+ Yeni Konu aç
Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Canlıların Sınıflandırılması ile ilgili YGS, LYS, ÖSS, ÖSS-2, ÖYS’de Çıkmış Sorular v

Ödev ve Tezler Katagorisinde ve Biyoloji Forumunda Bulunan Canlıların Sınıflandırılması ile ilgili YGS, LYS, ÖSS, ÖSS-2, ÖYS’de Çıkmış Sorular v Konusunu Görüntülemektesiniz.->CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Canlılar benzer ve farklı özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. Sınıflandırma bilimi: Sistematik (Taksonomi)dir . Günümüzde canlıların anatomik yapısını ...

  1. #1
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart Canlıların Sınıflandırılması ile ilgili YGS, LYS, ÖSS, ÖSS-2, ÖYS’de Çıkmış Sorular v

    .
    s11
    CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI
    Canlılar benzer ve farklı özelliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma denir. Sınıflandırma bilimi: Sistematik (Taksonomi)dir. Günümüzde canlıların anatomik yapısını ve genetik yapısını esas alan sınıflandırmaya Filogenetik sınıflandırma denir. Filogenetik sınıflandırmada canlıların organlarının yapısı, genetik özellikleri, sindirim sitemi, solonum sitemi, dolaşım sistemi, boşaltım, sinir, üreme sistemleri ve embriyonik gelişim evreleri dikkate alınır.
    Homolog Organ:

    • Kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlardır. Örnek: İnsanın kolu, yarasının kanadı, balinanın süzgeçi

    Analog organ:

    • Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlardır. ÖR: Yarasanın Kanadı, sinek kanadı

    Tür: Kendi aralarında çiftleştiklerinde verimli döller meydana getiren yapı bakımından birbirine benzeyen bireyler topluluğudur.
    Tür>>Cins>>Familya>>Takım>>SınıfàŞube>>Alem


  2. #2
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    Virüsler
    Canlı ile cansılar arasında geçiş formudur.
    Virüslerin Özellikleri:
    · Sitozlamaları yoktur.
    · Organelleri yoktur.
    · Enzim sistemleri yoktur.
    · Solunum, sindirim, beslenme, boşaltım olayları yapmazlar.
    · ATP üretemezler.
    · Hareket ve aktif taşıma yapamazlar
    · DNA ya da RNA’dan yalnız birisini bulundururlar
    · Zorunlu parazitlerdir.
    · Hücre dışında kristalleşirler.
    · İçine girdikleri hücrenin metabolik faaliyetlerini ele geçirirler.
    · Bazı virüsler sadece bir canlıda yaşarlar.
    · Bir virüs ile hücre karşılaşırsa bu virüse karşı interferon salgılanır.
    · İnterferon maddesi virüs hastalıklarına karşı bağışıklık sağlar.
    · Antibiyotikler virüsleri öldürmezler. Virüslerin yaptığı hastalıklar aşı ile tedavi edilir.
    · Bazı virüsler çok sık mutasyon geçirir. ÖR: Grip
    · Bazı Virüsler: AIDS, Kuduz, Kızamık, Grip vb.

    Şekil:Virüsün Çoğalması
    · Bakteriyo Faj: İçerisine virüs girmiş bakteriye Bakteriyo Faj denir.



    A: MONERA ALEMİ:

    • Hepsi prokaryot hücre yapısına sahiptir.
    • Hepsi tek hücrelidir.
    • Sitoplazma, hücre zarı, DNA, RNA ve ribozomlar bulunur.
    • Ribozom dışında organelleri bulunmaz.

    1. Mavi-Yeşil Algler:

    • Tek hücreli canlılardır.
    • Bir kısmı koloni oluşturur.
    • Bu canlılarda klorofil bulunur.
    • Klorofil; fotosentez yapmalarını sağlar.
    • Havada, suda ,toprak da yaşayabilirler.
    • Havanın serbest azotunu bağlarlar. Bitki köklerine verirler. Böylece toprağın verimini artırırlar.

    2. Bakteriler

    • Hepsi tek hücrelidir.
    • Prokaryot hücre yapısına sahiptirler.
    • Çekirdek zarı ve zarlı organelleri yokturlar.
    • Ribozomlar, DNA, RNA, sitoplazma ve hücre zarları bulunur.
    • Ayrıca bütün bakterilerde hücre çeperi bulunur.
    • Bakterilerin bir kısmında klorofil, kamçı, mezozom ve kapsül bulunur.

