Bebeklere Ne Yedirmeli Ne Yedirmemeli?

BEBEĞİNİZE YEMEK HAZIRLARKEN
  • İnek sütü alerjisi bulunan bebekleri olabildiği kadar uzun süre anne sütüyle beslemek gerekir. Bu durumda mamalar dahil süt ve süt ürünleri bulunan hiçbir gıda bebeğe verilmez.
  • Bal ilk yıl için bebeklere önerilmez. Çünkü bal konserve edildiği sırada tetanos veya benzeri hastalık yapabilen “Clostridium” cinsi özel mikropların üreme riski oluşur.
  • 8 aylık bir bebek; tuzu ve baharatı çok az olan kabak, biber dolması, iyi pişmiş pilav, sulu patates yemeği gibi ezilerek verilebilecek yemeklerden yiyebilir.

Bebeğin beslenmesi özellikle ilk bebeklerini kucaklarına almış aileler için bazen düşündürücü olabilir. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek altıncı aydan itibaren katı gıdalarla tanışacak ve menüsünde değişiklikler olacaktır. Ancak bir yaşından küçük bebeklerin öğünlerini hazırlarken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar var. Pediatrik Alerji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Reha Cengizlier konuyla ilgili, ailelerin merak ettikleri soruları yanıtladı.
Bebeğin ilk 6 ay tek besini anne sütüdür
Bebek beslenmesine her zaman olduğu gibi anne sütünün önemini vurgulayarak başlamak istiyorum. İlk 6 ay, su dahil hiçbir ek besine gerek olmaksızın anne sütü yeterlidir. İhtiyaç duyduğu besini, suyu, meyveyi, sebzeyi, vitamini ve daha ne isterseniz hepsini karşılar.
D vitamini anne sütünde en az olan vitamindir. Bebeklere 15 günlükten itibaren günlük D vitamini desteği yapmak gerekir. Sağlıklı olup kanla ilgili bir hastalığı, prematürelik gibi özel durumu olmayan bebeklerde, 4. aydan itibaren de demir desteği verilebilir.
Neden 6.ayda ek gıdalara başlanır?
Altıncı aydan sonra, tek başına anne sütünün yetmeyeceği göz önüne alınarak ek gıdalara başlanır. Ek gıdaya başlamak daha ileriye bırakılırsa; bebekler yemeyi reddedip, sadece anne sütü ile devam etmek isteyebilir ve ilerde beslenme yetersizliği riski ortaya çıkar.
Bebeklerin menüleri farklı olabilir
Ek gıda verirken belli bir kalıp çıkarıp, tüm bebekleri o kalıba sokmak yerine, doktorun da uygun göreceği biçimde ek gıdalara başlanır. Örneğin, ailede alerji öyküsü olan atopik bir bebekte katı gıdaların başlanması, diğer bebeklere göre daha ileri aylara kaydırılır. Bebek, yeni başlanan bir ek gıdayı sindiremez ve aşırı gaz, karın ağrısı ağlamaları, kusma, ishal gibi belirtiler olursa, bu duruma yol açan gıdanın verilmesi de daha sonraya ertelenebilir. İlk sıralarda başlanacak olan meyve suyu, püresi, sebze püresi, kaşık mamaları, yoğurt gibi gıdalar için bile denemelere göre gerekli ertelemeler yapılabilir.
Bebeğin besin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamak önemlidir. Ancak bunu sağlarken bebeğin gelişimine ve yaşına uygun olmayan gıdalara erken başlamak başka riskleri de beraberinde getirir. Mutlaka doktor denetiminde, gerektiğinde diyetisyen desteği de alarak beslenme planı çıkarılmalıdır.
Hangi gıdalar bebekler için yasak!
İNEK SÜTÜNÜN bebeklere verilmemesi gerekir. Nedeni, bebekte oluşabilecek hem süt alerjisi riski, hem de yeterince sindirilemeyen süt proteinlerinin bağırsaktan gizli kanamaya yol açma endişesidir. Bu durumlarla çok sık karşılaşılmasa da dikkatli olmak ve zaten anne sütü alan, böylece süt proteinini alabilen sağlıklı bir bebek için süte hemen doğrudan başlamak için beklenebilir. Bu süre 9 ay, 1 yaş gibi çok kesin olmayan bir süredir. Ama 6 aydan itibaren eklenen ek gıdalar arasında, süt proteini içeren peynir, yoğurt gibi gıdalar bulunmalıdır. Eğer inek sütü alerjisi varsa; mutlaka anne sütünü olabilecek en uzun süre vermeye çabalamak gerekir. Bu durumda süt ürünleri hazır normal mamalar dahil verilmez. Hangi mamanın, hangi ek gıdanın başlanacağı, mutlaka uzmanının kontrolünde ayarlanır.
YUMURTAYA başlanırken önce daha besleyici ve sindirimi daha kolay olan, alerji riski daha az olan yumurta sarısı ile başlanır. Yumurta beyazına başlamak, 1 yaştan sonraya bırakılır.
TUZ verilmesi de tartışılan konulardandır. Bebeklere 1 yaşına kadar tuz verilmez. Ancak; normalde sadece bebeklerin değil, erişkinlerin de tuz ihtiyacı sebze, et ve diğer gıdalardan karşılanabileceği için hiç kimsenin tuz yememesi gerekir. Ancak damak tadını da göz önüne alarak hepimiz yiyoruz. Bebekleri tuzun zararından korumak için, en azından böbreklerin zarar görmeden temizleyebileceği döneme kadar tuz vermemek gerekir. İlk 6 ay zaten sadece anne sütü veriyoruz. Daha sonra ise çorba, sebze püresi gibi yemekleri verirken tam tuzsuz olana alıştıramayıp tamamen reddediyorsa; az miktarda eklenebilir.
SAKATAT, yani beyin, böbrek, dalak, ciğer gibi hayvansal proteinleri vermek de doğru değildir. Bu gıdaların, hayvanlardaki bazı hastalıkların insana taşınmasında aracılık yapma riski vardır. Bazı “sakat virüs”ler, bu gıdalar aracılığı ile vücuda girip uzun yıllar sonra canlanıp hastalık yapabilir. Et proteini olarak; kırmızı et, tavuk eti, uygun yaşta eklenen balık eti beslenme için yeterlidir.
BAL konusu da önemlidir. 1 yaşına kadar bal verilmemesi önerilmektedir. Aslında bunun en önemli riski; konserve edilen balda üreme riski olan, tetanos veya benzeri hastalık yapabilen “Clostridium” cinsi özel mikroplardır. Bal, sadece basit bir şeker olup, beslenmede şart olan bir gıda değildir. Bizim toplumumuzda çocuklara bal yedirme isteği çok yaygındır. Sabah aç çocuğa 1 kaşık bal içirilmeye çalışılır. Pek çok çocukta da hemen sindirilen bu gıda, kan şekerini hemen yükselterek tokluk hissi yapar, iştahını kapatır. İlle de verilecekse, 1 yaşından sonra ve yemekten sonra tatlı niyetine verilmesi daha uygundur.
Sütün ve pek çok karbonhidrat türü gıdanın yapısında olan ŞEKER, bebeğin ihtiyacını karşılamaya yeter. Onun için ek gıdalara koyulacak aşırı şeker, bebeğin hoşuna giderek diğer gıdaları reddedip, sadece şekerli gıdaları alma; dengesiz beslenme riski taşır. Bu nedenle ilk 1 yaşında şeker, dikkatle ve az verilmelidir. Bazı doktorlar, şekerin ilk yıl hiç verilmemesini de savunmaktadır. Ancak bu da tuzda olduğu gibi tamamen tatsız tuzsuz bir gıdayı reddetmeye yol açabilir. Pekmez gibi tatlandırıcılar, kontrollü olarak verilebilir.
BAZI SEBZELER bebeğe verilmemelidir. Nikotin içeren patlıcan, gaz yapma riski olan karnabahar, lahana gibi sebzeler, püre haline getirildiği zaman yenmesi sorun olabilecek bamya, pırasa gibi sebzelerin verilmemesi daha uygun olur. Kabak, ıspanak, patates, havuç gibi kolayca ve lezzetli püre olacak sebzeler öncelikle seçilmelidir.

Bebeklere MEYVE VERİRKEN, ilk deneme mutlaka gündüz yapılmalıdır. Her yeni gıdayı eklemeden önce, bir öncekine alışabilmesi için 2-3 gün zaman tanınmalıdır. Bir de verilen bu meyve suyu veya püreye bebeğin gaz, ağlama, kusma, pişik gibi tepkiler verip vermediğine bakarak devamına karar verilmelidir. Verilen meyve istenmeyen etkilere yol açıyorsa daha sonraya ertelenir.
Bebeğin kabızlık sorunu varsa
Ezilerek posa oluşturan ve barsak çalışmasına katkıda bulunan ıspanak, kabak gibi sebzeler, kayısı püresi gibi meyveler tercih edilmelidir. Muz, patates, muhallebi gibi posası az olan veya nişasta içeren gıdalar denendiğinde kabızlığa yol açıyor veya sorunu artırıyorsa, yine daha sonraya ertelenir.
Sık sık sulu kaka yapan bebeklerde

Özellikle yasaklanması gereken bir besin yoktur. Ancak kakayı sertleştirsin diye alışık olmadığı ve ona zarar verebilecek olan çay içirilmemelidir. Yemekte zorlanacağı haşlanmış pirinç, patates püresi gibi gıdalara zorlanmamalıdır. Eğer aldığı herhangi bir gıda ishale yol açmışsa, o gıdaya ara vermek gerekir. Su kaybının da mutlaka karşılanması gerekir.
Bebekler ne zaman anne babalarının yemeklerinden yemeliler
Bebeğin ek gıdaya alışma hızı, tepkileri ve aldığı gıdayı sindirme özelliğine göre karar verilir. Unutulmaması gereken konu; bir kalıp çıkarıp tüm bebekleri o kalıba sokmak değil, bebeğe özel davranmaktır. Erişkinlerin yemeği derken de çok dikkat etmeli. Örneğin 2 yaşındaki bir bebeğe de acılı Adana kebabı veya az pişmiş biftek veremezsiniz. Ama 8 aylık bir bebek, tuzu ve baharatı çok az olan kabak, biber dolması, iyi pişmiş pilav, sulu patates yemeği gibi ezilerek verilebilecek yemeklerden yiyebilir.