Bebek davranışları arasında anneleri en çok korkutan ve en fazla tedirgin edeni onların başlarını vurma alışkanlıklarıdır.

Bir yaşlarındaki birçok bebek ritmik ve tekdüze bir biçimde başını karyola parmaklığına vurmaya ya da sanki bir tür hipnoz etkisi altındaymışcasına öne ve arkaya doğru sallanmaya başlayarak ailesinde büyük kaygı uyandırır.
Bu türden davranışlar daha çok çocuğun yorgun sıkkın ya da düş kırıklığı içinde olduğu zamanlarda görülür.

Alışkanlıklar

Psikologlar hem anlamsız görülen hem de tehlikeli olan bu davranışın kökeni konusunda değişik kuramlar öne sürmüşlerdir. Birçoğu başını vurma ve sallanmanın bir alışkanlık olduğu konusunda birleşmektedir.
Bir bakıma öne ve arkaya sallanma türünden ritmik hareketler kollarda ve beşikte sallanırken hissedilen güven duygusunu yeniden kazanma isteğine bağlanabilir.
Gene de bu alışkanlıkların çocuğun memeden kesildiği ve yürümeye başladığı yani bir tür bağımsızlık kazandığı dönemde ortaya çıkması dikkat çekicidir.

Gerilimden Kurtulma

Ritmik hareketlerin çocuğun geriliminden kurtulmasında yani kendini üzen olaylardan bir tür çıkış yolu bulmasında yardımcı olduğu da düşünülmektedir. Bu davranış erişkin bir kişinin gergin sinirlerini yatıştırmak için yürüyüş yapmasına ya da bahçeyle uğraşmasına benzer.
Başını vurmanın çocukların müzik ritmine uyabilmeye başladıkları yaşta ortaya çıktığı yani o türden bir davranış olduğu da öne sürülmüştür ama bu kuramı destekleyecek olumlu kanıtlar yoktur.

Baş Vurmasında Yaralanmasını Önleme

Başını vurmada aileleri en çok kaygılandıran nokta çocuğun beynine zarar vermesi korkusudur. Alınabilecek önlemlerden biri karyolanın içini parmaklıklara bağlanan düz yastıklarla kaplamaktadır. Mümkünse karyolanın baş tarafındaki tahta çıkarılarak(başının vurduğu yer o bölümse) yerine çadır bezi gibi kalın bir kumaş parçası gerilebilir.

Bebekler Başlarını Vurduklarında Engellenmeli mi?

Başını vurma davranışı engellem yoluyla tam olarak durdurulamaz. Üstelik engellem durumu daha da kötüleştirebilir.
Parmağını emme battaniyeye sarınma ve bir oyuncağa sarılıp yatma alışkanlıklarında olduğu gibi başını vurma alışkanlığı da büyük bir olasılıkla çocuk 3-4 yaşına geldiğinde kendiliğinden geçecektir.
Önemli olan çocuğun bu davranışının şiddetli cezalandırma ya da mutsuzluktan kaynaklanmaktadır. Böyle bir sorun varsa düzeltilmeye çalışılmalıdır.

Bebeklerin Baş Vurma Davranışında Ne Zaman Kaygılanmalı?

5-6 yaşlarından sonra da süren başını vurma davranışı büyük bir olasılıkla çocuğun ruhsal gelişmesindeki bir sorunun göstergesidir. Ayrıca yaralanmaya yol açması da ciddi bir sorundur.
En iyisi bir doktora danışmaktır.Doktor gerekli görürse çocuğu bir psikiyatriste ya da kafatası röntgeni için hastaneye yollar.
Doktor çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimini gözleyerek ve başka insanlarla ilişkilerini değerlendirecektir.

Bebeklerde Stres

Bebeklik çağı alışkanlıklarının çoğu gibi başını vurma davranışı da daha sonra ortaya çıkabilen çocukluk çağı streslerinde yineleyebilir. Sözgelimi okulda başarısızlık gibi stres çocuğun bebekliğindeki alışkanlıklarına dönmesine neden olabilir.
Anne-Baba bunun çocuğun güven duygusunu yitirmesinin işareti olduğunu bilmeli ve yardımcı olmak için çaba göstermelidir. Ancak vazgeçmezse bir doktora başvurmak yerinde olur.
Ergenlik çağındaki bir çocuğun bu tip davranışlara dönemsi ise uyuşturucu ya da uyarıcı madde kullandığının ya da şiddetli bir bunalımda olduğunun göstergesi olabilir. Böyle bir şeyden kuşkulanırsanız çocuğun öğretmeniyle konuşun ve bir psikiyatri uzmanına danışın. Ama her şeyden önemlisi çocuğa karşı anlayışlı olun.

Bebeklerde Öfke Nöbetleri

Her ne kadar başını vurma çocuğun rahatlamasını sağlayan bir alışkanlıksa da bazen öfkeli olduğu anlamına da gelebilir. Bir öfke nöbetinde iki yaşındaki bir çocuk yere yatırıp tepinebilir ve çığlık atarak başını yere ya da duvara vurabilir.
Bu durum çocuğun kendisine zarar verme olasılığı yüzünden anne-babayı telaşa düşürür. Öfke nöbeti genellikle çocuğun kendisini ifade edememesinin isteklerini dile getirememesinin ya da isteğini elde edememesinin yarattığı düş kırıklığına tepkisidir.
Çocuk kendisine zarar vermediği sürece en iyisi olayı görmezlikten gelmektir. Yaralanma olasılığı varsa nöbet geçene kadar çocuk yatağına ya da güvenli bir yere konulabilir.
Bu tür öfke nöbetleri sıklıkla oluyorsaanne-baba kendilerine çocuktan çok şey bekleyip beklemediklerini sormalıdırlar. Çocuklarını katı kurallar içinde sıkmaya ve ona sert davranmamaya çalışılmalıdırlar. Ayrıca çocuklarının ruhsal gelişimi konusunda kaygılanıyorsa bir çocuk psikiyatrisi uzmanına danışmaktan çekinmemelidirler.
Başını vurma davranışı mazoşist bir davranış değildir çocuğun bir birey olarak yaşama uyum sağlamasıyla ilgili bir sorundur. Bu nedenle de anne babanın çocuğa karşı yumuşak anlayışlı ve hoşgörülü bir tutum takınmaları çok önemlidir.
Bazı araştırmalarda her 100 normal bebekten 15′inde bu davranışın görüldüğü saptanmıştır. Ancak başını vurma ve sallama gibi ritmik hareketler annenin beden temasından yoksun olan yetiştirme kurumlarında büyüyen ya da çok sıkı kundaklanmış çocuklarda daha sık görülmektedir.