    Kamçı: Aktif hareket yapan bakterilerde bulunur. Kuyruk görevindedir.
    Klorofil: Fotosentez yapan bakterilerde bulunur. Bakterilerin besin ve oksijen üretmesini sağlar.
    Kapsül: Aşırı soğukta ve sıcakta bakterilerin yaşama şansını artıran üçüncü bir örtüdür.
    Mezozom: Oksijenli solunum yapan bakterilerde mitokondrinin görevini yapar.
    Bakterileri şu şekilde gruplandırabiliriz
    1:Şekillerine Göre:
    Bakteriler, yuvarlak, çubuk, virgül ve spiral şeklinde olabilir.
    2:Beslenmelerine Göre:

    1. A. Ototrof Bakteriler:

    Kendi besinini üreten bakterilerdir.
    a) Fotoototrof (Fotosentetik) Bakteriler:

    • Klorofilleri bulunur ve fotosentezle kendi besinlerini üretebilirler.

    b) Kemosentetik Bakteriler:

    • İnorganik maddeleri oksitleyerek ürettikleri ATP yardımıyla kendi besinlerini üretebilirler.


    1. B. Hetetrof Bakteriler:

    Kendi besinin üretemeyip hazır alan bakteriler
    a) Saprofit (Çürükçül) Bakteriler:

    • Enzim sistemleri gelişmiştir. Tabiattaki bitki ve hayvan ölü ve artıklarını çürütüp, besin ihtiyaçlarını karşılarlar

    b) Parazit Bakteriler:

    • Enzim sistemleri gelişmemiştir. Hazır besin tüketirler. Hastalık yapan bakteriler bunu örnektir.

    3: Solunmalarına Göre:
    a) Oksijensiz ( Anaerobik) Bakteriler:

    • Oksijenin olduğu yerlerde yaşayamazlar. Fermantasyon yaparlar ve toprağın altında yaşarlar.

    b) Oksijenli (aerobik) Bakteriler:

    • Oksijen solunumu yaparlar. Oksijenli yerlerde yaşarlar.

    c) Fakültatif Bakteriler:

    • Hem O2’li hem de O2’siz ortamlarda yaşarlar.

    4: Üremelerine Göre:
    a) Eşeysiz Üreme:

    • Bakterilerin hepsi bölünerek çoğalır yani mitoz bölünmeyle ürerler.

    b) Eşeyli Üreme:
    Bazı bakteriler sahip oldukları genetik özellikleri konjugasyon ile diğer bakterilere aktarır.Konjugasyon bir üreme şekli değildir.

  3. #3
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    B: PROTİSTA ALEMİ
    Bu alemde bulunan tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptirler ve genelde bir hücreli canlılardır.
    1:Siller:

    • Üzerinde küçük tüysü canlılar bulunur. Hetetrof canlılardır. ÖR: Terliksi Hayvan.

    2: Kamçılar:

    • Organelli olarak kamçıları bulunur. Ayrıca kloroplastları bulunur. Gündüz fotosentez gece ise hetetrof belenir.

    3: Kök Ayaklılar:

    • Belirgin bir şekilleri yoktur. Yalancı ayaklarıyla hem hareket eder hem de besinlerini içeri alırlar. Hetetrof beslenirler.

    4: Sporlular:

    • Hayvanlar üzerinde yaşayan parazit hetetrof canlılardır. Sporla çoğaldıkları için bu ismi alırlar.

    5:Cıvık Mantarlar:

    • Belirgin bir şekilleri yoktur. Çok çekirdeklidirler. Amip gibi hareket ederler. Eşeyli ve sporla çoğalabiliriler. Parazit ve saprofit beslenirler.

    Şekil: Protista Alemi





    C: MANTARLAR ALEMİ:

    • Hepsi hetetrofdurlar.
    • Parazit ve saprofit yaşayanlarda bulunur.
    • Kök iletim demeti gibi yapıları bulunmaz.
    • Kloroplast bulunmaz.
    • Çok çekirdeklidir.
    • Çeperleri bulunur. Çeperin yapısında selüloz ve kitinde bulunur.
    • Nişasta depo etmezler. Glikojen ve yağ depo ederler.
    • Eşeyli ve eşeysiz çoğalabilirler.
    • Havada, karada,suda, bitki ve havyaların üzerinde parazit olarak yaşayabilirler.
    • Bir kısmı besin olarak kullanılır. Alglerle birleşerek Likenleri oluşturabilirler.
    • Şapkalı, küf, ağaç ve maya yapında kullanılır.
    • Besin, protein ve mineral bakımında zengindirler.

    Şekil: Mantarın Yapısı

  4. #4
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    D: BİTKİLER ALEMİ

    • Ökaryotturlar. Hepsi çok hücrelidir.
    • Hücre çeperleri vardır ve hücre çeperinin ana maddesi selülozdur.
    • Klorofil maddeleri kloroplast içindedir.
    • Kloroplasttan başka; kromoplast ve lökoplast gibi renk maddelerde vardır
    • Nişasta Depo ederler
    • Yeşil bitkilerin hepsi otorfodur. Işık enerjisini kimyasal enerjiye çeviriler.
    • Çoğu toprağa bağlı olduğu için yer değiştiremezler.
    • Sinir ve duyu sistemleri yoktur.

    1: Tohumlu (Çiçekli) Bitkiler:
    Hepsi damarlıdır.Kök, gövde ve yaprakları gelişmiştir. Eşeyli üremelerini tohum olarak gerçekleştirirler.Embriyoyu besleyecek besin depoları oldukları için kara yaşamına uyum sağlamıştırlar. Doku ve organları iyi gelişmiştir.
    Tohumun meyve etrafımın örtüp, ötülmemesine göre iki alt bölüme ayrılır.
    a) Açık Tohumlu Bitkiler.
    Tohumları etrafında zar bulunmaz. Tohumlar kozalak etrafında bulunur. Bu tür bitkiler iğne yapraklıdır. Kışın yapraklarını dökmezler.
    b) Kapalı Tohumlu Bitkiler:
    Tohumlar meyve etrafında örtülmüştür. Çiçeklerinde taç ve çanak yaprakları vardır. Tohumlar çenek sayısına göre 2 alt gruba ayrılılar.

    • Tek Çenekliler: Tohumlarında sadece bir tane çenek yaprağı vardır. Kambiyom dokusu olmadığı için, enine kalınlaşma görünmez.
    • Çift Çenekliler: Tohumlarında 2 tane çenek Yaprağı bulunur. Kambiyoma sahiptirler

    2: Sporlu (Çiçeksiz) Bitkiler:
    Üreme ve gelişimlerinde çiçek oluşturmazlar. Spor oluşturarak eşeysiz üremiyi, gamet oluşturarak eşeyli üremeyi gerçekleştirirler. Bu iki üreme çeşidi birebirinin devamı şeklindedir ve bu olaya döl almaşı denir. Suya bağılıdırlar.
    İletim demetleri bulunup bulunmamasına göre 2’ye ayrılırlar.
    a) Damarlı Sporlu Bitkiler:
    İletim demetleri olup, sporla üreyen bitkilerdir. Gerçek kök, gövde ve yapraklarda bulunmaz. ÖR: Eğreltiotu
    b) Damarsız Sporlu Bitkiler:
    Yaprak, kök veya gövdeleri yoktur veya çok basittiler. Bu tip vücut yapısına tallus denir. ÖR: Yeşil su yosunları, karayosunları




    HAYVANLAR ALEMİ
    Omurgalı ve omurgasız olmak üzere ikiye ayrılır. Çok hücreli, heterotrof ve yer değiştirebilen canlılardır.
    1) Omurgasızlar

    • I) Süngerler : Basit yapılıdırlar. İskeletleri inorganik maddelerden yapılmıştır. Tatlı su ve denizde yaşayabilirler. Mezenşim adı verilen sıvının etrafında hücre tabakasının sarmasıyla oluşmuşlardır. Herhangi bir sisteme sahip değillerdir.
    • II) Sölenterler : Sindirim boşlukları vardır. Boşluk hem ağız hem anüs görevini yapar. Vücutları iki hücre tabakasından oluşur. Dışta yakıcı kapsülleri vardır. (Düşmana karşı koruyucu) Örnek : Deniz anası, Hydra, Mercanlardır.
    • III) Yassı solucanlar : Genellikle parazittirler. Sindirim sistemleri gelişmemiştir. Vücutta bulunan tek açıklık ağız ve anüs görevini yapar. Sinir ve üreme sistemi vardır. Örnek : Planaria, Tenya, Karaciğer kelebeği.
    • IV) Yuvarlak solucanlar : Sindirim sistemlerinde ağız ve anüs olmak üzere iki açıklık vardır. Bazıları hayvanlarda parazit olarak yaşarlar. Örnek : Barsak solucanı, kancalı kurt.
    • V) Halkalı solucanlar : Sindirim sistemlerinde özelleşmiş bölümler vardır. Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler. Örnek : Toprak solucanı, Sülük.
    • VI) Yumuşakçalar : Vücutları yumuşaktır ve iskeletsizdirler. Bazıları kabukludur (midye). Suda ve karada yaşarlar. Örnek . Ahtapot, midye, salyangoz.
    • VII) Kabuklular : Dış iskeletlidirler. Üyeleri eklemlidir. Tatlı su ve denizlerde yaşarlar. Örnek : Karides, yengeç, istakoz.
    • VIII) Örümcek, Akrep ve Keneler : Eklemli dört çift ayak taşırlar. Antenleri yoktur. Zehir bulunduran bir bez taşırlar.
    • IX) Böcekler : Çoğu karada yaşar. Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölmeye ayrılır. Genellikle üç çift ayak, iki çift kanat taşırlar. Trake solunumu yaparlar. Dolaşım sistemleri açıktır. Örnek : Bit, arı, çekirge, sinek, ipek böceği.
    • X) Derisi dikenliler : Deniz hayvanlarıdır. Açık dolaşım görülür. Solunum solungaç, deri veya keselerle yapılır. Hareketlerini vücutlarından çıkardıkları diken gibi çok sayıda ayakları ile yaparlar. Örnek : Deniz kestanesi, deniz yıldızı gibi.

    2) Omurgalılar :
    Ortak Özellikleri :
    1- Sırtta sinir kordonu ve sinir ipi bulunur.
    2- Solunum organları yutak ile bağlantılıdır.
    3- Omurga denilen ortak bir iç iskelet yapıları vardır.
    4- Dolaşımları kapalıdır.
    Bu şubede 5 sınıf canlı grubu vardır.

    • I) Balıklar : İç iskeletleri kıkırdak veya kemiktendir. Genellikle yüzgeçli ve pulludurlar. Solungaç solunumu yaparlar. Kapalı dolaşım sistemine sahiptirler.
    • II) Kurbağalar : Karada ve suda yaşayabilirler. Larva döneminde solungaç, ergin dönemde akciğer solunumu yaparlar. Soğuk kanlı canlılardır. Örnek : Su ve Kara kurbağaları, semenderler.
    • III) Sürüngenler : Vücutları keratin pullarla kaplıdır. Derilerinde ter bezleri yoktur. Örnek : Yılan, Kertenkele, Timsah, Kaplumbağa soğuk kanlı canlılardır.
    • IV) Kuşlar : Vücut sıcaklılkları sabittir. Bu yüzden sıcak kanlıdırlar. Kanat ve tüy taşırlar. Kalpleri 4 odacıklıdır. Dolaşım sistemleri kapalıdır.
    • V) Memeliler : Sıcak kanlıdırlar. Derilerinde genellkle kıllar bulunur. Yavrularını sütle beslerler. Kalpleri dört gözlüdür. Denizde ve karada yaşayabilirler. Örnek : Yarasa, Fok balığı, Kirpi, Sincap, Tavşan, Balina, Yunus, İnsan vs.


  5. #5
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    Canlıların Sınıflandırılması

    1.
    Bir bakteri kültürünün gelişme sürecinin t1 anında, kültüre sadece üremeyi durdurucu bir madde eklenmiştir. Bu madde t2 anına kadar etkilidir.
    Bu kültürdeki canlı bakteri sayısının t2 anına kadar geçen süredeki değişimini aşağıdaki grafiklerden hangisi gösterir?

    1987-ÖSS

    1.
    Ortama t1 anında eklenen madde üremeyi durdurduğundan, bakteri sayısında artış olmaz. Bakteri sayısı bir süre dengede kalır. Ölümler devam edeceğinden, bir süre sonra bakteri sayısında azalma başlar. Zaten diğer grafiklerde, bakteri sayısı en azından belli zamanlarda artma göstermiştir.
    Cevap – D



    2.
    Bir deneyde, bir bakteri türüne ait bireyler, ışıklı bir ortamda, et suyu ve tuz içeren besi yerine konulmuştur.
    Bu bakteri türü için aşağıdaki durumlar tespit edilmiştir.
    – Oksijen ve glikoz yokken üreyemediği
    – Oksijen yokken glikoz eklendiğinde üreyebildiği
    – Oksijen varken glikoz eklendiğinde üreyemediği
    Bu verilere göre, deneyde kullanılan ilgili bakteri türü,
    I. Fotosentez
    II. Fermantasyon
    III. Oksijenli solunum
    olaylarından hangilerini gerçekleştirebilmektedir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
    D) I ve III E) II ve III
    1991-ÖSS

    2.
    Bakteri ortamda glikoz yokken üreyemediğine ve mutlaka dışarıdan glikoz verilmesi gerektiğine göre, bu bakteriler fotosentez yapamıyor ve glikoz üretemiyorlardır. Oksijenin varlığında, glikoz eklendiğinde üreyemezlerken, oksijensiz ortamda ve glikoz eklendiğinde üreyebiliyorlar.
    Bu durumda oksijen üremeyi engelleyici etki yapmaktadır. Yani bunlar yalnız fermantasyon yapabilmektedirler. Oksijenli solunum yapamamaktadırlar.
    Cevap – B



    3.
    Virüslerde, aşağıdaki canlılık özelliklerinden hangisinin bulunması, bunları canlı olarak kabul eden hipotezi destekleyen bir kanıttır?
    A) Çoğalmayı gerçekleştirme
    B) Enzimleri aracılığıyla enerji üretme
    C) Büyüme
    D) Aktif hareket etme
    E) Organellere sahip olma
    1991-ÖSS

    3.
    Çoğalma canlıların ortak özelliklerindendir. Virüs, çoğalmak için bir canlı hücrenin içine girmesi gerekse bile, neticede çoğalma olayını gerçekleştirebilmektedir. Ancak, virüslerde organeller ve enzim sistemi yoktur. Sitoplazmaları da bulunmaz. Bunun için kendi başlarına herhangi bir metabolik olayı gerçekleştirmezler. Çünkü ATP sentezleyemezler.
    Cevap – A



    4.
    Canlıların bilimsel olarak adlandırılmasında kullanılan yönteme göre;
    I. Capra domesticus
    II. Felis domesticus
    III. Canis lupus
    IV. Felis leo
    olarak adlandırılan canlıların cins ve tür adlarına bakarak, hangilerinin birbirleriyle diğerlerinden daha yakın akraba olduğu düşünülebilir?
    A) I ve II B) I ve III C) II ve III D) II ve IV E) III ve IV
    1992-ÖSS

    4.
    Birinci kelimeler cins ismini belirler. Aynı cinsin türleri arasında ortak genlerin sayısının fazla olmasından dolayı yakın akraba oldukları söylenebilir.
    I. ve II. verideki “domesticus” kelimesinin benzerliği sizi yanıltmasın. Son kelimeler dikkate alınmaz ve kelime olarak domesticus, evcilleşim manasındadır. Evcil olan bir çok farklı tür vardır.
    Cevap – D



    5.
    Kapalı salça kutuları açıldıktan bir süre sonra, salçaların sadece üst yüzeylerinde bakteri üremesi olduğu, alt kısımlarda ise bakteri üremesi olmadığı gözlenmiştir.
    Bu gözleme göre, bu bakteri türü ile ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?
    A) Oksijen kullanabilir.
    B) Enerji kaynağı olarak glikoz kullanabilir.
    C) Solunum ürünü olarak alkol meydana getirir.
    D) ATP sentezler.
    E) Karbondioksit açığa çıkarabilir.
    1992-ÖSS

    5.
    Bu bakteriler üst yüzeyde üreyebildiklerine göre oksijenli solunum yapıyorlardır. Oksijenin ulaşmadığı alt kısımlarda üreyemediklerine göre fermantasyon yapmıyorlardır. Oksijenli solunumun son ürünü CO2 ve H2O dur. Alkol, fermantasyonun ürünüdür. O2 li solunumda alkol üretilmez. Öyleyse bunlar solunumla alkol meydana getiremezler. ATP sentezini ve glikoz kullanımını her canlı hücre yapabilir.
    Cevap – C



    6.
    Bir petri kabındaki besiyerinin bir yarısına oksijen kullanan, diğer yarısına da oksijen kullanmayan iki farklı bakteri türü ekilmiştir.
    Petri kabı, içine hava girmeyecek şekilde kapatılmış, bakteriler üremeye bırakılmıştır.
    Bu deneyde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşmez?
    A) Kısa bir süre sonra petri kabında su miktarının artması
    B) İlk evrede oksijen kullanan bakterilerin üremesi
    C) Her iki türe ait bakterilerin sürekli olarak üremeye devam etmesi
    D) Bir süre sonra oksijensiz ortamın oluşması
    E) Oksijen kullanan bakterilerin kullanmayanlardan önce ölmesi
    1993-ÖSS

    6.
    Bakterilerden oksijenli solunum yapanlar, ortamdaki oksijeni kullanırlar. Ortama dışarıdan oksijen girmediğine göre bu oksijen bir süre sonra tükenir. Oksijenli solunum yapanlar oksijensiz ortamda üremelerini sürdüremezler.
    Oksijenli solunum yapanlar ortama CO2 ve H2O verir. Böylece su miktarı artar.
    Oksijenin varlığı ilk evrede fermantasyon yapan bakterilerin üremesine engeldir.
    Ortamda oksijen tükeneceğinden, oksijenli solunum yapan bakteriler kısa bir süre sonra ölmeye başlarlar.
    Cevap – C



    7.
    Bir bakteri türüne ait bireylerin belirli bir sürede gösterdiği sayısal artış yandaki grafikte verilmiştir.
    Bu süre içinde, bu bakteri türünün bulunduğu ortamın sıcaklığını gösteren grafik aşağıdakilerden hangisidir?


    1995-ÖSS

    7.
    Bakteriler üremeleri ve yaşamaları esnasında ısı üretirler. Doğal bir populasyonda başlangıçta geometrik olarak artan bakteriler zamanla azalmaya başlar. Çünkü ortam ısısı artmış ve öldürücü hale gelmiştir.
    Ancak bu soruda devamlı artışın sağlandığı bir grafik verilmiştir. Devamlı artışın sağlanabilmesi için ortam ısısının üremeyi engellememesi ve öldürücü doza ulaşmaması gerekmektedir. Bu, artan ısıyı ortamdan izole etmekle sağlanabilir. Grafikteki artışı sağlayacak en uygun ısı değişimi C seçeneğindeki gibi olmalıdır.
    Cevap – C



    8.
    Fotosentez yapan bir bakteride,
    l. Ribozom
    ll. Klorofil
    lll. Sentrozom
    lV. Çekirdekçik
    oluşumlarından hangileri bulunur?
    A) l ve ll B) l ve lll C) ll ve lll
    D) ll ve lV E) ll ve lV
    1996-ÖSS

    8.
    Bakteriler prokaryot hücre yapısındadırlar. Bunun için çekirdekçik (nükleolus) bulundurmazlar. Ribozom, bütün bütün hücrelerde bulunan ve protein sentezinin sağlandığı bir organeldir. Sentrozom, sadece hayvansal hücrelerde bulunur.
    Fotosentez yapabilen bakterilerde klorofil molekülü sitoplazmada serbest olarak bulunur.
    Buna göre, ribozom ve klorofil fotosentetik bakterilerde bulunur.
    Cevap – A




    9.
    İnsanlarda, alınan besinlerdeki glikozdan, ağızda bulunan bakterilerin enzim etkinlikleriyle, diş taşları oluşabilmektedir.

    Yukarıdaki tabloda belirtilen durumların hangisinde en çok miktarda diş taşı oluşması beklenir?
    A) l. B) ll. C) lll. D) lV. E) V.
    1996-ÖSS

    9.
    Glikozun bakteri enzimleriyle etkileşimi sonucu diş taşı oluştuğuna göre, bu iki maddenin artışı diş taşlarını da artıracaktır.
    Tabloda verilen durumlar karşılaştırıldığında, hem glikoz hem de enzim miktarının en çok olduğu durumun IV. durum olduğu görülecektir. III. durumda enzim miktarı fazladır, ama glikoz yetersizdir.
    Cevap – D



    10.
    Canlılar, akrabalıklarına göre sınıflandırılırken, aralarıda sistematik özellikler bakımından en çok benzerlik olandan başlayarak daha az benzerlik olana doğru sıralama yapılır.

    Yukarıdaki tabloda K, G, F, L, M türlerinin, temel 10 sistematik özellikten hangilerini taşıdıkları “+” işaretiyle gösterilmiştir.
    Buna göre, K ye en yakın türler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

    A) L ve M B) G ve L C) F ve M D) F ve L E) G ve F
    1997-ÖSS

    10.
    Tablodaki verilere göre, K türünün diğer türlerle olan benzer özellik sayıları şöyledir:
    G türüyle 1, F türüyle 6, L türüyle 3 ve M türüyle 6 dır.
    Buna göre, K ya en çok benzeyen türler M ve F dir. Çünkü her ikisinin de 6 şar özelliği ortaktır.
    Cevap – C

  6. #6
    Şirine Seabell - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Üyelik tarihi
    Temmuz.2007
    Nereden
    İstanbul
    Mesajlar
    37.019

    Standart

    .
    11.
    Virüslerin,
    I. Yönetici moleküllerinin bir tane olması
    II. Yeterli enzim sistemlerinin bulunmaması
    III. Organellerinin bulunmaması
    özelliklerinden hangileri, onların, canlılık olaylarını gerçekleştirebilmek için, canlı bir hücre içinde bulunmalarını zorunlu kılar?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
    D) I ve III E) II ve III
    1998-ÖSS

    11.
    Virüslerin hepsinde, protein kılıf ve yönetici molekül, bazılarında buna ilaveten bir çeşit enzim bulunur. Biyokimyasal reaksiyonları gerçekleştirebilmeleri için “enzim sistemlerine” ihtiyaç vardır. Örneğin anaerobik solunum için bile on ayrı enzim gerekir.
    Virüslerin enzimlerini ve yapısal proteinlerini sentezleyebilmek için, en azından “ribozom organeline” ihtiyaçları vardır.
    Yönetici molekülün bir veya daha fazla sayıda olması, virüslerin canlı hücre içinde yaşamalarına neden olmaz. Çünkü, prokaryot hücrelerin hepsinde sadece bir adet DNA vardır. Bunların çoğu tek başlarına yaşayabilmektedirler.
    DNA ve RNA dan yalnız birinin bulunuyor olması da problem oluşturmaz. Eğer gerekli enzim sistemi varsa, diğer nükleik asit çeşidini sentezleyebilir.
    Cevap – E



    12.
    Penisilin ve tek bir bakteri türü ile normal besi ortamı içeren iki petri kabında, aşağıdaki şemada gösterilen deney yapılmıştır.

    Bu deney sonucu,
    l. Aynı türe ait bireyler farklı kalıtsal özellikler gösterir.
    ll. Aynı besini kullanan bireyler, besin açısından rekabete girer.
    lll. Ortamın yeni koşullarına uyabilen bireyler bu koşullarda yaşamaya devam eder.
    ifadelerinden hangileriyle açıklanabilir?
    A) Yalnız l B) Yalnız ll C) l ve lll D) ll ve lll E) l, ll ve lll
    1999-ÖSS

    12.
    Penisilin, bakterilerin üremesini engelleyen ve onları öldüren bir antibiyotiktir.
    Böyle bir madde, tek bir bakteri türünün oluşturduğu l. ortama eklendiğinde ancak 3 koloni hayatta kalabiliyor. Eğer tüm bakterilerin kalıtsal yapısı aynı olsaydı hepsi ölürdü.
    Demek ki hayatta kalanlar diğerlerinden farklı olup, penisiline dirençlidir.
    Hayatta kalan koloniler, yeni bir besi yerinin her tarafına yayılabildiklerine göre, koloniler arasında rekabet yoktur.
    Sonuç olarak, bir türdeki bakterilerde kalıtsal yapı farkı vardır. Penisiline dayanıklı olanlar, penisilinli ortamda da yaşamaya devam edebilirler.
    Cevap – C



    13.
    İlkel bir hücreli (prokaryot) canlılarda, bazı sindirim enzimlerinin sentezlenmesinden sorumlu genler, gerek duyulduğunda aktif hale geçirilir.
    Buna göre, hayatsal olayları için normal olarak glikoz (monosakkarit) kullanan bir bakteri türü, glikoz ve laktoz (disakkarit) içeren bir besi ortamına konulduğunda, belirli bir süre içinde populasyonun birey sayısındaki değişme aşağıdaki grafiklerden hangisindeki gibi olur?

    1999-ÖSS

    13.
    Bakteri türü ilk önce ortamda hazır bulunan glikoz moleküllerini tüketecektir. Çünkü normal hayatsal olaylarda glikozu kullanan bir bakteridir.
    Ortamdaki glikoz molekülleri tükenince, kısa bir süre (laktozu sindirebilecek enzimler sentezlenene kadar) birey sayısı sabit kalacaktır. Enzimler sentezlenince laktoz kullanılacağı için birey sayısı artmaya devam eder.
    Cevap – A



    14.
    Aşağıdaki tabloda verilen A, B, C ayıraçlarından biri protein, biri yağ, biri de nişasta ayıracıdır. Bu ayıraçların bulunduğu tüplere, biri bitkisel kaynaklı, biri hayvansal kaynaklı, biri de bu ikisinin karışımı olan özütler eklenmiştir. Bu deneyden tablodaki sonuçlar alınmıştır.

    (+ işareti, ayıraç etkisiyle renk değişiminin gerçekleştiğini, – işareti renk değişiminin gerçekleşmediğini göstermektedir.)
    Buna göre,
    I. Birinci özüt hayvansaldır; A, protein ayıracıdır.
    II. İkinci özüt hayvansaldır; B, nişasta ayıracıdır.
    III. Birinci özüt bitkiseldir; C, yağ ayıracıdır.
    yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?

    A) Yalnız l B) Yalnız II C) Yalnız III
    D) l ve III E) II ve III
    2001-ÖSS

    14.
    Bu soruda, bitki ve hayvanlarda ortak olarak bunmayan maddeler dikkate alınmalıdır.
    Protein ve yağlar hem bitki hücrelerin de hemde hayvan hüçrelerinde vardır. Bu nedenle I. ve III. verilenlerin kesin doğru olduğu söylenemez.
    Ancak, nişasta sadece bitki hücrelerinde bulunur. Bu nedenle hayvansal bir hücreye nişasta ayıracı damlatılınca, renk değişimi olmayacaktır.
    Cevap – B



    15.
    – Vücudu kıllarla kaplı olan
    – Yavrularını emziren
    – Olgunlaşmış alyuvarları çekirdeksiz olan
    Yukarıdaki hayvanların, tümünün toplandığı sınıflandırma basamağı aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Tür B) Cins C) Familya
    D) Takım E) Sınıf
    1995- ÖSS

    15.
    Vücudun kıllarla kaplı olması memelilerin özellikleridir. Yavrularını emziren hayvanlar memelilerdir. Ayrıca olgunlaşan alyuvarların çekirdeksiz olması da memelilerin özellikleridir. Genel olarak memelilerin özellikleri verilmiştir.
    Hayvanların sistematik birimlerinde;
    1. Alem: Hayvanlar
    2. Şube Omurgalı veya Omurgasız olmasına bakılır. 3. Sınıf: Omurgalılar 5 sınıfa ayrılır.
    a) Balıklar
    b) Kurbağalar (Amfibiler)
    c) Sürüngenler
    d) Kuşlar
    e) Memeliler
    Buna göre memeliler bir sınıftır. Özelliği verilen üç hayvan bu sınıfta bir arada toplanırlar.
    Cevap – E



    16.
    Aşağıdakilerin hangisinde verilen organizma, karşısındaki yaşamsal olayı gerçekleştiremez?
    A) Virüs – ATP sentezi
    B) Bakteri – CO2 üretimi
    C) Terliksi hayvan – Mayoz bölünme
    D) Amip – Heterotrof beslenme
    E) Sıtma plazmodyumu – Eşeyli üreme
    1988- ÖSS

    16.
    Virüsün enzim sistemi yoktur. Dolayısıyla ATP sentezleyemez. Ancak kullandığı ATP molekülleri, virüsün üzerinde parazit yaşadığı konak canlının ürettiği ATP molekülleridir.
    – Bakterilerin büyük bir kısmı aerobik veya anaerobik solunumla CO2 oluşturabilir.
    – Terliksi hayvanın küçük çekirdeği mayozla bölünür. Sonra döllenerek tekrar diploid çekirdek haline gelir.
    – Amipler zaten heterotrof beslenir.
    – Sıtma plazmodyumu sivrisineğin vücudunda gametlerini dölleyerek eşeyli ürer.
    Cevap – A



    17.
    Bir bakteri kültürünün bir damlası lam üzerine damlatılıp mikroskopta incelendiğinde, bakterilerin damlanın her yerine dağılmış olarak bulunduğu gözleniyor (Şekil 1).
    Bu damla lamelle kapatıldıktan sonra ise, bakterilerin lamelin kenarlarında toplandığı gözleniyor (Şekil 2).
    Lamel kaldırılarak damlanın içine bir yeşil alg konulup lamel tekrar kapatıldıktan bir süre sonra, bakterilerin bir kısmının algin çevresinde toplanmaya başladığı gözleniyor (Şekil 3).

    Bakterilerin dağılımında gözlenen bu değişikliklere,
    I. bakterilerin fermentasyon yapması,
    II. algin fotosentez yapması,
    III. bakterilerin oksijenli solunum yapması
    olaylarından hangileri neden olabilir?
    A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II
    D) I ve III E) II ve III
    2004-ÖSS

    17.
    Bakterilerin, lamelin kenarında toplanması, oksjine olan gereksininmlerinden kaynaklanır. Çünkü lamelin bu kısmına hava girişi, orta kısımlarına oranla çok daha fazla olur. Bunun sonucu olarak da, bakterilerin oksijenli solunum yaptıkları söylenebilir.
    Zaten şekil 3 de verilen durum, bakterilerin oksijenli solunum yaptıklarını ispatlar. Çünkü, bakteriler, algin fotosentezle ürettiği oksigenden dolayı, algin etrafından toplanmıştır. Buna göre, bakteri dağılımında görülen değişiklere, algin fotosentez yapması neden olur denebilir.
    Bakterilerin fermantasyon yapasından söz edilemez. Çünkü, bakteriler hep oksijenli ortamlarda çoğalmışlardır.
    Cevap-E




    18.
    Aşağıdaki grafik, bir bakteri kültüründeki canlı bakteri sayısının zamana göre değişimini göstermektedir.

    Bu grafiğe göre, ölen ve üreyen bakteri sayılarının birbirine eşit olduğu zaman aralığı hangisidir?

    A) I B) II C) III D) IV E) V

    1985-ÖSS

    18.
    Populasyonun denge hali ölen ve üreyen bakteri sayısının eşit olduğu zaman dilimidir. Bu grafiğin kademelerini incelersek;
    I. zaman ; Pozitif üreme evresidir. Bireyler aritmetik olarak artar. (2, 4, 6, 8, 10, 12….gibi)
    II. zaman ; Bireylerin en hızlı arttığı evredir. Bu evre logaritmik ya da geometrik artış devresidir. Birey sayısı 2, 4, 8, 16, 32, 64 şeklinde artar.
    III. zamanda; Artma var ancak artmada azalma görülür. Negatif üreme evresidir.
    IV. zamanda; Ölen ve üreyen birey sayısı eşit olduğu için denge vardır.
    V. zamanda; Populasyon bireylerinin hızla azaldığı evredir.
    Cevap – D

+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Ocak.2012, 17:09
  2. Cevap: 3
    Son Mesaj : 09.Ocak.2012, 17:05
  3. Cevap: 1
    Son Mesaj : 09.Ocak.2012, 17:02
  4. Cevap: 5
    Son Mesaj : 09.Ocak.2012, 17:00
  5. dik üçgen ile ilgili çıkmış sorular
    Konu Sahibi tuğçe_213 Forum Çöp Kutusu
    Cevap: 2
    Son Mesaj : 08.Mart.2009, 01:42

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •