+ Yeni Konu aç
Sayfa 1 Toplam 2 Sayfadan 12 SonuncuSonuncu
Toplam 11 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

balık yemleri ve hangi balık hangi yemle avlanır

Bakteri Spor Katagorisinde ve Diğer Spor Dalları Forumunda Bulunan balık yemleri ve hangi balık hangi yemle avlanır Konusunu Görüntülemektesiniz.->LÜFER BALIĞI AVI : Lüfer balığı geçici avdır. Yavruluktan itibaren büyüyene kadar çeşitli isimler ile defne yaprağı, çinakop , sarıkanat, ...

  1. #1
    Atsızın Atlısı fatih0920 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ekim.2009
    Nereden
    nazilli
    Mesajlar
    4.873

    Standart balık yemleri ve hangi balık hangi yemle avlanır

    .
    s11
    LÜFER BALIĞI AVI :
    Lüfer balığı geçici avdır. Yavruluktan itibaren büyüyene kadar çeşitli isimler ile defne yaprağı, çinakop , sarıkanat, lüfer ve kofana diye isimler ile anılır. Çenesinin kuvveti ve kurnaz oluşu aynı zamanda cesur ve atılgan oluşu balıkçılar için kolay olmayan avdır. Lüfer balığını avlamak için izmarit, istavrit, zargana, hamsi, uskumru ve kolyoz balıkları yem olarak kullanılmaktadır. Bazı yemler hamsi gibi bütün olarak diğerleri ise fileto olarak iğneye takıldığı gibi zarganada çoğu zaman bütün ve canlı takılması halinde daha verimli av yapma imkanı sağlar. Lüfer oltası 0.50 naylon misina ile 80 ile 100 metrelik oltanın ucuna fırdöndü takıldıktan sonra 0.30 beden ucuna zoka bağlayıp veyahut ta sandalla yapılan avda 1 numara kaşık kullanılarak sandal hızına görev ağırlık kullanılarak yapılır, kıyı balıkçılığında ise kamış kullanılarak hırsızlı iğneye bütün istavriti takıp uzağa atılan oltanın boşluğu alınıp beklenir balık vurunca hemen çekmek gerekir, yeni geliştirilen kıyı balıkçılığı için mantarlı oltadır, bu olta tipi üçlü fırdöndünün alt halkasına beden ve ağırlık üst halkasına ise olta ve yan halkasına ise hırsızlı iğne ve mantar bağlanır,mantarın faydası yemin üstte kalıp balığın görmesi içindir.

    ORKİNOS BALIĞI AVI :


    Zor olan avlardan biride orkinos balığı avıdır, 200 kilodan başlayıp 1 tona kadar ağırlığa ulaşmaktadır, ton deyince orkinosun ton adı altında konservesi de yapılmaktadır. Canlı yem kullanılması tavsiye edilir, lüfer ve palamut gibi yalnız balığın güçlü ve mücadeleci oluşu farklı olta sistemini gerektirir şöyle ki 200 metre uzunluğunda naylon örme ip ucuna fırdöndü bağlanıp 3 milimetre kalınlığında 4 metre tel bağlandıktan sonra ise yine bir fırdöndü koyup kalın 15 metrelik çelik tel ve ucuna da 20 santimetrelik bir iğne ile oltamız hazır demektir.Her ihtimale karşı balık fazla derinlere daldığı için yedek ip bulundurmakta fayda vardır. Aynı zamanda ip kesinlikle diğer oltalar gibi elle tutulmayıp bir şamandıraya bağlanmalı ve şamandıradan sonrada ince sicimle sandala bağlanmalı ki balığın geldiği ya şamandıranın dibe inmesi yada ince ipin kopması ile anlaşılır.

    TURNA BALIĞI AVI :


    Gölde yaşayan bir balık olup 1 metre ile 20 kilogram arasında değişen ölçülere sahip olup canlı veya ölü yem ile yakalanacağı gibi rap ala ve kaşık ile de kamış kullanılarak yakalanabilir. Orta boy tatlı su balığı alınır ve üçlü iğne anüs kısmına kuyruğa bitişik takılıp oltanın devamında bulunan ağız iğnesi de ağza kilitlenir, yalnız bu işlemi yaparken ölü balığın ağız içine ağırlık koymak dibe iniş anında balığa canlı havası verir. Diğer bir olta çeşidi de misina anüsten geçirilip ağız kısmından dışarı çıkarılır ve çekilen misinanın anüs kısmında bulunan tek iğne ölü balığa anüse yakın zabdedilir. Canlı yem kullanma şansınız var ise üçlü iğnemizi balığın yüzgeç üstüne iki kancası takılıp kuyruk kısmına kadar gerilen misina sicim ile balığın gövdesine bağlanır canlı olan balık düz bir şekilde yüzer ve turna yakalamanız daha garanti olur. Ölü yemde ise unutulmaması gereken atıp çekme yöntemidir.

    KIZILKANAT BALIĞI AVI :

    Göllerin sığ olan kısımlarında av vermeleri ılık sudan hoşlanmalarında kaynaklanmaktadır. Avcılığında 0.25 misina hatta kendinize güveniyorsanız daha ince misina secimi yapabilir, iğne olaraktan WMC 9284 kalite 5 numara iğne tavsiye olunur. Ağırlık kullanmadan şamandıra yardımı ile kıyıdan kamış ile canlı yem kullanarak yakalıya bilirsiniz, canlı yem seçiminiz kurt, solucan, yavru balık ve yörede bulunan böcek olabilir. Unutulmaması gereken diğer bir hususta oltanın fazla hareketsiz bırakılmamasıdır, kızılkanat hareket halindeki yeme daha çabuk cevap verdiğidir. Tekne ile avlanıyorsanız şamandırasız yüzen misina kullanın eğer yüzen misina bulma olanağınız yok ise o zaman iğneden 75 santimetre geriden başlama kaydı ile eczaneden temin edebileceğiniz vazelin ile yağlayın ki sizinde yüzen misinanız olsun.

    KEFAL BALIĞI AVI :


    Dişsiz olan bu balık yemini emerek didiklediğinden sizlere birkaç farklı olta çeşidinden bahsedeceğim, gittiğiniz bölgede eğer balıklar büyük ve diplerde dolaşıyorlarsa o zaman yapacağınız bildiğimiz üçlü iğnenin üç tane ucunu güzelce eğe ile sivriltip 0.40 misinanın ucuna bağladıktan sonra taze ekmek içini elimizde top şeklinde yapalım büyüklüğü ise üçlü iğnemize uygun olup iğnenin uç kısımları dışarıda kalacak şekilde taktıktan sonra balıkların bulunduğu bölgeye atıp bekleyelim, gelen balıklar yukarıda da bahsettiğim gibi yemi emmeye başlar ve bu işlemin sonucunda yemi alabilmek için kafa sallarlar bu durumda kendiliklerinden oltaya takılırlar ve oltanızı sürüklerlerken oltanızı gerdirip yakalandığını anladığınız an yavaşça çekmeye başlayınız. Benim en sevdiğim ise bilhassa bodrumda çok uygulama fırsatı bulduğum olta çeşidi su üzerinde gezinen kefallar için bayağı iyi netice verdi. Sizinde bulunduğunuz bölgede kefallar su üzerinde ise yapacağınız 0.35 misina üzerine 20 ile 30 adet 1251 C 5 numara çelik beyaz iğneleri iki parmak ara ile birbirinin peşi sıra bağladıktan sonra ekmeğinizi avuç büyüklüğünde koparıp yumuşak kısmı dışarıda kalacak şekilde ikiye katlayıp yaptığımız bol iğneli oltamızı iğneleri ekmeğe batırmadan ekmeğin üzerine sarıp fırlattıktan sonra gelen balıklar ekmeği didiklerlerken muhakkak bir taraflarından yakalanacaklardır aman derileri yumuşak olduklarından oltayı yavaş çekmeye bakın. Bazı derin bölgelerde ise dip oltası kullanmanız gereke bilir onun için mantarlı dip oltası tavsiye olur, yem olarak kurt, et parçası veya yine ekmek içi kullanabilirsiniz.

    İSTAVRİT BALIĞI AVI :


    Bütün denizlerimizde bulunduğu gibi yakalanması ise gayet kolay olduğundan çok rağbet edilen bir balık cinsi olup hepimizin bildiği gibi çaparı tabir edilen olta ile kolay av vermektedir.Çaparı hazırlarken mevsim ve su berraklığı göz önüne alınmalıdır. Yaz ve kış çapar ileri iğne, tüy ve takım farklılığı gerektirmekte olup kışın berrak olmayan sularda 1251 C 5 numara iğne, 0.30 köstek, 0.30 beden yazın ise 1799 7 veya 9 numara siyah iğne, 0.25 köstek, 0.25 beden kullanmak gerektiği gibi unutulmaması gereken diğer bir hususta kuyruk altı av yapanların siyah sağlam bir makara ipine iğnelerini bağlarlar ise misina gibi parlamadığından daha fazla balık yakalamanıza imkan verir. Çaparı de ağırlık için kıyı ve teknede çaparının uzunluğu, iğne adeti ve suyun akışına hatta kamışınıza uygun olan ağılığı seçmeniz gerekmektedir.

    İZMARİT BALIĞI AVI :

    Hem karadan hem de sandal ile avlanan balık kolay yakalanmasına rağmen bilhassa yem ile avlandığında oltaya vuruş yaptığı anda olta hemen çekilmeyip ufak bir bilek hareketi ile cevap verip vuruş kesildiği anda olta çekilmelidir. Kıyıdan kamış ile yapılan avda ayaklı olta dediğimiz 3 köstekli 0.25 köstek kalınlığında, 0.30 ana beden, 0.40 da olta kalınlığı olan ve 1799 siyah 9 numara çapraz iğne kullanmalıdır. Yem olarak genelde ufak midye yani tohum midye her iğneye bir midye kullanılarak yapılması daha uygundur. Sandal avında yemli olta seçiminde ise olta kalınlığı 0.50, ana beden 0.30, köstek ise 0.30 kalınlığında ve köstek aralığı 10 santimetre olup siyah 7 numara 1799 çapraz iğneler ile 15 – 30 adet arasında değişen diğer adı ile yemli çaparı denilen olta şekli olup yemsiz çaparı de kullanılabilir yemsiz çaparı de ise köstek boylarını daha uzun bırakabilirsiniz tüy seçimi ise evimizde bulunan muhabbet, iskete, Florya ve saka gibi süs kuşlarının göğüs tüylerinden elde edilir.

    BIYIKLI BALIK AVI :

    Balığın yakalanması ve kıyıya çekilmesi beceri ve güç istemektedir. Enerjik ve güçlü balık olması sebebi ile onun aldatılması ve yene bileceğiniz güçte olta hazırlamak için misina seçimini iyi yapıp I/0 WMC 9284 kahve rengi çelik iğne, yem olaraktan solucan seçip solucanın tüm iğneyi kaplamasına dikkat etmelisiniz, solucan bulmanız güç olursa peynir, et ve hamuru deneyebilirsiniz.



    HANİ BALIĞI AVI ( LAHOZ – ORFOZ ) :


    Pareketa veya el oltası ile 100 ile 200 metrelerde yakalandığı gibi 25 ile 30 metrelerde de yakalanırlar, 100 metrelik derinliklerde kullanacağımız olta çapraz dövmeli 8/0 100 gramlık iğneli zoka ve zokadan 1,5 metre geriye 300 gramlık ağırlık 2 metrelik ara beden ve de 3 santimlik fırdöndü, daha derinlerde ise bildiğimiz pareketa kullanırken 1 kilogramlık ağırlık ve ağırlıktan sonra her ara bedenin boyunu 2 metre tutarak 1 metre uzunluğunda 0.80 köstek ve 8/0 veya 6/0 WMC çapraz 9284 kalite iğne istenilen adette kullanılırken yem seçiminde ise ahtapot, istavrit, uskumru veya kolyoz kullanılır.


    SAZAN BALIĞI AVI :


    Sağlam bir kamış seçtikten sonra kullanacağınız iğne 9284 kalite 6 veya 7 numaradan 1/0 numaraya kadar çıkabilir. Oltanız basit sadece iğne ve fırdöndüden oluşmaktadır, hatta ağırlık dahi gerekmeyip emici ve yutucu balık olduğundan yemlerin iri hamur, kurt, haşlanmış patates, mısır, buğday ve et olarak seçilip oltaya geldiğinde boşluk verip yemi rahat yutmasını sağlayıp ondan sonra sertçe çekip iğne iyice saplanınca karaya almaya bakınız, ağız yapısı sağlam olduğundan çekerken ağız yırtılır diye kokmanıza gerek yoktur. Esas olan karaya çekene kadar sizi çok zorlayacağıdır.

  2. #2
    ⓚⓐⓡⓐⓑⓘⓑⓔⓡ MissLady38 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Eylül.2009
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    416

    Standart

    .
    teşekkürler

  3. #3
    Atsızın Atlısı fatih0920 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ekim.2009
    Nereden
    nazilli
    Mesajlar
    4.873

    Standart

    .
    mırmır avı genelde sabah ve aksam suyunda yapılır sabah gunes dogarken ve aksam gunes batarken yada battıkdan sora ıyı av veren bı balıkdır

    yemler
    1 kurt
    2 karıdes (teke)
    3 mıdye
    4 sulunez

    karagöz karagözün satı pek bellı olmaz ama oda mırmır gıbı sabah ve aksam suyunda cok cıkan balıklardandır

    yemler
    1 mıdye
    2 sulunez
    3 kurt
    4 karıdes (teke)

    levrek levrek genelde sabah suyuna cevap veren bır balıkdır sabah suyunun yanı sıra gunes batmaya yakında avı olur

    yemler
    1 boru kurdu
    2 fındık karagöz
    3 ufak kefal yavruları

    kefal sabah ve aksam suyunda avlanan bır balıkdır ancak gunduz gunes saatlerındede yer yer cevap vere bılır

    yemler
    1 kurt
    2 ekmek (ekmekle avlamak ıcın kıbrıs sarma yapmanız gerekır)

    eskina avı gece yapılır cunku eskına gece avlanan bır balıkdır gece ısıklı ve samandıra kosteklı takımlara cevap verır

    yemler
    1 baslıca yemı karıdestır

    ızmarıt avıda sabah ve aksam yapılır

    yemler
    1 kurt
    2 mıdye
    3 mamun
    4 sulunez
    5 karıdes gıbı yemlere dayanamaz


    zargana güneşi seven bir balıkdır onun ıcın gunduz saatlerınde avlanır

    yemler
    1 mıdye
    2 kurt
    3 ıgneyle ugrasmak ıstemeyenlere ıpekde onere bılırım
    4 kendı etı yada ıstavrıt v.b gıbı balıkların kuyruk altı dedımız kısımlarından ınce kesılıp takılırsada tutulur

    mercan,erkek mercan,ve mandagoz mercanda bu yemler kulanılır

    yemler
    1 kurt
    2 mamun
    3 mıdye
    4 sulunez

  4. #4
    Atsızın Atlısı fatih0920 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Ekim.2009
    Nereden
    nazilli
    Mesajlar
    4.873

    Standart

    .

    NASIL YEMLERSEN ÖYLE YAKALARSIN
    Balık avında kullanılan doğal yemleri iki ana grup altında toplamak mümkündür. Bunlar Deniz balıkları için kullanılan yemler, Tatlı su balıkları için kullanılan yemler olarak ayrılabilirler. Genelde de bazı akyemler ve hamur türü yemler dışında bu iki grup farklıdır.
    Burada yemler genel olarak ele alınmıştır. Balıklar kısmında ise hangi balık için hangi yem kullanıldığı ayrıca bahsedilmektedir.
    1. Denizde Kullanılan Yemler ve Yemleme
    a. Balıklar ve balıklardan elde edilen yemler
    -Canlı yem
    -Bütün ölü balık yem
    -Yaprak yem
    -Sülük yem
    -Şakşak (çatal kuyruk) yem
    -Tekgöz yem
    -Lokma (baklava)
    -Kuyrukaltı
    -Garos yem
    b, Yumuşakçalar
    -Sübye (Mürekkep balığı)
    -Kalamar
    -Midye
    -Tarak
    -Sülünes
    c. Kabuklular
    -Karides, teke
    -Mamun
    -Yengeç, çağanoz
    d. Kurt
    e. Hamur yemler
    f. Hazır Yemler
    g. Diğer yemler
    -Et, ciğer, yürek vs.
    h. Yemleme

    a. Balıklar ve Balıklardan Elde edilen Yemler
    Büyük balık küçük balığı yer, gerçeği ile torikten, gümüş balığına kadar tüm balıklar kendilerinden büyük balıklar için yem olarak kullanılabilllr. Hatta bazı balıklar kesilip ufak yem parçaları halinde kendi türlerinin avında da kullanılır.
    İstavrit, kıraça, uskumru, kolyoz, izmarit, gümüş, sardalya, hamsi, çaça, zargana, lüfer, palamut, torik gibi rengi beyaz ve parlak olan balıklardan yapılan yeme AKYEM denir. Kayabalığı, iskorpit, lipsoz, gelincik balığı gibi gibi balıklar da yem olarak kullanılsalar dahi akyem kapsamında anılmazlar. Yem olarak kullanılacak balıklar iğneye canlı, bütün ölü veya kesilerek takılırlar. İğneye kesilerek takılan balıklar akyem olacak balıklardır, diğer balıklar canlı veya bütün ölü olarak takılırlar.




    Canlı Yem : Bırakma ve özellikle sürütme takımlarında yem balığın canlı takılması başarıyı oldukça arttırır. İğneye canlı takılacak balıklar ne yöntem kullanılırsa kullanılsın fazla hırpalanmamalıdırlar. Ağzı sağlam dudakları yumuşak ve körüklü olmayan balıklar için en iyi yöntem iğneyi alt çeneden saplayarak üst çeneden çıkarmaktır (en üst resim). Bu şekilde yem balık uzun süre canlı kalabilir. İğnenin özellikle sürütmede tek çeneye takılması doğru olmaz. İğne yüzünden ağız kapanmadığından sürütülen balığın ağzından dolan kontrol edemediği su, midesini şişirerek balığı çabucak öldürür. Bırakma takımlarda ve paraketelerde bu yöntem uygulanabilir. Ağzı yumuşak balıkları sürütme de pek kullanmamak gerekmektedir. canlı yem balığa herhangi bir şekilde ikinci bir iğne daha batırılabilir ama bu balığı ciddi şekilde hırpalayarak çabucak ölmesine neden olacaktır. Yine de mesele sinarit sürütmesinde sinarit vurup yem balığın yarısını alır ve iğnede kalan kısma bir daha dokunmaz. Bu durum sürütme sırasınca sık sık tekrarlanıyorsa tabii ki ikinci bir iğne kullanmak gerekli olacaktır. Ben bu durumlarda hemen kuyruk boğumuna veya sağlam etli kalın derili bir balık ise hemen derinin altına bir iğne daha iliştirilmesini tavsiye ederim. İğnenin balığın omurilğine veye yanal çizgisine dokunmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde balık çabucak ölür.
    Özellikle sandaldan kulanılan dip takımları söz konusu olduğunda bazen iğne balığın sidikliğinden saplanıp bir müddet sürüldükten sonra yan tarafından çıkartılır. (Yanda üstten ikinci resim) Bu şekilde iğneye takılan balığın ciddi şekilde yaralanması söz konusu olduğundan çabuk öleceği düşünülebilir ama yem, çevredeki iri balıkların titreşimleri fark edip yemi bulmalarına kadar canlı kalacaktır. Yöntemin en avantajlı yanı iğnenin duruşu nedeni ile canlı yeme kafadan saldıracak büyük balığın ilk vuruşta yüksek bir ihtimalle yakalanacağıdır. Bu tür yemler sürütmelerde ve savurma takımlarda kullanılamaz ayrıca bütün ölü yemlerde yumuşayan karınları nedeni ile bu şekilde takılamaz. Balıklar anlatılırken bu tür takımların nasıl hazırlanacağına ve farklı uygulamalara da değinilmektedir. Her ne yöntem olursa olsun canlı yem için kullanılacak iğneler kalın telli olmamalıdır. Çapraz iğneler de canlı yem balığı fazla hırpalayabilir. Özellikle orkinos gibi iri balıklara canlı yem takarken iri iğnenin balığı ciddi şekilde yaralayarak çabucak ölmesine neden olmamak için iğne doğrudan balığa saplanmaz altta anlatılan şemsiye teline benzer yem takma iğnesi yardımı ile iğneye bağlı halka şeklindeki kısa ip balığın burun delikleri hizasından bir taraftan saplanıp diğer taraftan çıkartılır. iğne üzerine halka ipin sarılması ile de yem takma tamamlanmış olur.
    Bütün Ölü Yem : Hemen hemen bütün takımlarda kullanılabilir. En yaygın şekilleri yukardaki gibidir (ortadaki ve alttaki resim). Orta resimdeki şekilde yemin takılabilmesi için uzun bir iğne veya ince şiş gereklidir. Bu iş için özel üretilmiş yem takma iğneleri olsa da Türkiye’de bulmamak pek mümkün değildir ve bulunabilecek en iyi alet şemsiye telidir. Şemsiyelerin en uç yay tellerinin hem boyu gayet uygundur hem de hemen ucuna yakın yerde bir deliği vardır. Bu delik iğne deliği gibi kullanılır. Bu telin deliğine tutturulan beden, telin balığın sırtından saplanarak orta kemiğe paralel sürülmesi ile ağızdan çıkartılır. Bundan sonra şemsiye teli geri çekilir. Beden de balığın ağzından dışarı doğru yavaşca çekilerek iğnenin balığın etine iyice oturması sağlanır. İğne yeterince uzun saplı, balık kısa ise iğne palası balığın ağzından çıkar. Balık uzun ise (uskumru örneği) iğne palası da balığın içinde kalır sadece beden dışarı çıkar. Bu şekilde takılan yem sürütme takımlarında kullanılacak ise ağzı siyah iplikle dikilmelidir. Bir başka yol da iğneyi balığın ağzından sokup solungaç kapağı altından çıkardıktan sonra yan çevirerek balığın sırt etine saplayarak ucunu diğer yandan çıkartmaktır. Balıklar kısmında daha farklı takma yöntemleri de anlatılmaktadır.
    En alt resimde de bir önceki işlemin tersi yapılmaktadır. İstavrit, izmarit gibi sağlam etli balıklarda iğne kuyruk boğumu yakınında ete saplanarak bir kaç santim yürütülerek çıkartılır; ileri sürülür ve balığın ortalarında sırt etine saplanarak diğer taraftan çıkartılır. Tekrar ileri sürülen iğne balığın solungaç kapağı altından sokularak ağzından çıkartılır. Köstek kuyruk tarafından çekilerek iğnenin tam olarak oturması sağlandıktan sonra, kuyruk boğumu üzerinde kazık bağı ile bağlanarak yem balık askıya alınır. Bu yöntemde bazen iğne yem balığın solungaç kapağından sokulacağına yan çevrilerek ikinci defa sırt etine bir taraftan saplanıp diğer taraftan ucu çıkartılır, bu şekilde de bırakılır. Beden hafifçe geriye çekilerek iğne oturtulduktan sonra, kuyruk boğumuna bir ilmekle sabitlenir. Eti yumuşak ve gevrek barbunya gibi balıklarda ise şiş veya şemsiye teli yöntemi uygulanmalıdır. Köstek yine kuyruk boğumu üzerine kazık bağı ile sabitlenmelidir. Yem balığın ağzının dikilmesinde düzgün görünüm açısından yarar vardır.
    Bütün olarak kullanılacak yem balıklar öldükten sonra su içinde tutulursa özellikle istavrit kıvrılıp şekil değiştirerek bütün olarak kullanılmaz hale gelir, eti de yumuşar. En iyisi balıkları ıslak biz bez altında hafif rutubetli saklamaktır, veya balıkçı esnafının yaptığı gibi açıkta duran yem balıkların üzerine zaman zaman deniz suyu serpilmelidir.
    İğneye kesilerek takılacak akyemleri çeşitli şekillerde kesmek mümkündür. Yemler kesidikleri şekle göre farklı isimlerle anılırlar. Şimdi bunlara bakalım.

    Yaprak yem : Yem yapılacak balık keskin bir bıçakla tercihen file kesme bıçağı ile yan yüzgeçleri hizasından kuyruğa doğru orta kılçığın hemen üzerinden fileto keser gibi kesilir. Kuyruk boğumunda kesim bitirilerek kesilen parça ayrılır. Bu Parçaya yaprak yem denir. Kesim işlemi ters taraftan yani kuyruk boğumundan başlanarak da yapılabilir. Bu defa gögüs yüzgeci hizasına gelinince kesilen parça ayrılır. Yaprak yem kesmeden önce balığın içini temizlemeye gerek yoktur. Kesilen yem parçasının özellikle yumuşak karın tarafında parçalanmalar görülebilir, bu parçalanmış, bozuk görünüşlü kısımlar ya makas ya da bıçağın ucu ile düzeltilmelidir. Yaprak yemler genelde iğneye kuyruk tarafından takılmaya başlanır her seferinde bir kez döndürülerek tekrar iğneye saplanır. En son saplamadan sonra yemin parlak kısmının iğnenin ucuna doğru kalmasına dikkat etmek gerekir. İzmarit, istrangilos gibi pullu balıklar yem olarak kullanılıyorsa pullarının kazınmasında yarar vardır. Ayrıca bu balıkların sırt yüzgeçleri de kesilmelidir. Hemen hemen tüm olta takımları ile kullanılır. Yem kesme amacı ile sandallarda bir yem kesme tahtası bulundurulması gerekir.
    Sülük yem : Yaprak kesilmiş yem uzunlamasına şeritler halinde kesilirse bu şekilde elde edilecek ince uzun yem parçalarına sülük yem denir. Sülük yemler, pirçol zoka, pişkova, ovala gibi takımlarda kullanılır.


    Şakşak (Çatal kuyruk yem) :Yem balık kuyruk boğumundan başlamak üzere anüs çivarına kadar yaprak keser gibi kesilir. Burada kesim durdurulur, diğer tarafa çevrilen balığın ikinci yanı da aynı şekilde kesilip atıldıktan sonra arada kalan orta kılçık kesilip atılır. İstavrit, kıraça gibi balıklardan yapılır ve zokalı takımlarda kullanılır. Zoka iğnesi yem balığın ağzından sokularak solungaç kapağı altından çıkartılır, sarmısak zoka ağız içini iyice doldurup şeklinin bozulmasını önleyecek şekilde yem balığın ağzına itilir; sonra yan çevrilen zokanın iğnesi yem balığın vücuduna dik olarak sırtının etli yerine ucu diğer yandan çıkacak şekilde saplanır. Daha çok gündüz torik, kofana yemlisinde kullanılır.
    Tekgöz Yem : Yem balık kuyruk boğumundan başlayarak başı da ikiye bölünecek şekilde boydan boya kesilir, Kesimden sonra uzun bir yaprak yem gibidir, ama kafanın yarısı da üstünde olduğundan tek gözü ve tek solungaç kapağı görünür. Sürütme ve zokalı takımlarda kullanılır. Tekgöz yemin torik ve palamut için iğneye baş tarafından; lüfer ve kofana için kuyruk tarafından takılması tavsiye edilir.
    Lokma (Baklava) : Gümüş, ufak hamsi, yavru zargana gibi balıkların orta kılçığa dik olarak ve kılçıkla beraber silindirik parçalar halinde kesilmesi ile elde edilen yemdir. Genelde zokalı takımlarda özellikle karagöz ve kırma mercan avı için takımlarında kullanılır. İğneye takılmasında, iğne önce silindirik parçanın üstünden batırılır bir miktar ilerledikten sonra yandan çıkartılır, iğne ileri sürülerek yemin alt yan tarafından saplanarak diğer yandan çıkartılır. Bu hali ile yemlenmiş bir iğnenin şematik bir görünümü yandaki gibidir.
    Kuyruk altı : Akyem olarak kullanılan balıkların alt göğüs yüzgeci ile anüsten sonra başlayıp kuyruğa uzanan yüzgecin arasında kalan parlak renkli karın altı parçanın kesilip alınması ile elde edilen yeme kuyruk altı yem denir. Bir balıktan bir kuyruk altı yem elde edilir. Kuyruk altı yem oldukça sağlam dokulu ve parlak bir yemdir. İğneye bir kere ve genelde anüsten saplanır. Sağlam dokulu olması nedeni ile kolay alınamaz ve bir kaç balıkta kullanılır. Kuyruk altı alınan balıktan sülük yem de çıkartılabilir. Kuyruk altı yemler pirçol zoka, pişkova ve ovala gibi ufak zokalı takımlarla, atıp çekme takımlarında kullanılır.
    Garos Yem : Palamut, torik gibi iri balıkların taze iç organlarının çıkartılarak elde edilen yem garos yem olarak adlandırılır. Palamut veya torik tercih edilmesinin nedeni elde edilecek garosun en ideal boyda olmasından dolayıdır. daha küçük balıkların veya daha büyük balıklarında garosu kullanılabilir. Garos balığın tüm iç organları ile barsaklarını içeren koni biçimli, taze iken ince bir zarla toplu olarak duran bir yemdir. Yem bayatladıkça zar bozulur yem dağınık durur. Dağınık yemin iğneden alınması çok kolaydır. Garos iğneye balığın kafası tarafında kalan uçtan başlanarak takılır. İğneye iki veya üç klere saplanır, son saplamanın sert dokulu mideye denk gelmesine dikkat etmek gerekir. Bundan sonra anüse uzanan barsak yemle beraber iğne üstüne sarılarak boşta kalan ucu iğneya damağa oturacak şekilde takılır. Levrek, kefal, karagöz ,izmarit, istavrit gibi balıkların avında daha çok savurma takımlarda (dip takımı) kullanılır.
    b. Yumuşakçalar
    Sübye : Bir adı da mürekkep balığıdır. Rengi kirli sarı, siyah şertleri ile, kahverengine çalar. Şeritler veya halkalar halinde kesilerek mercan, çipura karagöz gibi balıkların avında kullanılır. Küçükleri bütün olarak levrek sürütmesinde kullanılır. Paraketeler içinde iyi bir yemdir. Eti sert olduğundan iğneden kolay alınamaz.
    Kalamar : Konik ince uzun bir vücudu ve vücudunun kafa tarafında ikisi uzun, diğerleri o kadar uzun olmayan on ayağı vardır. Ayakları vantuzludur. İri gözleri vardır. Açık pembe benekli derisinin altında neredeyse saydam bir eti vardır. Hem yiyecek hem de olta yemi olarak değerlidir. Eti sert olduğundan iğneden zor alınır. Baş ve iç tarafı paraketede veya küçükleri bütün olarak sürütmede levreğe kullanılır. Kolları mercan, çipura, karagöz avında kullanılır.




    Midye : Hemen hemen amatörler tarafından en çok kullanılan yemdir. Deniz içinde sığlıklardaki kayaların üstünde, iskele ayaklarında, denize inen duvar kenarlarında bolca bulunur. Siyah çift kabukludur. Taşa veya iskele ayaklarına tutunduğu kısım düzgüncedir. Buradan çıkan sakal denilen uzantılarla taşa tutunur. İzmarit, karagöz, ispari gibi balıkların en sevdiği yemlerdendir. İğneye takılacak midyenin büyüklüğü iğne boyu ile orantılı olmalıdır. Büyük midye küçük iğneye takılmak istenirse kesmek gerekir ki bu pek istenmeyen bir durumdur ama genelde en çok uygulanan yöntem de budur. Sebebi minicik minicik midyeleri açmanın hem zor, hem de sıkıntı verici olmasıdır. Aşağıda verdiğim ısıtma ile açma yöntemi bu açıdan küçük midyelerin de kullanılmasına olanak sağlar. Midyeyi açmak için; taşa tutunduğu sakallı kısmı üste dışa bakacak sol avuç içinde tutmak gerekir. Daha sonra sağ elle tutulan sivri uçlu olayan bir bıçak, sakalı civarından iki kabuk arasına sokularak midyenin alt (geniş) tarafına doğru kaydırılır. Burada iki kabuğu tutan çok kuvvetli beyaz kas bıçakla kesilerek midyenin açılması sağlanır. Bıçak keskin fakat sivri uçlu olmamalıdır, sivri olursa kayma durumunda sol elin avuç içine saplanır ciddi problemlere yol açar. Bunu bizzat ben yaşadım. Midye açmanın diğer bir yöntemi de ısıtmaktır. Altında ateş yanan bir teneke parçası üzerine dizilen midyeler kısa bir sürede patlayarak açılır. Açılan midyeler ateşten alınmalıdır, fazla bırakılırsa pişer ve yem değeri düşer. Isıtma yöntemi özellikle küçük (mıcır) midyeler için uygulanır. Midyeyi ıslak olarak iğneye takmak doğru olan yoldur ancak bu defada hem iyi takılamaz, hem de balıklar tarafından kolayca alınır. Bu amaçla açılan midyeler ya birkaç kat gazete kağıdı veya bir tülbent üzerine konularak, sarılır ve öyle muhafaza edilirse suyunu biraz kaybeder; hem iğneye takılması kolaylaşır hem de balıklar daha zor alır. Bu şekilde gazete veya tülbente hafifçe tuzlanarak sarılan midyeler buzdolabının buzluğunda porsiyonlar halinde uzun bir süre saklanabilir. Gerektiğinde buzluktan porsiyonlar halinde alınan midye paketleri av yerine gidene kadar çözülür ve paketten çıkan suyunun büyük kısmını kaybederek yapış yapış hale gelmiş midyeler iğneye çok rahat takılır ve balıklar kolay kolay alamaz.
    Tarak : Kumlu, kıyılarda sığlıklarda kum üzerinde istiridyeye benzer ufak kabuklu yumuşakçaya tarak denir. Yukarıda temsili bir resmi var. Bunlar kum üzerinden kolayca elle toplanırlar. Midye gibi bıçakla açılması zor olabilir bu nedenle genelde kabuğu kırılarak içi alınır. İçinde sert beyaz eti vardır. sağlam dokulu olduğundan iğneden zor alınır. Midye ile avlanan balıkları avlamakta kullanılabilir. Ama midye kadar başarılı sonuçlar alınmaz.
    Sülünes (Sulina) : Midyenin akrabası olan bu canlı, kumlu zeminlere kendini gömerek yaşar. Uzunca boyu ile çakı görünümlüdür. Kabuklarının rengi kirli sarıdır. Kuma gömülü olduğu yerde konik gibi bir kum tepeciği ile yerini belli eder. Ucuna mermi çekirdeği veya o şekilde bir metal tutturulmuş 30 santimlik, 3 mm. çapında sarı bir tel bu koninin üstündeki delikten sokulur. Normalde kumda kapağı açık duran sülünes, içinden tel geçinde refleks olarak kapanır. Bu arada telin ucundaki konik uzantı da sülünesin içinde sıkışmış olur. Telin geri çekilmesi ile sülünes dışarı alınmış olur. Midye ile avlanan tüm balıkların severek yedikleri bir yemdir. Beyaz etli ve sağlam dokuludur, iğneden zor alınır. Halkalar halinde kesilerek iğneye takılır.
    c. Kabuklular
    Karides, Teke :Karides pek çok balığın avında kullanılabilen, balıkların severek yediği bir yemdir. Karagöz, levrek, mercan, tranca, orfoz, lipsoz gibi balıklar için hazırlanan takımlara canlı veya ölü olarak takılabilir. En makbulu İstanbul’ da kanal karidesi olarak bilinen iri karideslerdir. Antalya’da yanıç derler. Bunları canlı temin etmek oldukça zordur. Karidesler özel karides sepetleri ile yakalanırlar. Günümüzde ise Trolle zamanlı zamansız avcılığı yapılmaktadır, bu nedenle Marmara’ da kanal istavridi çok azalmıştır. Karides küçük balıklar için kabukları soyulup etleri ayıklandıktan sonra, iri balıklar için bütün ölü veya canlı olarak iğneye takılır. Karidesi canlı iğneye takmanın yolları levrek sürütmesi konusunda geniş olarak anlatıldığından burada o kadar detaya girmiyorum.
    Teke karidesin kıyılarda yaşayan akrabasıdır neredeyse şeffaftır. Yosunluklar, kıyılardaki otluklar, yosunlu kayalar, iskele ayakları gibi yerler ufak bir kepçe ile sıvazlanarak süzülürse tekeler kepçe içinde kalacaklardır. Sığlıklarda yaşayan tekeler kendileri gibi sığlıklarda yaşayan ve yemlenen levreğin en sevdiği yemlerdendir, hiç dayanamaz. Tekeler üstü açık su dolu kaplarda saklanırlarsa suyun içinden kabın dışına rahatlıkla sıçrayıp kaybolurlar, kabın üzerini havalanmayı engellemeyecek şekilde kapatmak gerekir.
    Mamun : Istakozun küçüğü görünümündeki bu deniz canlısı 3 – 4cm., boyundadır. Pek çok amatör mamunu ıstakozun yavrusu zanneder. Mamunun boyu istakoz yavrusuna göre daha kısa, vücudu daha tombul, kuyruk yelpazesi daha kısa fakat geniştir. Rengi grimsi-yeşildir. 1 metre kadar derinlerde kumlu – humuslu bölgelerde toprağa gömülü olarak yaşarlar. Özellikle dere ağızları sevdiği yerlerdendir. Mamunun yaşadığı bilinen yerlerde gezinilerek mamunun toprağın dışına çıkması sağlanır daha sonra kepçe ile toplanır. Özellikle Ege bölgesinde çipura ve mercan avı için çok aranır, Marmara denizi ve İstanbul’da temini zor olduğun dan pek bilinmez ve kullanılmaz. İğneye karides gibi canlı olarak takılır. Takma şekli de hemen hemen aynıdır ama daha iri ve dayanıklı olduğundan karides veya teke kadar özen göstermek gerekmez.
    Yengeç : Özellikle çipura avının en iyi yemi kabul edilir. Yengeç yavruları teke toplar gibi otlar arasında gezdirilen kepçelerle toplanırlar. Gece el feneri ile yapılan aramalar daha verimlidir. Gece otların üzerinde dolaşmaya çıkan yengeç yavruları kolayca toplanırlar. Yengeçler deniz suyu ile ıslatılmış sünger arasında haftalarca canlı tutulubilirler. Süngerin sıkılıp birgün tatlı birgün tuzlu su ile ıslatılması durumunda üst kabuğu yumuşar, bu da daha iyi yem olma özelliği kazandırır.
    d. Kurt
    Hemen hemen her türlü kıyı balığı, özellikle kefal, kupes, istavrit hatta karagöz tarafından sevilerek yenen bir yemdir. Denizlerde bataklık ve özellikle organik atıkların döküldüğü yerlerde dibe gömülü olarak bolca yaşarlar. Bu bölgelerden kürekle alınan çamur yayılarak açılırsa içinden kıvır kıvır kurtlar çıkar. İlk kürekte kurt bulunursa diğerleri ürküp derinlere inmesinler diye acele ile bir kaç kürek daha almakta yarar vardır. Hazır olarak da satılmaktadır. Bir şekilde temin edilen kurtlar rutubetli tutulmak zorundadır. Kururlarsa çabucak ölürler. Bu amaçla deniz marulu da denilen yeşil yosunun içinde saklanarak ıslak tutulmaya çalışılır.
    e. Hamur yemler
    Taze ekmek içi veya özel olarak peynir suyu ile yapılan hamurlar kefal ve karagöz avında kullanılmaktadır. Hamur tutulurken içine az miktarda yağ katılması daha kıvamlı ve yapışkan olmasını sağlar. Bazen peynir suyu ile birlikte biraz peynir de katılmaktadır. Bir yumurta sarısı hamurun çiğ beyaz görüntüsünü kapatacaktır, istenirse eklenir.
    f. Hazır yemler
    Son yıllarda piyasada denizde kullanmak üzerede hazırlanmış, kokulandırılmış yemler de satılmaktadır. Bunlar hazır hamurlar olabileceği gibi sardalya gibi balıklardan yapılmış konserveler, midye içi gibi yemler olabilir. Pahalı olduklarından pek tavsiye edemiyorum, kendim de kullanmıyorum.
    g. Diğer Yemler
    Avlanması planlanan balığın veya deniz canlısının beslenme alışkanlıklarına göre yukarıda sayılan gelenekselleşmiş yemler dışında da yemler kullanılabilir. Bunlardan et köpekbalığı avında parçalar halinde kullanılabilirken, daha küçük balıklar için dövülüp inceltildikten sonra küçük parçalar halinde iğneye takılabilir. Yürek de zaman zaman küçük parçalar halinde kullanılır, özellikle gelincik balığı paraketesinin bir numaralı yemidir. Karaciğer de sülük kesilerek yem olarak kullanılmaktadır. Karaciğer yem ile ile kiloluk karagöz alan tanıdığım, senelerce birlikte avlandığımız amatörler vardır. Ben paraketede yem olarak ciğer kullandığımda bol miktarda vatos almıştım. Yaprak kesilmiş istavritle daha çok boş çıkan paraketede hiç değilse balık vardı. Tavuk eti, özellikle tavuğun göğüs etinden alınmış parçalara pek çok balık rağbet eder, göğüs eti de sertçe ve lifli olduğundan kolay kolay iğneden alınamaz. İşkembe pavurya avının en iyi yemidir.Levreğin akarsu ağızlarında kurbağa hatta canlı fare ile avlandığı bilinmektedir.
    Kısaca yemler amatörün tecrübesi, bilgisi ve merakı ölçüsünde standartların dışına çıkabilir. Balık, sonunda bulunduğu bölgede alıştığı yemi tercih edecektir. Standart dışı olarak kullanılacak bir yem her zaman harikalar yaratmayacaktır ama bazen de çok iyi sonuçlar verebilir. Bu amaçla amatör balıkçılar denemelerden ve araştırmalardan uzak durmamalıdırlar.
    e. Yemleme
    Avlanılan bölgede balığın toplanması için etrafa koku verecek şekilde atılan yemlerle yapılan işleme yemleme denir. Bazen mazmoz yapmak diye de geçer. Yemlemenin en basit yolu özellikle sardalya, hamsi gibi yağlı balıkların ölü olarak doğrudan suya atılmalarıdır. Suya atılacak balıkların bir kısmı ezilerek yağlarının çıkması sağlanır ise kokuları daha kolay yayılacaktır. Bu yöntem daha çok açık denizlerde uygulanmaktadır. Yanda buna ait bir resim vardır. Bu tür yemlemede çok fazla balık atarak toplanan balıkları doyurmamaya dikkat etmek gerek.
    Dip balıkları için yapılacak yemlemede de yine yağlı balıklar veya balık kafaları ezilerek bir miktar da kumla karıştırılarak toplar yapılır. Bu toplar avlanılacak bölgeye atılarak balıkları toplamaya çalışılır. Kuma çok az miktarda nebati toprak karıştırmak da yarar sağlamaktadır. Levrek, kefal gibi balıklar bu tür yemleme ile toplanabilir.
    Yine avlanılacak yere midye, tarak, sülünez gibi kabuklu yumuşakçaları kırarak atmakta izmarit, karagöz, ispari gibi balıkları toplayacaktır.
    Bir balıkçıdan duyduğum yöntemde de komple bir işkembe hafif kesilip, içine taş konarak ağırlaştırılmış şeker çuvalı içinde avlanılması kararlaştırılan yere geceden atılıyor. Çuvalda da su girip çıkmasını sağlayan delikler açılıyor. Tabii bu arada çuvalın atıldığı yer şamandıra ile işaretlenmelidir ki kaybolmasın. Sabahtan çuvalın bırakıldığı yere gelinerek yapılan avcılığın çok bereketli olduğu söylenmektedir.

    Yemleme ile balıklar belli bir yeme alışabilir ve o balık için akla gelmeyecek bir yemle gayet verimli avcılık yapılabilir. Mesela bildiğim bir liman içi bölgede senelerce ağlara çıkan kırık midyelerin balıkçılar tarafından limana atılması ile o bölgedeki balıklar da midyeye iyice alışmış oldu, ve kefal için hiç de geçerli olmayan midye içi ile o liman içinde şamandıralı takımlarla çok verimli kefal avı yapılmaktadır.
    Sandaldan yapılan avcılıklarda ezilen balık parçaları kör gözlü bir fileye (veya kadın çorabı da olur) konarak sandalın yanından sarkıtılarak o civarda balıkların toplanması sağlamabilir. Yine aynı filenin içine midyeler kırılarak kabukları ile birlikte konursa bu da yararlı olmaktadır. Avrupa ülkelerinde kokulandırılmış ve dondurulmuş özel yemleme paketleri satılmaktadır. Bu paketler donuk halde iken file ile sandalın yanından dibe indirilir. Denizde buzu çözülmeye başlayan yemleme paketi eriyerek suya karışır ve balıkları toplayacak kokular yayar.
    Yemleme çok önemlidir. Av verimini çoğunlukla arttırır. Yemleme yapılabilecek bir imkan varsa bu fırsat kullanılmalıdır. Tabii doğru şekilde yapılaması şartı ile. Bu konuda söylenen bir söz herşeyi gayet iyi açıklamaktadır, “nasıl yemlersen öyle yakalarsın”.
    BURDA BİR KONUYA DİKKAT ÇEKMEK İSTİYORUM; İSTER DENİZDE İSTER TATLI SULARDA YEMLEME YAPARKEN ÇEVRE KİRLİLİĞİ YARATMAMAYA ÇOK AMA ÇOK DİKKAT EDİN.

    2. Tatlı Sularda Kullanılan Yemler ve Yemleme
    Tatlı sularda kullanılan yemler denizde kullanılanlara göre daha fazla çeşitlilik gösterir. Mesela tatlı suların çevresinde yaşayan böcekler ve bunların larvaları gayet iyi bir yem iken; bu tür yemler denizde pek işe yaramaz. Yine toprak solucanı, kan sülükleri tatlı sularda gayet iyi çalışırlar, solucan denizde ırmak ağızları çevresinde işe yarayabilir. Şimdi bu yemlere bir göz atalım. Balıklar anlatılırken sevdikleri yemler temini ve kullanımı da ayrıca anlatılmaktadır.

    a. Balıklar ve balıklardan elde edilen yemler
    -Canlı yem
    -Bütün ölü balık yem
    -Yaprak yem
    b, Yumuşakçalar
    -Midye
    c. Kabuklular
    -Karides
    -Kerevit
    d. Solucan
    e. Böcekler ve larvalar
    -Böcekler
    -Karasinek larvası
    -Sivrisinek larvası
    -Kan sülüğü
    f. Kurbağa, semender
    g. Hamur yemler
    h. Tahıllar ve diğer bitkiler
    i. Hazır Yemler
    j. Diğer yemler
    -Et, ciğer, pet maması, fare vs.
    k. Yemleme

    a. Balıklar ve balıklardan elde edilen yemler
    Etobur tatlı su balıklarının avında kullanılacak küçük yem balıklar, canlı, bütün ölü ve yaprak olarak iğneye takılabilirler. Şakşak yem daha çok sarkıtma takımlarında kullanılmaya uygun olduğundan tatlı sularda pek uygulanmaz. Ama kışın buz üzerinden avcılıkta turna, levrek, ve sudak için kullanılabilir. Denizlerde akyem olarak kullanılan balıklar tatlı sularda turna için de aynı şekilde kullanılabilir.
    Yemlerin kesilişi ve hazırlanışı denizde kullanılan yemler kısmında anlatıldığı gibidir. Etobur tatlı su balıkları anlatılırken yemlere de değinilmiş bu konuda genişce bilgi verilmiştir. Genel olarak dip oltalarında yaprak veye bütün ölü yem kullanılırken şamandıralı takımlar ve bırakma oltalarda canlı yem kullanılmaktadır. Canlı yemler oltaya denizde kullanılan yemler kısmında anlatıldığı gibi takılır; yani en genel yöntem olarak alt çeneden saplanan iğne üst çeneden çokartılır ve yem takılmış olur (yandaki resim). Şamandıralı takımlarda ise ikili veya üçlü iğnenin bir ucu yem balığın sırt yüzgeci altına saplanarak diğer taraftan çıkartılır ve yem takılmış olur. Bu kısım oldukça sağlam olduğundan yem balık saatlerce canlı kalır.
    b. Yumuşakçalar
    Midye : Tatlı su midyesi şekil olarak deniz midyesine aynen benzer. Kıyılarda dibi iri çakıllı veya kumlu yerlerde bulunur. Elle toplanabilir. Özellikle sazan balığının en sevdiği yemlerdendir. Sazanla beraber diğer balıkların avında da kullanılır. Hazırlanması ve kullanımı aynen deniz midyesi gibidir.
    c. Kabuklular
    Karides :Şeklen deniz karidesini andırır. Kullanımı da aynen olabilir. özellikle sudak için gayet iyi bir yemdir. Tatlı sularda daha çok karidesin etini kullanma alışkanlığı vardır, ama sudak için yapılacak sürütmede aynı canlı olarak da oltaya takılabilir.
    Kerevid : Altta görüldüğü gibi deniz ıstakozunun küçüğü gibidir ancak farklı bir türdür. Sığlıklarda taşların altlarında elle toplanabilir veya iki kişi tarafından bide sürülerek çekilecek kör gözlu bir ağ parçası ile de toplamak mümkündür. Eti özellikle yayın balığı için değerli bir yemdir. İstenirse karides gibi canlı olarak da takılabilir. Bu durumda kuyruk yüzgecini mutlaka dibinden kesmek gerekir. Çünki kerevid de kariden veya mamun gibi kuyruğunun sert bir hareketi ile anında gözden kaybolabilir. Kuyruk kesilmez ise takımı dolaştırarak zarar verir. Nemli tutulmak kaydı ile uzun süre canlı olarak muhafaza edilebilir. Kerevid aynı zamanda lezzetli eti ile sofralarımızında değerli bir yiyeceğidir. Ekonomik değeri yüksektir.
    d. Solucan
    Tatlı sularda kullanılan tüm yemlerin arasında en geniş kullanma alanı olan yem hiç kuşkusuz solucandır. Turna hariç hemen hemen tüm tatlı su balıklarını solucan işe yakalamak mümkündür. Solucan özellikle bahar ve yaz aylarında iyi yemdir.
    Toprak solucanı veya yağmur solucanı. Ilık gecelerde nemli çayırların üzerinde fenerle aranır. Toprağın dışına çıkmış olan solucan görüldüğünde elle toplanır. Ormanlık yerlerde nemli yaerleri dikkatlice kazarak da bulunabilir. Oldukça irilerini bulmak mümkündür. İğneye bütün veya parçalar halinde de takılabilir. İriliği neden ile özellikle yayın avında tercih edilir.
    Gübre solucanı. Genelde büyükbaş hayvanların en az bir haftalık beklemiş gübreleri altında bulunur. Taze gübre de bulunmaz. Gübre yığınının kürekle alt üst edilmesi sonucu bulunup toplanır. Pek iri değildir. Toplaması biraz zahmetlidir ama parlak kırmızı rengi ve kokusu ile ideal bir yemdir. İri balıklar için iğneye bir kaç tane takılabilir, küçük balıklar için tek tek de olur.
    Yaprak solucanı. Dere ve göllerin kıyılarındaki ağaçların dökülmüş ıslak yaprakları altında veya aralarında bulunur. Ufak boydadır, iğneye takılışı gübre solucanı gibidir. Ağaçlarla çevrili sularda bu solucanlar o suda yaşayan balıkların doğal yemi olduğundan toplanıp kullanılırsa çok başarılı sonuçlar almak mümkündür.

    Solucanların muhafazası da kolaydır. Toprak dolu bir sandığın içinde toprağı zaman zaman ıslatıp nemli tutarak uzun süre canlı kalırlar. Rutubetin muhafazası için bir miktar yaeşil ot da konursa daha iyi olur. sandık yerine brandadan dikilmiş bir torba da aynı sonucu verir.


    e. Böcekler ve Larvalar
    Böcekler : Su kıyılarında bulunabilen çekirge, uç uç böceği, Mayıs böceği gibi böcekler canlı veya ölü olarak yem amaçlı kullanılabilir. özellikle alabalık avında böcekler iyi yemdir, ancak diğer balıklarda böcek yeme vurur.
    Karasinek Larvası : Ülkemizde pek kullanılmayan ancak Avrupalı amatörler arasında oldukça yaygın olan ve balık malzemesi satan dükkanlarda da satılan bu yem özellikle sazan ailesi için bahar ve yaz aylarında çok iyi yemdir.
    Sivrisinek Larvası : Sazan ailesi için sonbahar ve kış aylarında ideal yemdir. Toplanması ve temini oldukça zordur. Çamurlu dere veya göl dipleri kazınarak toplandıkan sonra özel eleklerle birkaç kez yıkanarak süzülür. Son süzme ve yıkamadan sonra sivrisinek larvaları süzgeç içinde kalacaktır. Baştan sona su içinde yapılan bu işlemler özellikle soğu havalarda yürütüldüğünden hem çok yorucudur hem de romatizmaya davetiye çıkartır. Özel ince elekler ve malzeme gereği de düşünüldüğünde temininin zorluğu daha iyi anlaşılır. Yurdumuzda şimdilik pek kullanılmamaktadır, veya yöresel olarak kullanımı varsa bunu bilemiyorum. Yanda bir grup larva görülmektedir, koyu olan tarafları baş taraflarıdır. İğneye kuyruk tarafından takılır ve uzun süre canlı kalabilir, Kullanılacak iğnenin ince telli olması şarttır.
    Kan Sülüğü : Kan sülükleri de tatlı su avlarında iyi sonuçlar veren yemlerdendir. Özellikle yayın avında iğneye bolca takılarak kullanılır ki yayının severek yediği yemlerdendir. Görünüşünün çirkinliği ve ele yapışması nedeni ile pek çok amatöre tiksinti verdiğinden pek az kullanılmaktadır.

    f. Kurbağa, Semender
    Tatlı su kıyılarında yaşayan canlıların hepsi o sularda yaşayan etobur yırtıcı balıklara yem olurken bu gruba kurbağa ve semender de girer. Özellikler turna için her ikisi de iyi yem iken, yayın kurbağayı severek yer. Kurbağanın yem olarak kullanımı yayın sayfasında da anlatılmıştır. Kurbağa iğneye genelde canlı takılır bunun için iğne ya ağzından veya daha iyisi bacağının etli kısmından takılır. Üçlü iğne kullanılırsa iki uç kurbağanın bacaklarına aşağıdan yukarı, yani uçları kurbağanın sırt tarafından çıkacak şekilde saplanır, üçüncü uç bacakların arasında saklanmış olur. semender iğneye iğnenin kuyruğa bir kere saplanıp ucunun dışarı çıkartılması yolu ile takılır. Uzun süre canlı kalır. İğne kalın telli olmamalıdır.




    g. Hamur Yemler
    Özellikle sazan ailesi için geçerli bir yemdir. tatlı su kefali de vurur. Denizde kullanımı tarif edilen hamurlar gibi hazırlanabileceği gibi, bu amaçlı hazırlanmış ve özel olarak kokulandırılmış unlar da vardır. Fırından alınacak ekmek hamuru da kullanılabilir, hazır ekmek hamuru özellikle ortası delik düdük makarna denilen makarnanın içine doldurularak kullanıldığında sazan avında iyi sonuçlar vermektedir. İrmiğe bir miktar şeker katıp sulandırarak elde dilen ve enjektör yardımı ile iğneye sarılan hamur da oldukça iyi bir yemdir.
    Yine sazan sayfasında anlatılan, önce hamur olarak hazırlanan daha sonra top haline getirilerek kaynatılan ve renklendirilen kaynatılmış-hamur-toplar, diğer adı ile boili de iri sazan avında oldukça iyi sonuç vermektedir. Ancak bu yemin başarısı, bu yemle yapılacak düzenli yemlemeye bağlıdır.

    h. Tahıllar ve Diğer Bitkiler
    Yine sazan ailesinden balıklar için mısır, akdarı, buğday, fasulye, patates, nohut, yer fıstığı gibi taneli tahıllar ve bitkiler de yem olarak hazırlanır ve kullanılır. Bunların kullanımında genel olarak önce ıslatılarak yumuşamaları sağlanır, bazıları mesela mısır, akdarı, buğday ayrıca kaynatılır. Hazırlanmaları ve kullanılmaları aileye adını veren sazan sayfasında genişce anlatılmaktadır.

    i. Hazır Yemler
    Özellikle Avrupa ülkelerinde tatlı sularda kullanılmak üzere hazır olarak satılan yemleri balık malzemesi satan mağazalardan temin etme imkanı vardır. Bunlar özel olarak hazırlanmış ve kokulandırılmış unlardan hamurlara, konserve ufak balıklara kadar geniş bir yayılım gösterir. Bu imkan henüz ülkemizde o kadar yaygın değildir, bununla birlikte mesela alabalık için hazırlanmış balık yumurtaları, unlar bulmak mümkündür.

    j. Diğer Yemler
    Tatlı sularda kullanılan yemler gerçekte denizde kullanıanlara oranla daha geniş bir yelpazeye sahiptir. Yukarıda anlatılan doğal yemlere ve hamurlara ilaveten pet maması, et, ciğer, tavuk çiğeri (özellikle kefal avında), ekmek, meyve parçaları, mısır küspesi, ayçiçek küspesi, fare gibi yemlerde oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır. Fare iğneye canlı olarak takılır, iğne ya sırtından ya da bacağından saplanır ucu diğer taraftan çıkartılır. Özellikle yayın ve turna avlarında kullanılır, ancak pek çok amatör (ve ben de) tiksindiği için fareyi kullanmaz.

    k. Yemleme
    Tatlı su balıkları genelde daha çekingen ve dikkatli olduklarından, yemleme denize oranla daha büyük önem taşımaktadır. Özellikle iri balıklar hele hele sazanın irisi yemleme olmadan pek kolay yakalanmaz. Yemleme balıkları kıyıya yaklaştırabilir, bir arada toplar zaman zaman yemlemeye devam edilmesi toplanılan bölgede kalma süresini de uzatır. Yemlemede ilk akla gelen ve en basit usul ekmek atarak yemlemektir. Ama ekmek kokusu az olan bir yem olduğundan başarılı sonuçlar almak mümkün değildir. Diğer bir yolda suya küspe atarak yemlemektir. Ufak kalıplar halinde suya atılacak mısır veya ayçiçek küspesi ekmekten daha başarılı olur. Yine haşlanmış tahıllar, mısır ve diğer bitkilerin kullanılması da uygun olabilir. Ancak bunları balık yiyerek doyabilir ve oltaya vurmayabilir, çok fazla miktarda atılmamalıdır. Yemleme sonuçta alıştırma ve balığın dikkatini çekme amaçlıdır da, bu nedenle çeşitli yörelerde suya kum, bulgur, yemiş, haşlanmış tahıl ve mısır atarak da yemleme yapılmaktadır. Bu şekilde yapılacak yemleme balığı bir an için toplasa da uzun süre istenen yerde tutamaz.
    En iyisi ve doğrusu bu amaçla hazırlanmış ve kokulandırılmış unları kullanmaktır. Avrupa ülkelerinde hazır olarak satılan bu unları yurdumuzda temin etmek şimdilik pek mümkün değildir. Bu unları oluşturan komponentler koku verenler (vanilya) , suyu bulandırarak dikkat çekenler, dipte çökelti oluşturanlar)tahıl unları), bağlayıcı etki yapanlar (irmik), tadlandırıcılar (şeker) ve yemler (mısır) olarak gruplandırılabilir. (İlerde bunlara ait fikir veren basit bir tablo ve tarif de vereceğim). Bu amaçla küspeler, öğütülmüş tahıllar (arpa, buğday,mısır, akdarı unları), tez şeker, pudra şekeri, irmik, hindistan cevizi, vanilya, süt tozu gibi malzemeler kullanılarak hazırlanan un avlanılacak su kıyısına kuru olarak götürülmelidir. Miktarları evde yapacağınız denemelerle siz kendiniz tayin edebilirsiniz. Azar azar su katılarak sulandırılan undan elde edilen hamur lastikleşmemeli, bu hamurdan yapılacak toplar suya atıldığında çarpma anında dağılmamalı su içinde dibe çökerek ağır ağır eriyerek dağılmalıdır. Bu ölçüye göre miktarları ayarlayabilirsiniz. Koku verici malzemeler farklı kokularda olmamalı ve çok fazla katılmamalıdır. Avlanılacak su kenarına kuru olarak götürülen un o su ile azar azar sulandırılarak yukarıda anlatılan kıvama getirilir. Bu arada içine haşlanmış mısır, solucan veya larvalarda az miktarda katılabilir. Temin edilebilirse özel olarak hazırlanıp satılan koku veren sıvı veya tozlarda tavsiye edilen miktarlarda katılabilir. Avlanılacak su kenarındaki ıslak toprak veya çamur da az miktarda bu hamura katılırsa dipte tortu oluşturma kolaylaşır. Bu şekilde elde edilen hamurdan yapılacak, avuç içini dolduracak büyüklükteki toplardan 10 kadarı avlanılacak bölgeye atılır. Topların mümkün olduğunca birbirine yakın atılması hem kokunun daha yoğun yayılması, hemde balıkların daha dar bir alanda toplanması açısından doğru olan yöntemdir. Genelde balıkların kokuyu alıp toplanması 20 ila 30 dakikayı bulur. Öncelikle küçük balıklar toplanacak ve bunlar yakalanmaya başlayacaktır. İri balıkların gelmeye başladığı küçük balıkların vuruşunun kesilmesi ile anlaşılır. Bu arada bir süre vuruş olmaz, ta ki iri balıklar korkularını yenip yemlemenin cazibesi ile yemlenmeye başlayana kadar. Bundan sonra iri balıklar yakalanmaya başlayacaktır. Bu arada her yarım saate bir veya iki top atılarak balıkların çevreden ayrılmaması sağlanır. Bazı durumlarda yemlemenin sandalla yapılması gerekebilir. Özellikle 4 kilonun üzerindeki sazanlar için tercih edilen bu yolda yemlenen bölgeler şamandıralarla işaretlenir, bu noktalar kıyıdan oldukça uzaktır, gerekirse olta da av yerine sandaldan bırakılır ama ucu kıyıdadır. Avlanma yerine yemleme amaçlı olarak mısır, boili gibi uzun süre dağılmadan kalabilen yemlerin atılması daha uygun olacaktır; kıyılardan uzak mesafedeki bölgelerde uzun süre beklemek gerekebilir yemleme hamurundan yapılmış toplar kısa sürede dağılacaklarından uygun olmayabilir. Birkaç günlük av partilerinde bu yol uygulanırsa ikinci günden itibaren gayet iri sazanların yakalanması mümkündür. Yemleme toplarının uzak mesafeye atılabilmesi için bazen yanda görülen tipte geniş ağız açıklıklı sapanlar kullanılır.
    Boili hamuru ve boilinin kendisi de yemleme amaçlı olarak kullanılabilir. Bu konu sazan sayfasında oldukça geniş olarak açıklamıştır.
    Başta da belirttiğim gibi yemleme tatlı sularda denize oranla daha büyük önem taşır ve mutlaka yapılmalıdır. Tatlı sularda yemleme yapılmadan iri balık yakalamak pek mümkün değildir, olsada çok büyük şanstır sürekliliği olmaz.

    Ne demiştik ” Nasıl yemlersen öyle yakalarsın “.
    BURDA BİR KONUYA DİKKAT ÇEKMEK İSTİYORUM; İSTER DENİZDE İSTER TATLI SULARDA YEMLEME YAPARKEN ÇEVRE KİRLİLİĞİ YARATMAMAYA ÇOK AMA ÇOK DİKKAT EDİN.


  5. #5
    Bakteri defne00035 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2009
    Nereden
    İzMiR
    Mesajlar
    9.218

    Standart

    .
    teşekkürlerbir de barbun olsa








    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    Mesela turuncuya, ya da pembeye.
    Ya da cennete ait olacaksın.
    Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    İlişik yaşayacaksın.
    Sadece ucundan tutarak...

  6. #6
    Bakteri

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Mesajlar
    1

    Standart

    .
    teşekkurler

  7. #7
    Moderatör Mavi-hüzün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Nereden
    İSTANBUL
    Mesajlar
    2.423

    Standart

    .
    Güzel paylaşım teşekürler ..

  8. #8
    кαуιρ ѕαуƒαм S£L!N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Nisan.2009
    Nereden
    Izmir
    Mesajlar
    39.034
    Günlük Yazıları
    1

    Standart

    .
    Konu sanirim yaqnlis yerde

  9. #9
    Moderatör Mavi-hüzün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Mayıs.2010
    Nereden
    İSTANBUL
    Mesajlar
    2.423

    Standart

    .
    Balık tutmak da bir spordur

  10. #10
    кαуιρ ѕαуƒαм S£L!N - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Nisan.2009
    Nereden
    Izmir
    Mesajlar
    39.034
    Günlük Yazıları
    1

    Standart

    .
    Alıntı Mavi-hüzün Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Balık tutmak da bir spordur
    Neresi spor be SIKICI saatlerce beklemek
    Evet ya öyleymis pardon

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Cevap: 7
    Son Mesaj : 03.Mart.2012, 19:34
  2. balık oltacılığı ve teknikleri. balık çeşitleri
    Konu Sahibi fatih0920 Forum Diğer Spor Dalları
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 12.Aralık.2009, 15:17
  3. Hangi ülkeye hangi mevsimde gidilir, hangi ayda hangi ülke daha hoştur?
    Konu Sahibi Seabell Forum Dünyada Gezilecek Yerler Turistik Mekanlar ve Oteller
    Cevap: 0
    Son Mesaj : 09.Mart.2009, 19:13
  4. Cevap: 4
    Son Mesaj : 13.Aralık.2008, 15:34
  5. Cevap: 0
    Son Mesaj : 28.Kasım.2008, 21:11

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •