Büyü yapıldığını düşşünüyorsak ne yapmalıyız? Böyle bir şeyden şüphelendiğimiz zaman ne yapmalıyız?







Hocam iyi günler. Sizi rahatsız ediyorum ama benim bir akrabama büyü yapıldığını düşünüyorum. Gerçi düşünmüyorum, işin gerçeği, bir hocaya gittik, o "Sizde büyü var, ayrılık büyüsü, en yakın biriniz size yapmış, ben büyüyü çevirdim" dedi ama sanırım hâlâ devam ediyor. Deliler gibi birbirlerini severek evlendiler ancak evlendikten sonra sorunlar olmaya başladı. Onun için sizden yardım istiyorum. Ya bana bir hoca tarif edin, bilgi verin ya da ben bu büyüden, böyle bir şeyden nasıl kurtulurum, yardımcı olun. 5 vakit namazını kılan bir kişi olarak yardımlarınızı bekliyorum. (Uğur Emre-Konya)

Hiçbir derdiniz olmasa, hiçbir sıkıntınız ve rahatsızlığınız bulunmasa; kalkıp sırf denemek için büyücü bir "hocaya" gidip, bir şeyler anlatsanız, mutlaka size büyü yapıldığını söyleyecektir. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Bunun için öncelikle bu insanların sözlerine inanmamalıdır. Çünkü bu kişilerin asıl bilgi kaynakları, sefih cinlerdir; bu adamlar da cinlerin oyuncağı haline gelmişlerdir. "Kâğıt, büyü bozma" gibi bu işi de bir "meslek" haline getirmişler, bir kazanç yolu olarak görmüşler.

Hattâ büyü çeşitlerine göre, "büyü bozma" fiyatları da bellidir. İstisnaları varsa da, genelde durum bu merkezdedir. Yapılan iş, başlı başına bir duygu istismarıdır, bir tür kandırmaca, zor duruma düşmüş insanların kalbini çelerek çıkarlarına alet etmektir. Bir kere bu zavallı insanların kapısına gitmemelidir. Onlara bir paye vermemelidir, ciddiye alıp da bir çıkar yol olarak görmemelidir. Yaptıkları iş kendilerine fayda verseydi, böyle zavallı ve gülünç duruma düşmeyeceklerdi.

Ancak şunu da hatırda tutmak lazım. Büyü vardır, etkisi de mevcuttur. Bunu kimse inkâr etmez. Kur'ân da sihir ve büyünün varlığını kabul ediyor. Bir Kur'ân tefsircisi olan Hamdi Yazır'ın tespitine göre, ilimler iyiye kullanılırsa zehirden ilâç yapılır, kötüye kullanıldığında da ilâçtan zehir elde edilir. Ancak insanlar elde ettikleri bilgileri sihir ve büyü gibi yollarda kullansalar da Kur'ân'a göre, "O sihri yapanlar, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar verebilecek durumda değildirler."1

Bu açıdan sihrin ve büyünün en büyük etkisi ruh üzerindedir. Fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlâkı perişan eder, toplumun altını üstüne getirir. Bunun için sihirbazlardan ve büyücülerden uzak durmalı, hiçbir şekilde onlarla bir araya gelmemelidir. Fakat bunlar ne kadar zararlı şeyler yapsalar da, Allah'ın izni olmadıkça kimseye bir zarar veremezler. Çünkü gerçek tesir, ne sihirde, ne sihirbazda, ne tabiatta, ne ruhta, ne yerde, ne gökte, ne şeytanda, ne de melektedir. Gerçek tesir gücü Allah'tadır. Fayda ve zarar denilen şey de ancak Allah'ın izniyle meydana gelir.

Çare nedir? Ne yapmalıdır? Kime ve nereye başvurmalıdır? Böyle bir şeyden şüphe ettiğinizde hemen Allah'a sığınmalı, çareyi, şifayı ve yardımı Allah'tan istemelidir. Kendilerine hoca dedirten bu insanlara gidip de onlardan bir şey beklemek, bir çareden öte çaresizliktir, dermandan ziyade derdinize dert katmaktır.

Ayrıca bu tür psikiyatrik haller için doktora gitmeyi de ihmal etmemeli, bir psikiyatrdan, psikologdan yardım almalıdır. Büyü ile Peygamberimiz de karşılaşmış, ona da büyü yapmışlar. O ne yapmış biliyor musunuz? O anda Felak ve Nâs Sureleri nazil olmuş. Peygamberimiz bu sureleri okudukça yapılan büyü hemen çözülmüş, o da böyle bir dertten kurtulmuş. İnanan bir insan olarak bize düşen ve bize yakışan da bundan başka bir şey değildir.

1. Bakara Suresi, 102.

Mehmet Paksu-