Aşkı Bulmanın Yolları


Aşkı bulmak istiyor musunuz? Hemen çözümünü söyleyeyim: Aramayın! Bu ne yaman bir çelişki değil mi? Aşkı bir insan gibi hayal edelim. Adını da Mr.Love koyalım. Şimdi, Mr.Love’ın kişiliğine ve alışkanlıklarına göz atalım.
Aşkı Bulmanın Yolları


Öncelikle bilin ki, son derece kaprisli birinden bahsediyoruz. Kaç defa davet edersin, o lütfederse bir kere gelir. Öyle her davette ortaya çıkan, aramadığında bile burnunun dibinde biten zibidilere benzemez.
Aşkı istiyorsan, onu iyi anlaman ve inandırman gerek. Bir kere çok narindir, en ufak şeye kırılır, gözden kaybolur, ömrünce arasan girdiği deliği bulamazsın. Sonra çok değerlidir, Anka Kuşu gibi, kaç dağın ardında yaşar, kendi istemezse ortaya çıkmaz. Biraz ürkektir, gelmeden önce adamlarını gönderir, kontrol ettirir. Hazırlık yapılmamışsa, kendini ağırlayamaya layık bir ev sahibi göremezse, gelmez. İyi ağırlanacağına, güzel bakılacağına, emek verileceğine inandığı zamana kadar ortaya çıkmaz.Yani, aşk istiyorsanız, önce onu hak ettiğinize inandırmalısınız. Bunun yolu da, yüreği temizlemekten geçer.
Bütün bunlar karışık geldiyse, daha net anlatmaya çalışayım. Aşkı her çağırdığınızda bir yerlerden sesinizi duyar. Ancak, siz hazır olmadıkça gelmez. Eski ilişkilerin artıkları gönlünüzde dururken, kuşku ve korkularınız ruhunuzu ele geçirmişken, gözleriniz hala yanlış yerlerde dolaşıyorken, aşkı boşuna beklemeyin.
Hayatta istediğimiz her şeyin bir bedeli var. Aşkın da elbette! Şimdi, adım adım gidelim. İlk olarak, geçmişte ne yaşamış olursanız olun, kalbinizde nefret, düşmanlık gibi negatif hisler barındırıyorsanız, diliniz küfür ve lanetle konuşuyorsa o kişiyle ilgili, aşkın gelişi zordur. Kalbi mutlaka temizliyoruz, eskiye ait tüm kırgınlıkları, kırıntıları süpürüyoruz. Evimizi temizler gibi, yüreğimizin camlarını, yerlerini siliyoruz. Çiçek kokuları gelmeli kalbimizden, taze ve canlı durmalı. Bu kısım zaten en zor halledilen yer. Diğer yapılacaklar biraz daha kolay oluyor.
Yalnız, kalbi temizlerken beyindeki düşünceleri de ayıklamamız gerekiyor. Kötü olan, aklımıza geldikçe içimizde üzüntü yaratan, kızgınlık hissettiren anıları da süpürmek gerekiyor. Bilgisayara format atar gibi, hepsini siliyoruz. Zaten kötü duygular uyandıran bir aşk hikayesini ve o kişiyi sürekli hatırlamak ve kendimizi yiyip bitirmek bize bir şey kazandırmaz. Yaşandı, bitti. Aman dikkat, yanlışlıkla aldığınız dersleri, öğrendiklerinizi de çöplerle atmayın. Onlar sizin kütüphaneniz. Bir daha aynı hataları yapmamak için yerlerinde dursunlar. Unuttukça açıp bakarsınız.
En zor ve önemli kısmı hallettikten sonra, iş süslemeye geliyor. Değişimlerimiz, yaşadıklarımız, öğrendiklerimizle, artık istediğimiz ilişkinin ve kişinin aşağı yukarı şablonuna sahibiz. Sıra geldi bunu aşka iletmeye. Bir liste yapalım. Ne tarz bir insanla birlikte olmak bizi mutlu eder? Ne zaman liste yapmak gerekse, şu hataya düşülür: Listeye istemediğimiz özellikleri yazmayacağız! Buna dikkat edelim, çünkü yaşadıklarımız bize, karşımızdakinde olmasını istemediklerimizi öğretti. Bunlar da doğal olarak negatif tavırlar. Biz listemizi hazırlarken, buraya doğru kayarsak, yine aynı özelliklere sahip birini çağırmış oluruz. O kısma hiç girmiyoruz.
Ana hatlarını belirlediğiniz kişinin ( istediğiniz kadar detay verebilirsiniz) dünya üzerinde yaşadığından emin olun! İsteklerinizin makul olduğuna, mükemmel erkek adıyla bir robot tanımlamadığınıza, beyaz atlı prens beklemediğinize ikna olmadan listenizi bitirmeyin. Gerçekçi olun. Olmayan birini talep ederseniz, aşk size uğrayamaz. Dikkatle kontrol ettikten sonra, listenizi yakın. Doğru okudunuz, bildiğiniz gibi, kibritle yakın.
Son olarak, kendinizi iyi hissettiğiniz bir gün, ( hava ne güzel, hayat ne güzel tadında olduğunuz bir zamandan bahsediyorum) aşka seslenin. Sizi bulması için, bunu hak ettiğinize inandığınız için, aşkın güzelliklerine hazır olduğunuz için, aşkı bulduğunuzda ona çok değerli bir mücevher gibi davranacağınızı hissettiğiniz için ve en önemlisi aşka inandığınız için gelmesi gerektiğini söyleyin, dua edin.
Şimdi, yaptığınız her şeyi unutun. Listeyi yakmamızın sebebi de buydu. Tamamen unutun. Beklemekten ve aramaktan vazgeçin. Hayata karışın ve yaşamınıza devam edin. Aşk, ısrarla arandığında, kendini başka olayları unutmak ve geçiştirmek için bir maşa gibi kullanacağınızı hisseder, bu yüzden gelmez. Günlerce bir oyuncak için ağlayan çocuğa, istediği oyuncak alındığında iki günde nasıl hevesi geçer ve kırıp atarsa, sürekli aranan ve çağırılan aşk, kendini oyuncağın yerine koyar ve kaçar. Unutun, beklemeyin, aramayın. Siz kalp, ruh ve beden bütünlüğünüzle hazır olduğunuzda, aşk gelecektir. Bunların dışında gelenlere dikkat edin, çünkü aşkın kapısında şöyle bir yazı asılıdır: “Taklitlerimden sakınınız!”